New York
-
canlı yayın
https://www.youtube.com/watch?v=eJ7ZkQ5TC08 -
Brooklyn Bridge Park'tan Statue of Liberty manzarası (ve bir dahaki sefere SLR makine ile gitme gerekliliğinin baş göstermesi)...







-
Prospect Park, Brooklyn




-
Coney Island Beach, Brooklyn









-
Brooklyn Public Library, Brooklyn

-
@kingocali, Harika olmuş bu noel ışıkları.
-
@yapay-zeka New York ve Times Square ile Earthcam sayesinde tanışmıştım. 2003 ün yılbaşısıydı yanılmıyorsam... Her yerde ışıklı süslemeler vardı. 15 bin kilometre ve 8 saat farkı uzaklıktan canlı olarak oraları izlemek müthişti.
-
Barclays Center, Brooklyn (Home of the Brooklyn Nets)


-
New York Aquarium, Brooklyn











-
@kingocali Harika yaaa....
-
@ibrahimasar Abicim, bu konuda, sen asıl San Diego'dakileri gör (Birch Aquarium (Bilimsel) & SeaWorld (Popüler))...
-
@kingocali, içinde söyledi: New York
@ibrahimasar Abicim, bu konuda, sen asıl San Diego'dakileri gör (Birch Aquarium (Bilimsel) & SeaWorld (Popüler))...
Paylaş da görelim. :)
-
@ibrahimasar Ben oralara gittiğimde (2001 - 2004), kameralı cep telefonları yeni çıkıyordu; dijital fotoğraf makineleri de öğrenci bütçesini aşıyordu. Geçmişten kalan fotoğraf yok.
2019 - 2020 seyahatinde ise, San Diego'da 5 gün kaldım. Hem ev sahibim, hem şoförüm, hem de tur rehberim olan Amerikalı abladan, havaalanı transferleri, plajlar, AVM'ler ve okulumdan daha fazlasını talep edemedim. Son seyahatten de fotoğraf yok.
Los Angeles talebinde olduğu gibi, "Bir dahaki sefere inşallah" diyerek, topu taca atmak durumundayım :)
Lakin, New York'taki Amerikalı yengeyle New York ve / veya Connecticut (Westchester veya Connecticut'tan ev almalarını bekliyoruz), Türk kocasıyla Alaska (Yeni evlerine taşınıp, düzenlerini kurmalarını bekliyoruz) ve Türkiye'de Dolar'la kazanıp, yakında işinden kovulmak üzere olan Türk bir arkadaşla California (İpinin çekilmesini bekliyoruz) planlarımız yok değil ;)
-
Nathan's Famous, Brooklyn
(Endüstriyel) Hot dog'un ana vatanı. En son Almanlar ve Avusturyalılar tarafından sahiplenilmeye çalışılsa da, kökü Roma İmparatorluğu'na, hatta bir rivayete göre, Antik Yunan şehir devletlerine kadar dayanan sosisi, Alman göçmenler, 1800'lerde Amerika'ya getirmiş. Charles Feltman isimli bir Alman göçmen, Coney Island'da, ilk hot dog standını açmış. Yanında çalışan Polonya göçmeni Nathan Handwerker, işten ayrılıp, eski patronuna rakip, kendi hot dog standını açmış. Hot dog'larını yarı fiyatına satıp, önce Feltman'ı batırmış; sonra da işleri büyütüp, hot dog'u bütün ülkeye yaymış.
Forumun irilerinden biri olarak, görevimi layıkıyla yerine getirip, denedim. Gayet başarılı buldum. Tüm forumdaşlara, gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Lakin, Türkiye'de bile (örneğin, bozmadan önce Snob'da), daha iyisini yemişliğim var.

Yeri gelmişken, aynı hissiyatı, Brooklyn'in cheesecake'iyle ünlü pastanesi Junior's hakkında da taşıdığımı belirtmek isterim. Cheesecake'i kötü mü? Kesinlikle değil! Ama abartıldığı kadar da yok. Onun da daha iyisini, Türkiye'de bile (örneğin, bozmadan önce Kırıntı'da) yemişliğim var. San Diego'daki D.Z. Akin's'in cheesecake'ini de pek beğenirim. Yolu düşen forumdaşlara, Junior's'ın cheesecake'ini de gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Zira, "iyi". Lakin, baştan bu kadar pompalanıp, beklenti gereksiz yere aşırı yükseltildiğinden olsa gerek (bkz. kendi iddiaları), hayal kırıklığı yaşamaya da hazır olun lütfen...

-
@kingocali, içinde söyledi: New York
Nathan's Famous, Brooklyn
(Endüstriyel) Hot dog'un ana vatanı. En son Almanlar ve Avusturyalılar tarafından sahiplenilmeye çalışılsa da, kökü Roma İmparatorluğu'na, hatta bir rivayete göre, Antik Yunan şehir devletlerine kadar dayanan sosisi, Alman göçmenler, 1800'lerde Amerika'ya getirmiş. Charles Feltman isimli bir Alman göçmen, Coney Island'da, ilk hot dog standını açmış. Yanında çalışan Polonya göçmeni Nathan Handwerker, işten ayrılıp, eski patronuna rakip, kendi hot dog standını açmış. Hot dog'larını yarı fiyatına satıp, önce Feltman'ı batırmış; sonra da işleri büyütüp, hot dog'u bütün ülkeye yaymış.
Forumun irilerinden biri olarak, görevimi layıkıyla yerine getirip, denedim. Gayet başarılı buldum. Tüm forumdaşlara, gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Lakin, Türkiye'de bile (örneğin, bozmadan önce Snob'da), daha iyisini yemişliğim var.

Yeri gelmişken, aynı hissiyatı, Brooklyn'in cheesecake'iyle ünlü pastanesi Junior's hakkında da taşıdığımı belirtmek isterim. Cheesecake'i kötü mü? Kesinlikle değil! Ama abartıldığı kadar da yok. Onun da daha iyisini, Türkiye'de bile (örneğin, bozmadan önce Kırıntı'da) yemişliğim var. San Diego'daki D.Z. Akin's'in cheesecake'ini de pek beğenirim. Yolu düşen forumdaşlara, Junior's'ın cheesecake'ini de gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Zira, "iyi". Lakin, baştan bu kadar pompalanıp, beklenti gereksiz yere aşırı yükseltildiğinden olsa gerek (bkz. kendi iddiaları), hayal kırıklığı yaşamaya da hazır olun lütfen...

Lezzet, beğeni, birinin beğenip bayılması, diğerinin çok fazla beğenememesi gibi konuları hippokampüs limbik sisteme bağlıyorum. Birinin çok beğendim demesi muazzam demesi, daha önce benzeri bir şey yediğinde çok mutlu olduğu anı çağrıştırdığında senin benim beğenmeyeceğimiz birşeye bayıldığını söylemesine neden olabiliyor. Bir de kral çıplak diyemeyenler var. Herkesin beğendiği şeyi beğenmedim diyecek cesareti olmayan, acaba ben gerizekalımıyım da milletin aldığı lezzeti alamadım diye düşünerek daha da abartarak beğendiğini ifade edenler. Dünya üzerinde, bu muhteşemmiş diyebileceğim, bundan daha iyisi yok diyebileceğim tek yemek annemin mantısı. Kadın naapıyosa yemek dehası eşim bile tutturamıyor o mantının ayarını. Çocukken çok mutlu olduğum anlarda yemişim anlaşılan :)
-
@ibrahimasar Nathan's Famous hakkındaki yorumum (her ne kadar olabildiğince objektif olduğunu düşünsem de) kişiseldir ama, Junior's hakkındaki yorumum, Big Bus'taki (New York'un yerlisi) tur rehberi abiden teyitlidir. Otobüste "Yiyen var mı?" diye sordu. (Tabii ki, bir tek) Ben "Yedim" dedim. "Nasıl buldun?" diye sordu. "Daha iyisini yedim" dedim. "Değil mi?" diye onayladı. Sonra da, otobüstekileri, hayal kırıklığına uğrayabilecekleri konusunda uyardı.
Anam, beni özel okulda okutabilmek için, hem örgün, hem ikinci öğretimde ders veriyordu. Yukarıda Allah var; kadın yine yemeğimizi eksik etmiyordu ama, öyle el oyalayacak şeyler de yapamıyordu. Ömrümde yalnızca bir kere gerçekten ev ve el yapımı mantı yedim. Çocukluğumda, her yaz gittiğimiz pansiyonun ev sahibesi yapmıştı. Göz hakkı olarak, bize de bir tabak düştü. Benim payıma da, onun üçte biri düştü. Ömrümde, ne ondan önce, ne ondan sonra, öyle bir şey yemedim :) Zaten, 2005'te anam öldükten sonra, bir daha ev yemeği de yemedim. Öyle ölmem abi; füze atsaydın :D
-
@kingocali, içinde söyledi: New York
@ibrahimasar Nathan's Famous hakkındaki yorumum (her ne kadar olabildiğince objektif olduğunu düşünsem de) kişiseldir ama, Junior's hakkındaki yorumum, Big Bus'taki (New York'un yerlisi) tur rehberi abiden teyitlidir. Otobüste "Yiyen var mı?" diye sordu. (Tabii ki, bir tek) Ben "Yedim" dedim. "Nasıl buldun?" diye sordu. "Daha iyisini yedim" dedim. "Değil mi?" diye onayladı. Sonra da, otobüstekileri, hayal kırıklığına uğrayabilecekleri konusunda uyardı.
Anam, beni özel okulda okutabilmek için, hem örgün, hem ikinci öğretimde ders veriyordu. Yukarıda Allah var; kadın yine yemeğimizi eksik etmiyordu ama, öyle el oyalayacak şeyler de yapamıyordu. Ömrümde yalnızca bir kere gerçekten ev ve el yapımı mantı yedim. Çocukluğumda, her yaz gittiğimiz pansiyonun ev sahibesi yapmıştı. Göz hakkı olarak, bize de bir tabak düştü. Benim payıma da, onun üçte biri düştü. Ömrümde, ne ondan önce, ne ondan sonra, öyle bir şey yemedim :) Zaten, 2005'te anam öldükten sonra, bir daha ev yemeği de yemedim. Öyle ölmem abi; füze atsaydın :D
Allah rahmet etsin, bizimki şükür sağ, bu 1 ocakta 80. yaşını kutlayacak inşallah. Çok sağlığı yerinde değil, şakır şakır mantı açacak havası yok ama haftaya İstanbula geleceğim, 2 ay annemin yanında kalmak üzere. Ablalarla dönüşümlü yanında oluyoruz. Darıcada evimiz var. Mümkün olduğunca evinde rahatça kalmasın a gayret ediyoruz. Sağlığı daha iyiyken biz Ankarada oturduğumuzda kışları oraya gelirdi. 5 yıldır Bodrumdayız, 2 yıl da buraya geldi. Ama şimdi pek yol yapma durumu yok. Yine de Darıcadayken keyfinin yerinde olduğu bir hafta sonu malzemeleri ayarlayıp onun tarifiyle hamurunu falan açıp içini hazırlayıp, zaten katlamasında yıllarca görev aldığım mantıdan az da olsa yaptırmak niyetindeyim. Sen de müsait olursan gel, bir kaç tabak ye. Ölümlü dünya, bu kadın belkide bir daha mantı yediremez bize. Bayağı bir gurme olduğun belli. Bu lezzeti tadmalısın. Ahir ömrümüzde anasız kalmış bir kardeşimize böyle bir ''taste plesure'' yaşatalım.
-
@ibrahimasar Abicim, öyle bir davetle geldin ki, vallahi yemiş kadar oldum. Allah razı olsun. Düşünmen yeter. Bu cömert davetin için çok teşekkür ederim. Fotoğrafındaki kadar ( bu seneki green card fotoğrafın değil ama, profilindeki fotoğraf :) ) "baba" adammışsın vesselam.
Allah anneye sağlıklı, sıhhatli, olabildiğince uzun ömürler versin, sizin gibi hayırlı evlatları kendisine bağışlasın, sizleri birbirinizden ayırmasın; ben kendim için bir şey istemiyorum. Tekraren, sana bu ince davetin için çok teşekkür ediyorum.
Ayrıca, Allah cümlemizin ölmüşüne rahmet eylesin. İnsan hayatının evreleri var. 2004'te muhabbet kuşum, 2005'te anam, 2006'da köpeğim, 2016'da kedim, 2019'da babam öldü. Benim hayatımın "aile" evresi tamamlandı. Her evrenin kendi artıları ve eksileri var. Aile evresine dair özlemler olmuyor değil, ama şimdi de, hiç kimse için endişe duymadan, hiç kimsenin sorumluluğunu hissetmeden, hiç kimseye hesap vermeden, ceketimi sırtıma vurup, kapıyı çekerek, istediğim zaman, istediğim şeyi, istediğim kadar yapabilme özgürlüğüm var. O yüzden, bana geçmişte kalan ve bir daha geri gelmeyecek şeyleri hatırlatacak şeyler yapmak yerine, girmiş bulunduğum bu "özgürlük" evresinin bana sunduğu imkanlardan yararlanmayı tercih ederim. Eksilerin eksikliğini zaten kalan ömrümüz boyunca içimizde hissedeceğiz. Bari (elden, ayaktan düştükten sonra, kendisine bakacak kimsesi olmayanların kaçınılmaz olarak gireceği) "sefalet" evresine geçmeden önce, içinde bulunduğumuz evrenin sunduğu artıların tadını çıkaralım.
Son olarak, estağfurullah, "gurme"lik gibi bir iddiam yok. Sadece, hayatta bir tane zevkim var. Yerine göre, sağlığı pahasına, o zevkin peşinden giden bir kardeşiniz olarak, o zevke gark olmanın verdiği bir tatmışlık, bir tecrübe var. Bu forumda, tecrübemize göre, göçmenlik işlemleri, iş, okul, vs konularındaki görüşlerimizi paylaştığımız gibi, yeri gelmişken, fotoğrafını paylaştığım mekanlar konusunda da görüşümü paylaşayım dedim; hepsi bu. Her zaman olduğu gibi, şahsen yaşanmışlıktan hareketle ve saygı çerçevesinde, aksi yönde görüş bildirenlere, "Hayır, Nathan's'da yediğim hot dog / Junior's'da yediğim cheesecake hayatımda yediklerimin en iyisiydi" diyenlere de, kapımız sonuna kadar açık. Hatta, "D.Z. Akin's'in cheesecake'i kötüdür. Sen cheesecake'i asıl şurada ye" tavsiyesinde bulunmanın (en azından, denedikten ve beğendikten sonra edeceğim hayır dualarıyla) sevabı bile olabilir :)
-
@kingocali, Düşünce tarzın, hayata bakış ve olayları yorumlama şeklin harikulade. Herkesin istisnasız yaşayacağı üzücü dünya gerçekliklerine tam olarak benim bakış açıma benzeyen bir duruşla yaklaşıyorsun. İnsanlar ızdırapları,sanki bir tek onların başına geliyormuş, geri kalan herkes mutlu mesut yaşıyormuş gibi bir reddeişle karşılayıp anı kaçırmayı, hatta bu üzüntüye yıllarını heba etmeyi alışkanlık haline getirmiş. Benim de köpeğim, babam ve en büyük ablam birer yıl arayla öldüler. Çok üzülmedim mi, üzüldüm, ama olması gerektiği gibi yaşamaya devam ettim.
Neyse... Ne o bu seneki GC fotoğrafımı sen de beğenmedin anlaşılan. Diğer fotoğrafım için beğeni cümlen çok onore etti beni. Sevgi saygı karşılıklı iyi niyet çerçevesinde kapımız her dostumuza açık. Mantı çekin de açık. Ne zaman canın isterse bu iki aylık sürede değerlendir. Amerikadaki meşhur e denemediğin bir lezzet olarak düşün bunu. Eskilerde kalan bir lezzeti aramak gibi değil. Zaten böyle bir şey yememişsindir kanımca :) -
Taci's Beyti, Brooklyn
Mekan, ürünün ham maddesinin ana vatanından 8.000 km uzakta olmasına rağmen, "Taci Abi", lahmacun gibi lahmacun, İskender gibi İskender, karışık ızgara gibi karışık ızgara yapmayı başarmış. Aynı şeyi, ana vatandan 11.000 km uzaklıktaki San Diego'da bulunan (Sultan Baklava hariç) Türk restoranları hakkında söyleyemiyorum.
Amerikalı yengenin, iki bebesiyle birlikte, beni Coney Island'a, Coney Island Beach'e, New York Aquarium'a ve Dyker Heights'a götürdüğü günün son durağı Taci's Beyti idi. Kızcağız hem yorulmuş, hem acıkmış. Ben fotoğrafları çekene kadar, hepsinden birer çatal almış bulundu. Yemeklerin bir uçlarının eksik olmasının sebebi, "Taci Abi"nin yemeği eksik getirmiş olması değil, benim yeterince hızlı olamayışımdır. Durumun sorumlusu benim.



Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
11
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.7k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum