Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
-
.demir fabrikasinda clisiyorum,vardiye ustasi turk zaten bir manga kadariz,ustaya sam diyelim hani duvarcilarin ve kumarcilarin en cok ciktigi sehirdendir, deli dolu ama milliyetci arkadasdir, is ariyan olursa bizim fabrilaya aldirmaya calisir.sam ise gelmedigi zamanlarda fabrika bana emanet gunduzun sefi liste yapmis yapilacak isler belli,sam turkiyeye gitmem lazim dedi galiba 6 hafta filan, amerikali buyuk sef gelip altan bu vardiye sana emanet dedi,yahu dogru durust ingilizce yok,biraz isden anliyorum...iyi dedik....gece calisiyoruz gece yarisi soyle on kapinin onune ciktim arkadaslardan birinin arabasi yok,allah allah iceri baktim arkadas yok, nereye gitmisse bir saat sonra geldi.yanina gidip ya arkadas giderken bir haber verseydin bilgimiz olurdu,olur basina bir sey gelir idare ederiz dedim adam bana dusman oldu,benim yaptigim isleri sabote etmeye basladi..
.....sam hatunu ankara civarlarindan ayni koyden bir aileyi hukumet getirmis bir hostele yerlestirmis,iki hafta sonra sam a mektup yaziyorlar,arkadas gitti onlari hostelden cikardi bir ev tuttu adamida fabrikaya ise aldirdi, adami ilk gorduk adam iki cuma kacirdim diye agliyor,sukurler olsun dini butun bir musluman gordum dedim,,,, bir kac hafta sonrada adam cumaya gidiyoruz diye evden cikiyor cumadan sonrada ise gidecek malum,kadin aramaya gidiyormus 4 cocuklu adam,yanilmisim dedim.
...gece vardiyesinde her makinede calisiyorum buyuk pres var bastimi 200 ton basiyor,,,, cumaci arkadasla presde calisiyoruz,80-90 santim eninde paneller var her birine 40 defa pres basiyoruz,paneli cok dengelemek lazim biraz kacik bastimi panel gider,,, pedal benim ayagimda, kolumuza elimize dikkat etmemiz lazim,,, paneli guzel ayarladim tamammisin ustam dedim tamamim dedi,kendi tarafima bakip ayagimi pedala koydum ama bir daha panele bakim dedim,baktim gordumki adamin bilegi presin altinda,birden beynim dondu presi kapattim, adam is tazminati worker compensation denir almak icin bilegini feda etmeye razi olmus,bir daha bakmayipda pedala basmis olsaydim hayatim boyunca aci yasiyacaktim.....gunduzun sefine durumu anlattim, adami gunduz vardiyesine aldilar,bir kac gun sonra elinde 15-20 kiloluk boruyla yururken kendin i yere atiyor,ah belim vah belim diye feryad ediyor guya belini sakatlamis,gitti sonra sigortadan bir miktar tazminat almis.
-
Hikaye tadında güzel bir anlatım olmuş. Klavyenize sağlık. Yazarlık düşünmeniz lazım :) Teyzemin oğlu Brisbane'da yaşıyor. O da öve öve bitiremiyor oraları. Hani Avustralya'yı düşünmedim değil. Ama bakalım süreç düzgün işlerse kısmet Amerika gibi.
-
@sir-altan Altan abi selamlar ilgi ile okuyorum,ben 2000-2001 yılında Sydney'de yaşadım, ehliyet sınavında Türkçeden iki kez dııt sesi ile bilgisayar kapandı son şansımı ingilizce olarak denyip Learners lisansını almıştım o günler gözümün önüne geldi çok teşekkür ederim
-
.bu gun persembe ayin son persembesi,hafta sonu yesil bahce copu alinacak,bende firsat firsattir deyip biraz evvel bahcemin cimlerini bictim, bahceyi temizledim,,kis aylarina girmek uzere oldugumuz icin cimenler cabuk buyumezler.yukarda yorum yapan arkadaslar icin,ehliyet bilgisayar sinavi icin kendimde girmistim birincide kaybettim, ikincide gectim ama kamyon icindi luzum gorup direksiyon testine girmedim,bir kac ay evvel benim buyuk torunda ogrenci ehliyetini almis kiz,dede bir seferde bilgisayardan gectim edi,eh genclik tabi,bir okuduklari veya gordukleri kafalarina yerlesiyor.ehliyet bilgi sorulari gercekten zor sorular.
.....brisbane sehri gercekten guzeldir sydney ve melbourne sehirlerinden sonra ucuncu sehirdir uzun yillar evvel bir kac defa gittim,devamli degisen ve buyuyen bir sehir,buraya gelecek vatandasin bir meslegi varsa brisbaneye git yerles derim cunku ev fiatlari sydneye gore cok dusuk yani ev almak daha kolay olur.bu sehrin birde kotu tarafi var bir kac yilda bir seller basar ve buyuk zararlar verir,korkutucu tarafi orasi
..simdi biraz geriye donelim, hatun buyuk universite hastanesinde kalp ameliyati gecirdi,on taraftan ameliyat yapmayip kaburgalarin altindan yapiyorlar, hamilelik var,cok uzun yillar sonra daralan kapakciga ne yaptiklarini ogrendim parmak sokup actirmislar,,o zaman doktorlar 10 veya 15 yil sonra bir daha ameliyat olmasi gerekecek dediler,sansimiz varmis 32 yil ameliyata gerek duymadan yasamina devam etti, bize babalik yapan asya kokenli doktor,yine kalp hastanesinin yaninda olan kadin dogum hastanesinde gorevli profesor arkadasiyla konusuyor hatunun tedavisini ustlerine aliyorlar,allah razi olsun o hastanedende cok yardim gorduk ,kimi zaman bir hafta yatirdilar, ayda bir gittik bazen 3 haftada bir gittik....sonunda bir oglumuz oldu.
.....soyle boyle derken australyaya geleli 4 yilin uzerinde olmus,henuz turkiyeye gidemiyoruz,oglumuz yasina yaklasinca hadi hatun sen git bari aileni gor biraz kal diye hatunu cocuklarla babasinin evine gonderdim, yine o senelerde turkiyeye direk ucak yok,kimi italyaya gidip aktarma yapiyor, kimi almanyaya gidip aktarma yapiyor,hatunda lufthansa hava yollari ile gitti almanyadan turkieye gecti, gercekten eziyetli bir yolculuk... o yillarda vatanda terror olaylari baslamis,dukkanlara gidiyorlar her sey kara borsa olmus,gonderdigimede gonderecegimede bin pisman oldum,ama gunun sonunda 5 yila yakin suren bir hasretlik giderilmis oldu,turkiyede kizim dede bana portakal al diyor,adam carsi pazar portakal ariyor,kotu gunlerin baslangicinda olan gunler diyelim...
....kendim demir isinde calisiyorum,fabrikanin her kosesinde calisiyorum,mesai ile para fena degil,hatun ev kadini olup cocuklara bakiyor,kucuk bir dairede oturuyoruz,geldik 79 yilinin sonlarina dogru,turkiyeye donme fikrimiz yok, o zaman daireyi satip bahceli bir ev alalim dedik, emlakci getirdim,daireye bakti, 31-32 ye satariz dedi,biraz ev borcum var,satiliga koyduk bir alici cikti, muameleye basladi, ayni emlakci banada mustakil ev gostermeye basladi,south granville denir esas posta guildford diye gecer ordan bahceli 3 odali bir ev bulduk sahibi 47,000 istiyor 46,5 a anlastik banakaya gittim 22,000 ev kredisi istedim verdiler, daireyi alan adam daireyi kiraya verecekmis,benim aldigim evin muamelesi biraz uzadi satanin problemi varmis, satmis oldugum dairede kira ile bir kac ay oturdum zannediyorum
..baska yerde 4 odali daha guzel bir ev beyenmistim 52.000 istiyorlardi taksit odiyemem diye tesebbus etmedim,bin liralar ozaman degerli paralardi,simdi benim oturdugum bolgede 900.000 den asagi ev yok alanda bir suru tadilat yapiyor.
.....geldigimiz yillarda radyo yok televizyon yok,eee kimde bir kaset veya plak varsa emanet alip kopya yapiyoruz, bir tane plak calar almistim birde teyp, plakdan kasete cekiyorduk.arasira turk muzigi dinlemek iyi oluyor..1990 ile 2000 yillari arasi trt int uydu yayini yapmaya basladi,herkes alici alip canak baglatti,tek bir turk kanali ya dinliyeceksin yada izliyeceksin.. -
....australyada ilk heyecan yeni bir ulkeye yeni bir kulturun icine girmekle baslamisti,yeni kultur derken kendi orf ve adetlerimizden hic bir zaman vazgecmedik....ikinci heyecan yine 1974 yilinda kibris harekati idi,turkce hic bir sey yok,her kes ne duyarsa onu soyluyor,haberleri australya televizyonlarindan aliyoruz, bir gazete koca bir baslik yapip animal turkler hastaneyi bombaladilar diye yazmis,cok agirima gitmisti, o gunlerde gercekten cok heyecanlanmistik..
....her ulkede her irkda degisik karakterli insanlar vardir, bazilari bilgilidirler bildiklerini yavas yavas dogru anlatirlar, bazi insanlar vardir bilmezler ama ok gibi ortaya firtlayip yalnis seyler soylerler ve milleti yaniltirlar boyle insanlara inananlarda yalnislik yaparlar veya zarar gorurler....australyaya gelip de kisa zaman icinde bul bul gibi konusan insanlarimiz olmustur.bir misafirlige gelirler ondan sonra anlatmaya baslarlar yani disarda australyalilarla konusmuslar soyle demisler boyle demisler tabi turkce anlatirlar ama su soyledigin kelimelerin 10 tanesini ingilizceye cevir dersek apisir kalirlar.
....bunlarda bir tanesi arkadasimin arkadasiydi, auburn carsisinda yuruyorum arkadasimi gordum yaninda iste o bilmis biri var,merhaba merhaba, napiyorsunuz, ingilizceyi iyi konusan arkadas plak calar almis muzik shop a gidip plak alacagiz,carsida plak ve kaset satan yani ingilizce plaklar muzikler satan bir dukkan vardi,bende peslerine dustum dukkana girdik sahibi australyali, bizim cok bilmis arkadas ingilizce muzik istiyorum dedi,dukkanci soyle bir bakti,olgun olgun,nasli yardimci olurum ne tur muzik istiyorsunuz dedi, arkadas yine muzik muzik dedi, dukkanci muzik cesidinden bahsetmeye basladi,cok bilen turkler yaninda cok iyi ingilizce konustugunu anlatiyor,dukkanciya derdini anlatamiyor, bana yardimci ol da demiyor, diger arkadasinda ingilizcesi yarim yamalak,dukkan sahibi sabirli adam biliyor karsisinda yeni gocmenler var.muzik deyince country muzik var rock &roll muzigi var, adam galiba bir defa daha sordu, bizim arkadas bu sefer patladi, bir ayagini bir kac defa yere vurup hary hary muzik istiyorum diyor, ayagini yere vuruyor hary hary muzik diyor,hizli hizli muzik istiyormus,kendim nerdeyse gulmekten yerlere yatacagim.galiba bir sey almadan dukkandan ciktik.
.....demir isinde calisirken ayni tarzda bir arkadasim var,atmaya gelince mangalda kul birakmaz cinsinden iyi adam ama hep disarda ingilizce konustugunu anlatir yani digerlerine sunu demis bunu demis,ama gercekte ayni iki kelimeye bir araya getirecek kabiliyet yok.....diger bir arkadas flemington denen bir bolgede oturuyor,cok bilenin arabasi bozulmus, is yerimiz uzak diger arkadasa telefon etmis o da arabasiyla gidip almis...
......ne olduysa gunduzun ustasi
ise nasil geldin diye sordu, arakadasda (sam flemington bring hiya) diyor.....sayin ecevit basbakanlik yapiyor, o gunlerde devletin cok dovize ihtiyaci varmis,dolarini markini getir iyi turk parasi verecegim diyor,bir anda asagilarda olan turk lirasi bir dolar karsiligi 52 lira oldu, ooohhhh buyuk para,kimin bankalarda parasi varsa cekip turkiyeye gonderdiler,kimisi dostlarina borc vermisler,gidip kapilarin calip cabuk borcunu ode turkiyeye gonderecegim diyor, kimisi bankadan kredi aliyor......ondan sonra zaten turk lirasi bas asagi gitmeye basladi dustukce dustu,paralara sifirlar eklendi...yazacak cok sey var, kahvaltidan sonra yuruyuse cikacagim gelince devam ederim,kalin saglicakla.
-
....calisiyorum o zamanlarin maaslari cok az.kizim bes yasina yaklasti veya dort,baba ben bebek arabasi istiyorum diyor,icine bebegini koyup bahcede yurutecek bir araba.oyuncak dukkanlarina bakiyorum bebek oyuncak araba bile 20 dolarin uzerinde.biri kirilmis bir cocuk arabasi atmis,hemen tekerleklerini aldim sagda solda atilmis tahta cok bir kac parca tahta bulup dairenin icinde kucuk bir araba yaptim..bir gun eski resimlere bakiyordum yillar sonra diger kizima da ayni turden araba yapmisim.cocuklara yeni oyuncak alacak durumum yok, galiba ilk kiza pille calisan emekliyen bir bebek almistim....hayir kurumlari vardir,bazi kiliseler vardir arasira garaj sale satis yaparlar lokal gazeteye ilan verirler, millet istedikleri esyalari buraya bagislar,bende arasira gider cocuklara oyuncak alirdim guzel pilli oyuncak araba pill tutan yarleri biraz paslanmis,tamir eder ogluma verirdim yada ufak tefek kirilmis plastik oyuncaklar filan..bir seferinde rayda giden kucuk yaris arabalari seti almistim galiba bir kucuk kablosu kopmus,cocuklar yillarca araba yaristirdilar.ne yapalim hayat hikayelere gidiyor iste.
..iki kapili buyuk ford arabada boyna tamir isteyince degistirmeye karar verdim bir galeriye gidip kaziklandik, valiant marka station bir araba aldim ustede biraz para verdim,bir hafta sonra ordan gecince benim fordu 4000 dolara satisa koyduklarini gordum.televizyonda cocuklar icin meshur skippy detektif bush kangurusu oynardi,birde iskoclarin meshur kopegi lassi vardi,australyanin polis dizileri vardi, bir iki tanede pek ahlak kurallarina uymayan dizileri vardi. country practice diye bir dizi vardi avrupanin bir cok televizyonunda gosteriliyormus,millet ne guzel bir kasaba gidelimde gorelim dermis.
..bir av mecbuasi elime gecti aman tufek resimleri var avcilar av basinda resim cektirmisler filan,boyle bir kac mecbua aldim bu defa ava merak sardim,o zamanlar tufekler basitce her yerde satiliyor,bir tane winchester marka 30x30 mermi atan tufek aldim eski kowboy filmlerinde cok vardir,karakola gidip avci ruhsati aldim kagit parcsi 2 dolar seneligi,simdi biraz zor galiba bir iki gunluk kurs filan istiyorlar.fabrikadaki arkadas sam a hadi ava gidelim dedim, oda kendine bir cifte bulmus...galiba nisan ayi olacak paskalya easter tatili, 400 km kadar uzakta bir hayvanat bahcesi acilmisti dubbo diye bir yer hayvanlar acikta lar,hadi o taraflara gidelim hem orayi goruruz hem av yapariz filan, tabi ailece iki araba gidecegiz.fabrikada bir italyan delikanli vardi, bildigi bir yer varmis oraya gidin,big red jimm diye sorun o size av yeri gosterir dedi, hukumet arazilerinde av yapmak yasaktir,av ancak ozel ciftliklerde olur..
..gece yarisi yola ciktik benim araba hararet yapar isi ceyrek olur, arabanin ici soguk klima yok,daglara dogru gidiyoruz,ha simdi su isinir ha birazdan isinir diyorum ama radyotordeki su bir turlu isinmiyor.....sabahleyin italyan arkadasin soyledigi bolgeye gittik,bugday tarimciligi yapilan bir bolge kucuk kasabayi ve birahaneyi bulup red jimm i sorduk,boyle yerlerde bir general store bir benzinci bir kilise bir okul bulunur,general store hersey satan bakaldir.,adamin biri jimm yok dedi baska bir yer tarif etti,bos ver dedik,dubboya dogru gitmeye devam ettik,yolda giderken bir cekirge surusune yakalandik,bugday tarlalari olan yerlerde cok olurmus,mubarek hayvanlarin her bir serce parmak gibi cama vuran yapisiyor,arabanin neresine vururlarsa yapisip kaliyorlar,silecek calistiriyoruz araba cami camur gibi oluyor,cekirgeleri gectik kurtulduk, bir kenarda camlari temizledik,radyotorun on kismida cekirge ile dolmus,hayvanat bahcesinin oraya gidince iyi temizlik yaptik.
....hayvanat bahcesini dolastik gercekten buyuk hayvanlar icin kafes yok derin cukurlar acmislar hayvan baska bir yere gitmiyor....ava ciktik ama henuz av yapamadik.bir amerikan filminde gormustum orman kenarinda gol var adamlar hem kamp yapiyorlar hem av yapiyorlar cok ozenmistim,gercekte amerikan palavrasi tabi,arkadasima anlatmistim,tamam ya ben boyle bir yer biliyorum dedi, oberon diye bir yer var baraj filan varmis,direksiyonlari o tarafa kirdik, gercekten varmis ama kapatmislar hukumet yasaklamis, benzincilere filan soruyoruz ,bilmiyoruz diyorlar,bazi ciftlikler tabela koymuslar,av yok sormayin gibi.avi ancak citfliklerde yapabiliriz......oberon kasabasindan baska bir yere gelmeye basladik ciftlik arayacagiz,oyle bir toprak yola girdikki galiba 80 km filan arkadas 500 metre onde gidiyor ancak ben onumu gorebiliyorum..yass kasabasi var oralara geldik, tabi bir kac gece arabada sabahladik,bir kac kisiye sorduk bir kasaba ismi verdiler, 50 km icerlerde hadi oraya gittik, ciftliklere girip musaade istedik kimse musaade vermiyor, bir tanesi bir ciftlik tarif etti arazisi buyuk o musaade ediyor dedi,gittik adami bulduk david diye bir adam once biraz nazlandi sonra musaade etti,arazisi gol kenarindaymis, traktorla acilmis tehlikeli yoldan gol kenarina indik,adam sakin hayvanlara dokunmayin dedi.. yiyecegimiz icecegimiz var, gol kenarinda cadirlari kurduk,avlanacak hayvan kanguru ve tavsan var,yine ciftlik sahibi sakin kuslara ates etmeyin henuz mevsimi degil dedi.....oraya buraya biraz ates ettik, bir iki tavsan vurduk, silah talimi yaptik,golde tatli su baliklari varmis bir iki tane yakaladik ve pisirdik..4-5 gunluk macerali bir yolculuk yapip eve donduk, daha sonra bir kac sefer daha ayni ciftlige gittik.. australyada av deyince ne olur, bazi bolgelerde yaban kecileri vardir,yaban domuzlari vardir.bazi mevsimde ordek mevsimi olur.ordek avi sezonu acilinca protesto edenler avcilardan once gelirler,yani heyecanli av yapilacak bir sey yoktur.
-
@sir-altan Abi burada da eskiyen esyalari, oyuncaklari bagislayabileceginiz yerler var. Ustelik, bu yaptiginiz bagislari belli miktarlarda vergi beyaninda bildirebiliyorsunuz ve yine toplam o yilki bagisin degerine gore, vergi indirimleri alabiliyorsunuz.
Biz daha gecen haftasonu iki buyuk kutuda oyuncaklar ile bazi spor aletleri falan bagisladik. Bos bir receipt veriyorlar, uzerinde bagisladiginiz yerin ismi, adresi ve tarih yaziyor. Siz kendiniz bagislanan seyleri ve tahmini degerlerini yaziyorsunuz. Vergi zamani diger evraklara ekliyorsunuz.
Boyle yerlerden cok degisik seyler bulup, alabilirsiniz. Cok ucuza satiyorlar ve gelirini genelde degisik yardim kurumlarina gonderiyorlar.
Ben arada sirada boyle yerlere ugrayip, eski kullanilmis kitaplar alirim. Tanesi 50 cent ile $2 arasi degisir.
-
..cocuklar kucukken gercekten charity garaj satislarindan cok oyuncak aldim,son yirmi yildirda evde ne kadar istenmeyen esya varsa hayir kurumlarina bagislarim,buyuk esyalari kamyonla gelip alirlar.yilda 400 dolar kadarda cocuk hastanesine bagis yaparim,bir nevi fitre ve zekat gibi.en buyuk hayir kurumu salvation army dir,bir kac tane daha vardir,bu kurumlarda calisanlarda para almadan gonullu calisirlar,bazi insanlar kucuk suc islerler hakimlerde cominity cezasi verirler git bir yerde 80 saat calis derler,bu cezalilarin coguda bu hayir kurumlarinda calisip saat doldururlar...
.....australyada bahceli ev aldim tasindim komsu ile kapilarimiz karsi karsiya, australyali komsu evlerini satmislar,bir ay kadar komsuluk yaptik,bir gun arabam bozuldu, is yerim uzak,sag olsun komsu al arabami git dedi,arabasini alip ise gittim sabah getirdim,adam sonra galiba kucuk is kazasi geciriyor bilegi catlamis,ne is yeri ne sigorta para oduyor,eh bende caymi lazim gel sekermi lazim gelin deyip yardim ettim,tasindiktan sonrada adres vermislerdi diger evlerine bir iki sefer gittim kari koca iyi insanlardi...
...derken yeni komsum jeff geldi cam goz derim 4 tane oglu var,baba ingiiz adamin annesi orta dogudan,esi ingiliz,,, cocuklardan biri buyumeye baslarken uyusturucu bagimlisi oldu, iki sefer garajimi bir seferde evimi soydu,kendi babasinin evinide soydu,bir sey isbat edemedik cok profesyonel,gerci sigortadan calinan esyalarin parasini aldik ama 800 dolar vardi onu isbat edemedik....muhit fena degildi, icindeki evi yiktirip iki katli ev yapmayi planladim, planlar hazirlandi,belediyeye verecegiz,pic oglan her zaman karsimda durup siritiyor,bak iste evini soydum ama bir sey yapamazsin gibi,10 yil iyi gecindik ondan sonra kotu komsu olduk.. adam bir sirkette calisiyor eve sirket arabasiyla geliyor kapi onunde arabadan benzin cekiyor, sirket arabayi satacakmis , arabanin tekerlerini sokup eski teker koyuyor,boyle baba evlatlarina oyle ornek olur iste....1990 yilinq kadar 2 dolara muhtac olmadan idare ettik tek kisi calismayla aileyi yuruttum ev borcu odedim,sigara bira kullandim....RSL diye kulupler vardir bir nevi gaziler kulubu gibi,yeni geldigimde bir tanesinde show varmis birader goturmustu,baktim bir suru makineler var millet bir seyler yapiyor,galiba amerikalilar slot machine diyorlar,burdada poker makineleri deniliyor,baktim millet bu makinelerde oynuyor,hmmm her kulupde kolay kolay uye yapmiyor,uzakta bir kulup kolayca uye yapiyormus forum doldurduk uye oldum,bir kulube uye olunce diger branslarina kolayca girebiliyoruz,ana kulube 3 ziyaretcide goturebiliyoruz,,vel hasil kuluplerde poker makinelerinde oynamaya basladik, o zamanlar tek kollu canavar denilirdi, 5cent ve 10 cent atilirdi, bir 10 cent atip kolu cekeriz ortada teker doner bazi bir kac10 cent verir....daha sonralari tek kollu canavarlar gitti daha elektronikleri geldi,bir seferde 20 dolar basiliyor, 5-6 yil bu makinelere dadandim haftada belli miktar para yatirdim,yani kaybettim,gidecegim zaman cebime belli miktarda para koyardim,cunku makineye kapiliyor insan yaninda bira filanda var, 5 al 10 ver derken cepteki tum parayi aliyor,makinelerin kimseye para verdigi yok bu gun verirse yarin 3 misli geri alir.
.....is yerimde izinim birikmis bir haftasini kullanmak istedim senede 4 hafta izin var,station araba var,ilk uzun yol olarak brisbane sehrine gidelim deyip yola koyulduk,arabada sunger yatak var,kucuk gaz tupu var kucuk cadir var,brisbane sehiri 1000 km kadar uzakta,o zamanlar yollar bu kadar duzgun degildi,bu gunlere kadar o bolgeye bes alti sefer gittim her seferinde yol calismalari vardi,bir cok virajlari kesip guzel duz yollar yaptilar,maceralari bir yolculuk oldu tekerler biraz eski gidis ve donuste 4 defa lastik patladi.....brisbane sehrine geldik,tabi gelirken yollarda sabahladik,biraz sehiri gezdik, biraz disarda bir yerde emlakci var camina bakiyorum adam cikti yardim edebilirmiyim dedi,bende evimi satip buralara gelmek istiyorum dedim,gel sana bir ev gostereyim dedi, yahu henuz hazir degilim dedim,olsun gidelim dedi, her halde ofiste oturmaktan adamin cani SIKILMIS beni iki katli bir evin onune getirdi, ev yepyeni ve bos fiati 43 .000 dolar.
....brisbane den sydney istikametine geri donulunce 70 km kadar gerilerde gold coast diye bir bolge var, australyanin miamisi diyebilirim,buraya yakin bir yere geldik karavan parkinda cadir kurduk,buralari gezdik denizinde yuzduk,sene 1982 olabilir sehir henuz o kadar buyumemisti,sydneydeki evimi satsam brisbaneden borcsuz yepyeni bir ev alabilirim....yol uzerindeki kasabalarda mola verip dinlendik carsilarini gezdik,bir bolgesinde seker kamislari dolu, baska bir yerde muz yetisiyor,tepelerde muz agaclari var.yol kenarinda uzun uzun seker kamislari var durdum gidip bir tane kesmeyi dusundum sonrada yilan filan olur diye korktum....yol uzerinde bir yerde tepe cikilip iniliyor, donuste o bolgeye geldim tepeleri ciktim duz araziye geldik,arkamda bir patlama sesi oldu,hemen kenara cektim allah allah ne oldu diyorum, arabaya takmis oldugum lastik biraz kabakti sol arka teker lastik parcalanmis gitmis araba jantin uzerinde duruyor,coluk cocuk allah korudu iste kotude olabilirdi,kirkoyla arabayi kaldirip diger lastigi taktim.....gun cumartesi oglenleyin her yer kapaniyor,geldigim ilk kasabada hemen bir lastikci buldum ve ikinci el bir lastik takdirdim....
.evin arka bahcesine biraz sebzelik yapmistim domates salatalik mevsimine gore bir seyler ekiyoruz,yandaki komsumla iyiyiz, bak arkadas ben bir hafta gidiyorum istersen sebzeleri sula ve olmus olanlarini al dedim,bahce kapisi kilitli degil.....eve geri donduk biraz sonra komsumun kucuk oglu babam butun domatesleri topladi dedi, kucuk velet,biraz sonra jef elinde bir tepsiyle geldi ici yemyesil domates dolu, iste firtina olduda dometisler dustu bende topladim dedi,aptal degiliz tabi neyse al gotur evine dedim..
......yola cikmadan evvel hatun marketten iki tane pilic almis buz dolabinda duruyorlar,on kapinin yanindada elektrik saat ve salter kutusu var,coluk cocuk arabaya bindi, bende gidip kutudaki elektrik salterini indirip elektirigi kestim, gidiyoruz yari yolu gectik,hatuna elektirigi kestigimi soyledim eyvah eyvah dolapta pilicler vardi dedi.
....eve gelinde burnumu tikayip buz dolabini actim pilicleri kaptigim gibi arka bahceye goturup topraga gomdum,evin ici epeyi kokmus,buzdolabinin kapisini bir kac gun acik tuttuk guzelce sildik filan.
..macerali gidip gelis ile brisbane ve gold coast bolgesini gordum gold coast cok hosuma gitti, bu gunlerde 10 yas genc olsam oraya tasinmayi dusunurum.eski zamanlarda bu gunlerdek gibi GPS filan yoktu sehir haritasi alirdik eyalet haritasi alirdik gidecegimiz yerlere harita ile giderdik.. -
@sir-altan bey belki izlemişsinizdir Naim Süleymanoğlu’nun hayatını anlatan filmi. Kaçırılması ve Türkiye’ye götürülmesi Avustralya’da geçiyor. Hatırlıyor musunuz, o zamanlar Türk ahali için önemli bir olay mıydı?
-
.....her onemli olan seye turkler ilgi ceker,burdaki turk asutralya ic isleri bakaninin kim oldugunu bilmez ama turkiyedeki politikacilari isim isim sayabilir,kibris olayina sahit olduk, ermeniler tarafindan baskonsolosumuzun oldurulmesine sahit olduk , bankalar soyan turk gangesterinin koseye SIKISTIRILIP oldurulmesine sahit olduk.bir turk tarikat liderinin araba kazasinda yasamini yitirmesine sahit olduk, genc milli futbol takimi geldi amerika takimindan 6 gol yemesine sahit olduk, galiba basketbol takimi geldi,turkler sirbistan takimina bir seyler attilar..2002 den sonra turk milli takimi geldi macina gittik.....
.gecen persembe aksami bir tv kanalinda travel seyahat programi gosteriyordu, 11 kisi 4 gurup australyali turkiyeye gidiyorlar,istanbulu ve turkiyey geziyorlar biraz da komiklik var tanidiklardan biri arayip hemen 9 uncu kanali ac istanbulu gosyeriyor dedi,gormedigimiz yer degil ama actik ve izledik.turklerle ilgili bir sey olursa telegraflar hemen calismaya baslar.
-
@sir-altan Benimde gözlemlediğim yurt dışında yaşayan insanlar geldikleri ülkeyi ve kültürünü yaşamaya devam ediyorlar, ama çocukları ve torunları göçmen olunan ülkeyi ve kültürünü daha çok benimsiyor.
-
@kotpantelon Bulundugunuz ve yasadiginiz ulkeye adapte olmak gerekiyor. Ama benligimizi ve kendi kultur miraslarimizi koruyarak. ABD o yuzden cok guzel bir ulkedir. Tum dunyadan insanlar var ve aslinda cogunlugu kendi kulturlerini bir sekilde yasama yansitiyorlar ama bu arada buraya da adapte olmus durumdalar.
Avustralya'yi bilemiyorum, hic bulunmadim orada ama tahminim ABD'dekine benzer olabilir.
Almanya'da bulundum ve orada hersey cok farkli. Turklerin cogunlugu oraya adapte olmak istemiyorlar ve Turkiye'den cok fazla manevi olarak kopamamislar. Bunda Almanlarin cok asiri milliyetci olmalarinin ve Turklerin nufusunun cok olmasinin da bence etkileri var. Hatta Almanya'nin Turkiye'ye yakin olmasinin bile etkisi var. Sabah ucaga binseniz, oglen Turkiye'desiniz.
-
...australyaya ilk turkler 1967 yilinda ayak bastilar,bilemem simdi kacinci kusak olmusuzdur,burda dogan cocuklar hem ana/babalarinin kulturlerini devam ettirirler,hemde yasadiklari ulkenin kulturune ayak uydurmaya mecburdurlar,ahlaksizlik bakimindan demiyorum.australyada cocuklar buyurler gerek kiz gerek erkek belli bir yasa gelince evlenmek isterler,yasadiklari yerde kendilerine gore es bulamazlarsa ana vatandan es ararlar.ilk kusaklarda ana baba-- hemen teyze oglu dayi kizi, veya yakin yegenlerden akrabalardan cocuklarini evlendiriyorlardi,gencler daha bilinclendiler ve eslerini kafalarina gore seciyorlar,internetten veya arkadaslik sitelerinden turkiye icinde yasiyan kendilerine uygun es ariyorlar, kimileri turkiyeye gidip tesadufen filan tanisiyor,velhasil turkiyeden gelin veya damat geliyor, bir yerde turk kulturu geliyor...
..bazi yabanci hanimlarla evlenen deliklanlilar oluyor, tabiki onlar kulturumuzden birazcik uzaklasiyorlar.burda her turk evinde turk usulu cay bardaklari ve ikili caydanlik bulunur ve gelen misafire cay ikram edilir. kendi kanaatimca avrupada yasiyan turkler cok islam derneklerinin,cemiyetlerinin etkileri altinda kalmislardir, dinayet isleri burayada bir hoca gondermisti ortaligi karistirip gitmisti, yani halki bolup gitti..
..ismarlama gelin damattan bahsettim bu gunde biraz komik bir sey anlatayim,,,, bir aile dostumuz vardi 4 tane kizi var, 3 tane kizini akrabalarindan evlendirdi, kizlar da ana- baba ne derse evet diyorlar,biri mesut oldu gorunuyor diger iki kizin evlilikleri hep firtinali,,,, en kucuk kizlari var,anne sen bacimin ogluyla evleneceksin, evleneceksin diyor,kizi turkiyeye goturuyorlar,kiz ve delikanli bir birlerini goruyorlar,kizcagizin ici isinmasada mecburen teyze ogluna evet diyor,soz nisan yapiliyor, geriye donup istek yapiliyor,biraz beklemeden sonra sevgili damat adayi australyaya geliyor,bakin turkiyede hic damat kalmamis,kizin evlenmeye hic gonlu yok,ayni zamanda teyze oglu...sabah kahvalti yapiliyor, damat teyzesine ya teyze bu masada niye yumurta yok ben her gun yumurta isterim diyor,bana bakacaksiniz kizinizla evlenecegim diyor,iki gun sonra ya bu buzdolabinda niye cola yok ben kolayi cok severim dolaptan kolayi eksik etmeyin, bakin ben kizinizla evlenmek icin buraya geldim,damat onu ister damat bunu ister damat sucuk ister,her istegin sonunda ben damadiniz olacagim bana bakmaya mecbursunuz der,kadin ve kocasida bikar, kiz zaten istemiyor,adam gelmis daha bir kurus kazanmadan ben sunu isterim ben bunu isterim diyor,damat adayini kapi onune birakiyorlar,delikanli bir turk dayanisma dernegine gidiyor, kendisine arka cikiyorlar,aileyi mahkemeye veriyor, sonunda turkiyeye gonderildi tabi. -
.30 mayis pazar gunu mayis ayida bitti,sabah saat beste uyanip sampiyonlar ligi finalini izledim,guzel mac oldu.en cok sevdigim spor futboldur.liverpool ve manchester united en sevdigim iki takimdir.
...turkiyede yasarken arasira spor toto oynuyorduk buraya geldik, burdada soccer pool diye bir sistem var ingiltere lig maclarina ayarli,bizde belki bir gun kazaniriz diye oynamaya basladik, nerde o sans, sonra haftada bir gun lotto cikti 45 numara var,daha sonra iki gune cikardilar,daha sonra uc gune cikardilar,oz lotto diye baska bir lotto eklediler, daha daha sonrada powerball diye degisik lotto cikardilar,haftada bes gun lotto oyunlari var, milli piyango gibi bilet var,kazi kazi biletleri var,4-5 gun at ve kopek yarislari olur,kisa bir zaman icin at yarisida oynadim,ne derler vermezse mabut gibi... lotto oyunlari bazen 100 milyona kadar jackpot oluyor.eh bende iste bu ulkeye geldigimden beri her hafta 5-10 dolar lottoya atarim simdiye kadar kazanamadik,bundan sonra kazanirsak cocuklara faydasi olur.
..... lotto cok buyuk para veriyor,is yerlerinde elemanlar birlesip sistem oynarlar 6 numara yerine 10 numaraya kadar isaretleniyor...buyuk ikramiye var, kizimin calistigi yerde gelin syndicate yapalim,hadi sende katil diyorlar,kizim yok katilmak istemiyorum diyor, uyanik biri biliyorum siz muslumansiniz boyle seyler kumar olur diye katilmiyorsun dimi diyor,, kizimda babam 40 yildir oynuyor hic kazanmadi,bende onun icin katilmak istemiyorum diyor.demir fabrikasinda calisiyorum ana imalat yapan 3 tane makine var bunlari ogrenmek zor, bir nevi paslanmaz tellerden filitre suzgec boru yapiliyor,musteri istegine gore tel aralari yarim milimden az oluyor cok oluyor......belali islerden kacarim gunduzun ustabasi altan gel senide makinist yapalim diyor,yok istemem filan ya birazda zam veririz filan,sonunda iyi dedik, gunduz vardiyesinde iki hafta makinelerde calistim ogrendim,ama sac yolduracak is, diyelimki boru 6 metre olacak yari yolda bir sey oldu makine durdu,yahut amper fazla geldi tel yandi, done done kaynak oluyor amper ayari var basinci ayari var bir yerden su akmasi lazim,sonunda makinist olduk,imalat yapmaya basladik ama gercekten sac agirtan is, bir gun hassas ise basladim her sey guzel gidiyor bir metreden fazla boru yaptim bir sey oldu makine durdu, o kadar sey cope gitti, depoya koyarlar o ebatta isteyen musteri olursa olur yoksa hurdaya gider,,, sabirla ise devam ediyorum galiba gunduz vardiyesinde calisiyorum, ucuncu defa durmak zorunda kaldik,makineyi kapattim, elimi yuzumu yikayip soyunma odasina gittim ustumu degistim yemek cantami aldim hadi bye bye,kimseye bir seyde soylemedim,iki gun evde kaldim ucuncu gun hic bir sey olmamis gibi gittim ise basladim,biraz sonra en buyuk sef yanima geldi, takma kafana seni anliyorum bu isler kafada siyah sac birakmaz isine devam et dedi, 5 yil sonra o kadar uzun calistigimiz icin altin bir rozet verdiler,hala bir kosede durur ceket giymedigimiz icin rozeti takacak yerimiz olmadi.
-
..turkiyedeyken hic fotograf makinem olmamisti, australyaya gelinde kucuk bir 110 luk aldim burda ingilizce fotograf makinelerinin adine camera denir,kucuk filmli bir makine bir kac yuz resim cektim genellikle cocuklarin ve arkadaslarin resimlerini cekiyorum, daha sonra degisik degisik makineler aldim tabi ucuz tarifeden kimine harici flash aliyoruz flash bir sefer kullanilip atiliyor....daha sonralari 5oo dolarlik cameralara kadar ciktim.....bir seferinde turkiyedeyim film bitti,istanbul karakoyde dolasiyorum bir yer gordum film satiyor aman bana 35 lik renkli resim ver dedim, aldim kutu uzerine renkli yaziyor, neyse bir hayli resim cektim zaten 24 pozluk filmler oluyor, filmi australyaya gelip tab ettirdim, eh butun resimler siyah beyaz,uckagitciligin bu kadarinida gormemistim,yasadikca cok sey ogreniyoruz,turk televizyonlarinda muge anliyi izlerim,bazen bu yasa kadar ogrenmedigimiz cok sey varmis derim.
...demir fabrikasinda isler biraz azaldi,gece vardiyesinden bir kac kisiyi cikardilar ben dahil 4 kisiyide gunduz vardiyesine aldilar,al eline fircayi bu makineyi boya sunu yap bunu yap,gunduzun elemanlari var bizde angarya isler yapiyoruz, cuma aksam uzeri olacak.arkadasim sam da ayni yerde yanina gittim bir hafta izin aldim ciftlik bakmaya gidecegim dedi, yalnizmi gidiyorsun evet, o zaman beraber gidelim hemen ofise kosup bende bir hafta izin istiyorum dedim,izin verildi ama para yerine cek verdiler,fabrikanin bagli oldugu bankanin ana bir subesi ceki bozarmis, zar zor son dakikada bankaya yetistik ve cekleri bozdurduk,ertesi sabah erkenden benim araba ile yola ciktik, tabi silahlarimizide aldik,,,,queensland eyalet sinirina yakin yerde muz yetistiriliyor,arkadas muz bahcesi alalim diyor,gittik biraz insanlarla konustuk,zor isler,bir kac muz bahcesi gezdik,,,,yok arkadas muz isi bize yaramaz eee ne yapacagiz,hadi yola cikmisken brisbane sehrine gidelim dedik, orda bir turk dernegi varmis arkadas telefon etti,birisi gelip bizi aldi,bir kac turk ile konustuk,cok turk yok ama is arayan buluyor filan,,okay buralarda av yapacak yer varmi, biri var dedi, ic bolgeden donus yolu uzerinde bir yer tarif etti gol filan varmis,geceleyin o bolgeye geldik, bir iki ev var bir iki shop, soruyoruz burda gol filan varmis av yapiliyormus,kimse bilmiyor, brisbanedeki adamlar bizi baslarindan savmislar,bir national park ormana girip biraz atis talimi yaptik, siselere teneke kutulara ates ettik,2500 km lik yol yapip eve donduk...
..ise basladik,gunduz isi fena degil ama gece vardiyesine alismisiz karisan eden yok,gunduzde gozler uzerimizde,bir hafta calistik, pazar aksam uzereydi, gunduzun ustasi telefon edip pazartesi gece vardiyesine gel dedi,bizede ilac gibi geldi.pazartesi gidip calistik sabah eve donuyorum arabayi kaldirima vurdum allahtan bir sey olmadi,hayatimda ilk defa direksiyon basinda uyumanin ne oldugunu anladim gozler acik beyin uyumus,allah korumus..... o yillarda turkiyede sag sol catismalari var,memleketimi ozledim ama gidemiyorum,1982 yilinda dort hafta izin alip 8 yil araliktan sonra turkiyeye yalniz basima gittim,8 yilda cok degisiklikler olmus oturdugumuz sokagi bile taniyamadim....rahmetli anam oglum getirebilirsen kucuk bir teyp getir demisti,bende alip valize attim, ataturk hava alaninda valizi aldik kontrole gittik bir gumruk memuru valizlere bakiyor okaysa uzerine tebesirle isaret cekiyor, benim valize bakti,koseye el atti bu ne dedi, kucuk bir radyolu teyp dedim, efendim bu kadar gumrugu var dedi,ya bu saatte gumruk vergisiyle ugrasacak vakit yok cok uzaktan gelmisiz, adam soyle bir bakti,cikis kapisinda oturan diger gumrukcuyu gosterdi ve o arkadasi gor dedi ve o adamada bir sinyal verdi, kapiya gittim gumrukcu masada oturuyor kapinin her yaninda birer asker var,pasaportun icine bir 10 amerikan dolari koyup adama verdim, rahatca aldi ve hadi gec dedi, kendi kendime iki yil evvel ihtilal olmustu, memleket duzelmistir diye dusunmustum,kapida bekleyen askerleride kendilerine ortak yapmislar.
-
....australyaya geldigim yillarda hukumette labor yani isci partisi vardi,basbakanda mr, whitlam di,email fabrikasinda calisirken grevler basladi,elektrikler kesiliyor,benzincilerde benzin bulunmuyor,biz anlamiyoruz tabi,hukumette kriz varmis,hukumet butce yapiyor, senatoda
diger parti cogunlukda oldugu icin butceyi gecirmiyor,devlet memurlari maaslarini alamiyor,bir kaos var devletin basinda governer general diye ingiliz hukumetinin temsilcisi var, bir nevi cumhur baskani gibi,bir gun baktik bu adam bastaki federal hukumetin isine son veriyor,hic bir seye dokunmamak sartiyle idareyi liberal parti baskanina veriyor 30 gun icinde secim yapikacak,bir cok ulkelerde ihtilaller olur ve hukumet atilir,burda degisik bir sistemle hukumet atildi, 30 gun sonra yapilan secimde liberal parti kazandi.australya tarihinde liberal parti hukumetleri daha cok iktidarda bulunmuslardir......ilk zamanlar hatun buskuvitde calisiyor bende demir fabrikasinda kucuk kizimiz baskalariyla konusurken annem geliyor babam gidiyor, babam geliyor annem gidiyor diyordu,aksam uzeri ise gidecegim hatunun gelmesini bekliyorum bir hayli gecikti,bekle bekle gelen yok bir iki saat gec geldi,auburn a yakin granville diye bir semt var, istasyona yakin bir kopru var uzerinden arabalar geciyor, hizla gelen bir tren raydan cikiyor kopruyu tutan beton ayaklardan birine carpiyor ve kopru trenin uzerine cokuyor,trenleri durdurmuslar...80 kisi filan hayatini kaybeti...
..araba kazalari gorduk, tren kazasi gorduk, cok cok seller ve yanginlar gorduk,bir iki gun icinde uzaklarda 500 evin ayni gunde yandigini ogrendik,en cok korktugumda yangindir, evde elektrikli aletlere cok dikkat ederim......tedbirsizlik hatun hamile oldu,diger cocuklarda biraz sorun yasamisti, hemen doktora gittik, uzulmeyin biz mesgul olur bakariz dediler,hatun sismeye basladi, 7 ayliga yakinken birden rahatsizlandi,kendini kaybetti can kurtaran cagirdim iki tane geldi, hatunu hastaneye goturduler tabi bende peslerindeyim cumartesi gecesiydi, acil ameliyat lazim sezaryan yapilmasi lazim dediler,allah razi olsun ameliyat ekibini cagirmislar, pazar sabahi operasyon yaptilar,bir kizimiz oldu ama kedi yavrusu gibi kucucuk,galiba bes alti hafta hastanede kaldi ondan sonra eve getirdik....saglik calisanlarina her zaman allah razi olsun derim.rengimize dinimize dilimize bakmadan yardimci oluyorlar.
.......oyle boyle australyada 10 yilimiz doldu,calistigim demir fabrikasi brisbane sehrindeki rakip fabrikayi satin almis oraya tasinacagiz dediler, kimseyede gelin bizle calisin demeyip haklarimizi verdiler ve bye-bye dediler....demir iside bitti sayilir, isimiz yagli tozluydu, makinelerde calisiriz tellerde bazen capak olur elimizi keser cizer,hic bir sey olmamis gibi paket banti yapistiririz,,, bir gun yine serce parmagima kucuk bir tel batti, sildim bant yapistirdim, bir kac gun sonra parmagim sismeye basladi, elim sisti, hastaneye gittim,hmm infeksiyon olmus hastanede yatman lazim dediler, attilar beni bir tek kisilik odaya elime serum bagladilar, iltihap yapmis kemige dogru gidiyormus, bir kac gun sonra sanki kemik uzerinden kucuk beyaz kurt gibi bir sey koptu,hemen hemen kucuk bir cizik yuzunden bir hafta hastanede yattim,is yeri masraflari odedi...
.....demir isi bitince mecburen issizlige muracaat ettik haftaliga bagladilar iki haftda bir gidip is arama forumu veriyorum,kisa araliklarla casual olarak bir kac is yerinde calistim,demir isinde calisirken forklift ehliyeti almistim bazi islerde faydasi olmustu.. -
..australyada bir omur gecti diyorum.
..evet yasadik kimseye muhtac olmadik 1986 yilina kadar 12 yil gecti,sigaramizi ictik biramizi aldik,kamp yaptik, mukemmel bir hayat yasadikmi , hayir,elde guzel bir meslek veya etiket yoksa, isci sinifindayiz,kazanacagimiz aylik maas bellidir,belli bir maasla pek fazla yukarlarda gezemeyiz,,, 100 dolarlik ayakkabi yerine k-marttan 20 dolarlik ayakkabi giydik,markali gunes gozlugu yerine eczanelerde satilan ucuz gozluklerden aldik,iyi markali saatler yerine kolumuza ucuz saatler taktik,bir yerde bir kac kisi konusuyordu,restauranttan bahsediyorlar kisi basi menu 50 dolar filan diyorlar,ben hayretle bakiyorum.demeki iyi para kazanan iyi yasamasinida biliyordu...
...cok kazanmadik, aileyi gecindirecek kadar kazandik,cocuklarimi iyi yetistirmeye calistim,hepsi meslek sahibi oldular,...benim buyuk kazancimda agir is sartlari altinda calismama ragmen huzurlu olmamdi..siyasi olaylar yok,kimse kimsenin yolunu kesmiyor.........demir isinden ayrildiktan sonra,hatunun emekliligi icin muracaat ettim doktor testleri yaptilar ve malulen emekli yaptilar,emekli olmasi ona normal maas verilme degil evet veriyorlar ama ailenin bir kazanc cetveli var,benim calisip kazandigim para ile toplam bu cetveli gecerse emekli haftaligindan indirim yapiyorlar.ev borcumuzu bir hayli azaltmistik,elimizde biraz para var,oyleyse bir kac ayligina turkiyeye gidelim dedik, nasilsa otel parasi filan vermiyecegiz,anamin evi musait.yan yana iki kucuk daireleri vardi- geliyorum deyince hemen yandaki kiraciyi cikartmis kucuk daireyi bize ayirmis,
..insan uzun yillar memleketine gitmeyince sudan cikmis baliga donuyor,zaten halimizden durumumuzdan bizlerin gurbetci oldugumuzu anliyorlar,birisi almancimisiniz diye sormustu,kimseyle dalasmiyalim ,kimseyle munakasa filan etmiyelim diyorum,kendimizi 3 ay kalacak sekilde ayarladik 3 aylik ev taksidini yatirdim su elektrik belediye vergileri icin para ayirdim,cocuklarin ikisi kucuk oldugu icin galiba ucuz bilet aldik, singapore hava yollari ile istanbula gittik,cok guzel servisleri vardi.
.....cocuklarda ilk defa baba vatanlarini gormus oldular dayilari teyzeleriyle halalariyla tanistilar....anam ve babam 12 yil evvel biraktigim anam babam degildiler yaslanmislar, anamdan cok babam cokmus,yalniz basina gezmeye gitmeye korkuyor..baba memleketi bursa onlari alip bursaya goturdum, babamin kuzenleri varmis onlarda kaldik, inegolde amca oglu vardi onda kaldik,her kes bir nevi hasret giderdi...istanbul kalabalik bir sehir,sydneyden cikarken 500 dolara yakin fiata olypus om-40 diye bir camera aldim flasi filan var,cok elektronik bir kamera,coluk cocuk sehir icine gezmeye gidiyoruz,kizimin omuzunda bir kanvas canta var, topkapi muzesi, sultanahmet cami ve ayasofyayi gezecegiz,kamera kizimin cantasinda susariz diye bir sise de su koymusuz cantaya, eh kalablaik sehirde yuruyoruz caddeler kalabalik, ona carp buna carp plastik su sisesi kiriliyor ve benim makine banyo yapiyor,cok gec farkina vardik,eve gelince birinden sac kurutma makinesi bulup makineyi kuruttuk, ama makine kafayi yemis yeni pil aldim bir iki saatte pilleri yedi,makineyi kullanamadan cope attik, garantisi var sydneye gelince sirketine gonderdim,bu makina su kapmis yani banyo yapmis,garantisi ile ilgisi yok,icine yeni computer koyarsak 240 dolar diyorlar,attik makineyi cope.
.topkapi sarayini gezdik,daha ilk okuldayken bir gun okulla oraya goturmuslerdi,ondan sonra gitmek kismet olmadi ancak bir daha 40 yasimda gorebildim..sakinlige alisan insanlar icin kalabalik yerler korkunc oluyor,bir kac sefer semt pazarina gittik saticilar devamli bagiriyorlar,kendimi pazardan disari zor attim....
.....evin alt katinda iki dukkan var,birinin onunde oturup dukkan sahibi ile sohbet ediyoruz, bir araba durdu icinden biri hemen kosup bana sarildi kucaklastik hos geldin filan diyor,ben fransiz kaldim allah allah buda kim diyoruz,gercekten tanimadim benden biraz kucuk ama saclar bembeyaz olmus,yahu kimsin sen, ben erdalim abi erdal tanimadinmi,,,, eski bir cocukluk arkadasim, o bana ne kadar degismmisin diyor ben ona bune hal yahu genc yasta ihtiyarlamissin diyorum...
..turkiye tatilinde ankarada ablam vardi gidip bir hafta filanda onun evinde kalip biraz ankarayi dolastik,yukari ayranci semtinde oturuyor, yakinlarinda yeni apartman yapilmis daire satiyorlar,kacadir bu daireler diye sordum bir fiat soylemisti, geriye sydneye donduk arkadaslar arasinda konusuyoruz bir tanede cok samimi olmadigim biri var,ankarada o muhitte dairelerin fiatlarini soyledim, adam sanki kufur edermisim gibi bana bakiyor soylemis oldugum rakkama inanmak istemiyor,kimse turkiyede her seylerin bu kadar kisa zamanda degisecegini dusunemiyordu.....turkiyeden yeni gelenler oluyor,,, eee aylik ne kadar kazanc lazim 30.000 yeter abi diyor, yahu ben 10 yil evvel brut 2400 lira aliyordum,bir yil sonra 30.000 degil aylik gecinmek icin 60-70 bin lazim. malum sonra milyonlar ve milyarlar oldu.....coluk cocuk turkiyede 3 aylik guzel bir tatil yaptik sayilir, yazliklari olan yakinlarimizin yazliklarinda kaldik veya misafir olduk.ve donus gunu geldi herkeslerle vedalastik,kapi onunde 20 den fazla akraba ve dost ugurlamaya geldi,her seferinde vedalasip ayrildik ama aci gercek bir dahaki gelisimizde vedalastigimiz insanlardan bazilarini goremedik,bir bir rahmetli oldular,gurbette yasamanin bir aci tarafida budur,hele benim gibi ucakla havada 19 saatlik uzaklikta bir ulkede yasiyanlar icin cenazelere yetismek cok zordur,bilmiyorum dinimiz kuralimi cok kisi cenazeleri ayni gunde defnetmek istiyor.
-
....turkiyede calkistigim is stress yapan bir isdi,australyada demir fabrikasinda calistim,imalat yaptigim makinelerde stressden baska bir sey degildi.1986 yilinda turkiyede 3 aylik bir tatil yaptim,kendi alilemde kardeslerim arasinda konusuyorum, o ondan bahsediyor oburu digerini cekistiriyor, bir araya gelince ,her sey cok guzel tek tek olunca,cekememezlik dedikodular,hatunun ailesine gidiyorum ayni problem orda da var, sanki her kes bir birine gizli dusman gibi.....tatil bitti geriye donduk,kisa bir zaman sonra kalbim uzerinda sanci basladi gelip gelip gidiyor,pek aldirmadim, bir sabah yine ayni sey oldu,yakindaki doktora gittim,hmmm bir seyler var galiba, yarin gel stress testi yapalim dedi, ertesi gun gittim, kablolar baglandi bisiklet uzerinde pedallamaya basladim, sonunda doktor ECG iyi gostermiyor dedi hap yazdi sanci gelince dilinin altinda hapi erit dedi,mide bulandirici bir hap,sonrada uzman doktora havale etti,doktoru gorduk oda muayene etti, hmmm anjiyo yapilmasi lazim dedi,devlet hastanesinden gun aldi 3 ay sira bekledik. o zamanlar anjiyo daha dikkatli yapiliyordu,pazar aksami hastaneye gittim pazartesi anjiyo yaptilar,iki gun hastanede kaldik, bir gun bol bol su icirdiler ve yataktan kimildatmadilar.simdi bir iki saatte yapip eve gonderiyorlar,ya diyorum yas 41 bu yasta kalp hastasi filanmi oldum,bir kac ay bayagi canim SIKILMISTI,,anjiyo yapildi doktor daralmis veya bloke olmus damar yok her sey okay dedi.ondan sonra uzman doktoru gorduk, evet bir sey yok bazen stressde boyle seyler yapabiliyor,evin yansa uzulmiyeceksin dedi.....iyi haber rahatladik yani.
.....hatun emekli bende part time is bulursam calisiyorum,daha dogrusu kafama gore is bulamadim,is aradigim icin issizlik parasi odeniyor,bir tanidigimin oglu kucuk bir is yerinde calisiyormus,ustaya sor bakalim forklift soferi veya depocu lazimmi diye,sansim varmis cagirdilar,kucuk bir drink meyva sulari dagitim deposu, o zamanlar her bolgeye drink satan seyyar saticilar vardi, kapi kapi evlere drink dagitiyorlardi, eh bende hem forklift kullaniyorum hemde musteri siparislarini hazirliyorum...
...bir amerikan aktor vardi, sag gozu saga bakar sol gozu sola bakar support aktor denir adam rol aldigi her filmde kursun yiyip oldurulmustu.benim drink deposunada ana merkezden rocco adli bir italyan vatandas gonderildi, ayni sag gozu saga sol gozu sola bakiyor, kendini uyanik zanneden italyan koylusu......plastik bir tepsi tray icine hazirlanacak musteri siparislari konur sirayla herkes bir order alip hazirlar,mallari palet uzerine koyup ince plastik ile sariyoruz,rocco gider kagitlari karistirir en kucuk siparisi alir, guya bakin ben cok palet doldurdum der, aksam uzeri bir paleti yarim birakir tamamlanmis gibi deftere yazar, sabahleyin ayni paleti tamalayip ikinci bir palet doldurmus gibi gozukur,bir kac sefer ikaz ettik dinlemedi,,,,,lubnanli araplarin kafalarida aynidir, karsisindakine sen enayisin ben akilliyim muamelesi yaparlar.
...kapi disinda buyuk bir demir kazan var bin deriz,uzerinde mekanizma var karton kutulari atiyoruz, dugmeye basinca,sistem kutulari iceri dogru itip iyicene ezip SIKISTIRIYOR, cop kamyonlarinda vardir,cop dokulur kamyon icinde copleri SIKISTIRIR... bizdeki makinenin korumasi olmasi lazimmis, rocco calismaya erken geliyor bir kac karton kutu alip kazanin icine atiyor ve dugmeye basiyor sikistirma kismi giderken rocco nun kolunu yakaliyor ve iceri cekiyor,bende ise yeni gelmistim cankurtaran, itfaiye polis, is yerinin onunde bir seyler oluyor, ustaya sordum rocco kolunu kaptirmis dedi, kazanin etrafini kapadilar,kol iki demir kazan arasina girmis, oksijen kaynagi ile demiri kesiyorlar,bir yandan itfaiye su veriyor,can kurtaran hazir bekliyor,bir saat sonra roccoyu kurtardilar, birisi buz getirmis kol kopmus,kolu torbaya koydular, bir cankurtaran baygin roccoyu, diger cankurtaranda kolunu westmead hastanesine goturduler, olay radyolara aksamis televizyoncular gelmis....hastanede 12 saatlik bir micro operasyonla rocco nun kolunu dikiyorlar,burda bir yila yakin calismistim casual caliyorduk casual demek istedileri zaman isimize son veriyorlar, hastalik payi yok senelik izin yok, guya izinparasi verdikleri maas icinde oluyor,rocco olayindan kisa bir zaman muddet sonra,is yerini ana depoya tasiyacagiz dediler ve bizlerede de kapiyi gosterdiler zaten 5-6 eleman olarak calisiyorduk..
-
....ilk 12 yilda galiba 5 tane filan ikinci el araba degistirdim,tabiki kaybeden hep ben oldum,cok tamir paralari verdim,kimilerini kendim tamir ettim, bir araba dokulmeye baslayinca ard arda dokulur,bir yer tamir edilir baska ariza cikar,malum o yillarin arabalarinda cok paslanmada oluyordu....bir kac senem biraz issizlik birazda part time calismalarla gecti,bir yil basi sonrasi yine issizim,calisacak insan icin her zaman is var,ne varki uzun yillar demir isinde calistim toz toprak,yag, demir tozu, zimpara tasi tozu,filan soyle bana uyacak temiz is ariyorum...
..subat ayi basiydi, arkadasimin evinde sohbet ediyoruz, konu1100 km uzaklikta olan uzum baglarindan acildi,bir kac turk arkadas gidip mildura kasabasindan uzum baglari almisti,genellikle sultaniye uzumu yetisiyor,birisinin damadi orda yasiyormus arkadas adami aradi, efendim bu hafta uzum kesme isi basliyormus,uzum kesmeye gecici isciler gelir, wat yapanlar gelir,arkadasim benden yasli ve emekli, hadi gidip bir iki hafta calisalim dedi,kendisi daha evvel gitmis biraz tecrubesi var.
.benim arabayla iki kisi gidecegiz, ogleden sonra saat 3.00 de filan yola ciktik,hic durmadan yakit ikmali yapip gece 3 veya 4 de orda olduk,arabada uyuduk,carsidan yiyecek bir seyler aldik,uzum kesmek icin kucuk bicaklar varmis onlardan aldik,,,ee nerde is bulacagiz,baglari dolasip soracagiz,sokak sokak ciftlikleri dolasmaya basladik,bir italyan bagci benim elemanim var ama yegenim eleman ariyor dedi,tarif etti gittik, 24 yasinda genc bag sahibi olmus,,tamam dedi anlastik bize yatacak ve banyo yapacak yer gosterdi,baglarda mevsimlik isciler icin yatacak yer olurmus,bizden baska iki kisidaha var biri hirvat digeri sirpli o zamanlar iyi arkadamislar boyle islerde calisiyorlarmis,
..kucuk plastik kovalar var kestigimiz uzumleri kovalara dolduracagiz,gunun sonunda en bastaki asma kutugune kac kova yaptigimizi yazacagiz, bu arada bag sahibide traktor ile kovalari topluyor ve bir yere seriyorlarmis,sabah gunes dogarken baga giriyoruz, 9 da bir 15 dakika cay molasi,yine kesmeye devam,arasira bicaklari bileylemek lazim, cay molasinda ev sahibi cay ve buskuvit getiriyor,aklet ve kisa pantolon ile calisiyoruz havada 40 derece sicaklik var ama rutubetli sicak olmadigi icin bezdirmiyor,iki kisi gunde 100-110 kova kadar yapiyoruz,tabi gunun sonunda tursumuz cikmis sekilde eve gidiyoruz banyo yemek,saat 5 den sonra her yer kapandigi icin carsiya gitme sansimizda yok gibi,galiba bir veya iki gun yagmur yagmisti o zaman carsiya cikmistik.
...o bogenin cok acayip bir topragi var yumusak kahverengi toprak,dizlerim yere degince terle beraber toprak yapisiyor, kova hesabi calistigimiz icin ne kadar cok kova doldurursak o kadar para var,tabi makine degiliz arasira bicagi parmaklarimizada vuruyoruz....10 gun kadar uzum baginda calisip adamn uzumlerini kestik,sonunda bir ik sise bira getirdi,nakit olarak paramizi odedi, usulen vergi kesmesi lazimmis bir kac dolar vergi kesti.
.....kasabaya geldigimiz zaman bir nehir kenari vardi, park var baktim bir kosede bir kamyonet gibi araba birde normal kadinli erkekli 7-8 kisi var adeta kamp yapmislar muzik calip sarap iciyorlar tabiki aborgine yerlileri,isimiz bitti geri donuyoruz yine ayni yerden gectik bizim gurup yine orda,dunya umurlarinda degil,devlet issizlikparasi veriyr onlarda agaclar altinda hayatlarini yasiyorlar.....bir arkadasim temizlik isine baslamis bir kac is yeri almis,samimiyiz eleman ariyorum dedi, iyi ama ben bu islerden anlamam,takma kafana ben ogretirim dedi,gerci basit is yalniz polish makineleri var onlari kullanmak ilk etapta zor oluyor,bir kac gun arkadas is ogretti, ondan sonra buyuk bir is yerinin bir kisim ofislerini temizlemeye basladim aksamlari 3 saatlik is,is bulma kurumuna bildirdigim icin verdikleri issizlik maasinda ayarlama yaptilar.boylesi daha cok hosuma gitti, tabi yinede soyle temelli calisilacak guzel bir is olsa calisirim tembel degilim...
....diger bir arkadasimin oglu deri isleri ithal etmeye basladi kayis cuzdanlar kadin cantalari filan,hem kendi pazarlarda satiyor hemde dukkanlara veriyor,arkadasim bir gun geldi, ya bizim oglan turkiyeye askere gidecek 2 ay kalacak iste pazar gunleri minubusu pazara goturup ayni zamanda yaninda calisan cocuklarin basinda dururmusun dedi,kiramadim, okay dedim pazar sabahlari dolu minubusu flemington marketine goturuyorum iki yerde tezgahlari var birinde hanimi duruyor digerindede ben duruyorom isler iyi satis yapan bir iki delikanli var.bir iki ay boyle yaptik biraz pazarciliga ozendim diyebilirim.
-
..gavur olduk gari...
...dun ben ne zaman australya vatandasi olmustum diye merak edip vatandaslik belgesini bulup baktim,kendim daha erken zannediyordum ama 1983 yilinda olmusum..geldigimiz yillarda australya vatandasligina ozenen pek yoktu,bazi devlet islerinde vatandaslik araniyordu,turkler arasinda vatandas olan azdi,vatandas oldunmu abi,yok be kardesim gavurmu olacagim,yok ya ben baskasinin tebasina gecmem.vatandas matandas olmam ben turkum yav gibi tepkiler aliyorduk,vatandaslik alanlarada iyi gozle bakmiyorlardi,hemen hemenn her hakkimiz var vatandaslik niye..
..1982 yilinda ilk defa turkiyeye gidiyorum gelisim uzerinden 8 yil gecmis.australya gumrugunde o zamanlar benden yasli bir gumruk memuru turk pasaportuma cikis damgasi vururken yuzume< bakip hala australyaya guvenemedinizmi> dedi, bir sey diyemedim,ciktik gittik geri geldik,iste o gumruk memurunun soyledigi sey beni cok etkiledi, gelir gelmez forum bulup doldurdum vatandaslik muracaati yaptim,kisa bir zaman sonra mulakata cagirdilar bir kac basit soru okay dediler, bir kac ay sonrada bir belediyeden davetiye aldik,,,, aksam bu saatte belediyenin bu binasinda bulunun diye,,,, coluk cocuk gittik,kahve buskuvit verdiler, yemin ettikten sonra vatandaslik belgesini vereceklermis,,,, ellerimize birer incil verdiler elimizi koyduk ve australya hukumetine bagli kalacagimiza yemin ettik,galiba bir din adami soyluyor bizde tekrar ediyoruz,sonra pek hatirlamiyorum belediye baskanimi yoksa yardimcisimi bir bir cagirip,tebrik edip vatandaslik belgemizi verdi,bahcemize ekelim diye birerde kucuk fidan verdiler boylece vatandas olduk,ondan sonra turk pasaportunu bir koseye attim ve bir daha yenilemedim..1982 yilinda internet yok ucak biletleri icin acentalar var turkler kafile halinde yolcu gonderiyor, en azindan 3 aktarma,benim ilk gittigim yilda yeni bir hava yollari australyaya seferler yapmaya baslamis galiba filipin hava yollari olur,yine bir turk acenta biletlerimizi ayarladi, galiba 7 erkek ve bir kac kadin gurup olduk bir ikisi evli,ilk durak taylandin bang kong sehri, ucakta alkol bol bizim turkler ucagin arkasinda toplanip kafayi cekmeye basladilar,gariban erkek hosteside kafaya almislar onada iciriyorlar,bang kong a varinca adami ucaktan sedye ile aldilar icmesini bilmeyen hostes fazla kacirmis......
..bang kong sehrinde 9 saat bir sonraki ucagi bekliyecegiz, turk genclerden biri gumrukcuyu bulup ya biz disari cikip sehri gezebilirmiyiz dedi, adam okay dedi, cikis yerine gidip cikis yaptik adamin bildigi taksici varmis onuda cagirdi iki takside 7 kisi sehire ciktik,biraz dolastik yemek yedik,bekar gencler var,bizi masaj salonuna gotur dediler, gittik,ben ve genc bir arkadas vardi biz bir kenarda oturduk diger evli bekar kendilerine genc kadinlar tarafindan masaj yaptirdilar..+ s.....bang kong dan sonraki durak o zamanki ismiyle bombay di sonra isim degistirilip mumbai oldu yani hindistana ugradik,ucaktan terminala yuruyoruz sicak yagmur yagiyor, gerci hava alanindan disari cikmadik ama gariban bir hindistan gordum,iste daha sonra dubai ve istanbul...wollongong sehrinden genc bir aile vardi birde bebeleri var, giderken memur cantam vardi acele ile anahtari evde unutmusum, yolda genc hanimin sac tokasini alip kilidi acmistim, tesaduf olarak geriye donerken ayni aile ile bulustuk, genc adam dolar bozdurmus ve cebine 20.000 den fazla tl koymus, yollarda bekleme var bebe ac turk parasi gecmiyor,bende dolar vardi bebe icin yiyecekler aldim yardimci oldum.
..bayan yegenimin bir kibrisli aile dostlari var,kibrisli bayan kocasina surpiriz yapmis kaynanasini kayinpederini kayinbiraderini ve esini australyaya turist olarak getirmis,bizim yegende hepsini yemege davet etmis, bende tesaduf olarak gittik, kibrisli misafirlerle sohbet ettik, kayin babaya eeee buraya turk pasaportu ilemi yoksa kibris turk pasaportu ile mi geldiniz dedim. adam yok arkadasim bizde gavur olduk yunan pasaportu ile geldik dedi, bende takma kafana arkadasim bende 30 yild kadar evvelinde gavur oldum dedim,kibris turk pasaportu hic bir yerde gecmiyor,adamlar turk vatandasi degil turk pasaportu alsinlar mecburen kibris cumhuriyeti pasaportu aliyorlar.turk politikasinin aci gercegi.
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
33
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.7k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum
