Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmen Olmayan Kişilerin Tecrübeleri

Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
2.2k 202 175.9k 244

  • @denizci10 Herzaman 😊🙏


  • @EmreATA öncelikle deneyimlerinizi aktardığınız için teşekkürler elinize sağlık. Sizin gibi insanların yazdıkları bizim gibi Amerikaya gitme planları yapanlar için çok değerli oluyor. Özellikle ben şu anda şehir belirleme aşamasındayken bu bilgiler çok önemli. Vatan özlemi her zaman olacaktır. Sonu hepimiz için güzel olur inşallah.


  • Göç etmek başlı başına çok büyük bir değişim bir de işin içine çocuğu da dahil ettiğinizde zorluklar daha da katlanıyor. Çocuk, okula, arkadaşlarına alıştığında ebeveynlerden daha avantajlı bir konuma yükseliyor. Bu sebeple göç etmeyi düşünen ailelerin varsa çocuklarının okula başlamamış olması büyük bir avantaj. Hiç olmazsa çocuğun ayarlarıyla okula başladıktan sonra oynamamış oluyorsunuz.
    Biz burada genellikle şunu gördük, göçü gerçekleştiren ilk nesil tohumu atıyor, asıl meyvesini yiyen sonraki nesiller oluyor. Bu gerçek tarihin her döneminde dünyanın her coğrafyasında hep böyle işlemiş. Amerika'ya ilk gelen Kıta Avrupası'ndaki insanların torunları ve onların çocukları bugünün en varlıklı insanları.

    Emre Bey yazısında işin kültürel tarafına değinmiş. Gerçekten maddi imkanları bir kenara bıraktığınızda en büyük mücadele bu cephede gerçekleşiyor. Bizim kültürümüzde bildiğimiz, alıştığımız, sorgulamadan kabul ettiğimiz bize doğru gelen şeylerin burada hiçbir önemi yok. Burada önem arz eden meselelerin neden önemli olduğunu da biz anlamaktan uzağız. Örneklerle ilerlemek yerinde olur: Bizim kültürümüzde biz tanımadıklarımızla çok çabuk iyi ilişkiler kurarız. Birinin bizim kankamız olması birkaç güne bakar. İlk başta bu iyi gibi gelen samimiyet işler ters yönde ilerlediğinde hızını kaybetmez. İki günde kankamız olan kişi, bir anda 'şeytan görsün yüzünü' kişisine dönüşür. Burada böyle bir şeyin imkanı yok. Tanıdıklar, arkadaşlar, dostlar hiyerarşisi bizdeki gibi birkaç haftada inşa edilmiyor burada. Bu sebeple her gördükleriyle her şeyi konuşmazlar. Ama bir pub'a gittiğinizde çok güzel günlük sohbetler edersiniz, hayattan bahseder, iyi zaman geçirirsiniz. Ki benim kriterim şahsen 'iyi zaman'dır. Çünkü herkes saatlik çalışır, zaman kıymetlidir. Türkiye'de saatleri aşan toplantılarda konuşulan konuları burada 5-10 dk'da konuşur dağılırsınız. Bir mesele bu kadar zamanda çözülmüyorsa orada başka bir sorun vardır.

    Sanıyorum bunun böyle olmasında en büyük etken, bizim kalbimizin düğmesinin, beynimizin düğmesinden hep daha fazla açık olmasında yatıyor. Her meseleye, her duruma karşı önce duygularımızı konuşturuyoruz. Amerika'da biri gözünüzün içine baka baka yemeğini yer ve yemeğini sizinle paylaşmak aklının ucundan bile geçmez. Bizdeyse ısrar kıyamet. Ölümü gör'ler havada uçuşur. Şu anda evinde kalmakta olduğumuz kızın arkadaşları, kız, San Francisco'ya ailesinin yanına dönmeden önce kızlar gecesi için evde toplandılar. Şaraplar açıldı, yiyecekler ortaya kondu. 1 saat 15 dk sonra hepsi sessizce evlerine dağıldılar. E biliyorsunuz bizde böyle geceler sabaha karşı biter.
    Diyeceğim o ki, aşırı uçlara kaymadan, böyle yaparsam şöyle düşünürler yargılarına varmadan insanın içinden geldiği gibi yaşaması aslında güzel bir özgürlük.

    7 aydır kendimize şunu soruyoruz. Lotodan 10 milyon dolar çıktı. Türkiye'de mi yaşamak isteriz, burada mı? Buna kalbinizin düğmesi açık cevap ararsanız memleketiniz size daha fazla göz kırpabilir. Ama aklınızın düğmesini açarsanız Türkiye'de artık varlıklı insanların bile huzurla yaşayamadığını görürsünüz. Arabanızı istediğiniz gibi sokağa bırakamaz, valeye teslim edemez, güvenlik kameraları ve elemanlarıyla çevrili villa sitenizin duvarlarınızın dışındaki hayata her karıştığınızda bir yerden bir yere giderken bin tane stresin içinde kalırsınız. Bu yazı kaleme alınırken New York city'de 35 saattir aralıksız yağmur yağıyor, şehirde hiçbir noktada tek bir su birikintisi yok. Bu yağmur istanbul'da yağsaydı metrekareye son yılların rekor yağmuru düştü diye haberler servis edilirdi önünüze.

    Konu varlıklı olmanın önünde bir engel olup olmamasıysa eğer, gelişmiş ülkeleri gelişmiş yapan şeyin ne olduğunu burada görüyorsunuz. Yoksulların bile araba alabilmesi değil, varlıklı olmak. Zenginlerin bile toplu taşıma kullanması. Bizi diğer ülkelerden ayıran şey maalesef bu. Yoksa toprağa, ağaca, doğaya olan sevgiyi taşıyan birey dünyanın her yerinde dünyanın bütün kuşlarını sever, bütün ağaçlarından huzur bulur. Bunu çocukluğundaki 29 Ekim törenlerinde Vatan Caddesi'nden geçen tankları, askerleri, bandoları izlerken coşkuyla ağlayan küçük bir çocuk olarak söylüyorum.


  • @Alper-Bayram Merhaba, bizler sizin deyişinizle kalbimizin düğmesine basıp karşımızdakine gönül kapımızı açmaya hazır bir milletiz. Gerisini zamana bırakıyoruz. Onlar ise tam tersine düğmeye basma işini zamana bırakıyor. Bu da biraz zaman aldığından onları soğuk yapıyor. İkisi de mantıksız değil aslında. Ama bizdekinin farkı sana gönül kapısını açana ihanet edilmeyeceğinin bilinmesidir.

    Diyeceğim o ki, aşırı uçlara kaymadan, böyle yaparsam şöyle düşünürler yargılarına varmadan insanın içinden geldiği gibi yaşaması aslında güzel bir özgürlük.

    Evet gerçekten de güzel birşey olmalı.

    Ama bir pub'a gittiğinizde çok güzel günlük sohbetler edersiniz, hayattan bahseder, iyi zaman geçirirsiniz.

    Bunu yaşamadık henüz ama yaşamak isterdim. Ama sanırım pub ortamı olmasa da bu yazınız benzer hissi verdi kanımca.
    Esenle kalın.

  • ⭐⭐⭐

    @EmreATA
    Merhaba Emre Bey, Türkiye'de yaşayan biri olarak 6 ay da bile bir çok şeyin değiştiğini size söyleyebilirim. 6 ay sınırından sonra 1 yıl, sonra 2 yıl sınırını aştınız mı gerisi gelir @denizci10 unda dediği gibi yasal statüye kavuştuğunuz zaman kafanız bir tık daha rahat olacaktır.

    Türkiye'de şuan kapitalist sisteme doğru depara kalktı gidiyor kimse aksini iddaa edemez, şuan devlet okulları bile sene de bağış adı altında binlerce lira bir sürü A4 kağıt vs vs istiyor, baksanız sosyal devletiz maaşımızın %33 ünü vergi olarak veriyoruz. Benim şuan 3 yaşında bir oğlum var ve 2 yıl sonrayı düşünüyorum ilkokula başlayınca ne yapacağım, şuan anaokuluna bile ayda 5.500 TL veriyorum ve hala huzursuzum, düzgün eğitim alması için okul arayışım şimdiden başladı ancak Ümraniye'de hiç bir okula tam manasıyla güvenemiyorum güvenebileceğim okulların yıllık ücretleri 120.000 TL den başlıyor. Üniversitelerin eğitim durumları her geçen gün diplere iniyor Boğaziçi Üni ye bile resmen darbe yapıldı, yıllardır dünyanın en iyi okulları sıralamasında olan okullarımız git gide düşmeye başladı.

    Sağlık a gelecek olursak, Türkiye'de özel sigortanız yoksa ve büyükşehir de yaşıyorsanız muayne olmanız ortalama 3-4 saat o da sağlam giren hasta çıkar şeklinde bir ortam var. Özellere gitmek için sigorta gerekli Amerika'da pahalı denilen sigortayı ben Türkiye de eşim ve oğluma Tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırdım ucuz diye 13.000 TL ödedim 1 yıllık, geçen gün muayne oldum özel hastanede sigortada sorun çıktı SGK farkı olarak 805 TL muayne ücreti ödedim. Emin olun bizim sağlık sistemimiz de hiç ucuz değil ucuz olanda da zaten sağlığınız da çok ucuz oluyor, nerden biliyorsun diyeceksiniz Annem e bel fıtığı teşhisi koyan doktardan, doktor arkadaşlarım olmasa aslında annemin kemiklerinin ağrımasına yol açan şeyin kanser olduğunu ve bunu da aynı MR raporuna bakan arkadaşımın doktor körmüymüş burdaki yazılanları hiç mi okumamış demesinden çıkartıyorum. belki kendince haklıdır devlet hastanelerinde hasta başına tanınan süre 3 dk ile sınırlı o arada derdini anlattın anlattın anlatamadın agumentin 1000 lik ile tedavin başlıyor.

    Kültürel şok ve vatan hasretine diyecek gerçekten hiç bir şey yok, herkes doğduğu toprakları özler ama şunu da unutmayın her geçen gün artık doğduğunuz topraklar eski yaşanabilirliğini kaybediyor. Özellikle de cinsiyeti ne olursa olsun çocuğunuz var iken, AVM de 2 adım arkamda yürüyen oğlumu bile her sn kontrol ediyorum kendi başına bir yere göndermek sanırım lise çağına kadar mümkün olmayacaktır.

    6 ay ı geçmemiş olsanız size tavsiyem vizeniz dolmadan gelip Türkiye de bir süre vakit geçirip tekrar bir karşılaştırma yapın derdim, çünkü burda yazılanlardan hep şunu gördüm ne zaman ki insanlar darlanıp bir tatil için yada kesin dönüş için geri gelseler pişman olmaya başlıyorlar.


  • @Alper-Bayram :clapping_hands: :clapping_hands: :clapping_hands: :clapping_hands: :clapping_hands:


  • Sağlık konusunda ekleyeceklerim var. Türkiye'de hiç kullanmadığım 4.300 TL'lik özel sağlık sigortamın yenilemesi 11.425 TL olarak geldi. Ki yapan sigortacı arkadaşımdır. Hadi banka soydum bu yılki %160 artışı karşıladım, benzer performansla seneye 2023 kasımda yenilemesi geldiğinde 29 bin lira olacak, bunu nasıl ödeyeceğim diye sorduğumda 'allah kerim' cevabını aldım. isteyenin isteyene istediği gibi saplayabildiği bir sistem sürdürülebilir olur mu? mevcut fiyatların bu kadar şişmesinin bir sebebi de kesinlikle bu anlayış yüzündendir. gelişmiş bir ülkede kimse kimseye böyle bir artışı dayatamaz. bunu ne vicdanla, ne rasyonelle, ne akılla açıklayamazsınız.


  • Tekrardan selamlar,
    Yazımdan kaynaklı cevaplarınız tek tek okudum. Hepinize teşekkür ederim. @denizci10 ,@Alper-Bayram ,@tolgasatir ,@dytmelek
    Ben tekrardan belirtmek istiyorum. Bu yazdıklarım kendi kişisel görüşümdür. Biz Türkiye’nin ne durumda olduğunun gerçekten farkındayız. Zaten onun için buradayız. Ama @Alper-Bayram beyin kritik sorusunu hala kendine sormasından bahsediyoruz. Yani 10 milyon dolar olsa sorusunu soran bir insan aklında mutlaka sorgular olan insandır. Bu sorguları sormamızda gayet olması gereken birşey. Bunlara hazırlıklı olun diye bahsediyoruz. Kimseye Türkiye’yi yüceltip Amerika yo kötülemedim. Gelecek olan arkadaşların hazırlıklı olmasını tavsiye etmek amacıyla yazılmış bir yazıydı.
    Dönmemek gibi bir düşünceyle katı duvarlarla gelmeyin, geldiğiniz takdir de hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Daha esnek olun. Amerika’ya gitme amacım şu,bu gibi şeyler belirleyin. @Alper-Bayram beyin dediği gibi uçlara kaymayın. Newyorkta 35 saattir yapan yağmur bizim Karadeniz’imize de yapıyor. Bunları göz ardı edemeyiz. Memlekete her ne kadar hengameli bir süreçten geçse de uç düşüncelerle hareket etmek her zaman yanlıştır. Türkiye’nin kendine göre güzellikleri, Amerika’nın kendine göre güzellikleri var. Bu güzellikler çerçevesinde planlarınızı yapın ve ona göre hareket edin. Çocuk heryerde çocuk, arkadaşlarına alışma vs gibi şeyler dünyanın neresinde olursanız olun yaşanabilecek şeyler. Buna tr dahil. Burası Türkiye’nin 15 katı büyüklükte bir yer. Sizin bahsettiğiniz çocuğumu 2 adım arkamda tutuyorum cümlesi burası içinde geçerli. İlk geldiğimizde bize söylenenlerden bir tanesi çocuğunuzu oyun alanında dahil gözünüzün önünden kaybetmeyin.
    Yani arkadaşlar nereye giderseniz gidin kendine özgü problemleri kendine özgü güzellikleri var. Bunları göz ardı etmeyin. Lütfen gelirken Türkiye ye nefret duymadan, amaçlarınızı, planlarınızı yaparak gelin. Sonrasında sarsılmazsınız.


  • @EmreATA Öncelikle paylaşımınız için teşekkür ederim. Türkiyede iken hayal etmesi belki güç ama zorluklar elbette yaşayacağız. 2 çocuk annesi olarak en büyük kaygım tabi ki evlatlarımız. Bu yolculuğu onlar için düşünüyoruz en başta. Karı koca birbirimize destek olmaktan başka yapacak birşeyimiz yok. En azından adapte olana kadar. Bugüne kadar o kadar çok şey yaşadık ki, karı koca kafa kafaya verip, omuz omuza yol almak kolaylaştırır hayatımızı. Hayat bize kalabalık aile içinde bile yanlız ikimizin ve çocuklarımızın olduğu gerçeğini öğretti. Dileğim herkesin kalbine göre versin rabbim. Dileğim bu yolculukta en güzel şeyleri yaşamak.


  • @EmreATA merhaba bizde gelecek hafta bir buçuk yıl süre ile sarasotaya geleceğiz . Sanırım sizde aynı bölgedesiniz. Bazı konularda sizlerden yardım alabilir miyiz


  • @nagisim Elbette



  • Yılın son günlerinde Christmas ışıklarıyla süslenmiş ağaçlarla dolu New York'tan herkese merhaba. ''holiday season'' dedikleri herkesin neredeyse 1 aylığına işi gücü bırakıp ailelerinin yanına, arkadaşlarının evine, kayağa, denize başka eyaletlere tatillere gittikleri dönemi yaşıyoruz. her yer çok hareketli. bizim de hayatımızda ev anlamında maalesef olumlu ve olumsuz gelişmeler oldu. Lizbon'a iş teklifi alan stüdyosunda kaldığımız kız, Lizbon'a gitmekten vazgeçtiği için ocak ortasında 3 aydır çok severek kaldığımız bu evi terk etmek zorunda kalacağız. ancak kızın wall street'te yaşayan bir arkadaşı bize kendi evini teklif etti, 21. katta özgürlük heykeli ve jersey city manzaralı bu yeni stüdyonun bir süre yeni sakinleri biz olacağız. binanın doorman'ini ve lobisindeki yılbaşı ağacını görünce bütünü olmasa da üzüntümüzün büyük kısmını unuttuk.

    üzüntümüz deyince belki uzaklardan bu anlattığım kulağa şımarıklık gibi geliyordur ancak burada sürekli ev değiştirme haliyle yaşadığınız bu göçebe hayat duygusal olarak insanı çok yoruyor. bavulunuz sürekli açılıp kapanıyor, hiçbir yere bağlanmadan yaşamak zorunda kalıyorsunuz. biz de bu sürecin olumlu yanlarını görmeye gayret ediyoruz. bu noktada sizlere yeni yılda göç etmeyi ciddi ciddi düşünenler için yine bir toparlama ve değerlendirme yapmaya çalışacağım. artılar ve eksiler yine birlikte olacak.

    ev meselesiyle başladık. öyle devam edelim. orada sahip olduğunuz ve genel olarak özgürlükler ve hayat pahalılığı endeksinde yoğunlaşan mutsuzlukların içinde bilmiyorum barınma bir problem mi? ancak buraya geldiğinizde banka hesabınızdaki paranın miktarından bağımsız ciddi anlamda bir barınma problemi sizi bekliyor olacak. biz çok şanslı insanlar olarak iyi bir arkadaş grubunun içine düştüğümüz halde 7 ayda 4.kez ev değiştirmiş olacağız. Amerikalılardan oluşan bu arkadaş grubu bize yardım teklifi etmese büyük ihtimalle airbnb odası bulmak zorunda kalacaktık. Buraya geldiğinizde bir kredi geçmişiniz olmadığı için bankadaki paranız hiçbir şey ifade etmiyor bunu unutmayın. 7 ay içinde tanıdığım biri Polonya'da yaşarken greencard çıkıp buraya gelen, biri de direkt Türkiye'den greencard çıkan iki ayrı arkadaşım da Green cardları olduğu halde uzun süre ev bulamadılar. Türkiye'den gelen arkadaş, iki çocuğuyla gelmişti, jersey'de çocuklar başka birinin evinde bir süre kaldılar, arkadaşım başka birinin yanında kaldı bir süre. 3-4 ay geçtikten sonra bir Türk arkadaşlarının kefil olması sayesinde Brooklyn'de ev tutmayı başardılar. Bunları böyle detaylı yazmamın sebebi Amerika çok güzel, her şey çok ucuz sığlığındaki YouTube videolarının yarattığı algıyla sınırlı kalınmasını istemememden kaynaklı. Eğer buraya geldiğinizde sizden önce buraya gelmiş bir arkadaşınız, akrabanız varsa, size kefil olma noktasında güvenilir biriyse yukarıda yaşadığım zorlukları yaşamama ihtimaliniz yüksek demektir.

    barınma dışında daha önceki yazılarımda bahsettiğim kültürel farklılıklar alışmak için zorlanacağınız başka bir mesele. öğrenmeye açıksanız değişimin sancılarını daha kolay atlatmakla birlikte yine de dil ve yaşam kültürü bıraktığınız hayattan tamamen farklı. gecenin 3ünde yan komşunun tivi gürültüsünden uyuyamadığım için lobideki güvenliğe gidip durumu bildirdim, daireyi aradı kimseye ulaşamayınca isterseniz polis çağırabilirsiniz dedi. yani burada bu benim komşum falan durumu yok. rahatsızsanız gereğini yapmalısınız. bende gereğini yaptım ve polisi aramak yerine evde kulak tıpası aradım.

    bir diğer zorluk iklim. New York city özelinde konuşuyorsak eğer, şu anda dışarıda hissedilen hava -7, normaliyse -3. dışarı çıktığınızda manhattan'daki gökdelenlerin arasında okyanustan esen ani rüzgarlardan korunmak mümkün, ancak blok başlarındaki ışıklara geldiğinizde yeşilin yanmasını dua ederek bekliyorsunuz. ancak northface, Uniqlo gibi markalardan çok da abartı olmayan rakamlara uygun koruyuculu kışlıklar almak mümkün. ve müşteri hizmetleri anlayışları şu düzeyde: northface'den aldığım bereye tamamen kendi hatamla latte dökmüştüm, mağazaya geri gidip durumu dürüstçe satış elemanına söyledim. 'lütfen raflardan kendinize yeni bir tane alın' dedi ve elimdeki kirli bereyi alıp kaldırdı. ne bir kağıt imzaladım, ne kullanıcı hatası olduğunu söyleyen mutsuz suratlar gördüm.

    satın alma gücüne daha önceki yazılarımda değinmiştim. Zaten internet bu konuda okyanus gibi. 1 hafta çalıştığınızda başlangıç seviyesi bir iş bile yapsanız kendinize iPhone 14 pro alabilirsiniz. ama almalı mısınız kendinize sormanız gereken asıl soru bu. mevcut telefonunuzun yapmadığı hiçbir şeyi yapmıyor alet.
    burada deneyime para vermek insanların daha çok önemsediği bir konu. eşimi yılın son günü candlelight konserine götürmek için dün konserin yapılacağı kiliseye gittik. mekanı önceden görmek istedik. tüm zeminin mum ışıklarıyla aydınlatıldığı bir kilisede canlı klasik müzik dinlemek bizi çok heyecanlandırdı.
    kiliseye gittiğimizde henüz başlamak üzere olan bir 'anma töreni' olduğunu fark ettik. içeri girerken kimse 'siz kimsiniz' demedi. elimize tutuşturdukları programı bildiren kağıtlarda 20 gün önce hayata 82 yaşında gözlerini yuman amerikalı ünlü şair ve yayımcı bir kadının anma töreninde olduğumuzu öğrendik.
    yukarı doğu yakasındaki bu güzel atmosferde herkesin çok şık giyindiği ortamda 1 saat kaldık. dualar edildi, şarkılar söylendi, filmlerdeki gibi yakınlarından bazıları kalkıp onunla ilgili güzel sözlerin söylendiği, komik anların anlatıldığı konuşmalar yaptı. kimse tavuklu pilav derdinde değildi, kimse bir tane daha pide alabilir miyim telaşına düşmemişti. hayatımız boyunca unutmayacağımız bir deneyim yaşamış olduk. etrafımda çoğu 80'lerin üzerinde kadın ve erkeklerin giyim ve kuşam anlamında gösterdikleri özeni, o yaşa rağmen vücut postürlerinin nasıl bu kadar dik ve uzun olduğunu anlamaya çalışarak ben de kendi dilimde duamı ettim.

    burası bildiğiniz hiçbir şeye benzemiyor. gelip çok mutlu olarak kalmaya devam edenler olduğu gibi, bir an önce dönmek isteyen insanlar da çok. yukarıda bahsettiğim Polonya'da yaşarken Green card çıkınca atlayıp gelen arkadaş şu anda ciddi ciddi polonyaya geri dönme planları yapıyor. düşünsenize istanbulda nerede yaşıyor olursanız olun evinizde çamaşır makinesi mutlaka vardır. burada çok havalı görünen gökdelenlerde bile çamaşırınızı yıkamak için çamaşırhane katına inmeniz, yıkamaya 2.75, kurutmaya 2.75 vermeniz ve programlar bittiğinde evinizden çıkıp çamaşırlarınızı geri almanız gerek. çünkü adında 'new' olan york şehrinin neredeyse yarısı 1900'ların başında yapılmış evlerden ibaret. binaların çok büyük kısmı 'pre-war' olarak geçiyor.

    yeme - içme anlamında aldıklarımızın kalitesine uzun uzun değinip kimsenin canını sıkmam istemem. limon ne kadar sulu, domates nasıl kırmızı, avokado ne kadar güzel, yumurta nasıl sarı, kahve nasıl harika kokulu, salata malzemesini yıkamadan nasıl direkt kullanabileceğiniz kadar temiz konularını hayal gücünüze bırakıyorum, çünkü orası sonsuz.

    sanıyorum bu benim bu forumdaki son yazım. çünkü burada öğrendiklerimi ve paylaşmak istediğim her şeyi paylaştım. bundan sonra yazarsam kendimi tekrara düşmüş hissedeceğim. bu kadar uzun bir yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederim. umarım yeni yıl nerede yaşarsanız yaşayın, hayat sevgisiyle gelsin. o olunca geri kalan her şey için yakıt bulunuyor nasıl olsa. sevgiler...


  • @Alper-Bayram açıkçası hayatta her gün yeni bir macera her gün yeni bir öğreti. hele ki hayatını ikiye ayırıp "göç sonrası" olarak nitelendiren kişiler içinse tekrara düşmek mümkün değil. yazılarınıza neden devam etmeniz gerekli şöyle örnek vereyim hemen; ofisten çıkmak üzereydim, siteye bir gireyim dedim, eskaza bu konuda sizden gelen bir bildirim gördüm. ofisten çıkmamayı, daha doğrusu iletinizi okuyup öyle çıkmayı yeğledim. nitekim bu mesajı da yazıp çıkıyorum :) işin özeti, son paragrafınız hariç yazılarınızın tamamını şiddetle destekliyorum. bir sonraki gelişmeleri emin olun ben ve benim gibi birçok arkadaş bekliyor olacak.

    selamlar.


  • @Alper-Bayram Daha önce paylaştıklarınız gibi bu paylaşımınızı da dünyanın diğer ucunda hayal kurarak okumak çok güzeldi. Ancak sonunda ki "son yazım" ibaresi hoş olmadı. Olumlu ve olumsuz deneyimleri her ne kadar birlikte anlatmayı sevsenizde umarım tüm deneyimleriniz olumlu olur ve sizde onları paylaşmaya devam edersiniz.


  • @Alper-Bayram yeni manzaranızın tadını çıkarın. En büyük üzüntünüz taşınmak olsun o zaman Alper bey. Güzel noktalara değinmişsiniz ne güzel her yerin artısı ve eksisi var ne aradığımıza bağlı olarak .Umalım ki son yazınız olmaz bundan sonraki tecrübeleriniz ve yaşadıklarınızı kendi adıma okumak isterim. Şimdiden iyi yıllar dilerim.


  • @ahsenaydgdu F1 vize tipi tam olarak ne oluyordu acaba? Mesela ben 24 yaşındayım. Bu şekilde Amerika'ya turist vizesi ile gidip daha sonra F1 vizeye çevirebilir miyim arkadaşlar? Ayrıca F1 vize türü ile daha sonra süresiz oturum izni alabilmemizin imkanı var mıdır?


  • @Atlantis00 F1 bir öğrenim vizesidir. Her vize türü gibi şartları vardır. Ama size süresiz oturum izni vermez.
    Forumumuzun Ana Sayfasında ilgili başlıkların alt kategorilerinde her türlü bilgi mevuttur. Konu başlıklarının ilk sayfaları konu hakkında detaylı bilgi içerir. Tek yapmanız gereken okumak.


  • Selam,
    Çok stresli bir yolculuğun ardından bugün Los Angeles'ta 4. günüm.
    Öncelikle, ABD uçuşlarında güvenlik konusu bence abartılmış durumda. Türkiye'de hava alanından çıkana kadar 4 kere güvenlik kontrolünden geçtik. Sonrasında direkt Los Angeles uçağına bindik. Yolculuk 14 saat kadar sürdü. Uçak fena değildi, zaten önceki gece hiç uyumadığım için 10 saat kadar uyuyarak geldim.
    Uçakta baya olay oldum. Öncelikle para vererek ayırttığım koltuk söz verilen diz mesafesine sahip olmadığı için koltuk değiştirmek zorunda kaldım. Geçtiğim koltukta da yanımdaki adam ben gelince ben sıkıştım diye ortalığı ayağa kaldırdı. Neyse ki hostesler icabına baktılar.
    LAX'e sabah 11 gibi indik ve defalarca yurt dışına gitmiş olmama rağmen (ki bunun içinde 2 ABD seyahati de var) ilk defa arka odaya çekildim. Belgelerimde bir sorun varmış. Burasını biraz ben abartmış olabilirim ama arka tarafta yaklaşık 1 saat geçirdim ve aklımda şu düşünce vardı "Tamam, buraya kadarmış. Beni geri yollayacaklar." 1 saat stresten bir ömür gibi geçti. Sonra vize mülakatında yaptığım görüşmeye benzer bir görüşme daha yaptım ve memur pasaportuma damgayı basıp beni bıraktı.
    Geldiğim gün ilk iş telefon almak oldu. Yanında kaldığım dostumun zaten verizon hattı olduğu için bana ek numara çıkardı, bir de yeni telefon aldım.
    Ertesi gün okula gidip kayıt işlemlerimi yaptım. Ama heyecandan SSN konusunu sormayı unutmuşum. USC aklımı aldı :) Haftaya buradaki hocamla görüşmem var, o gün tekrar soracağım.
    üçüncü gün (yani dün) akşama kadar yağmur yağdı. o yüzden zamanımı evde pc başında çalışarak geçirdim. Bu arada Freelance sitelerden bir tasarım işi aldım ve ABD'deki ilk paramı da kazanmış oldum. Bugün de öyle yorgunluk atıyorum... Yarından itibaren çalışmaya devam...
    Zaman geçtikçe burayı güncellerim diye umut ediyorum.


  • @academicus Hayırlı olsun. Yeni hayatınızda ve okulunuzda başarılar dilerim.


Benzer Başlıklar

  • 2 Oy
    7 İleti
    435 Bakış
    SharmS
    @bilge https://www.uscis.gov/citizenship/civic-integration/settling-in-the-us
  • ABD DE TASARIMCI OLMAK

    Kilitli Taşındı Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
    2
    0 Oy
    2 İleti
    326 Bakış
    crazycellsC
    Sorularinizi uygun bolumlerde sormalisiniz, ayrica buyuk harf kullanmadan yazmaniz daha uygun olur. Maalesef bu sekilde toplama basliklara izin vermiyoruz, sorunuz hangi konu ile ilgiliyse o bolumdeki uygun basliklara sorularinizi sorabilirsiniz. Mesleklerle ilgili sorulariniz icin su bolumu inceleyebilirsiniz: https://yesilkartforum.com/forum/category/6/i̇ş-alanları-ve-meslekler Lise ve diger kademelerdeki egitimler icin su bolumu: https://yesilkartforum.com/forum/category/15/eğitim New York ve ABD'de yasam maliyetleri ile ilgili olarak da su basliklari: https://yesilkartforum.com/forum/category/17/new-york https://yesilkartforum.com/forum/topic/393/amerika-da-yaşayanlardan-yaşam-maliyeti-örnekleri
  • ABD’ye Kaç dolar ile gittiniz

    Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
    132
    2 Oy
    132 İleti
    16k Bakış
    Henry bloorH
    @valour rendering ,cad ,auto desk vs iyiyseniz is cok hele birde burda okursaniz 5 sene icinde iyi bir planlama ile guzel yerlere gelirsiniz.Dedigim gibi land of opportunity. AMA sunuda unutmamak lazim amerikada sozlesmeler at will yani isverende sizde istediniz zaman çıkabilirsiniz. Adam durduk yere atabilir .Bunuda goz onunde bulundurun.Ben sizin yeriniz olsam mock bir resume hazirlayip hatta linkedn bile indeed uzerinden islere basvurup mulakatalara girerdim.Bir hafta sirf ny bolgesi oteki hafta Texas boyle boyle kafamda bir plan yapardim.Su anda buyuk kriz var ama amerika en az etkilenen bir ulke.
  • ABD'de Yaşadığımız Talihsizlikler ve Zorlu Bir Başlangıç

    Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam
    85
    50 Oy
    85 İleti
    23k Bakış
    MySeaM
    @2xscorpion Kesinlikle katiliyorum yazdiklariniza 👍
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

21

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.8k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum