Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

Pasifik
388 32 32.8k 42

  • 1986 tatiline devam...

    .....3 ayligina geldik, eskiye gore herseyler pahali bende elimdeki parayi idare etmeye calisiyorum..... ankarada yasiyan ablamin altinoluk denen yerde bir yazliklari varmis,enistem kolay kolay kimseye dairesini vermiyen adam,coculuk cocuk oraya gitigi zaman kizlarini en ucra kosede denize goturuyor, yani biraz eski kafa,,,,,neyse bir haftaligina daireyi istedik,bilemiyorum gonullumu yoksa gonulsuzmu anahtari verdiler,kagit uzerine kroki cizip,dairenin sokagini ve numarasini yazdik,burda in surdan yuru filan.....
    .....ortanca kayinbiraderinde 14, 15 yaslarinda kizi var onuda yanimiza alip altin oluk denen koye geldik,sokagi bulduk siteyi bulduk,kapida bir yasli hanim var ,bizi gorunce hangi daireye geldiniz diye sordu, doktorun dairesi dedim, aaahhh burda iki doktorun dairesi var,biri deli doktorunun dedi,hah iste bizde deli doktorunun dairesine geldik dedim , aaa oylemi su daire dedi, kizim biraz usutmustu galiba kadina bahsettim o sirada kapidan bir adam cikiyordu, kadin doktor bey bu kiz biraz usutmus dedi, adamda sunu al bunu yap diye gecerken bir seyler soyledi tabi bir kelimesini anlamadim...... eh actik kapiyi daireye girdik, elektrik calismiyor,napicaz napicaz,yakinda elektrik ofisi varmis gittim daireyi tarif ettim acaba biri bakabilirmi dedim,gorevli vatandas birini cagirip hadi arkadasin dairesine bir bakiver diye bir adami yonlendirdi sohbet ederek gittik saga sola bakti, sigorta gevsekmis,benim eniste biliyhormus ama bana soylemeyi unutmus,neyse adam sigortayi ayarladi, eski zaman sigortalari, himmm oldu iste sigortanin arasina bir ellilik SIKISMIS diyer benden rusvet istedi neyse adama bir 50 lira toka ettim, elektirgimiz acildi ve bizimde bir haftalik tailimiz basladi, koy ana yolun altindaydi ana yolun ustude bom bos agaclik ormanlik filan sahane manzara..

    ...guzel bir plaji var gelenlerle ahbab olduk cogu gurbetcilerin daireleri, bir tanesi alman hanimla evliymis,turkiyede tatil cok ucuza geliyor diyor,baskalariyla tanistik cocuklar yuzerken kimileriyle tavla oynadik,kumda oturuyorum baktim iki 10-13 yaslarinda iki cocuk var ingilizce konusuyorlar, bir tanesinin aksani tam australya aksani,sonra cocugu kenara cekip evlat sen ingilizceyi nerde ogrendin diye sordum, cocuk biz australyadan geldik amca, melbourne sehrinden geldik,babam temelli buraya dondu,ben melbournede dogdum, ama amca benj buralari hic sevmedim,babam hayvancilik yapiyor...bir sey diyemedim cocuga baska bir gunde babasiyla tanistim biraz sohbet ettik.....aksamlari cay bahcesine gidip cay ictik aycekirdegi yedik kimi cay bahcelerinde canli muzik vardi.......temiz bir yerdi kimse kimseye yan gozle bakmiyordu,,,,, bir iki sefer belediyenin kamyonu sokaklari dolasti,sivri sinekler icin dumanmi dagitiyordu gazmi fiskirtiyordu neyse bir koku yayiliyordu.

    ......fazla nakit para kalmadi ne olur ne olmaz diye seyahat ceki bozdurmak istedim koyde banka yok sehire gitmemiz lazim,balikesirmi edremitmi hangi sehir oldugunu hatirlamiyorum, neyse minibusle sehire gittik pazar varmis biraz pazari dolastik yasli bir amcanin onunda bir sepet var icinde belki 5 kilo armut var satmaya calisiyor kilosu 5o kurus filan, yaa diyorum hepsini satsa ne kazanacak,neyse bir bankaya girdim seyahat ceki bozdurmak istiyorum dedim, baktilar baktilar sorry bunun ornegi bizde yok bozamayiz dediler, baska bir bankaya gittim, dunyaca neshur seyahat cekleri biraz baktilar hirin gurun sanki adamlar ilk defa goruyorlar,yahu istanbulda bu cekleri kuyumcular bile bozuyorlar dedim, neyse ceki paraya cevirdiler.

    .....istanbuldayken bir kuyumcuya gitmistik,tesaduf kuyumcu cocukluk arkadasim cikti altin aliyoruz,beyendik fiatta anlastik nakit para yok, siz biraz bekleyin ben bankadan cek bozdurup geleyim dedim, arkadasim bankaya gitmene luzum yok ben seni taniyorum ceki burda kullanabilirisin dedi, yani cekle altin almistik.
    .......altinoluk koyune yakin baska bir plaj varmis, hadi degisiklik olsun diye oraya gidelim dedik,piknik sepetimizi alaip gittik,kizlar cocuklar deniz girdiler, hatunun yegeni kiz kucuk bir bikini giyiyor yuzdu sonra uzandi kumlara,karsiya iki serseri geldi yattilar elbisleriyle kuma , kizin karsisina kizi dikizlemeye basladilar, bir kac km otede medeniyet degisebiliyor......koyun karsisinda kaz daglari var cok guzel bir manzara. doga harikasi diyelim.

    ........coluk cocuk guzel bir tatil yaptik geri donuyoruz,,,,,,hatunun yegeni ya hala, eniste bir kac gunde annaanneme misafir olalim cok memnun olurlar, orasida cok guzel yer dedi,eyu madem ciktik yola tatili biraz daha uzatalim bakalim,,,,,,, geldik bandirmaya ordan erdek, erdektende 4-5 km uzaktaki ocaklar koyu, cok eskiden tas ocaklari varmis onun icin ismi ocaklar olarak kalmis,istanbul kaldirimlarina epeyi tas gondermis.....

    ....ocaklara geldik, ortanca yengenin babasinin evine misafir olduk esiyle beraber kadin bizi iyi karsiladi, ev ufak olmasina ragmen yatacak yer sagladilar,bir kac gun kaldik biraz eve yiyecekler aldim,denizde yuzduk istanbuldan bir iki yegen daha geldi, gurup kalabaliklasti,burasida sakin ve guzel bir yer,insanlari menediyete aliskin, kizim saatini kumda unutmus,bir vatandas bulup koyun muhtarina teslim ediyor,operlordan anons yapiyorlar, saat kaybeden varsa muhtarliga gelsin diye,gittik aldik saatimizi,kucuk ama sirin bir koy,hatunun ortanca ve kucuk yengesi ayni yerden, hala ve dayi kizlari diyelim......
    ......bir kac gun burda misafir olduk,istanbula donus zamani geldi,,, yegen kizin abiside gelmisti, eniste ben burda biraz daha kalacagim dedi eyvallah dedik, burdada cay bahceleri vardi, iste is olsun diye sarki yarismasi dans yarismasi yapiyorlardi, bizim kiz yegen birinde sonradan birincilik kazanmis,mukafat galiba ailece aksam yemegi.
    .. arkasi gelir.


  • .....1986 turkiye tatilini bu sahifede bitirelim.
    .erdegin ocaklar koyunden bahsetmistim,o zamanlar az nufuslu bir yerdi,ev sahipleri yaz mevsiminde odalarini pansiyon olarakda kiraliyorlardi,,,bu koyun eskilerinin cogu bir birine akrabadirlar, istiklal harbinden sonra turkiyedeki rumlar yunanistana gonderilmisler ve selanikdende turkler turkiyeye getirilmisler iste bu ocaklar koyunun cogunluguda selanikden gelme bati trakya turkleridir, eskileri yunanca bilirler, tabi bu gunlerde yunanca bilen kimse kalmamistir,.her evin bir sebzeligi bahcesi vardir,birine domates lazimsa hemen gidip komsudan ister....

    ....ocaklar koyunde kucuk yegeni ninesine biraktik ve bizde bursa uzerinden istanbula donuyoruz, bursada indik biraz sagi solu dolasalim dedik,hava sicak hatun terlemeye basladi, elinde omuz cantasi var ver bana dedim aldim elime, bir lokantanin onunden geciyoruz iki garson kapida dikiliyor, bir digerine goz ucuyla beni isaret edip suna bi tukuruk atsana abi dedi,her halde elimdeki hatunun cantasina takildi, eh iste bir baskadir ulkemizin insanlari,karnimizda ac,hadi burda bir seyler yiyelim dedik girdik iceri 5 kisiyiz masada 5 sandalye var,yiyeceklerimizi soyledik,cantalar kucagimizda duruyor, garsonlarin gozu benim kizin uzerinde subyanci memleket,neyse garsonu yanima cagirip buraya bir iskemle cekermisin dedim,tabi abi deyip mutfaga gitti,biraz sonra elinde bir tas iskembe corbasiyla geldi,ya arkadasim cantalarimizi koymak icin sandalye istedim dedim adam iskembe anlamis....o zamanlarda otobus gari sehir icinde sayilirdi, birz dolastik ve otobuse binip evimize geldik.tabiki home sweet home australyada kendi vatanimizda misafiriz,

    ......ankaradaki ablamin bir kac cocuguda yaz tatili diye bize istanbula gelmisler, bir gun ortanca kayinbirader ballandira ballandira SILE yi anlatiyordu istanbulun karadeniz kiyisindaki kazasi......evdeki kiracimizin minubusu var,yahu hafta sonu beraber sileye gidelim dedim pazar gunleri calismiyormus,,,, tamam dedi, minubus sahibi esi, sofer ve hanimi benim diger kiz kardesim esi biz,haniminda bir kac yegeni geldi 22 kisi haydi sileye yuzmeye gidiyoruz,....

    ..Karadeniz tehlikelidir her yil bir suru insan denizde bogulur,hatunun yegenleri hepsi iyi yuzme biliyorlar benim istanbulda yetisen yegenlerimde iyi yuzuyorlar ankarali yegenlerim yuzme bilmiyorlar,anam babam ve yuzmeyenler bazilari agaclar altinda sohbet ediyorlar,kucuk eniste ile minubus soferi koca bir viski devirmisler,eee bir sey olursa arabayi ben goturebilirmisim....cocuklara cok fazla acilmayiniz diyorum, okyanus dibi cok degisikdir,,gidersin gidersin su omuzlardan asagidadir ama 10 metre ayni hizada saga gidince derinlik birden boyu asar,,,,, ankarali yegenlerden biri bagiriyor su boyunu gecmis kosuyorum onu kenara cekiyorum biraz geciyor diger yegen dayi diye bagiriyor,su boylarini geciyor,,gerci guzel bir gun gecirdik,ya ankarali yegenlerden birinin basina bir sey gelse ben napardim diye sonradan canim cok SIKILDI,,,,

    .....Hatunun bayan yegenleri marifetli kizlardilar iyi dans ederler halk oyunlari oynarlar iyi sarkilar soylerler, yolda eylenerek geliyoruz, kizlar sarkilar soylemeye basladilar,bir tanesi azeri sarkisi, aman ayrilik yaman ayrilik diye o zamanlar cok meshurmus,onlar soyluyor benim hatun aglamaya basliyor, neyse kizlara neseli bir seyler soyleyin dedik,,,,,istanbulda dogup buyudum ama sileyi filan gormemistim bu sayede orayida gormus olduk....

    .....anam ve babam buyuk adada buyumusler orda evlenmisler, eh bir gun anam buyuk adayi cok ozledim be oglum dedi... eyu hadi oyleyse yarin gidelim dedim,adalara dogru durust vapur seferi yok sabahleyin bir kac motor tekne gidiyor, yine toplandik bir iki hatunun yegeni benim yegenler filan 14 kisi olduk indik sahile tekne yolcu bekliyormus,birazda baska yolcular geldi alcak bir deniz motoru yuksek bir dalga gelse motoru suya gomer.,tabi daha evvelden yiyecegimiz icecegimizi aldik,,motorcuya aksam saat 5,00 de burda olcaz bizi almadan gitme dedim,,,

    ..adanin yukarlarinda dil burnu isimli bir plaj var yakinina gittik agaclarin altina yayildik, ben biraz yuzdum,plaj parali tabi ben kenardan yuzuyorum.kenarda yat koyu var bir iki saat sonra her taraf tekne doldu,,,,,, ogleyi gecmisti sicak gunlerdeyiz yerde sac teli gibi ince ince cam yapraklari var,birden otlar tutustu,yavas yavas yaniyor, havlu vardi hemen havluyu kapip yanan yerlere vurmaya basladim bir iki kisi daha ayni seyi yapti,yangin baslamadan sondurduk,o zamanlar cep telefonu filan yok, nasil haber gitmisse itfaiyeye haber gitmis bagira bagira itfaiye geldi, heybetli kabadayi bir itfaiyeci inidi saga sola bakindi,ondan sonra bir sey yokken itfaiyemi cagirilir diye cagirana ana avrat kufuru basti,devletin parasini koruyor adam.

    ...buyuk adada iyi bir gun gecirdik anam ve babamda nostalji oldular,anam oksuz kalinca buyuk adada yasiyan bir osmanli pasasi evlatlik almis ama nufusuna gecirmemis,gelin edene kadar bakmislar anamin yasadigi buyuk otelin onunden gecerken anam biraz huzunlendi.....
    ....iskeleye geldik motorcu ariyoruz, bir tekne bir kac yuz metre otede yolcu almis gidiyor,bizi getiren motorcu orda ama baska yere evine gidecekmis,ya 14 kisiyiz bizi burda birakma filan biraz cene yaptim,motor olmazsa vapurla ya bostanciya gidecegiz ya da kadikoye,neyse motorcu okay dedi bindik,sag salim bizi kartala getirdi.

    ......ankaradaki ablam gelin bir haftada bizde kalin dedi, kendiside istanbuldaydi kocasi istanbula yakin bir hastanede gorevli ayda bir ankaraya gidiyor, eyu dedik ankaraya tren bileti aldik gece 23,00 de filan pendikten kalkiyor,bir taksi tutup pendige gittik,tren geldi,bindik gece yolculugu galiba uyuduk,ama eski trenler salalana sallana gidiyorlar. biraz ankarayi dolastik anit kabire gittik,sehir icinde bir park vardi oraya gittik yegenlerde var,adamin biri dondurma satiyor seyyar satici, herkese bir kulah dondurma aldim yani bir dolarla 6-7 dondurma hmm baya ucuza geldi filan,15-20 dakika sonra yegenler istifra etmeye basladilar dondurma dokunmus,ucuz etin yahnisi gibi...
    ..yine trenle istanbula donduk bu defa sabain er saatinde trene bindik,dangur dungur, istanbula yaklasinca sarsintidan bizimde midemiz bulanmaya basladi,hatun istifra etti, bazilarini vapur tuta bizide tren tuttu.

    .....biraz anladik biraz anlamadik ve donus gunu geldi,,,,yine kiracimiza rica ettik, soferi bizi gotururmu diye, adam bir is yeri servisi yapiyormus,servisden sonra okay dedi, bizim ucak saatinede uygundu,veda saati yaklasti, hatunun ailesi yegenleri yengeleri filan ugurlamak icin eve geldiler, kapinin onunde 30-40 kisi var gelip gecende ne oluyor burda diyor,attik valizleri minubuse,sarildik vedalastik, bir yere gidenler cabuk geri donsunler diye arkalarindan bir kova su dokulurmus, anamda bir cabuk geri gelelim diye bir kova su almis arlamizdan doktu, ama bir kova suyun faydasi olmadi bir daha gelisimiz 10 yil sonra oldu.
    .....singapore hava yollari ile geri donduk, hava alanindan yine biraderim gerlip aldi, bu ara haberin olsun garajin soyulmus dedi, saglik olsun, kapi komsuma biraderin numarasini vermistim o aramis,,eve geldik, sonra garaja baktim soyulacak fazla bir sey yoktu ufak tefek el aletleri takimlar filan, eski garajlar fibro dur asbestos plakalar bir yumruk atinca kirilir, garaja girende arka koseden kucuk bir cocugun gecebilecegi kadar fibro duvari kirmis ve bazi takimlari calmis, tabi yapanda emanet ettigim komsumun 11 yasindaki oglu.

  • ⭐⭐⭐

    @sir-altan ocakları görünce şaşırdım. Benimde anneannem ve dedemler orda yaşar cennet gibiydi oralar. Yakın zamanlarda gittiniz mi bilmiyorum ama bütün Almancı Türkler İngilizler oraya ev yaptırarak doğasını bozdu maalesef. Yıllardır gittiğimiz yere artık gidemez olduk yazın küçük bi İstanbul’a dönüşmeye başladı ve tertemiz inci gibi olan plajları hep şezlongcu tayfa tarafından bozuldu.. cok üzücü


  • @waterman
    . maalesef yukarda bahsettiginiz gibi olmus, son olarak 2019 yilinda kucuk kayinbiraderin lojmaninda bir hafta kaldik, ben off season biraz erken gittigim icin her yer sakindi,sezonluk dukkanlar yeni yeni acilmaya basliyordu......belediyelerin bir yerde dogayi korumalari lazim, ama rant meselesi,, son gittigimde cok basi bos kopek gordum,yururken insan gayri ihtiyari korkuyor.


  • ..1996 yili turkiye ziyareti.
    ..son olarak memlekete 1986 yilinda tum ailece gitmistik ve iyi tatil yapmistik..eh koprulerin altindan cok sular akip gitti, bende burarada kendi kendimin patronu olayim diye bilmedigim ticaret islerine giristim....pazar gunleri pazara gidip pazarcilik yapiyorum, diger bes gun aksamlari iki is yerini temizliyoruz,ayni anda gunde dokuz saat belediyede calisiyorum
    .....evi ipotek edip bankadan borc aldim,yani durdugum yerde kasindim,faiz yuksek,buyuk kizim ehliyet almisti, ama bir muddet sonra ben turkiyeye tatile gidecegim dedi, 3 ayligina gitti 10 sene sonra dondu,hatun araba kullanmayi bilmez,bende zorlu gunler gecirip hemen hemen 10 seneyi doldurduk, bu arada oglum 18 yasina girmeden ehliyetini aldi,belediyede benim bir yilim doldu ve 4 haftalik izine hak kazandim...

    ..isler hassas kimseye emanet edemiyorum yani guvenecegim kimsem yok, bu arada turkiyeden telefonlar geliyor baban agir hasta gel diyorlar,gidemiyorum, bir seferinde doktor cenaze islemlerine baslayiniz aksama sabaha sag cikmaz bu adam diyor,telefon geliyor strese giriyorum, gidemiyorum,telefon calinca kotu haber alacagim diye hatun sen bak diyorum.....
    .....oglum ehliyet aldi hem otomatik hemde vitesli araba kullanmasini ogrettim,hadi bakalim evlat gorev sirasi sende ben 4 hafta turkiyeye gidecegim dedim,turkiyedeki kizimda malezya hava yollarina girmis,eh malezya hava yollarindan bilet aldik.belediyedeki sef no problem deyip 4 hafta izinimi onayladi, evin yaninda kapi komsum var,kapilarimiz birbirine bakar,bir muddettir konusmuyoruz kucuk oglu hirsiz, ve bagimli, komsum kadiniyla ingiltereye taile gidiyorlar, evi iki 20 yaslarinda oglanlarina birakiyorlar...
    .......ucak ogleden sonra kalkiyordu cuma gunu, eski bir arkadasim hava alanina birakti,bindik ucaga, ucak melbourne sehrine gitti, havadan biraz ulkenin o kisimlarini gordum,melbourne hava alaninda boarding icin beklerken genc bir hanimla tanistik, australyaya gelin gelmis tatile gidiyor ingilizce yok,epey yardimci oldum,melbourneden sonra malezyaya indik,hava alaninin eski bir ismi vardi dini kutsal bir isim simdi aklima gelmiyor seyh abdulazizi filan olabilir, daha sonra hava alani sehir disina cikti ve ismini KILA koydular.,,,malezya hava alaninda iki turk daha ucaga bindi,bir tanesi gemilerde calisiyormus tatile geliyormus digeride japonyada kacak isci olarak calisiyormus,iste herkesin bir hikayesi vardir, gemici anlatiyor, kanadaya ugramislar, bir turk restoranti varmis restorant sahibi gel kizimla evlen bu restoranti sana vereyim demis.,ucakta koltuklar degisti, hanim kizin yanina bir japon erkek oturdu, bak isde bu adamla cat pat konusmaya calis ingilizcen ilerler dedim.
    .....malezyadan dubai, dubaiden sonra ataturk hava alani,kizim ve kuzeni arabayla gelmisler beni aldilar ve anamin evine gittik,,,,,,

    .....yine bir 10 yil sonra vatandayim, malum her seferde degisik seyler gormeye alisiyoruz,kultur ve mentaliti ayni, degisen seyler binalar ve yeni yollar filan...1986 yilinda giderken babami saglam birakmistim, adam yatalak olmus, parmaklarindaki kikirdaklar kurumus ve parmaklar degisik yonlere donmusler,sansli adamdi anam kendinden bir yas buyuk olmasina ragmen saglikliydi be buyuk ablamizda yakinda oturuyordu her ikisi babama bakiyorlardi...kimse yarinlarin ne getirecegini bilemez, dag gibi adam,yatakda halsiz yatiyor,neyse olmeden once sag salim bir daha gorebildim.....

    .....tatile yalniz gidilince hayat pek yani tatsiz oluyor cekilmiyor,,,,,,buyuk kayinbiraderin kizi evlenmisti aileye ilk gelen damat,aralarinda biraz yas farki var,7-8 yaslarinda bir kizlari var,,,,kiz ailenin ilk goz agisiydi her kes severdi, enistem gelmis hadi onu tatile goturelim diyor,,, baldiz hanimin armutluda bir yazligi var, sag olsun isteyene anahtari verir-almislar anahtari, eee eniste bu saatte bostanci iskelesinde ol dediler, gittik, kiz kocasina yasli bir adam demis,henuz yasim 50- giyinisimde genellikle spor olur hala ayniyimdir...damat gelmis saga sola bakiniyor, dugun resimlerini gormustum ordan taniyip ismiyle hitap ettim,, aaa eniste senmisin dedi, he ya benim iste, ya karim yasli adam dedi bende yasli adam ariyorum filan,,, neyse ailenin ilk damadi ile tanistik.ailede 10 kiz 4 erkek var,simdilik benimkiler dahil 8 damat 4 gelin var.....

    ..bostanci iskelesinden deniz otobusune bindik,biraz sohbet ettik,yolculuk ne kadar surdu bilemiyorum,gemi iskeleye yanasti ve indik, bir borekcide sabah kahvaltisi ettik, sonra damat bir taksi cevirip apartmanin adresini soyledi,,,,, gittik, daire besinci katta,bir kac yuz metre ilerde plaj var,yuzmeye basladik,deniz guzel ama kenarlari bes para etmez,yani belediye filan pek bakmamis.

    .....damat ve esi bira icmeyi cok seviyorlar bende icerim, balkonda barbeku var yani mangal,biraz et balik filan kizarttilar, besinci kat asagi bakinca sanki cok yuksek gorunuyor......uzun yillar yurt disinda yasadik ve o ulkenin havasina suyuna gidalarina alistik,turkiyenin havasimi pis, sularimi bakterili,iki gun gecmeden midem ve barsaklarim calismaya basladi, gaz ve ishal,hani bazen gelip gelecegime de pisman olmus gibi oluyorum,ya bira ictik o yapti yok bunu yedik o yapti,ya gidalardan yada sudan filan oluyor,bir kac arkadasinda basina gelmis doktora gitmisler.

    .....denizde yuzuyoruz,kucuk kiz yuzmeyi ogrenmis gibi ama bir turlu cesaret edemiyor, babasi hadi yavas yavas yuzerek gel diyor kiz korkuyor,babasina sen kenara cekil dedim, bak cocuk bu gun bes metre yuzersen sana koca bir cikolata var dedim,once dedigimi yapacaksin dedim.kiz merakla bu adam ne diyor diye bakiyor,her halde cikolata sozu tatli geldi, hadi bakalim once 2 metre, sonra 3 metre derken kiz cesaretle 5 metreyi korkusuzca yuzdu,ondan sonrada yuzmeye devam etti, aksam uzeri bir cay bahcesine gittik, biz damatla tavla oynarken kizada bir cikolata aldim.

    .....kucuk kiz buyudu psikiyatris oldu, 2019 yilinda ki tatilimde bir yerde bulustuk,kiz unutmamis biliyormusun eniste bana yuzmeyi sen ogretmistin dedi.....bir kac gunluk deniz kiyisinda tatil iyi geldi,onlar biraz daha kaldilar bende kara yolundan istanbula dondum,kara yolu bir kac aktarmayla bir hayli uzun surdu..kendim istanbuldayim ama kafam hep australyada hatun ve cocuklar ne yapiyorlar pazar nasil gidiyor,pazardan pek beklentimiz yoktu,buyuk magazalar hafta sonlari acilinca pazarcilikda olmus gibiydi.
    ..arkasi gelecek.

  • ⭐⭐

    @sir-altan Ellerine saglik Abi


  • ..1996....tatil veya ziyaret.

    .....evin altinda iki dukkan var, bir tanesinin sahibi ile samimi olmustuk, ya yarin a galatasariyn maci var gidecegiz dedi, avrupa kupalarindan bir mac galiba norvec takimi ile oyniyacakti,kiracinin bir arkadasi var, arasira dukkan onunde sohbet ediyorlar, o arkadasin arabasiyla gidilecekmis, adamin mercedes otosu var, eh yer varsa benide alirmisiniz dedim, tamam dediler ,3 kisi ali-samiyen stadina gittik, kopru altina araba park edildi, araba icinde kucuk minder yastiklar var, adam onlari alip bagaja koyuyor,, niye abi der gibi adama bakiyorum., calarlar ya calmasinlar diye koyuyorum, allah allah,yastiklaridami caliyorlar,......uzun yillardan sonra bir galatasaray maci izlemis oldum,kucuk yaslardan beri galatasaray takimi bagimlisiydim, o macta galiba galatasaray kazandi......

    ......evde oturuyoruz, babam salonda yatak yapilmis onda yatiyor, anam yediriyor, saat 10 olunca kahve yapiyor cubukla cekiyor,,, televizyona bakiyorum bir amerikan dizisi var, eeh deyip kanali cevirdim, babam bagirmaya basladi soyledigi de anlasilmiyor,ne oluyor diye baktim,, anam kanali geri cevir, dallas i izliyoruz, victor soyle yapti filan diyor, kanali geri cevirdim..sabah erken kalkip kahvemi yapiyorum, ust katta tavan arasi var balkonlu oraya gidip iciyorum, yahu gazete alayim diyorum bakkal 7,30 dan evvel acilmiyor.....

    ...tatilmi ziyaretmi kendimde anlamiyorum ama arada 10 yilin hasreti var, gorebildigim kardeslerimle, yegenlerimle gorustum, hatunun ortanca abisi,arasira arabasiyla gelip beni aldi dolastik,derken tatil bitiverdi....bu defa kizimin erkek kuzeni bizi hava alanina goturdu ve geri donus basladi,ucak durumuna gore,bir gece malezyada otelde kalmam lazim, otel hava alaninin yaninda,gittim otele bir oda verdiler..nasil bir tatil gecirdim kendimde anlamiyorum otel odasinda usuyorum 10 dakikada bir tuvalete git, otel hava alanina bitisik gibi, 4-5 saat evvelinde hava alanina girdim bir marketten buskuvit aldim, tabi dolar verdik geriye malezya parasi aldik.

    .....8 saatlik ucusdan sonra sydneye geldik, oglum okula gittigi icin beni almaya biraderim gelmis, eve geldik biraz dinlendik havadislar kotu.turkiyeye gitmek icin ben cuma gunu yola cikmistim, pazar gunu hatun ve cocuklar pazara gidiyorlar,aksama geliyorlar minibusun icindeki mallari garaja bosaltacaklar, ne gorsunler garajim soyulmus, bir suru takim taklavat, guzel araba jantlari vardi, ablasi ogluma dogum gunu hediyesi guzel bir bisiklet almisti, bu gun olsa 4-5 bin dolar eder, bir suru sey gitmis, yapan malum komsunun bagimli cocugu,birde utanmadan hic bir seyden haberi yok gibi oglumun yanina geliyor, gel beraber ariyalim filan diyor.

    .......bir hafta sonra hatun ve cocuklar pazara gidiyorlar 700-800 dolar para birikmis, hatun cantasiyla yatagin altina sakliyor, pazartesi gunu yine her ucu bir kac saatligine temizlige gidiyorlar, giderken komsu cocuklari iki kardes kapilarinin onunde bizim evi gozluyorlar,hatun ve cocuklar temizlikden geliyorlar, aha ev soyulmus, para gitmis, bazi altinlar vardi onlar gitmis,oglumun markali giyecekleri vardi onlar gitmis, komsu cocugu ortalikda gorunmuyor,kapida deadlock yoktu, o kadar profesyonelce girilmis, sonradan polis geliyor hic bir parmak izi filan bulamiyor.cebinde bes kurussuz komsu cocugu sabahleyin eve taksiyle geliyor,diger abisi hemen oglani iceri cekiyor,,sonradan duyduk oglan kendi evinide soymus. isin en aci tarafi hirsiz karsida bir sey yapamiyorsun.adam karsimizda hic bir sey olmamis gibi siritiyor.....
    ...bir zaman sonra hatun dolap icinden carsaf cikaracak,bakiyor carsaf kayip, hirsiz oglan caldiklarini carsafa doldurup goturmus.
    .....sigortaya muracaat ettik, calinan para isbatsiz oldugu icin para veremeyiz, altin kolyeler filan vardi bazilarini resimlerden isbat ettik biraz para verdiler,kapi ve pencerelere daha guvenli kilitler takin dediler...garajda belki 20.000 dolarlik pazar mallari vardi deri cantalar cuzdanlar filan iyiki oglan onlarida goturmemis belki firsat bulsaydi gotururdu, oglanin babasida sigortaya muracat edip sigortadan para almis,evi soyanda kendi oglu.. hirsiz oglan uyusturucu bagimlisi,bir deri kemik hani bir tane vursam havada ucar, ama elde delil olmadan bir sey yapamiyoruz......iste 1986 yilinda garajimi soyan cocuk 10 yil sonra hem evimi hemde garajimi soydu.,o gunden sonra eve alarm takdirdim ve biraz daha guvenli olduk....


  • ..mart ayinin son gunu benim yas gunumdur,havalar iyi ise hatunu alip tatile giderim, bu yilda oyle yaptim 100 km uzaklilktaki bir tatil beldesinde daire kiraladim,daha evvel ayni binada kalmistim, yaz sezonu bitince daire gunluk kiralarida azaliyor,azaliyor derken geceligi 150 dolardan asagi olmuyor.
    .......the entance kasabasina gittik, ogle saatlerinde agentadan anahtari aldim,
    .....daire kapilari surme kapi ,disinda sineklik teli olan kapi var ayni zamanda guvenli kapi, kapiyi surdum kapi elimde kaldi, yani rayindan cikti, kaldirdim yerine taktim,,,, bir daha dustu,neyse yine yerine takip ellemedim, ertesi gunu agentaya bildirdim, banyonun isigi yanmiyor sahibi otomatik calisan kucuk bir seyyar lamba koymus prize takilan cinsinden,gecen geldigimizde daire iyiydi, biraz daha durduk bu sefer kara fatma yavrulari hamam bocekleri her yerde dolasiyor,biraz spray SIKTIK.
    .....bir gun sonra carsiya dogru yururken telefonum caldi, reklamci diye cevap vermedim, biraz yurudum ne olur ne olmaz diye numarayi aradim, ariyan ustaymis kapiyi yapmaya geliyormus, agentadan anahtar al eve gir dedim, eve girmesine luzum yok, neyse adam kapinin altindaki tekerlekleri degistirmis kapi iyi oldu....
    ......arasira hamam bocekleri icin spray yapmaya devam ettik bir iki tup harcadik..

    ... 8 gecelik tatil, etraf biraz sakin daha guzel oluyor, bol bol yuruyus yapiyoruz, sadece bir gun yagmur yagdi onun disinda ,gunler iyi gecti, dairenin balkonu var, karsimiz deniz,onumuzde asfalt var karsisi deniz,yalniz deniz biraz asagida kaliyor 30-40 basamak inmek lazim,plaj var,erken saatlerde surfculer geliyorlar, denizde dalga yakalamaya ugrasiyorlar......tatiller ne kadar uzun olsalarda bir gun biterler benim 8 gecelik tatilde bitiverdi, 9,30 da anahtar teslim etmemiz lazim,diger zamanlarda 9.00 da terkederiz bu defa hatun erken cikalim dedi,. arabami dairenin karsisina yola cektim yan yan cizilmis park yerleri var, esyalari tasiyorum, fazla bir sey yok,buzluguda arabanin arka kismina yerlestirdim, kapagi indirmek uzereydim yanima orta yasli bir hatun geldi- gunaydin, gunaydin, nasilsin, ben iyiyim sen nasilsin, bende iyiyim,,, eeee bir dakikan varmi, vaaarrrr...... 6 nisan persembe gunundeyiz, 7 nisan cuma gunu good friday.....yani hristiyanlarin tatili cumaya iyi cuma derler, pazar gunu icinde easter derler, turkcede paskalya bayrami filan diye gecer...tatil gunlerinde bir gun evvelden trafik cezalari iki misli olur, hem para cezasi hemde ehliyet puanlari...

    ..velhasil.kadin isa peygamberden bahsetmeye basladi jesus derler, dua filan ediyor,sonunda jesus seni korusun dedi, amin senide korusun dedim kadin gulerek ayrildi gitti, bak iste bu iyi -dua ile yola cikacagiz,,,,, dairenin kapisini kilitlemek uzereydim,bir sey kaldimi kalmadimi diye bir daha goz atayim dedim,iki oda var odalari dolastim,birine esyalarimi koymustum yerde kucuk bir sey parliyor,elime aldim allah allah , 30 yildir boynumdan cikarmadigim altin icinde nazar boncugu, zincir boynumda ama nazar boncugu hali ustunde,zincirinden nasil kurtuldu cikti aklim almadi, neyse boynuma taktim boncugu, hmmmm kadinin duasi kabul oldu dedim.

    .....agentanin kapisinda anahtar atilmak icin, bir yarik var , ordan anahtarlari iceri biraktim ciktik yola,freeway a cikmak icin iki yol gidiyor,her zaman kullandigimdan gideyim deyip o yola girdim 14 km lik yol ama uzerinde cok cok gobekler ve trafik isiklari var,daha evvel bir arkadasim yari yolda orimbah yoluna girersen o gobeklerin yarisni kesmis olursun demisti, orimbah sapagina geldim ve yoldan ciktim, eh bombos kaymak gibi yol,bir kac daikka icinde orimbah denen bolgeye geldim , geldim ama onumde trafik SIKISTI kagni arabasi gibi yol almaya basladik .......tren istasyonu var, yaninda yol ayriliyor, ben tabela ariyorum freeway a gider diye, ama bir sey goremedim, yarim saatden fazla buralarda oyalandik, yollarda tamirat yapiyorlar,tek bant dur kalk dur kalk.....yol acildi ben yola devam ama budefa nerden ana yola cikacagim hic tabela yok, bir kac kucuk kasaba gectim, tam bir saat 10 dakika sonra baska bir bolgeden ana yola ciktim, yarim saatlik yol birsaat 10 dakika oldu...

    ....hmmmm bu defa kadinin duasi kotu isledi dedim.....neyse freewayde limit 110 km bastik 110 u sydneyin kenarina geldik, normal bir yol var, birde tunel var,tunel 10 dolar filan, ya vaktim bol tuneli bos ver deyip normal yolda devam etmeye basladim,,,, sabahleyin 8,30 ile 9,30 arasi okul saatleridir,boyle okul onunden gecersek surat 40 km olacak eger kamera varsa 41 km yapsak cezayi yeriz,....pennathills roadda ilerliyorum saat 9,18 okul onune geldim suratim dusuk, hatun hey sari isik yaniyor dedi,okulun kapisinin yanina trafik isiklari koymuslar,ah vah deyip sari isikda gectik, acaba suratim ne kadardi 40 in uzerindemiydi,,aldi beni bir telas cezalar iki misli, yalnis yaptiysam en azindan 1000 dolar ceza gelir 5-6 puanimda gider......iki hafta heyecanla postaciyi bekledim, net uzerinden ehliyet kismima baktim,,,,,ucuncu hafta rahatladim ceza gelseydi simdiye kadar gelirdi dedim, ceza gelseydi bir iki saniyelik dikkatsizligi 1000 dolarla odiyecektim,

    ......dun aksam biraderimle konusuyordum,boyle trafik cezalarindan bahsediyordum,,,,,, damadinin yegeni ingilizce ogrenmeye geldi, araba filan aldi, kirmizi isikta gecmis kamera yakalamis 600 dolar ceza gelmis, turistin baska bir arkadasi bir kac ay evvel oda ingilizce ogrenmek icin geliyor, bir iki hafta evvel oda disable yere park etmis onada 600 dolar ceza gelmis, bir cok marketlerde belli yerlerde araba parklari vardir cizgi cizgi ayrilmistir, 3 -4 tanede yer de ozurlu vatandaslar icindir, disable parki denir, boyle yere parkeden kisinin arabasinin on caminda resimli disable karti vardir, bu kart gozukmezse polis veya rangerler hemen cezayi basarlar,


  • ......australyada omur hizla gelip geciyor,1998 yilinda gurbette 24 uncu yilimizi doldurduk.,bu arada birayi sarabi sigarayi cok sevdik,sigaranin paketi 7 dolar oldu,haftalik 50 dolarim sigaraya gidiyor,hatunun rahatsizligi dolayisiyla ev icinde sigara icmiyorum, arabada iciyorum, tabi coluk cocuk arabaya binince baba arabanin ici kokuyor diyorlar.,, eve geliyorum hava soguk hatun odanin camlarini aciyor,elbiselerine sinen koku bogazimi tikiyor nefes alamiyorum diyor.
    .........hmmmmmm oylemi oyle arabamla eve dogru gelirken sigarami ve cakmagimi camdan firlatip attim, lanet olsun sana sigara bundan sonra seni asla kullanmiyacagim dedim,daha evvelde bir kac defa denemistim ama yinede sigaraya yenilmistim,cunku 30 yildir dudaklarimdan eksik olmuyor...

    ..eve gelince hatuna mujde verdim hadi gozun aydin sigarayi biraktim dedim,15 dakika sonra canim sigara icmek istiyor,markete gidip bir paket alip almamak arasinda savas veriyorum.,bir hafta filan tutunsuz gecti,,,,,bir yil evvel babam vefat etmisti,is yerimde senelik izinimde 4 haftalik birikmis, o halde yalnizca turkliyeye ziyarete gitmeye karar verdim, kizim turkiyede malezya hava yollarinda calisiyor, tek faydasi iyi koltuk ayarlamak,auburn bolgesinde bir arap seyahat agentasi vardi gidip bilet ayarladim,, bir yerde duymustum sigara birakanlar icin nikotinli sakizlar varmis,buldum 3-4 paket aldim,canim sigara isteyince bir tane atip cigniyorum bir iki dakika sonra sakiz saman gibi oluyor,

    ........1998 yili avrupanin yaz aylarinda 4 uncu defa olarak turkiyeye gidiyorum,malezya hava yollari ile gidiyorum kizim ayarlamis 3 lu koltukda orta bos,yani rahat rahat seyahat .....kualalumpur sonra dubai iki stopdan sonra turkiyede olduk,hava alanindan kizimla kuzeni aldilar,iste gurbette gecen 24 yildan sonra 4 uncu defa memleketimde oldum, daha evvelde bahsetmistim her gidisimizde sudan cikmis baliga donuyoruz,...
    ...ataturk hava alninda indik, pasaport kuyrugune girdik,bir standa yonlendirildik,pos biyikli bir gumruk memuru var, gunaydin deyip turk nufus kagidi ve australya pasaportunu verdim,pasaporta bakti bana bakti yazdi cizdi, pasaporta bir giris damgasi vurdu, ama ne damga o kadar kuvvetli vurduki koca kulube sallandi, allahin magarasi, yani al bu pasaportuda bir yerine gibi demek istedi.

    ......arasira vatanda olmak guzel oluyor,ama yurt disina alisinca hep temkinli oluyorum,cunku eksik olan bir seyler var,anam yalniz yasiyor,mecburi anamin evine geldik,anamda sag olsun gec seksenli yaslarda, ama sagligi iyi hafizasi iyi.tabiki 60 yillik kocasini kaybetmek cok uzmus,,babam anama cok cektirmisti,fiziki ve manevi iskenceler yapmisti,anam hepsini unutmus bir 10 yil daha yasasaydi 10 yil daha bakardim diyor.

    .....kucuk dairede ana ogul sohbet ediyoruz,ah oglum diyor, baban her gun saat 10,00 da turk kahvesi icermis,vefat etmis aradan zaman gercmis her gun saat 10.00 da kapi zili calmaya baslamis, oglum babanin ruhu geliyor kapi zilini caliyor diyo,yok be ana olmaz oyle sey cocuklardir diyorum,neyse bir hocaya gitmis, hmmm sen kahve yap saat 10,00 da bir kac kisiye dagit demis hoca, anamda oyle yapmis,ondan sonra kapi zili calinmasi durmus,

    .....oturdugumuz ev iki katli asagida iki dukkan arasinda ust katin demir kapisi var,anam kapiyi acmadan kimse iceri giremez birde ablam var onda anahtar var, o bile gelirken anama haber veriyor,yani ust kata kimse kolay kolay cikamaz, yan dairede de kiraci var,onlarda gunduz calisiyorlar.kahvemi yudumlarken daire kapisi tak tak diye bir kac sefer calindi,nerdeyse yerimizden ziplayacaktik kucuk daire, kapi bir bucuk metre otemde,allah allah deyip kapiyi actim kimse yok,merdivenlerden asagi dogru baktim ana kapi kapali,,,anamin birden rengi degisti, iste bak oglum, babanin ruhu senin icin geldi dedi...boyle seylere asla inanmam ama birden bende acayip sarsildim,tak tak tak daire kapisi vuruluyor aciyorum kimse yok, yandaki dairede kimse yok, asagidaki kapi kilitli,,iste o gundur bu gundur o kapi vurulmasina bir anlam vermis degilim,aklimdanda cikmaz,batil seylere inanmam.,,,bu konuyu is yerimde bir yabanci arkadasla konusuyordum.mekadonyali, bizdede cenaze ciktiktan sonra olen kisinin ruhu geri gelmesin diye papaz gelir hem okurmus hemde bir su gibi bir sey serpermis, hmmmmm hristiyanlardada boyle bir sey varmis diye dusundum.....

    ...bunlari yazarken basima kulakligimi taktim ve tarkanin ahu veda albumunu dinliyorum ve nostalji oluyorum.......hatunun ailesini ziyaret ettim abisinin damadi var, galatasarayli oldugumu bilirler, kadikoyde bir liseden mezun olmus eniste kulubun lokaline gidelim fener gs maci var buyuk tv den izleriz dedi, okay dedik,mac gunu gittik bir masa rezervesyon yapmis, galiba dort kisiydik,,baska ailelerde var bira sarap iciyorlar,kimileri fenerli kimileri cim bomlu,,,, bir iki bira Ictik maci izledik,sonunda galatasaray bir sifir yenildi,fener taraftarlari lokali terkederkende , fincani tasadan oyarla cim bom a da boyle yerine elleriyle sak sak yaparak ciktilar....

    .....baska bir gun trenden indim eve gidecegim kenarda ayakkabi boyacisi var, 24 yildir hic ayakkabi boyamadim,adam gel abey ayakkabini boyayim dedi boyaci benden yasli,eh hadi turkliyede bir ayakkabi boyatalim dedik adam boyamaya basladim ya agabey bu ayakkabi turkiye ayakkabisi degil, sen nerde yasiyorsun diyo, turkiye ayakkabisi ustam dedim, adam agabey ben 25 yildir ayakkabi boyarim,hangi ayakkabinin turk ayakkabisi oldugunu bilirim dedi, takma kafana deyip bahsisyle boya parasini odedim,,adamlar ayagimizdaki ayakkabiya kadar biliyorlar,..

    ......evin karsisinda bir market var arasia turk birasi aliyorum,tabi siselere deposit aliyorlar,gunduz saatleri , iki kucuk ortaboy bira sise aldim markete gidecegim, asagidaki kiraciya selam vereyim dedim, adam dukkaninda masasinda oturuyor bende siseleri ayagimin kenarina koyup dukkan sahibiyle sohbet etmeye basladim, galiba bir 10 dakika kadar ayak ustui sohbet ettik, eh gidip birasmi alim dedim, ayaklarimin dibine baktim benim iki sise ayaklanip ucmus,hangi velet el cabukluguyla ayagimin yaninda duram siseleri goturmus.gulermisin aglarmisin.

    ........bir gun minubuse bindim eve donecegim minibus kalabalik on koltuklardan birinde bir kadin oturuyor, yaninda kucuk bir kiz var, agustos sicagi kadinin her tarafi kapali,bir gozleri gozukuyor, ellerinde dahi eldiven var,eh bu kadarida muslumanligin fazlasi diye dusundum, o zamanlar paralar cok sifirli,bozuk paralari tanimakda zorluk cekiyorum gozler zaten bozuk,minubuse para verecegim paralar elden ele sofere ulasir, para cikarirken elimden bir madeni para yere dustu,asagi baktim goremedim,kac para oldugunuda bilmiyorum,neyse parayi verdim, inecegim yere geldim iniyorum,geriye goz attim baktim o her tarafi kapali kadin ayagini kaldirip altindan benim dusurdugum parayi aldi,icimden allah belani versin dedim,para umurumda degil ama kadinin yaptigi.

    ..oyle boyle 4 hafta turkiyede gecirdim,australyadan bir komsumuz vardi,yasli dul bayan,,,30 seneden beri ilk defa turkiyeye gitmis, aile dostumuz,tesaduf ayni ucakta geri donuyoruz, check-in yaptik, ucaga biniyoruz,hostes biletlerimize bakip sizin koltuklariniz bu tarafta deyip bizi ucagin on tarafina aldi,oooooohhhhhh, birinci sinif yer,kizim bize koltuk cikip VIP bolumune gondertmis, kocaman koltuklar 10 dakikada bir hostesler gelip ikramlar yapiyorlar,hayatimda ilk defa bu kadar bir rahat yolculuk yaptik,komsumuzla hem sohbet ettik, kadin bizim sayemizde birinci sinif yolculuk yapti, malezyaya kadar cok rahat geldik,hostesler hic ikrami eksik etmediler,
    .malezyadan sydneye normal koltukla geldik, hani attan inip esege binmis gibi olduk.

    19 saatlik yolculuktan sonra sydneye geldik, disarda bizleri almaya gelenler bekliyorlar,valizleri bekliyoruz,benim valiz cikti komsumunki yok,valizi geldide birde karton kutu varmis onu bekliyoruz,malum hava alani araba parki parali,bekle bekle neyse bir gorevli elinde karton kutu ile geldi,teslim etti, bu nedir ,avizeymis,ustune kirilacak esya yazmislar,,,,,,

    ..iste 24 yil sonra 4 uncu defa turkiyeye gidip geldik,tatilmi ziyaretmi hasret gidermekmi kendimde bilemiyorum,tabi her gittigimizde aileden bir iki yaslinin aramizdan ayrildiklarini ogreniyoruz,gurbetin aci tarafi budur,yakinlardan biri vefat eder ya haberimiz olur yada olmaz,erken haberimiz olsa cenazeye yetismne imkanimiz olmaz.
    kalin saglicakla.


  • @sir-altan Abi ellerine saglik, her seferinde buyuk bir keyifle yazdiklarini okuyorum! :)

    Ailene selamlar, saygilar...


  • turkiye anilarina devam ediyorum...

    .....babaaaa ben evleniyorum.........

    ......australyada 26 inci yilimiza girdik,hayat su gibi akip gidiyor,belediyede calisiyorum.kucuk mustakil evimi satiliga cikardim bu arada kendime daha buyuk bir ev buldum,eski eve alici cikti,bende yeni eve gecici kopru loans alarak tasindim.ev muamelelerini avukatlar yapar alan satan hic bir seye karismaz,,,,,,evimi alan arap kokenli kisiler bir turlu muameleyi bitirmiyorlar......

    ....geldik ocak ayinda, turkiyedeki kizim telefon ediyor ,babaaaa ben evleniyorum ,, musaade ediyormusun......hatunun bayan yegeni bir is yerinde calisiyor,yanindaki kiz arkadasiyla sohbet ediyorlar bizim yegen, benim bir ablam var australyadan geldi cok iyi kiz diyor, diger kiz da bizim komsu abimiz var oda cok iyi delikanli diyor,iki kiz hadi oyleyse bunlara bir copcatanlik yapalim deyip telefon numaralarini veriyorlar, kader kismet boyle basliyor......turkiyede dugun yapacaklar orda ocak subat aylari kis kiyamet,biz 25 yildir agir kis icinde yasamadik, kar yagisini hic gormedik,,,,,,,,,hiiimmmmm iste o zaman dugunu martin sonuna dogru ayarlayin ki bizde biraz daha ilik havada gelelim dedik.......kirada bir dairemiz vardi kiraciyi cikartip cikardik onlara verdik dayayip doseyin ve oturun dedik....

    .....sattigim evin muamelesi bir turlu bitmiyor, alici arap devamli kaciyor,hic bir avukat para kredi garantisdini gormeden muamele yapmaz, avukatida kandirmis olabilirler.
    ..........turkiyede kizim hava yollarinda calisiyor, bize evleniyoruz diye mektup gonderdi bu mektupla ordaki hava yollarina gidiniz bilet isteyiniz dedi. sehir icindeki hava yollari ana ofisine gittik,michael denen sahisla gorustuk,,,,, himmm kiziniz bizim personelimiz,vergisi dahil size yari fiatina bilet verebilirim dedi ve verdi, cok tesekkur ettik, yari fiata gidis donus biletlerimizi aldik,kendi durumumuza gore gidis donus icin iki hafta ayarladik, eh ev alirken cebimizdeki parayi hep harcadik yani cok paramiz kalmadi......yine malezya ve dubai uzerinden turkiyeye mart ayinin son haftalarinda gittik,galiba malezyada dugun cicegi aldik. 25 yilda besinci sefer olarak turkiye topraklarina ayagimiz degdi diyelim......

    ........mart ayi havalar biraz serin, dunurler geldiler resmen kizmizi istediler, gerci daha evvel buyuk kayinbiraderden istemisler,evde imam nikahi kiyildi, her sey yildirim hiziyla gidiyor,dunurlere yemege gittik, o zaman hala cok sifirli paralar var,ama benim cuzdan bos gibi......dunurlerim ve biz giyindik kusandik, bostancida bir fofografciya gittik, ailece resim cektirdik,resimciye poz vermekde bir iskence gibi, abi biraz basini saga cek abi kasini duzelt abi biraz normal gorun....

    ........nikah ve dugun ayni gun.nikah kadikoy evlendirme dairesinde,dugun maltepede sahil kenarinda bir lokanta gibi yahut genis bir restaurant diyelim......yakisikli olduk, kadikoy evlendirme dairesine gittik, her kosede bir gelin ve damat var, her 10 dakikada bir nikah kiyiliyor,bir nikahin misafirleri yerlerinden kalkmadan digerleri geliyor,,, iki hatun nikah sahidi oldular yazdigim gibi 5-10 dakika icine nikah kiyildi, 10-15 dakika sonra nikah cuzdanlari verildi,,,,,gelin damat bir duvar kenarina geldiler,dugune gelmeyecek olan dostlar hediyeleri taktilar,,,,biraz ileri yururken biri yanima gelsi baba bahsisimizi gorelim dedi, sen kimsin, baba ben fotografciyim, resimleri biz cektik,iyi uzun yillar bahsis nedir bilmezim bir bes lira verdim.....

    .......modern dugun olacak, bazi kimselere davetiye vermisler,ammmaaa her gelen yemek icmek parasini cebinden odeyecek kisi basi 30 bin tele filan o zamanki dolar kuruna gore 8 australya dolari filan..biraz muzik biraz dans galiba 100 kisi kadar dost akraba vardi,,,,,benim rahmetil kayin peder o yillarda bunamis gibiydi,bankada bir hayli parasi birikmis ama kac yildir hic el surulmemis, biraz daha durursa hazineye kalacakmis, banka aileye haber vermis,parayi cekip paylasmislar bizim payimizida kizimiza vermisler.kizim ,baba merak etme para var uzulme dedi durumua anlatti ve bir kac bin lira verdi bin lira o zaman milyarla konusuluyor yani bir kac milyar diyelim
    ......ah ne yapacahim vah ne yapacagim derken cuzdanimiz para ile doldu,yasamin surpirizlerinden biri iste.......masamiz sekiz kisilikdi, bir kisi davetlilerden para topluyor,hatun hadi adam bizim masanin parasinida sen ode dedi, kasila kasila sekiz kisinin parasini odedim.....

    .......dugunun sabahinda kizim ve damat daha evvelden ayarlamislar balayi icin galiba hollandaya gittiler,yani dugun gecesinden sonra bir yil daha gormedik.ortanca kayinbirader ile zelzeleden bahsediyorduk,hadi yarin sabah gelip sizi alayim biraz dolasalim dedi, bir gun sonra esiyle geldi atladik arabasina izmit golcuk uzerinden zelzeleden yikilan evleri apartmanlari gorduk, bursaya dogru gittik,hadiiii bursanin icinden uludaga ciktik,telefirik duragi bir gun evvel buyuk firtina olmus elektrik telleri filan kopmus,yerde bir metre kar var,kosede bir otel,sahibi palabiyilki arnavut tipli bir adam,,,,,,, eeee napiyoruz,napicaz karda mangal yapacagiz,oturduk ayazda tahta masalara adamlar et yiyecek getirdiler karin icinde mangal yaptik, et yedik ben bir iki bira ictim,resimler cektim.......australyaya gelince is yerinde ofisde calisan b ir bayan vardi karda mangal yakarken resimleri gosterdim kadin ya siz delimisiniz karda barbekumu olur diye garip garip bakti........gece karanliginda istanbula donduk, zelzeleden yikilmis evleri apartmanlari gorunce cok sarsildim diyebilirim, bazi bolgelere gecici karavan gibi evler yapmislar.

    .......iki hafta yildirim gibi gecti sayilir,vedalasabildiklerimizle vedalasip dustuk yola ve vatanimiza geri geldik.....evi alacak olan araplar bir turlu gelmiyhorlar,6 haftada is bitmezse kontrati iptal etme hakkimiz var,nerdeyse 3 ay olacak,avukatima gidip bu kontrati iptal et dedim, adamlar 10,000 dolar deposit vermislerdi,neyse araplarin avukatina bilgi verip kontrati iptalettigimizi soyledik,iki gun sonra agentayla anlasip evi yeniden satias cikardik ve satilik tabelasini on bahceye caktik,bir gun sonra iki ev otedeki komsu geldi o da hristiyan arap, ya ben bu evi almak istiyordum ama gec kaldim, simdi satiliga cikti hemen anlasalim dedi,210.000 bine anlastik hemen, agentaya git depositini koy dedim,,,,,5-6 hafta sonra evi devrettik,evden gelen parayi bankaya odeyince benimde sirtimdan buyuk bir yuk kalkti ve rahatladim..iste boylece 2000 yilinda kayinpeder olduk....

    ....kalin saglicakla ,cabuk cabuk yaziyorum,ilgi duyup okuyanlara tesekkurler...


  • ......australyanin bassehri canberra dir.burda her yil futbol soccer turnuvasi duzenlenir,haziran sonu ve temmuzun ilk haftasinda okullar tatil oldugu icin bu tarihe denk getirilir,canberra sydneyden 300 km uzakliktadir biraz ic bolgede kaldigi icin bu mevsimde oralari bayagi soguk olur.futbol turnuvasi 9 ile 16 yas arasindaki cocuklar icindir kiz takimlari gelir erkek takimlari gelir....

    ....benim 11 yasindaki erkek torunda bir takimda futbol oynuyor, gayet resmi takim,grupta 19 tane oyuncu var,bazi haftalar uzak sehirlere gidip mac yapiyorlar,bu yilin baslarinda gece training yaparken hocalari bu yil kanga kupasina gitmeyi dusunuyoruz, isteyen varmi diye soruyor, 19 tane el havaya kalkiyor,futbol turnuvasinin adi kanga cup.turnuva bir hafta surecek pazartesi baslayip cuma gunu bitecek, eh bizim torunda el kaldirinca babasinin yapacagi bir sey yok,her kes gidiyor benim oglum eksik kalmasin diyor,,,oglum avukat bir japon firmasina calisiyor, haftada iki gun evden calisiyor bir hafta izin isteyince,.sefi bir hafta evden calismasina musaade etmis,

    ....maca gitmek iyide otellerin geceligi 200 dolara yakindir, bu turnuva baslayinca otellerde yer bulmakda zor olur, orda sabahlari sicaklik 4 derece.......bu gun internetten biraz kanga cup diye baktim.....masallah yurt disindan ve diger eyaletlerden 300 takim gelmis,1000 mac oynanacakmis, maclar sabah 8,30 da basliyor.,300 takim oyuncu ve aileleri ile birlikte bir hayli kalabalik olur ve canberra sehrine iki hafta icinde buyuk gelir birakirlar.


  • ....australyanin sydney sehjrinden selamlar,,,,mevsim kis,sabahlari havalar bir hayli serin bizim buralar sabahin erken saatinde 2 derece olmus.gunduzleri 15 derecenin ustunde oluyor,bizim bolge 4 ile 20 derece arasinda seyrederken, northern territory, darwin civarlarinda 20 ile 30 derece arasinda oluyor,tabi arada 5 bin km mesafe var.

    ..biraz daha turkiye tatillerinden yazmak istiyorum,, 2000 yilinda gittigim zaman anam annkaradaki ablamin yaninda kaliyordu, 3 tane bacim var her biri 6 sar ay anama bakiyorlarmis, tabi anamda onlara maddi yardimda bulunuyor, gercek olarak bir bakici bulunsa anam rahat rahat kendi dairesinde yasar,ama inatci ve titiz kadin oldugu icin yaninda yabanci kimseyi istemiyordu.

    ....eh gelmisken anami da gorup oyle australyaya doneyim deyip ankaraya gece treninden bilet aldim, pendik garindan trene binecegim,istasyon kaldigim eve yakin,gece saat 10.00 dan sonra hep beraber yuruyerek istasyona gidiyoruz birden yer sarsilmaya basladi, kucuk bir zelzele oluyor.biraz panik olduk, neyse lokal trenle pendik garina gittim, galiba gece yarisi tiren gelecek,bindik trene fazla yolcu yok, biraz uyudum filan sabah leyin ankarada olduk hava biraz serin, tern gardan uzakta durdu, herkes inip gara raylar arasindan yurudu, bir gariptir memleketimin hali.,neyse bir taksi tutup ablamin evine gittik, butun gun anamla sohbet ettik, cabucak aksam oluverdi, ,yakin bir yerde direkte zil varmis, basinca taksi geliyormus, vedalastik ayrildik , zili buldum bastim biraz sonra gara goturecek taksi geldi,malum tren yine gece yarisi kalkiyor,,,,,,,,
    ......garda tren hazir bekliyor,biletime gore vagonu buldum,koltugu buldum, eeee koltukda baska bir vatandas oturuyor, afedersiniz bu koltuk benim dedim ,yok kardesim yalnisiniz var bu koltuk benim diyor adam, neyse telas etmeden disari ciktim gorevliyi bulup, benim koltugumda baska birisi var yardimci olurmusunuz dedim ,beraber vagona girdik, gorevli koltukta oturan vatandasin biletini istedi va bakti, efendim sizin koltugunuz bir ondeki vagonda yalnis vagondasiniz dedi,, hmmm adam ikimizdende ozur dileyerek kalkti.
    ..hareket saati yaklasinca etrafimizdaki koltukar doldu, genc ve yasli insanlar var, sohbet basladi, bir zat oh oh ne iyi sohbet ede ede yolculuk edecegiz dedi, ama yarim saat sonra herkes horlamaya basladi..

    ......2001 bir yili, is yerinde calisiyorum basima muthis bir agri geldi hep is yeri stresinden,leading hand durumundayim adama yarin siz bu isi yapacaksiniz diyorum, aksam cikista adam baskasina altan yarin bu isi bana verdi bende yarin ise gelimyecegim diyor,ozel islerde adamin gozunun yasina bakmazlar ama bizmki belediye isi, kuvvetli sendika var, adamlarla ugrasmak zor,,,bas agrisi cogalinca en iyisi ben biraz daha tatil yaparsam belki daha iyi olurum diye dusunup yalniz basima turkiyeye gitmeye karar verdim,pazarciligi temizlik isini bitirdigim icin gozum arkada kalacak bir durum yok.

    ..yine malezya hava yollarindan bilet ayarladik ve solugu turkiyede aldik, bu 4 veya 5 haftalik tatil, bu defa kizimin ve damadimin yaninda kalacagim ve stress atacagim,
    ....geldik dinlendik,yakinlari gorduk, ama ne hikmetse basima gelen agri beynimin bir kosesinde bekliyor en ufak bir seyde hemen ortaya cikyor,.......malum otobuslerle turlar yapiliyor, eh bende bu turlardan birine katilirsam hem biraz yer gorurum hemde dinlenirim diye dusundum, kizim ege akdeniz turu ayarladi, galiba asya veya akasya tur sirketindendi..ege taraflarinda izmir haricinde bir yer gormemistim, bir sefer ayvalikda bulunmustum.
    ..gece yarisi goz tepeden otobuse bindik evli bekar 20-25 kadar yolcu vardi,bir zaman sonra herkes birer birer one gelip kendini tanittilar, ben luzum gormedim.bir abi ve kiz kardesde australyadan gelip tura katilmislar, rehber 25 yaslarinda delikanli, 2 tanede sofer var.

    ...tura basladik ama benim yedigim ictigim seyler yine bana zarar vermeye basladilar, havasimidir suyumudur bir turlu anliyamadim yani gaz, ishal.....grupta bir kac tane genc kiz var, bir kac tane bekar delikanli var bir kac evli aile var, orta yaslarda bir bayan ve annesi var baska yasli bir bayan var,,, eeeee tur rehberimiz yolcularla pek ilgilenmeyip genc kizlarla ilgilenmeye baslayinca ortalikda karismaya basladi, galiba tur efesden basladi, bodruma gittik, marmarisa gittik bir plajda cok alman turist vardi bir kosede alman kadinlarin hepsi topless denize giriyorlar,.....meshur caretta kaplumbagalarinin oldugu plaja gittik , ordada bir cok yabanci bayan turist belden yukarisi ciplak denize giriyorlar gunesleniyorlar,herkes eylenirken bende tuvalet ariyordum, ne sans varmis bende,,,,,,,demre de santa claus turbesine gittik, bizim rehber hep kizlara ilgi gosterince tatsizlik iyice bas gosterdi kimi kadinlar agliyorlar, bir iki bayan turu terketti,nerdeyse rehberi dovecekler,,,,,,,....bodrumda gece barlar sokagina goturulduk, bir bara girdik,ilk icki bedava, tabi biz yaslilar gurubu bir muddet sonra ayrildik gencler sabaha kadar eylendiler, bir grup olarak barlar sokaginda yuruyus yapiyoruz her barda canli muzik var gunbur gumbur ses....

    ..devami gelecek.


  • ....demre denen yerde saint nikolas turbesini ziyaret ettik,efsaneye gore bir gece italyan korsanlar oraya gelmisler sandalla kiyiya cikip mezardaki azizin kemiklerini alip italyaya goturmusler, yani lahitin ici dolumudur bos mudur kimse bilmiyor, o bolgeye gelen hristiyanlarda bu turbeyi ziyaret ediyorlar.kasabanin icindeyiz ogle saatleri yemek zamani, bizim rehber hava cok sicak bu sicakta buralarda yemek yenmez isterseniz sizi agaclik icinde yuksek bir yerde balik lokantasina gotureyim orda ogle yemegimizi yiyelim dedi, herkes kabul etti, malum tur soferlerinin ve rehberlerinin anlasmis olduklari yerler ve dinlenme tesisleri vardir,buralara turistleri getirince kendileride bedava yemek yerler,bizde yuksek bir arazide bulunan restoranta gitik herkes balik ismarladi, kendim bir kucuk bira ictim yemek yemedim.....

    .....genc kizlardan biri henuz 16 yasinda caylak rehberimizde bu kiza cok alaka gosteriyor,gencler ve digerleri kardesim kizlari birak bizle mesgul diyorlar, bir yerde marmaris veya bodrumda sirketin sorumlusunu cagirip rehberi sikayet ettiler, rehberde abi istanbula gidene kadar beni isden atma diye yalvardi,bir iki kisi daha turdan ayrildi,,,,bodrumdayken gencler gece klubunde eyleniyorlar tabi saat 12, den sonra fiatlar iki misli, 6-7 kisi bizde cafe gibi bir yere oturduk,hadi size dondurma ismarliyayim dedim ve herkese dondurma ismarladim, bir ana kiz var kiz olan bekar ama orta yasin uzerinde hic evlenmemis ogretmen hanim, oda bana bozuk atti, herkesin butcesi belli niye dondurma ismarliyorsun kardesim gibi, sanki para onun cebinden cikiyormus

    .....bir otelde kaliyoruz asagi kafe gibi, kucuk bir bira soyledim geldi ictim, recepsiyona gittim oda hesabina yazariz dediler, baska birisi gelip yanimda oturan vatandasdan bira parasi istemis grupdan adam oda vermis,,,,bira getirenin otelle alakasi yokmus neyse vatandasa bira parasi verdik once yok ya almam ,bira parasi cay parasi arasaydk milyoner olurduk gibi laf etti almanci,yinede zar zor bira parasini verdim.....

    ..pamukkalede yukardayiz millet mayosunu giyip beyaz sularin icine giriyor gercekten bir doga harikasi,bir yabanci kadinin kamerasinda pili bitmis, kucuk bir bufe var oraya gidip pil sordu, bufedeki adam 12 dolar dedi, kadinin yuzu burustu, almadi tabi,bende yuh olsun tam dag basina gelmisiz dedim kendi kendime...

    ....bodrum,marmaris pamukkale fethiye bolgelerinde bulunduk 9-10 gunluk tur olmali,antalyada sehir icinde bir otelde kaldik, gece yalniz basima biraz carsiyi dolastim,bir gecemi iki gecemi kaldik bilmiyorum, odada mini bar vardi,otelden ayrilirken, recepsiyondaki hatun efendim mini bardan iki bira icmissiniz odiyecekmisiniz diye sordu, yok kardesim ne birasi yahu bira filan icmedim,uyanik otel caisanlarindan biri icmis olmali, odemedim tabi.

    ..fethiyede cok sapa bir yerde ki bir otele goturulduk sahibi sanki oteli bir gun once acmis,yuksek bir kac katli otel degil,odalar filan tahtadan, adamlar yeni cila cekmisler,her taraf cila kokuyor,burdada bir gece mi iki gece,mi kaldik bilemiyorum. iki sofere cay ismarlamistim,kendimde bir bardak cay icmistim,,,,burdada otelden ayriliyoruz, herkese ayri ayri fatura cikariyorlar, bana geldi efendim siz hamburger ismarlamissiniz,yani yemege dahil olmiyan seyler, yok kardesim hamburger filan ismarlamadim.cok kucuk bir cakim vardi ayni kartal gagasi gibi,ustunede oglumun ismini yazdirmistim,bu otelde odadan onu caldilar,para calsalardi o kadar uzulmezdim, cok nadir bulunan kucucuk cep cakisiydi......istanbula donmeden grubun yarisi turdan ayrildilar,tatsizlik var,kimse memnun degil,zaten bir muddet sonra bu tur sirketi iflas etmis.bir ara soferlere birer paket sigara almistim....

    .fethiye taraflarinda bir deniz kenarina gitmistik giderken yol kenarinda pazar vardi,carsi icine vasita birakmiyorlardi, otobusler ve diger vasitalar bir park yerinde duruyor,tramvay veya traktor romorku gib s ozel yapilmis va sitalarla yolculari carsiya indiriyorlar.tarihi bir yer ama isimi aklima gelmiyor, carsilari dolastik, cebimde cok az turk parasi kaldi carsida iki tane doviz burosu var, birine gittim,nerdeyse normal fiatin yarisina doviz bozuyor, almadim digerine gittim oda ayn i sey, her iki buroda ayni sahislarinmis,yani isine gelirse gibi,,,carsinin sonuna dogru bir gurup yuruyoruz, birden bir yagmur bir firtina basladi herkes bir sacak altina dukkan icine kacti,,bende siginacak yer ararken arkamdan koca bir agac dali dustu,yani yarim metre mesafe ile yaralanmaktan kurtuldum...bir veya iki tekne geziside yaptik.
    ....8-10 gunluk bir tur yaptik, stress atalim derken daha cok stress olduk. otobus istanbula yaklasiyor, birisi sofer ve rehberler icin bahsis topliyalim dedi, cogu memnun olmadigi icin bahsis vermediler.yine sabahin erken saatinde istanbulda olduk,telefon ettim damast gelip aldi.istanbulluyuz ama caylak istanbullu olmusuz.

    ..kizim ve kocasi is yerlerinden bir kac gunluk izin almislar, bu arada kucuk kizimda australyadan geldi,,,,,haydi karadeniz sahiline gidiyoruz,izmit uzerinden karadeniz kiyisina ciktik, kucuk bir otelde iki oda ayarlamislar, fena degil sabah kahvaltidan sonra deniz kenarina gidiyoruz aksdam uzeri geri donuyoruz,karadenizde yuzuyoruz, oralarda meshur korsan kayaliklari var ,gorduk, kenarlarinda yuzduk. adamlar 4-5 metre yukseklikden denize atliyorlar, her yil yuzuyorum ama boyle yuksekten atladigim yok,,, cocuklarda kamera var, ben simdi karsiya gecip dalis yapacagim dedim, ancak 3 metrelik yuksekte bir yer buldum ve baliklama suya atladim..
    ........bahsettigim yer kerpe olacak.otel ile plaj arasinda biraz mesafe var yani otomobille gidilecek,,,,otelde calisan bir delikanli var sabah kalkiyorum adam gorev basinda aksam gec saatte geliyoruz delikanli yine calisiyor, yasli bir patronu var ikide bir evladim sunu yap evladim buraya bak diye delikanliya emir veriyor,bir ara genci kenara cektim ya arkadasim sen gunde kac saat calisiyorsun diye sordum, amca bizim saatimiz yok, ben talebeyim sezonluk anlastik,sezon bitiene kadar gece gunduz calisacagim dedi.

    ..plaja giden yol dar,muhitte cok orman kesip yerlesim yeri acmislar, bir metre uzunlugundaki agac kutulerinden yolun bir tarafina bariyer gibi duvar yapmislar yani bir tarafta kacacak yer yok,bir gun yine plaja gidiyoruz, bu dar yolda karsidan iki araba geliyor biri taksi digeri ozel arac allahina kapismislar kafa kafaya yolu kaplamislar,damat cabuk farketti yavasladi,takside yavaslayip diger aracin arkasina gecti,kafa kafaya yuzde yuz bir olumden kurtulduk,sag tarafimizda kacak hic bir yer yok,damat durdu digerleride durdu damat geri geri gelip ya arkadasim siz ne yapiyorsunuz adam oldurmeye mi yola ciktiniz dedi,arabadan 3-4 tane genc erkek cikti hem suclular hem gucluler bize bayagi kafa tuttular,yani gelde girisme,kizlarim araya girdi aman bulasmiyalim basimiz belaya girecek filan arabamiza yuruduk, arkadan adamlarin parmaklarid a kalkti,yani silah olsa al kafalarina SIK,boyle manyaklar yuzunden her gun bir kac kisi ya trafik kazasindan oluyor, yada trafik tartismasindan oluyorlar.

    ..bir kac gun guzel tatil gecirdik sayilir.evde kimse yok, kadikoyun meshur sali pazari vardir,eh bir goreyim dedim atladim minibuse gittim.pazara girdim,oh babam oh pazarcilar bagirip duruyorlar,kimisi mal satmak icin bagiriyor, kimisi musterisiyla pazarlik etmek icin bagiriyor,kafam bir anda sisti gurultuye alisik degilim,aman aman bundan boyle pazara filan gitmem dedim.
    .......tatil cabucak bitti, kizim damadim hava alanina getirip yolcu ettil;er,bir turkiye tatili daha bitti...2007 yilina kadar turkiye tatili yok. kalin saglicakla


  • ..nisan ayi baslarinda 7-8 gunluk tatil yapmistim,uzun zamandir ayni bolgeye gidiyorum, kiraladigim daire denize sifir, insanlar karsi kaldirimdan yuruyus yapiyorlar, kimileri sabah yurur kimileri aksam uzeri, hafta sonlari kasabaya ziyaretciler gelir yuruyus yapanlar biraz daha cok olur.
    .....balkonda oturuyorum karsida bayan yuruyor kucuk bir bebek arabasi itekliyor, allah allah, bebek bu kadar kucukmu diyoruum, aksam uzeri yasli bir zat yine bir bebek arabasi itekliyor yine allah allah bu adamda torununu gezdiriyor diye dusunuyorum.....baska bir gun yuruyerek dairemize gidiyoruz, karsidan yine kucuk bir bebek arabasi itekliyen bayan geliyor,cocuk arabasina bir goz atiyorum , heh heh he bebek yerine kucucuk bir kopek yatiyor..vay be diyorum kendi kendime bu ulkenin kopekleri bile cok sansli hayvanlarmis.
    ......kedinin kopegin sevildigi bir ulkedir, sokaklarda basi bos kedi bulunur ama sahipsiz basi bos kopek bulunmaz,her kopek belediyeye kayitl ve chiplidir.,bol bol veterinerler vardir.


  • 2007 yili turkiye tatili.

    ..32 yil australyada calistim,askerlikden evveli ve sonrasi ile calisma hayatim 40 yili buldu belki gecti,5-6 yil geceleri 12 saat calistim mesaileri hesaba katarsak calisma yillari cok daha uzar,turkiyede insanlar 20 yil calisip emekli oluyorlardi, 40 yil calisma deyince garip garip bakiyorlar,bir cok avrupa devleti emeklilik yasini 67 ye yukseltti,emekli olmak isyeyen sahislar 40 yildan daha fazla calisacaklar.

    .....40 yil calistim diyelim yasda 60 i buldu bu kadar calisma yeter deyip 2006 nin sonunda isimi biraktim, ve issizlige gittim, biraz kosturmaya basladilar,yani is aratiyorlar,
    .uzun zamandir hatunla beraber turkiye tatili yapmamistik,oyleyse 2007 yilinda gidip uzunca Bir tatil yapalim diye dusunduk.2006 da bilet ayarlamaya basladik, erken alinan biletlerde bir hayli indirim oluyor bizde 8 ay evvelinden malezya hava yollarindan gidis donus bilet aldik parasini odedik......turkiyeye inis gunumuz 2 mayis 2007....damadima rica ettim turkiyede babanla bir gorus yapabilirse bizi hava alanindan alsin dedim, sag olsun dunurum gelip hava alanindan aldi,trafikde dur kalk, dur kalk, ataturk hava alanindan cevizliye 2 saat de geldik...

    .......anamin dairesi var ama muhiti pek sevmiyuorum biraz da carsilara uzakta,hatun ablamda kallacagiz demisti,mecburen baldiz hanimin evine gittik,esi vefat etmisti bir kiziyla yasiyor,yerlestik dinlendik,,,,2001 bir yilinda geldigimde bol bol ishal olmustum bu defa bir kac paket ishal hapi getirdim, neyse bu defa,fazla rahatsizlanmadim.
    ....australyadayken turkiyen tatili programi yapmistim 3 ay kalacagiz hep istanbulda evde oturmak olmaz tabi....eh turkiyeye gelirken evde ne kadar altin cinsinden bir seyler varsa attik valize,zaman icinde hatun bir suru bilezik almis...2 mayisda istanbula indik dunurum iyiki bu gun geldiniz dun gelseydiniz hava alanindan disari cikamazdiniz bir mayis dolayisiyla tum yollar trafige kapatyilmis bir cok vapur ve tren seferleri iptal edilmis.

    .......tatilin ilk ayagi.. urgup ghoreme oldu, daha evvel hilaye gibi yazip arsivime koymustum, simdi bnuraya aktaracagim hemde kendim okuyup nostalji olacagim.

    …….Kapadokya’ya dogru.
    Hep resimlerden veya dokumanter televizyon filimlerinden gorurdum Kapadokyayi.., Peri bacalarini ve magara gibi yamaclara oyulmus kiliselerini cok merak ederdim..Resimlerden veya tv,den gormek baska oluyor, birde oralara gidip, dolasip inceleyip insanin kendi gozleriyle gormesi ve tarihleri hakkinda bilgi almasi tabiki cok cok degisik bir sey oluyor..
    ……Turkiyeye tatile giderken kendime gore bir program hazirlamistim,suraya giderim buraya giderim diye, birde ne varki haritayi elimize alip baktigimiz zaman gidecegimiz yer gercekten cok uzakmis gibi gozukuyor,ama gitmek gormek, ogrenmek isteyen kisiler icin bu yollar o kadar uzun gelmiyor tabi.
    …..Evet Kapodokya gezisinide yapmis oldugum programin icine soktuk ve turkiyedeki ilk gezim Kapadokya ,ya oldu, havalar isinmadan gittik geldik, yaz aylarinda oralari 40 derecenin uzerine cikarmis diye duymustum.Sansimiz varmis hava cok guzeldi, sadece bir gun onbes dakika kadar sagnak yagmura yakalandik..
    ……Persembe gecesi saat 12.00 Ets, tur otobusu Kadikoy evlendirme dairesi otoparkindan hareket etti, $ehirden siyrildiktan sonra rehberimiz once kendini sonra kaptani ve transport gorevlisini takdim etti, yine hepsine kuvvetli bir alkis verdik, biraz sonra kutu icinde yiyecek ve icecek verildi,gece karanligi icinde yola devam ettik.Bolu Gokdemir tesislerinde ilk 45 dakikalik molamizi verdik, sonra yine yola devam. Ettik. Ankarayi icinden gectik hatta bir yerde iki bayan yolcu alindi, bundan sonraki molamiz, Aksarayda Orhan agacli tesislerinde oldu, kimileri sabah kahvaltisi ettiler,…Kahvaltidan sonra gezimiz basladi. Ilk durak bir krater golu olan Narlikuyu krater golune gittik, sabahin erken saatinde bir hayli ayazdi, ceketlerimizi giymeye mecbur olduk, burda resim cektik kayit yaptik…Selcuklardan gunumuze kalmis olan Agzikarahan kervansarayi,daha sonra tepesidelik han ile Alayhani,nida panaromik olarak gordukten sonra…..….Burdan Hititler zamanindan kalma derin kuyu sehrine girdik, topragin altinda adeta oyma bir saray, tam yedi kat, don don asagiya dogru iniyorsun, icinde ambarlar, ahirlar, su kuyusu bile var, bazi kemer kapilari cok alcak egilmeden gecilmiyor, icersi guzel havalandirildigi icin temiz hava var astimlilar icin filan bir tehlike yok. Her odada rehberimiz bir seyler anlatiyor. Kuyunun derinligi dahil tam 55 metreye kadar iniliyor, yani topragi kaza kaza dusmanlardan korunmak icin bir sehir yapmislar, akil kari is degil yani..

    ……Burdan sonra otele yerlesiyoruz, odalarimizi buluyoruz, verilen serbest zamandan sonra tekrar otobusumuze biniyoruz, Bir yerde oglen yemegi yedikten sonra sehiri kus bakisi gormek icin Uchisar kalesine cikiyoruz, resimler cekiyoruz, kimileri hediyelik esyalar aliyorlar, pazarlik yapmasini bilmezseniz, kazi kazi kaziklan olunuyor,.daha sonra kus saraylari ile meshur guvercinlik vadisini ve uclu birlesik ve tek peri bacalari ile meshur olan pasabag mevkisini geziyoruz, tabiki gezi olurda alisveris olmazmi, Onyx atolyelerinde tasin tarihcesi ile ilgili bilgiler aliyoruz, yesil islenmis taslar ve gumus esyalar satiliyor, tabiki kapidan iceri girince caylar ve drinkler hemen ocaktan oluyor, bir gumus alyans sordum, 55 ytl dedi, almadim, geri donunce istanbulda aynisini 20 ytl.ye aldim.Burdan Dervent,e hareket ediyoruz, Kayalarin ve peri bacalarinin hayvan seklinde erozyana ugradigi bolgeyi goruyoruz, gercekten peri bacalari bir doga harikasi milyonlarca yilda bu hale gelmisler,,Burda birinci gunumuz bitiyor, otele geliyoruz, banyomuzu aldiktan sonra asagiya yemege iniyoruz, Otelin adi Perissia cok guzel bir otel, bu otelde kalmak icinde adam basi her gece icinde extra 50 ser ytl verdik..
    ……..
    …….Yeni bir gun basliyor, Sabah kahvaltisindan sonra uc guzeller peri bacasini goruyoruz,,, 40 kapi 4 makam felsefesi ile egitim veren dergahlarin en buyugu olan Haci Bektas veli dergahini gezmeye basliyoruz, ilk olarak ana kapidan girerek ucler cesmesinin onunde duruyoruz, resim cekiyoruz, rehberimiz anlatiyor, sonra ikinci kapidan gecerek Nadar avlusuna giriyoruz, burda aslanli cesmeyi gordukten sonra yemekhane ve meydan evini geziyoruz, icerde bir cok resimler cekip, kayit yapiyorum..Burda isimiz bittikten sonra bir tepeye cikiyoruz, burda delikli kaya var, bir tarafindan kucuk bir kapidan iceri giriliyor, tavandaki kucuk bir delikten yuzunuz kayanin icine baker vaziyette bu delikten kendinizi disari cikariyorsunuz,. Efsanaya gore birisi buraya cile doldurmaya girmis sonra yumrugunu magara tabiri kayanin tavanina indirmis delik acmis ve ordan cikmis, bir cok kisiler ayni seyi yaptilar fotograflarini cektim, ama ben kendim cesaret edemedim. Tepedede bir ozanin heykeli var kim oldugunu hatirliyamiyorum
    ….Tekrar Kapadokya bolgesine donuyoruz, bu sefer bir hali imalathanesine ugruyoruz, caylar kahveler ikram ediyorlar, sonra atolyeye giriyoruz, burda bir kac bayan hali dokuyor, onlari goruyoruz..Ipek kozolarinin nasil islendigini gosteriyorlar ve bizi show odasina davet ediyorlar, duvar kenarlarindaki siralara oturuyoruz, basliyorlar halilari ayaklarimizin altina sermeye. Ipek halilar yun halilar yuzlerce haliyi aciyorlar….Burdan sonra oglen yemegi yiyoruz,, sonra goreme acik hava muzesine hareket ediyoruz, ilk olarak St basil. St Barbara Elmali yilanli yemekhane, carkli tokali kiliselerini geziyoruz, kayalarin icine oyulmus kiliseler,tepelerinde peri bacalari var,buralardan ayrildiktan sonra saraplariyla meshur Turasan sarap mahzenlerini geziyoruz sarap tatmak test yapmak bedava,yan tarafta asmali konak var disardan birk ac fotograf cekiyorum, videoya kayit yapiyorum, maalesef o dvd de bozuk cikti yarim saatlik cekimlerim bosa gitti…Boylece bir aksam daha oluyor. Aksam semah gosterisi ve danslar varmis adam basi 25 ytl semah gosterisini kacirmak istemiyorum parasini oduyorum, birk ac saat sonra bizimkinin eli ayagi kesiliyor, rica edip parami geri aliyorum, en cok gormek istedigim seyi,de boylece kaciriyorum…..Bu arada bir yerde porselen atolyesine gidiyoruz.burdada once ikram sonra atolye gosterisi ve show odalari…. kizil irmagin kenarlarindan geciyoruz, kirmizi bir toprak cikariyorlar, tugla kiremit yapiliyormus, etrafta cok tugla harmanlari var..

    ..Yine sabah oldu yine otobusumuzdeyiz,Hasan dagina dogru yol aliyoruz, kizil manastiri gorerek ihlara vadisine geliyoruz, toplam uzunlugu 12 kilometre olan Melendiz cayinin yillar icinde asindirdigi bu vadide bulunan kiliseleri geziyoruz, hemen hemen 400 basamak kadar merdiven inip dere kenarindaki patika yollardan kiliseleri geziyoruz, cok guzel bir vadi inerken iyi oluyor ama geri yukari cikarken 4oo basamak da insanin nefesini kesiyor yani.,burdan selimiye koyundeki muhtesem peri bacalarini gordukten sonra geriye donusumuz basliyor. Aksaraya hareket ediyoruz burda oglen yemegi yiyoruz, daha sonra $erefli Koc Hisarda tuz golunde bir mola veriyoruz, gol uzerinde bir hayli yuruyoruz, kocaman bir gol, bir kac resim cekiyorum. Tuvalete girecegiz, adam kapilarina turnike koymus, once veriyorsun parayi sonra turnike aciliyor, ve yapiyorsun isi. Valla turkiyede tuvaletlere bir servet verdik sayilir, 50 kurus ile bir lira arasi degisiyor,….Aksamin gec saatlerinde Kadikoyde oluyoruz bu gezide boyle bitiyor.
    Peri bacalari gercekten bir doga harikasi seyler, daglari ormanlari nehirleri her yerde gorebilirsiniz ama bu peri bacalarini dunyadaki hic bir ulkede goremezsiniz…Gittim gordum pisman olmadim memnun oldum, sevindim,… Bu doga harikasi yerleri gormek insallah bir gun sizlerede nasip olmasini diliyorum.

    Okuyanlara tesekkurler.
    Sir.altan
    Mayis.2007


  • @sir-altan Pazar kahvesi eşliğinde anılarınızı okumak çok keyifliydi, elinize emeğinize sağlık


  • ..1 august sali sabahi, dun aksam ozi kizlar kanada takimini yenip 16 ya kaldilar iyi haber.japon kizlari ispanyol kizlarini dagittilar 4-0...kis mevsimi dun ogleden sonra hava sicakligi 23 dereceydi....

    .....2007 turkiye tatiline devam edelim,hayat kisa ve yillar cabucak gelip geciyor,zamanimizi degerlendirmemiz lazim sonraya biraktigimiz seyler icin hep gec oluyor.....bu defa yine malezya hava yollari ile turkiyeye gitmeye karar verdik, ucagimiz sydneyden havalanip brisbane sehrine indi,transit salona gectik gece gec saat, cebimden okuma gozlugumu cikardim cercevesi kiriliverdi bendede panik basladi,gozluksuz okumam ve yazmam cok zor. icerde bir gazete bayisi var girdim baktim o numarali gozluklerden satiyorlar 3-5 dolarlik gozlugu galiba 12 veya 15 dolara aldik.

    ..sydney hava alanina cocuklarim getirmisti icerde biraz duty free shoplara baktim, simdiye dek hep filmli kameralar kullandik devir degisiyor, digital kameralar cikti,kucuk bir olympus camera beyendim kartiyla filan 300 dolarin uzerinde, dubai hava alanindaki duty free shoplari biraz daha ucuz, ordan alirim dedim, gumrukten gectik ic salonda yine duty free shoplari var cogu kapanmak uzere, baktim ayni kamera burdada var fiati 330 dolar aldim baktim, karti kac mg diye sordum adam galiba anlamadi hadi senin icin 315 dolar olsun dedi. galiba 7 mg pixelli kamera olacak uzak icin teleskopik lensi var. boylece ilk digital kamerami almis oldum...

    .......oyle boyle uzun yolculuktan sonra turkiyeye indik baldiz hanimin evine yerlestik,eh gozluk lazim.austrlyada kimse gozluk tamir etmez, cercevemi kirildi yenisi al... baldiz hanim kartalda bir gozluk tamircisi var dedi. atladik minubuse ve kartala gittik eski istasyonun karsisinda han icinde bir dukkana goturduk gozlugu tamirci galiba 12 liraya yaparim dedi, iki saat sonda gelin dedi, adam cerceveyi kaynatmis boyamis tamir oldugu bile belli olmuyor.....

    ......australyada bir yoldan karsiya gececeksek once mutlaka sagimiza bakariz cunku vasitalar sag tarafimizdan gelirler, eh gozlukcuden ciktik ben hatun, baldiz caddede yuruyoruz, karsiya gececegim sag tarafima baktim, gelen vasita yok sol tarafta sanki otobus gidiyor, kaldirima ayagimi attim otobusde aci aci kornasina basti,bir adim daha atsam otobusun altinda kalacagim,iste turkiyede yoldan karsiya gecerken sol tarafimiza bakacakmisiz onuda ogrendik sayilir.....

    ...turkiyede ikinci gezimiz karadeniz bolgesine turla gitmek oldu, daha evvel yazmisdim, simdi arsivimden alip buraya Aktaracagim yaslilik iste bazi harf ve kelime hatalari oluyor onun icinde ozur dilerim.

    Istanbuldan ciktim yola Karadeniz.


    …………..Karadenizde dedelerim tarafindan kan bagim var.Simdiye kadar dedelerimin memleketini gormek kismet olmamisti,icimde cok merak vardi, gerci egitici programlarda goruyorduk ama, insanin kendi gozuyle gormesi tabiki daha baska olacakti.Bu tatilimde elime bir firsat gecti ve esimle beraber ETS. Tur ile 10 gunluk bir Karadeniz turuna ciktik.

    …………….Cuma aksami saaat 12.oo de Kadikoy evlendirme dairesi oto parkindan hareket ettik, bir kac dakika sonra rehberimiz Bulent kendini, kaptani ve yardimcisini takdim etti, herkes icin kuvvetli bir alkis verdik.Biraz sonra karton kutular icinde sandovic ve drink verildi, daha sonra Adapazari ve Bolu arasinda ilk mola verildi 45 dakikalik moladan sonra yola devam ,bir cok kisiler uyudular,sabah gun isinlari sacilirken yine Osmancik civarlarinda bir yerde ikinci mola verildi, burda herkes kendi cebinden sabah kahvaltisini etti.camdan bakiyordum her taraf yemyesildi, sularla doldurulmus tarlalarda ekilmis bir seyler vardi cok resimlerini cektim, sonradan bunlarin celtik olduklarini ogrendim..otobusumuzde 34 yolcu vardi,daha henuz kimse kimseyi tanimiyordu, ilk duragimiz Samsun oldu, buyuk bir parkin icinde olan Ataturk anitina gittik,orda bir hayli resim cektik,yakinlardaki dukkanlari dolastiktan sonra otobusumuze binerek,Biraz otede ve deniz kenarinda olan Ataturkun samsuna gittigi Bandirma vapuruna geldik, gemi, orijinalin kopyasiymis, burda-da bir cok cekimler yaptim, her taraf civil civil ve yemyesildi….Buyuk bir talihsizlik olarak kameramdaki dvd bozuk cikti Samsunda ve Sumena manastirinda cekim yapmis oldugum kayitlar cope gitti, dvd,yi kurtarmak icin cok ugrastim ama kurtaramadim.20 dakikalik cekim heba oldu.

    ………...Samsundan sonra yolumuza devam ettik, amazon kadinlarinin yurdu Carsamba ,Terme Unye Fatsa Persembe uzerinden Orduya hareket ettik bu arada onunde amazon okcusu olan bir dinlenme tesislerinde ogle yemegi yedik Rehberimiz Bulent amazon kadin savascilari hakkinda cok bilgi Verdi, iyi ok atmak icin de sol goguslerini aldirirlarmis,,Bolamanda haznedaroglu koskunu ziyaret ettik,,yason burnu ve kilise gezisinden sonra Orduya vardik. 475 m yukseklikteki Boz tepeye cikip orduyu seyrettik, Findik reyonuna ugrayip findik aldik.,gece konaklamak icin deniz kenarinde bulununan baliktasi oteline yerlestik, dus aldiktan sonra asagi inip aksam yemegimizi yedik ve odamiza cekildik.
    ……Sabah otobusumuz hareket edince rehberimiz oturdugumuz yerde egzerzis yaptirdi findik toplayip digerlerine attik.bundan sonra tur,a katilanlar bir bir en ondeki mikrofona gelip kendilerini tanitmaya basladilar.Grubumuz gercekten burokrat ve ekabirler grubuydu,cok iyi insanlardilar ama hic bir zaman resmiyeti elden birakmiyan kisilerdi, 10 gunluk seyahat boyunca hep hanfendi,beyefendi diye bir birlerimize hitap ettik..
    …Ordudan ayrildiktan sonra yine sahil yolundan Trabzona hareket ettik, burda Ataturk koskune ciktik.ama nasil daracik bir yoldan koskoca otobusle ciktigimizi gelinde bana sorun, kosku gezdik icerde resim cektirmediler disarda resimler cektik, sonra ayasofya gezisi yaptik tepelerden Trabzonu seyrettik.sehirde serbest gezinti yaptik,bir yerlerde ogle yemegi yedik galiba Nihat usta olacak guzel bir kofteciydi, gumusculer magazasina girdik, oralarda bir yerde Sumena otelinde kaldik,….. Garibime gitti karadeniz !!, daglarin eteklerine konulmus sehirler. Findik bahceleri, cay bahceleri, yamaclardaki evler, her dort eve bir cami, hemde tepelere kurulmus cogu 3 serefeli camiler. yemyesil tepeler asagilarda azginca akan nehirler. Daracik yoldan otobusle Sumela manastirina cikiyorduk, yolumuzun sag tarafinda azgin nehir akiyor,sol tarafimiz dim dik kayalik yamaclar, iste tam o sirada onumuze buyuk bir koyun surusu cikti dort tane coban onlari yaylalara goturuyorlarmis, koyunlarin kacacaklari bir yer yok, sagimiz azgin nehir solumuz sarp yamac.bir muddet kagni arabasi gibi koyunlarin arkasindan gittik, yol biraz genisliyene kadar suru onumuzde gitti, biraz bosluk olunca cobanlar butun Gayretlerini sarfederek suruyu yolun kenarina cektiler.
    ….Trabzondan ayrildiktan sonra icerlere dogru hareket ettik,Macka gumushane ve Bayburt uzerinden Erzuruma geldik, kimi yerler yemyesillik, kimi yerler boz kir yada hic bir bitki yetismeyen tepeler,.Gumushaneye gelmeden bir yerde karaca magarasi varmis, programda olmamasina ragmen kaptanimiz yolu degistirip magara yoluna sapti 5 veya 6 km.lik bir dag yoluna girdik, daracik ve cok virajli bir yol virajlarda eksi arti hic tolerans yok, yani manevra yapma sansi yok. selavat getire getire magaraya geldik,,,,Alanyadaki damlatasi magarasi gibi bir sey ama cok guzel tavandan sarkan kirecli maddeler sanki sacaklardan sarkan buzlar gibi ama bunlarin rengi bal renginde ne yazikki burdada resim cektirmediler…Erzuruma gelmeden evvel zigana gecit tuneli onunde durduk otobusden inip cay ictik, hatira resimleri cektik ..Aksam karanliginda Erzuruma vardik sehir girisinde Polis control yapiyordu, otobusumuzu de durdurdu, sofere nerden geliyorsun dedi, soferde Trabzondan dedi, Sonra merakli memur otobusde kimler var diye sordu, sofer yine rahatlikla misafirler var dedi,Merakli polis ya oylemi hadi devam edin deyip yolu acti, bende az daha gulmekten yerlere yatacaktim yani,

    ..Erzurumun disinda palan doken daginin eteklerinde Polat renaisses oteline yerlestik, 5 yildizli sahane bir otel bizim odamizda 6,ci katta filandi,palan doken dagina bakiyordu..karsi tepelerde kar vardi,asagida kayakcilari tepelere tasiyan telefrik vardi otel odamdan biraz resim cektim birazda kayit yaptim.Sabah kahvaltisindan sonra sehire indik, ince minare,eski kongre binasi 3 kumbetler, oltu carsinini ve gorulecek tarihi yerleri gordukten sonra meshur cag kebabcisina girip ogle yemeginde cag kebabi yedik, gercekten tadi damagimda kaldi, Birkac Erzurum evini de ziyaret ettik.
    …..,Hayatimda ilk defa bu kadar bol cocuklu bir sehire girdigimi zannediyorum masallah cocuk kayniyor sekiz on yaslarindalar,daha ufaklarida var ama hepside cin gibi, cok akilli cocuklar bilmedikleri yok gibi, bakkaldan seker alip bir coklarina verdim bazilarinla resim cektim.
    ……Erzurum ziyareti bitince yine yola koyulduk,. Kackar daglari uzerinden Rizeye dogru ilerlemeye basladik.Ispirde mola verdik kuru fasulyesi cok meshurmus bende bir kilo aldim, Istanbula gelince pisirdik, Erzurumdan uzaklastikca yukselmeye basladik, karsilarda tepelerinde kar olan daglar goruyorduk,gordukce resim cektim videoya aldim sahane manzaralardi.bir cok yaylalardan gectik, , biz ilerledikce gordugumuz karlar daha cok siklasip bize yaklasiyordu yada biz onlara yaklasiyorduk,sanki kervan gecmez kus ucmaz yollarda gibiydik. 2800 mete yukseklikteki ovit gecidinde duruyoruz otobusun transport gorevlisi cay yapiyor disari cikiyoruz etrafta durmus kar va ama Karin yuksekligi bir metreden fazla, disari cikmadan ceketlerimizi giyiyoruz, bazi gencler kar topu oynuyorlar bir iki tanesi yol kenarindaki Karin ustune yatiyor, Karin yuksekligi en az 1. metre sanki 3 gun icinde dort mevsim yasiyoruz,, caylarimizi bitirdikten sonra otobusumuze binip yolumuza devam ediyoruz, kaptanimiz Eyup kaptan Trabzonlu ve cok usta sofor..bu arada yolumuz uzerinde Hamsi koy diye bir yerde duruyoruz sutlaci cok meshurmus sutlac yiyoruz,Yaninda kahve var bir turk kahvesi iciyorum,Yolun kenarina siyah beyaz renklerde iki tane inek heykeli koymusler, aralarinda,da bir timsah var,Avustralya aklima geliyor,timsahlari bol olan bir ulkedir. sonra Rizenin ikiz dere ‘ sine variyoruz,. Dere kenarinda iki katli otele yerlesiyoruz, galiba Genesis oteli olacak sakin ve kalabaliktan uzakta bir yerde. Odalarimizda kaloriferler yaniyor, dus aldiktan sonra yemege iniyoruz, burda butun masalari birlestirmisler, dort bes masa birlesmis her kes karsi karsiya oturuyor. Yemek yerken dj canli muzik caliyor, yemek bitince gruptan sesi guzel yasli bir bayan mikrofonu alip sarkilar soyluyor soyledigi sarkilarla bizleri yillarin gerisine goturuyor, hep beraber tempo tutup agzimizlada bayana eslik ediyoruz,….
    Isleri bitten garson, ahci,kapici gorevli piste geliyorlar ve horon tepmeye basliyorlar,ne kadar hizli bir oyun hepsi ter icinde kalmalarina ragmen bikmadan usanmadan oynuyorlar, bizlerden bir kac kiside aralarina katiliyor ama ayak uyduramiyorlar, sonra muzik degisiyor, kurtlarini dokmek isteyen cikiyor piste,hele iki tane guzel ve genc kiz kardesimiz bir dokturuyorlar, bir dokturuyorlar vucutlarinda oynatmadik yerleri kalmiyor.kultur turlari biraz yorucu geciyor,biz odamiza cikiyoruz.…
    ……..Rizedeyiz… iste esas heyecan burda basliyor,cunku yaylalara cikiyoruz,cay fabrikasini gezdik bazi kimseler satis magazasindan cay aldilar, sonra kumas magazasini gezdik ordanda bir cok kisiler hediyelik aldilar,Camlihemsinde dere kenarindaki dere restorantta ogle yemegi icin gidiyoruz,kapida kucuk bir cocuk gayda calarak bizi karsiliyor,yerlesip karnimizi doyuruyor ve caylarimizi iciyoruz. Restorant tam derenin ustune kurulmus gibi altimizdan saril saril dere geciyor, bembeyaz kopuklu bir dere , yemekten sonra restorant gorevlileri ortaya gelip horon tepmeye basliyorlar kucuk delikanli yine gaydasiyla onlari costuruyor

    …..Yemekten sonra zil kalesine dogru yola cikiyoruz,munibuslere bindik, yollarda tamirat var, yollar cok dar,bir taraf derin ucurum diger taraf sarp yamac, sanki tepemizden kayalar asagiya duseceklermis gibi geliyor. Yol ancak bir arabalik, karsimiza bir kamyon cikti bir birine tos vuracak koclar gibi karsi karsiya geldik 3 munubus yavas yavas geri gittiler dag yollarinin da kendine gore kanunu varmis.daracik bir yerde aynalar birbirine carparcasina milim milik ilerleyip her iki tarafda gecti, yillardir araba kullanirim sehirlerde gezdigim kadar dag baslarinda da gezdim ama hayatimda ilk defa bu yayla yolunda korktum, neyse zar zor, zil kaleye geliyoruz, tam tepede nasil ve nicin bu kadar yuksek kus konmaz kervan gecmez yerde kale kurulduguna akil erdiremiyorum, rehberimiz kalenin tarihini anlatiyor, kaleye gelmeden evvel de venediklerden kalma tek kemerli kopruleri goruyoruz, kale ziyareti bitiyor, bir grup tamam diyorlar biz buraya gelene kadar yeterince korktuk, biz daha yukari cikmayacagiz diyorlar, bizim hatunun da kalbi var, gel istersen bizde donelim diyorum, yok hayir diyor buraya kadar geldik, burdan ileriye de gidecegiz diyor, ondan sonra esimin ismini bayan cesuryurek olarak degistirdim….Bir munubus dolusu insan geriye gidiyor yemek yedigimiz restoranda bizim donmemizi bekliyecekler. Yola devam ediyoruz, biraz sonra yol duzeliyor, hey be otoban diyoruz, geriye donenleri kiniyoruz,biraz sonra oyle bir yollara giriyoruzki hep bayir yukari ve virajli hemde toprak,herkesin sesi solugu kesilmis sekilde bir cogu da geldigine pisman oluyor. Bir tarafimiz dag diger tarafimiz ucurum asagida azgin nehir akiyor. Biraz ilerde yol genisliyor yol calisanlari var, rehber inip soruyor, ilersi nasil diyor. Karadeniz sivesiyle cevap veriyor adam yol eyudur gidin bir sey olursa biz burdayiz diyor. Oralarda bir sey olursa bir kaza olur, kaza da ucuruma yuvarlanmak demektir. Kan ter icinde yolumuza devam ediyoruz, toprak yola yukardan kar sulari akiyor,araba patenaj yaparsa felaket ama usta sofor,ustalikla arabayi kaydirmadan sudan geciriyor,heyecanli bir yolculuktan sonra yaylaya cikiyoruz,Meshur Ayder yaylasiymis, yayla evleri var ama kimseler yok o sirada yagmurda basliyor, zaten kara denizde senenin 300 gunu yagmur yagarmis.kucuk cami gibi bir sey var kenarlarina siginiyoruz, yagmur altinda arabalara binip geri donuse basliyoruz, yine heyecanli ve nefes kesici bir yolculuktan sonra dere kenarindaki restoranta geliyoruz, bazilari yukari gelmedikleri icin asagidakileri kiskandirip yukarinin cok guzel oldugunu yollarin cok duzgun oldugunu soyluyorlar,bazilarida iyiki gelmediniz diyor, asagida kalanlarda bol bol horon seyretmisler.,,, Hep beraber otobusumuze binip yakindaki otelimize gidiyoruz.

    ……Rizede dedeman otelinde iki gece kaliyoruz, canli muzik var yemekten sonra esimle dans ediyoruz,arada bir kadeh de raki iciyorum,,,,Rizeden Hopaya gidiyoruz, borcka uzerinden Artvin’e dogru yol aliyoruz, yollar bozuk ve cok virajli baraj ve yol calismalari var yollar gercekten cok virajli done done yukari yukseliyoruz, zirvede cankurtaran gecidinde durup fotograf molasi veriyoruz, tekrar yola koyuluyoruz, duz yol olsa bir kac saatlik yol ama virajli oldugu icin cok uzun suruyor…Artvin,e geliyoruz, sehir disinde munubuslere biniyoruz, done done bizleri sehirin tepesindeki milli parka cikariyor cok guzel bir yer burda parkda gezinti yapiyoruz, cay iciyoruz, boga guresleri yapilan kucuk arenanin fotgraflarini cekiyoruz, kamerelar devamli el degistiriyor, her kes digerine resim cektiriyor, Artvin carsisina iniyoruz dagin yamaclarina kurulmus kucuk bir sehir. iki saat serbest zaman veriyorlar, hem geziyoruz, hem ogle yemegi yiyoruz, daglarin yamaclarina kurulmus bir sehir, dimdik bir ana caddesi var, fakat insanlarini cok sevdim sicak kanlilar ve yabani gormus gibi bakmiyorlar.Artvinden tekrar Hopaya dogru yola cikiyoruz, sikici bir yolculuk oluyor, coruh nehri kenarinda saatlerce gidiyoruz, avrupanin en hizli akan ikinci nehriymis bir cok tunnel ve koprulerden geciyoruz,artik tunellerin ve koprulerin isimleride degismis, viyaduk diyorlar.…..Hopaya geldikten sonra kaptanimiz direksiyonunu batum’a dogru ceviriyor ve kendimizi sarp sinir kapisinin onunde buluyoruz, hatira resimleri cekiyoruz, cektiriyoruz,iki sinir kapisinin onu plaj, denizde yuzen insan farkina varmadan bir metre ileriye gitse gurcustana gecebilir. Zaten kiyidan biraz acikta bir samandira baglanmis burdan otesi gurcustan oldugunu isaret ediyor..sarp kapisinida gordukten sonra rizedeki dedeman oteline geliyoruz, boylece Rize macerasi burda bitiyor

    .
    …..Sabahleyin otobusumuze binip Giresuna dogru yola cikiyoruz, yol uzerinde ki surmenede durup meshur bicakci dukkanlarini ziyaret ediyoruz,bir caki beyeniyorum 35 milyon diyor dukkan sahibi, amerikadan smith Weston cakisi getirtsem yari fiyatina olur, baska bir kucuk cakiyi 8 milyona aliyorum sirf hatira olsun diye, cakiyi acmak icinde ya kerpeten yada pense lazim. Giresuna geliyoruz. Giresun kalesi ve topal osman anitini ziyaret ediyoruz.Giresundan evvel uzun gole gidiyoruz, ogle yemeginden sonra uc munubusle yaylaya cikiyoruz, buradada heyecanli bir yayla yolculugu oluyor…..Hava kararirken eski yol uzerinde kalan otelimize gidiyoruz,

    ………..Giresunda sabahleyin otobusumuze binip Sinop’a dogru yola cikiyoruz, eski karadeniz yolu cok dar ve cok virajli yeni yol acildigindan artik bu yolu kullananlar cok az,yorucu bir yolculuktan sonra sinop’a variyoruz, Sinopu geziyoruz, cok guzel bir yer eski mahkumlardan olup simdi kapanmis olan hapisheneyi gezdiren adamla konusuyorum ama hapishaneyi ziyaret etmiyorum, kalenin ustune cikip resim cekiyorum, gumruk iskelesinde yuruyus yapiyoruz,deniz kenarinda bir bardak bira iciyorum. Buranin insanlarida artvin dekiler gibi temiz ve kibar insanlar hayran oldugum sehirlerden biride burasi oluyor. Bir coklari meshur sinop mantisini yiyorlar, ben kofteyi tercih ediyorum, cokca-da model gemi satan dukkanlar var, icerden ve disardan gemilerin resimlerini cekiyorum bir tanede hatira olsun diye aliyorum

    ………..Sinoptan yola cikip Kastamonuya geliyoruz, burda kisa bir gezintiden sonra ilgaz daglarinda bir yerdeki otelimize gece karanliginda variyoruz, bunglov sitilinde bir otel yuksekte ve orman icinde .yakinlari kayak merkeziymis havada bir hayli soguk. .. sabah erken kalkip ormanda esimle bir yuruyus yapiyoruz, Otelin onunde kagni arabasiyla cepheye cephane tasiyan bir kadin heykeli var.ismi $erife baci, galiba ayni heykel Kastamonuda,da var. saatimiz gelince yine otobusumuze binip Safranboluya dogru yola cikiyoruz, bir muddet sonra Safranboluda oluyoruz, once hidir tepesine cikip sehire yukardan bakiyoruz, vaktimiz cok, meshur safranbolu lokumcusuna giriyoruz, lokumun nasil yapildigina dair slayt gosteriyorlar. Ben bol bol Safranbolu evlerinin resimlerini cekiyorum, ne yazikki bu dvd kasetide bozuk cikti cektigim resimler havaya gitti Safranboluya gelmeden evvel cok eski ve tarihi. Bir yoruk koyunde ogle yemegi yiyiyoruz, menu gozleme ve ayran, ustune kahvemizide iciyoruz. ……Safranbolu son duragimiz, burdan sonra Istanbula dogru yola cikiyoruz, Karabuk demir celik isletmelerinin yanindan gecip ana yola cikiyoruz ve kaymak gibi yol basliyor. Gece saat 21.00 de filan Istanbulda oluyoruz ve karadeniz turuda boyle bitiyor, aslinda yazacaklarimin yarisini bile yazamadim, onlarida tatli hatiralar olark kendime sakliyacagim, , zaman zaman dvd.lerimi cikarip seyredecegim….. Karadenizde biraz kan bagim var, dedelerimin memleketini gormek istemistim gittim gordum,bir fikrim oldu,en azindan karadeniz denince nasil bir yer oldugunu ogrendim bir gun sizlerinde imkanlariniz olursa mutlaka bir karadeniz turuna katilin ve sizde gorun…..Aslinda karadeniz ile kan bagim var darken hata yapmis oldugumu anliyorum, ben Turkum benim vatanim Turkiye, Turkiyenin her karis topraginda kan bagim var,Elime firsat gectikce durumlar musait oldukca butun yurdumu bastan asagiya gezmek isterim.
    ..Saygilarimla,
    Sir…Altan tarafindan yazilmistir.
    Merak edip okuyanlara cok tesekkurler.

    ...efendim gezi gurubumuzda birde yasli dis profesoru vardi,bir cesit tedavi sistemini turkiyeye o getirmis,arasira sohbet ediyoruz, adam anlatiyor, bir konferans icin australyaya gitmis, tabi gumrukte biraz SIKISTIRMISLAR esyalarini aramislar adam cok kizmis, yahu ben profesorum konferansa katilmak icin geldim diyorum ama gumruk memurlarinin umurunda bile degil diyor irkciliktan filan bahsediyor,.iste bir yerde turk pasaporunun degersizligi. 2019 yilinda turkiyeden donerken doha da ucak saatini bekliyoruz yan kanapede bir kari koca var baktim ellerinde turk pasaportu, selamlastik tanistik,ogullari okumak icin australyaya gelmis sonra burda evlenmis, iste anne ve babada ikinci sefer 6 ayligina ziyarete geliyorlar, ingilizceleri yok boarding zone usulu oluyor, ayni zone icindeyiz, ucaga binmelerine yardim ettim, sydneyde indik pasaport sirasinda yine karsilastik, adam yardimci olurmusunuz dedi, onumdeler gumruk memuru onlari cagirdi bende yanlarinda gidip bunlarin ingilizceleri yok yardimci olmak istiyorum dedim, memur okay dedi, hangi sehirden geliyorsunuz, ilk defami geliyorsunuz diye iki soru sordu ve pasaporta damgayi basti..belki adamina hore muamele yapiyorlardir.

    ....karadeniz gurubumuzda yine bir zat var ekonomist midir, akamemisyenmidir anliyamadim bir kac ulke gezmis, sohbet ediyoruz, bir yil kadar evvel amerikada bir ucak hava alanina inis yapacak onde tekeri var teker yuvasindan cikiyor ama yan duruyor yani ucagin burnu gibi duz olmuyor,eh ucak yakiti bitene kadar hava dolasti ve sonra indi neyse yamuk tekerle indi bir sey olmadi,ben bunu anlatiyordum, bizim akademisyende benim hanim amerikadan gelirken ucagin tekerleri yerde kaldi diyor,etrafta bir suru tahsilli adam var akademisyene bakiyorlar, daha sonra dis profesoru peki ucak nasil indi diyor , bizimkide rahatca indi iste diyor,her halde insanlari enayi yerine koymak istiyor,, istanbula yaklasiyoruz yine bizim akademisyen iste bu kavsakda arabamiz 4 takla atti ama kimsenin burnu kanamadan kurtulduk diyo...
    ..kalin saglicakla okuyanlara tesekkurler.


  • ...bizim eve yakin bir alis veris merkezi var,fena degil bir iki super market var kasap manav eczane firin yani ihtiyac olacak seyler icin yeterli....bir gun plazadan cikiyorum kapi onune geldim, yanda bir market trolisi var ici dolu yaninda biri 7-8 yaslarinde digeri daha kucuk iki erkek cocuk var,yanlarina kadin geldi analari olacak,basladi cocuklara turkce bagirmaya, ulan serefsiz diyor, ulan bilmem neyin oglu,galiba cocuklara trolinin yanindan ayrilmayin diye tenbih etmis,tipi yozgat kirsehir taraflarini andiriyordu,kucuk cocuga serefsiz diye bagiran anne cok tuhafima gitti...

    ..baska bir gun yine plazada kapiya dogru yuruyorum,buraya gelenler her tipden insanlardir araplar vietnamlilar chinliler hindistanlilar,onumde yine bir kadin ve yaninda kucuk cocukla yuruyor,kadin cocugun elini tutmus, sakin elimi birakma oglum yoksa seni cingeneler kacirir diyor. gelde gulmekten yerlere yatma australyada cingeneler filan.


  • ....australya da bayanlar dunya kupasi devam ediyor,amerika takimi penaltilarda elendi, guzel dengeli mac olmustu,buyuk sanssizlik, ingiltere takimida penaltilarla kazandilar yani ceyrek finale gittiler ilk 3 penalti direk disari gitti.,australya kizlar takimi ceyrek final icin danimarka takimi ile oynadi ve 2-0 galip geldiler her yer bayram yerine dondu,75,800 seyirci gelmis.....cumartesi gunu yine oynayacaklar rakip ya fransa ya da morocco olacak.


Benzer Başlıklar

  • EB-3 Vize Başvuru Sürecinde Avustralya'ya Gitmek

    Pasifik
    3
    0 Oy
    3 İleti
    225 Bakış
    S
    australya hukumeti yabanci talebelere kolaylik gosteriyor,dil ogrenmek isteyenler icinde problem cikacagini zannetmiyorum.tabiki dil ogrenmek icin gitmek istediginizi kanitlamak lazimdir,normal bir fabrika iscisi ben australyaya dil ogrenmeye gidiyorum derse red alir.
  • ​Global Talent Independent Visa Program (Global Yetenek Vizesi) - Avustralya

    Pasifik
    2
    4 Oy
    2 İleti
    657 Bakış
    gucarslanG
    yukarıdaki iletimde arkadaşımın başvuru yaptığından bahsetmiştim. başvurusu üzerinden 40 gün kadar geçti ve daimi oturum iznini dün itibariyle aldı kendisi. bahsettiğim gibi Energy and Mining Technology dalında yapmıştı başvurusunu. [image: 1611899281156-es3-a7svkaio_ng.jpg]
  • Green Card ile Avustralya Vizesi Almak

    Taşındı Pasifik
    4
    0 Oy
    4 İleti
    2k Bakış
    gucarslanG
    @sir-altan merhaba, aramıza tekrardan hoşgeldiniz. deneyimlerinizi uygun başlıklarda aktarmasız bizler için de çok değerli. son dönemde cok fazla talep gören ülkelerin başında geliyor. sizin yerleşme sureciniz nasil oldu acaba? bu başlıkta aktarirsaniz cok memnun oluruz
  • Avustralya Göçmenliği

    Taşındı Pasifik
    33
    1
    4 Oy
    33 İleti
    6k Bakış
    F
    Merhaba, 491 nolu vize için eş lerden de dil puanı isteniyor mu
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

27

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.7k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum