Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!

Kanada/Amerika Dil okulu için tavsiyeler/fikirler/düşünceler

Göçmenlik Sohbetleri
55 15 2.1k 12

  • @mehmet-JS, içinde söyledi: canada/abd dil okulu fikir/düşünceleriniz???

    @halilk2020 her firmanın işe alım şekli farklı olabilir. Benim bu dil sertifika college ya da üniversiteye giriş kolaylığı için kullanılan sertifika.
    Ayrıca işe girmek için work permit almış olmanız gerekli. Sizi hire edecek kişi bunu soracaktır mutlaka.
    Şuan Türkiye'yseniz ve Türkiye den işe başvuracaksanız size dönüş yapmaları Michael Jackson' ın U.S başkanı olma şansıyla aynı.

    Benim ilerdeki planım GC çıkarsa Amerikada geçici işlerde çalışıp ve aynı zamanda ingilizceyi ilerletip uzman olduğum işde iş aramak kismet olursa:folded_hands:


  • @mehmet-JS Merhaba mehmet nasılsın.Dediğin öneri bana da sunuldu.Fakat ben burada kalmak istemiyorum.Artık bir yola girmek ve ilerlemek istiyorum.Şimdi burada pek öneri gelmemiş maalesef ama Canada/ABD' de olan kişiler ile görüştüm.Mantıklı olan dil okulu kısmında ABD olduğu konusunda şuan fikrim oluştu.Hem bu süreçte GC da açıklanacak.Daha sonrasında oldu/olmadı duruma göre college olarak Canada tarafına geçmek mantıklı gibi.Evrak işleri için irtibata geçtim umarım vize alma vs konularda bir problem olmaz.Teşekkürler yorumun için.


  • @halilk2020 İnşallah olur,

  • ⭐⭐

    Amerikada ingilizce kursuna ücretsiz katılma imkanları var. Turist vizesi ile gidildiğinde bazı kiliseler ve kütüphaneler ücretsiz kurs düzenliyorlar. Zaten gündelik hayatin kendisi de doğal bir kurs ortamı sunuyor. Günlük 24 saat ingilizceye maruz kalıyorsunuz. Ve sadece konaklama ve yeme içme masrafı oluyor. 6 ayda çok güzel bir seviyeye gelirsiniz. Hatta belki vizeyi 6 ay daha uzatır 1 yıl doğal ortamında ingilizceyi harika bir düzeye getirirsiniz. Ayrıca turist vizesiyle uygun fiyata kurslarda var Amerikada. Bence online olayı veya Turkiyede kurs olayı ile zaman kaybetmemek lazım. Tabi bunlarında faydası var ama sabun köpüğü misali bir şey. Yani geçici. Amerikada 24 saat ingilizceye maruz kalmak ile Turkiyede günde 2-3 saat yarim yamalak maruz kalmak arasında öğrenme acısından ne kadar fark olacağını düşünsenize. Bu yuzden ingilizce isini kafaya koyduysaniz ve vize+konaklama masrafini karsilayabiliyorsaniz vakit kaybeymeden gidin derim. Hem o 6 ay icerisinde belki evlenir, belki bir sponsor bulur green card o şekilde alırsınız. Yani sürpriz gelişmeleri de tetiklemiş olursunuz. Yinede işinize karışmak gibi olmasın. Benim ki sadece kişisel düşüncem. Ama Turkiyede online veya kursa giderek öğrenme girişimlerini de gereksiz görmüyorum. Yanlış anlaşılmasın. Bu gayretlerde çok önemli ve en azindan bir temel ve aşinalık sağlıyorlar. Benim söylemek istediğim köklü bir çözüm arıyorsanız en ucuz ve en makul yöntem gidip ortamında ingilizceye maruz kalmaktır.


  • Merhabalar, ben de sayın @mehmet-JS gibi ILAC dil okulunun pathway programına katıldım. 10 haftalık bir program için haftalık 100 Kanada Doları olmak üzere toplamda 1000 Kanada Doları (o dönemki kur ile 5.000 TL) ödedim. Malum salgın nedeniyle eğitim online olarak verildiği için oldukça uygun bir fiyata bu programı aldım diyebilirim. Aksi halde çok daha ciddi meblağları vermek durumunda kalacaktım ve dil eğitimi sırasında çalışma Kanada'da çalışma izni verilmediği için de dil okulu masrafına ek olarak kira, mutfak, ulaşım vb giderler de eklenecekti. Yani eğer siz de Kanada'da dil okulu ve sonrasında bir college programına katılmayı planlıyorsanız en azından dil okulu için salgının bitmesini beklemek yerine bu online fırsatı değerlendirmenizi tavsiye ederim. Elbette bir dili öğrenmenin en sağlam yolu o dilin konuşulduğu ülkede yaşamaktır ama özellikle ekonomik açıdan avantajlarını düşünecek olursak Online ILAC kursunu şiddetle tavsiye ediyorum.

    Özellikle ILAC diye belirtmemin sebebi ise pathway sertifikasının pek çok college da geçerli olmasıdır. Patwhay programına ne zaman katılacağınızı ise mevcut dil seviyeniz belirliyor. Eğer yapılan seviye sınavı sonrasında belirli bir düzeyin altındaysanız (emin olmamakla birlikte ''advanced'' diye hatırlıyorum) önce genel ingilizce kursu alıyorsunuz daha sonra pathway'e geçiş yapıyorsunuz. İki haftada bir yapılan TOEFL testleri ile de puanınız belirleniyor. Neden direkt TOEFL veya IELTS e girmek varken bununla uğraşayım derseniz de zamanında TOEFL a girmiş birisi olarak çok net söyleyebilirimki patwhay programı çok çok çok daha basit. Zaten bu yüzden de alacağınız sertifika sınırlı sayıda üniversite tarafından kabul görüyor. Ama ILAC ın sertifikasını hemen hemen bütün college lar kabul ediyor.

    Benim kabul aldığım college 3 Mayıs tarihinde başlıyor. Aralık ayında da vize başvurusu yapacağım. İki senelik eğitimden sonra da 3 senelik çalışma izni sağlıyor collegelar. Tabii bunun için gideceğiniz okul devlet college ı olmalı ve 3 yıllık çalışma izni için en az 2 senelik eğitim almalısınız. (Bazı özel collegelar da bir yıl gibi bir çalışma izni sağlayabiliyor ama garanti vermiyorlar bu konuda) Ben 2 yıl eğitim + 3 yıl iş tecrübesi ile kalıcı oturum iznine başvurmayı planlıyorum. Tabii burada başta yaş olmak üzere pek çok kriter gözetiliyor. Alacağınız puan ile bir havuza yerleştiriliyorsunuz ve en yüksek puan alan kişiden başlayarak değerlendirmeye alıyorlar. Green Card sisteminin çekilişten ziyade kalifikasyon odaklı olanı diyebiliriz bu göçmenlik sistemi için. Merak edenler internet üzerinden ''Express Entry'' diye aratabilirler. Tabii bu sisteme illa ki Kanada'dan başvurmak zorunda değilsiniz. Türkiye veya başka bir ülkede yaşıyor olsanız da başvuru yapmanız mümkün. Ben kendi adıma Kanada'da eğitim ve iş tecrübesi gibi iki önemli kritere puan toplamak adına yukarıda bahsettiğim 5 yıllık programı uygulamayı düşünüyorum tabii vizeye takılmazsak.


  • @Ali-Dmr umarım sorunsuz vizeyi alırsın. College in DLI listesinde değil mi hatta bazı college ler in sadece belirli programları dahil oluyor. Dikkat etmek lazım sonunda şok olmamak için.


  • @Nothing-Man umarım planlanladıklarını gerçekleştirirsin. Eğer Canada planların dahilindeyse başlangıçta college yi orada okumak daha mantıklı. Immigration için malum express entry sistemine girmek gerekiyor. Canada da college okumanın önemli puan getirisi var çünkü.


  • @mehmet-JS Hocam normalde okul Ocak ayında başlayacaktı fakat ben college'ı online olarak okumak istemediğim için bir sonraki başlangıç tarihi olan Mayıs ayına kaydırdım programı. O zamana kadar ikinci dalganın da hafifleyeceğini, bu DLI muhabbetinin netleşeceğini düşündüm.

    İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim, bir yandan bu yolu deniyor bir yandan da GC çekilişine katılıyorum. Yaş 30 a gelmeden bir şeylere başlamak istiyorum. Umarım siz de sıkıntısız bir şekilde gidersiniz Kanada'ya.


  • @Ali-Dmr, içinde söyledi: canada/abd dil okulu fikir/düşünceleriniz???

    Merhabalar, ben de sayın @mehmet-JS gibi ILAC dil okulunun pathway programına katıldım. 10 haftalık bir program için haftalık 100 Kanada Doları olmak üzere toplamda 1000 Kanada Doları (o dönemki kur ile 5.000 TL) ödedim. Malum salgın nedeniyle eğitim online olarak verildiği için oldukça uygun bir fiyata bu programı aldım diyebilirim. Aksi halde çok daha ciddi meblağları vermek durumunda kalacaktım ve dil eğitimi sırasında çalışma Kanada'da çalışma izni verilmediği için de dil okulu masrafına ek olarak kira, mutfak, ulaşım vb giderler de eklenecekti. Yani eğer siz de Kanada'da dil okulu ve sonrasında bir college programına katılmayı planlıyorsanız en azından dil okulu için salgının bitmesini beklemek yerine bu online fırsatı değerlendirmenizi tavsiye ederim. Elbette bir dili öğrenmenin en sağlam yolu o dilin konuşulduğu ülkede yaşamaktır ama özellikle ekonomik açıdan avantajlarını düşünecek olursak Online ILAC kursunu şiddetle tavsiye ediyorum.

    Özellikle ILAC diye belirtmemin sebebi ise pathway sertifikasının pek çok college da geçerli olmasıdır. Patwhay programına ne zaman katılacağınızı ise mevcut dil seviyeniz belirliyor. Eğer yapılan seviye sınavı sonrasında belirli bir düzeyin altındaysanız (emin olmamakla birlikte ''advanced'' diye hatırlıyorum) önce genel ingilizce kursu alıyorsunuz daha sonra pathway'e geçiş yapıyorsunuz. İki haftada bir yapılan TOEFL testleri ile de puanınız belirleniyor. Neden direkt TOEFL veya IELTS e girmek varken bununla uğraşayım derseniz de zamanında TOEFL a girmiş birisi olarak çok net söyleyebilirimki patwhay programı çok çok çok daha basit. Zaten bu yüzden de alacağınız sertifika sınırlı sayıda üniversite tarafından kabul görüyor. Ama ILAC ın sertifikasını hemen hemen bütün college lar kabul ediyor.

    Benim kabul aldığım college 3 Mayıs tarihinde başlıyor. Aralık ayında da vize başvurusu yapacağım. İki senelik eğitimden sonra da 3 senelik çalışma izni sağlıyor collegelar. Tabii bunun için gideceğiniz okul devlet college ı olmalı ve 3 yıllık çalışma izni için en az 2 senelik eğitim almalısınız. (Bazı özel collegelar da bir yıl gibi bir çalışma izni sağlayabiliyor ama garanti vermiyorlar bu konuda) Ben 2 yıl eğitim + 3 yıl iş tecrübesi ile kalıcı oturum iznine başvurmayı planlıyorum. Tabii burada başta yaş olmak üzere pek çok kriter gözetiliyor. Alacağınız puan ile bir havuza yerleştiriliyorsunuz ve en yüksek puan alan kişiden başlayarak değerlendirmeye alıyorlar. Green Card sisteminin çekilişten ziyade kalifikasyon odaklı olanı diyebiliriz bu göçmenlik sistemi için. Merak edenler internet üzerinden ''Express Entry'' diye aratabilirler. Tabii bu sisteme illa ki Kanada'dan başvurmak zorunda değilsiniz. Türkiye veya başka bir ülkede yaşıyor olsanız da başvuru yapmanız mümkün. Ben kendi adıma Kanada'da eğitim ve iş tecrübesi gibi iki önemli kritere puan toplamak adına yukarıda bahsettiğim 5 yıllık programı uygulamayı düşünüyorum tabii vizeye takılmazsak.

    Mayısta başlamasını planladığınız devlet kolei hangisi. Hangi bölüm okuyacaksınız ve maliyeti nedir kısaca bilgi verirmisin.


  • @ibrahimasar Lambton College. Okuyacağım program ise business management. Devlet collegeları ortalama yıllık 15.000 Kanada doları istiyor. Benim gideceğim bu college görece biraz daha ekonomik, bu nedenle çok tercih edilen okullardan. 2 yıl için ödeyeceğim toplam ücret 26.000 dolar civarı. Benim okuduğum bu bölüm ''postgraduate'' yani lisansüstü eğitim olarak geçiyor (bizdeki yüksek lisans gibi değil. o üniversitelerde oluyor). Böyle olmasının önemli bir avantajı da son dönem full staj yapılıyor. Bu da normalde öğrenciyken sahip olduğunuz haftalık 20 saat ile sınırlandırılan çalışma izninin full time olması demek. Araştırma yaparken gideceğiniz kolejlerin ve programların kapsamına çok iyi bakmak gerekiyor.

    Bir diğer konu da evli olan çiftlerden öğrenci olanı aynı şekilde haftalık 20 saat çalışma iznine sahipken diğer eş full time çalışma iznine sahip olabiliyor. Bu da mali açıdan önemli bir avantaj sağlıyor bence.


  • daha yeni şöyle bir email geldi

    ILAC College Diploma HEM ÇALIŞ HEM OKU Programları 92 Hafta 15.000 CAD yerine 6.000 CAD !

    ILAC Kiss Program dahilinde ILAC College eğitiminize de hiç zaman kaybetmeden %40 indirimle evinizden başlayabilirsiniz.

    Sertifika program eğitiminize burada başlayabilir devamında ekstra bir ücret ödemeden Kanada'ya transfer olabilirsiniz.

    Şimdi ILAC College'de 92 hafta İşletme, Pazarlama, Turizm Otelcilik ve IT programları 6000 CAD'dir.

    Katılabileceğiniz programlar;

    Sales & Marketing Diploma Programı / 92 hafta ( 52 hafta eğitim + 40 hafta full time çalışma)
    Business Administration Diploma Programı / 92 hafta ( 52 hafta eğitim + 40 hafta full time çalışma)
    Health Care Administration Diploma Programı / 92 hafta ( 52 hafta eğitim + 40 hafta full time çalışma)
    Communication & Service Essentials Diploma Programı / 60 hafta ( 30 hafta eğitim + 30 hafta full time çalışma)
    Service Excellence for Business Diploma Programı / 48 hafta ( 24 hafta eğitim + 24 hafta full time çalışma)


  • @halilk2020 Amerika'da, İngilizce yeterliliğinin belgelenmesi için sertifika ve / veya sınav sonucu talep edilmesi, yalnızca okul başvurularında karşılaşılan bir durum.

    İş görüşmesi için, Fortune 500 listesinde ilk 200'e giren teknoloji şirketine de, dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketine de, Amerika'nın ikinci büyük eczaneler zincirine de, plastik parça imalatı yapan KOBİ'ye de, gıda imalatı yapan yabancı patrona ait KOBİ'ye de, internet tarihinin, pazara en hızlı giriş yapan ürününü sunan, scale-up aşamasındaki teknoloji girişimine de, sivil toplum örgütüne de, sanat kumpanyasına da, üniversiteye de, asker alma bürosuna da gittim. Onlarca mülakata girip çıktım. İngilizce sertifikası ya da İngilizce sınav sonucu soran, kendisi İngilizce sınavı yapan işverenle hiç karşılaşmadım.

    CV'sinde gördüklerini beğenirlerse, adayı mülakata çağırıyorlar. Amerikalı'ya ne soruyorlarsa, yabancıya da aynısını soruyorlar. Adayın verdiği cevapları beğenirlerse, (belki ilk mülakattan, belki birkaç mülakat turundan sonra) onu işe alıyorlar. Beğenmezlerse, almıyorlar.

    Adayın verdiği cevapların değerlendirilmesinde, adayın kendisine sorulan soruyu anlaması, mülakatçının da adayın verdiği cevabı anlaması, yazılı olmayan bir ön şart olduğu ve karşılıklı anlaşılıp anlaşılamadığı ilk 30 saniye içinde zahmetsizce anlaşılabilen bir şey olduğu için, hiçbir Amerikalı işveren, kendi memleketinde işe eleman alırken, sertifikayla, sınavla uğraşmıyor (Belki, örneğin, Almanya'da çalıştırmak için eleman alıyorsa, Almanca testi yapıyor / istiyor olabilir).

    Siz sanayi özelinde sormuşsunuz. Müsaade ederseniz, ben konuyu tüm teknik alanlara genişleterek cevap vermek isterim: İfası için, teknik bilgi, birikim, beceri gereken tüm mesleklerde, İngilizce yeterliliği (ya da yetersizliği) daha az sorun oluyor (Lakin, tekraren, bunun somut bir limiti / derecesi yok).

    Örneğin, bir şirketin hukuk müşaviri olacaksanız, son derece ağır bir dille yazılmış kanun, yönetmelik, tüzük ve içtihatları okumak, bu konularda gelecek soruları anlamak, cevaplamak, iş çözümsüzlükle sonuçlanırsa, derdinizi, kendi memleketinin eliti olan hakimlere anlatmak zorundasınız. Hafif bir İngilizce'yle altından kalkmak mümkün değil.

    Ama örneğin, konusuna hakim, alanında yetkin bir tasarım mühendisiyseniz, "Orası öyle olmaz. Böyle olmalı" deyip, ekranda çizdiğiniz şeyi parmakla göstermeniz, çoğu kez yeterli olacaktır. Çalışmaya başladıktan sonra, İngilizce'niz zaten gelişecek, işinizi iyi yaptığınız sürece, çevrenizdeki insanlar, İngilizce'niz gelişene kadar geçecek süreyi ve o zamana kadar yapacağınız ufak tefek hataları görmezden gelecektir.

    Üç tane örnek vermek isterim:

    1. Yukarıda bahsettiğim, internet tarihinin, pazara en hızlı giriş yapan ürününü sunan, scale-up aşamasındaki teknoloji girişiminde çalışırken, bir gün, işe, söylediklerinin ancak %25'i anlaşılabilen Çinli bir elektronik mühendisi başladı. İngilizce'si berbattı ama, belli ki mülakatta, kendisinin, kendisinden beklenenleri yapabileceğine dair güven verebilecek performansı gösterebilmiş. Nitekim kadın, şirketin uzun zamandır çözüm üretilemeyen en büyük problemini, işe başladığı gün çözdü. O gün itibariyle, o kadını, kendisi istemediği sürece, hele ki İngilizce'si yüzünden, şirketten atabilecek bir güç kalmadı :D

    2. İstanbul Üniversitesi Makine Mühendisliği'ni bitirmiş bir arkadaşım, mezuniyetinden sonra, Türkiye'de 1 yıl Tasarım Mühendisi olarak çalıştı. Sonra sıfır İngilizce'yle New York'a gitti. Dil okuluna başladı. 1 yılı aşkın süre devam etti. Dil okulunda okuduğu süre boyunca, önce pompacılık (o zaman öyle bir meslek vardı; Amerika'da artık yok), sonra taksi şoförlüğü, sonra limuzin şoförlüğü yaptı. Dilini kabul edilebilir seviyeye getirdikten sonra (ki, o seviye, söylemeye çalıştığım gibi, teknik alanlarda nispeten daha düşük; üstelik durum, hem okulda, hem işte böyle), City University of New York'ta Makine Mühendisliği yüksek lisansı yaptı. Okul bitince, Türkiye'de olduğu gibi, Tasarım Mühendisi olarak iş buldu. Zaman içinde, Mühendislik Müdürü oldu. Şu an ise, Genel Müdür. Doğru yaptıkları: 1. Tüm dünyada geçerli, tüm dünyada aşağı yukarı aynı şekilde yapılan bir mesleğin eğitimini almış olmak. 2. O meslekte iş tecrübesi edinmiş olmak. 3. Bir süre düşük yaşam standartlarında yaşamak zorunda kalsa da, dilini geliştirmeye yeterince zaman ayırmış olmak. 4. Amerika'da, Türkiye'de eğitimini aldığı, tecrübe kazandığı alanda, eğitimini ileriye götürecek (aynı zamanda, Türkiye'de aldığı eğitimi meşrulaştıracak) okulu, bölümü ve öğretim seviyesini seçmiş olmak ( Başkası olsa, bu teknik eğitimin üzerine, sırf öylesi daha kolay diye, Radyo - Televizyon falan okur, memlekete dönüp, yalaka medyada, gazı bol, içeriği bomboş, "Gençler, temel bilimler okuyun, mühendislik okuyun; memleketi kalkındırın" programları yapardı :) ). 5. Eğitimini aldığı, tecrübe kazandığı meslekte iş aramak. Şansı: Bulmak :D

    3. (Burssuz) Bilkent Üniversitesi İşletme Yönetimi lisans programını bitirmiş bir arkadaşım, Türkiye'de faaliyetleri olan global bir Amerikan şirketinin İstanbul ofisinde, denetçi (en geniş bakış açısıyla, "muhasebeci" diyebiliriz) olarak işe başladı (Sanayi işi olmasa da, tüm dünyada geçerli, tüm dünyada aşağı yukarı aynı şekilde yapılan, kuralları belli, teknik bir alan). Özel sektör için oldukça düşük bir maaşa, 4 sene, gece - gündüz çalıştı. Şirketin avantajları, 1. İşe başlamadan önce, 3 haftalık bir işe hazırlık eğitimi vermesi, 2. Senede en az bir defa, 1-2 haftalık, iş başı, yenileme / güncelleme / tazeleme eğitimleri vermesi, 3. Her 3 kişilik çömez ekibinin başına, takıldıkları yerde soru sorabilecekleri, işi öğrenebilecekleri, hata yaptıklarında arkalarını toplayacak bir kıdemli denetçi koyması, 4. Mesaiye kaldıkları zaman, ekip üyelerinin tüm masraflarını (bulundukları yere göre, otel, yol, yemek, vs), hiçbir sınır koymak ve hiç vakit kaybetmeksizin karşılaması idi. 4. senesinin sonunda, arkadaş, New York'taki genel merkeze "Ben Niy Yoyk'ta çayışmak iştiyoyum. Geyebiyiy miyim amca?" diye mail attı. Amerika'da okul tecrübesi yok. Amerika'da iş tecrübesi yok. Green card'ı, çalışma izni; hiçbir şeyi yok. Amerika'ya turist olarak bile gitmemiş. Özel lise ve özel üniversite dışında, hiç İngilizce konuşmamış. "2 hafta içinde gel, başla" dediler. Gitti, başladı. Gittiğinde, gerekli sertifikasyona bile sahip değildi. CPA sınavına girdi. İlkinde beceremedi. İkincisinde aldı. (Geçici olarak) Türkiye'ye döndü. SMMM sınavına girdi. İlkinde beceremedi. İkincisinde aldı. (Kalıcı olarak) Amerika'ya döndü. Önce Denetçi'ydi. Sonra Kıdemli Denetçi oldu. Sonra Müdür oldu. Sonra Kıdemli Müdür oldu. Şu an ise, Partner. Daha üstü yok. Bonuslar hariç, yılda 500.000 Dolar kazanıyor. Doğru yaptıkları: 1. Tüm dünyada geçerli, tüm dünyada aşağı yukarı aynı şekilde yapılan bir mesleğin eğitimini almış olmak. 2. O meslekte iş tecrübesi edinmiş olmak. 3. İstediği şeyi erken yaşta tespit edip, tüm adımlarını kendisini ona ulaştıracak şekilde atmak. 4. İstediği şeyi talep edecek özgüvene ve medeni cesarete sahip olmak. 5. Amerika'da, Türkiye'de eğitimini aldığı, tecrübe kazandığı alanda, eğitimini ve tecrübesini ileriye götürecek (aynı zamanda, Türkiye'de aldığı eğitimi ve edindiği tecrübeyi meşrulaştıracak) sertifikasyonu almak için çaba göstermek. 6. İşler istediği gibi gitmediğinde moralini bozup, pes etmemek. Şansı: Kendisini, istediği yöne götüren yola sokacak, önünü açacak, "Yürü ya kulum" diyecek o ilk işi, olabilecek en iyi yerde bulabilmiş olmak :D

    Kanada hakkında bilgi sahibi değilim. Sorunuzun kapsamına Amerika dahil değilse, vaktinizi harcadığım için özür dilerim :)


  • @kingocali Bir an ne bu diye şaşırmadım değil :) Teşekkürler bilgiler için.Dv 2021 talihlisi siniz gördüğüm kadarıyla, umarım süreç sizin için güzel geçer.Bende son paragrafta olduğu gibi muhasebeciyim.Başka bir ülkede yapmak ister miyim; bilmiyorum... Tabi arkadaşınızın şansı gibi bir deneyim yaşamış olsam loto kazanmış gibi sevinirim o ayrı :)
    Ben bir dil okulu ile anlaştım, evrak işleri başladı.
    İlk hedef ABD, fakat bunun bile gerçekleşmesi için her şeyin yanında 'hadi yürü ya kulum' a ihtiyacım var.Umarım isteyen inanan kim varsa hayallerine kavuşur..


  • @Nothing-Man @halilk2020 arkadaşımız, sanayide iş bulmak için nasıl bir İngilizce seviyesi gerektiğini ve bunu nasıl belgelemesinin bekleneceğini sormuş. Ona cevaben yazdım.

    Gerek https://yesilkartforum.com/forum/topic/3765/sat-komandosu-eğitimi-almış-birisi-gc-a-başvurabilir-mi?_=1605218625607 , gerek https://yesilkartforum.com/forum/topic/2165/amerika-ya-büyük-umutlarla-gelip-mutlu-olamamak/177?_=1605218625611 başlıkları altında, "Aman, ben ettim; siz etmeyin. Eğitimini aldığınız, tecrübesini kazandığınız bir mesleğiniz varsa, gittiğiniz yerde ondan vazgeçmeyin. Amerika'da başarılı olduğunu gördüğüm kim varsa, mesleğinde ısrar edip, onu ileriye götürmeye çalışanlardandı. Uber'cilikle, Amazon Flex'çilikle bir yere varılmaz. Kendinize yazık etmeyin" temalı fikirler beyan ediyorum. Allah da, karşıma hep, gül gibi, üstelik Amerika'da da yapabileceği mesleği olup (SAT komandosu, polis, doktor, muhasebeci), yapmak istemeyenleri çıkarıyor :D Tabii ki seçim sizin ama, ben Amerika'da bir mesleğim olmamasından çok çektim. Bir mesleği olup, Amerika'da onu yapanların da ne kadar başarılı olduklarını gördüm. Sizler her "Yapmayacağım" dediğinizde, ben bir adım daha yaklaşıyorum kalp krizine :D

    Dosya numaram 38 binlerde olduğu için, green card'dan pek ümitli değilim. Bu sene çekilişe tekrar başvurdum. 2001'de, ben de Amerika'ya önce dil okulu için gitmiş, sonra yüksek lisans, sonra üniversitede asistanlık, sonra staj yapmış, ama günün sonunda bir mesleğim olmadığı için, bana H1 getirecek bir iş bulamayarak, memlekete dönmek zorunda kalmıştım. Zaten ondan sonra da işimiz green card çekilişlerine kaldı. 13. denememde, 38.000. sıradan kazandım. Pandemi, Trump Başgan, terör alarmı derken, buraya kadar olan hikayem, çekilişe 14. defa başvurmamla sonuçlandı. Zaten o yüzden yırtıyorum kendimi, "Bir mesleğiniz varsa, onun üzerine gidin. İşiniz 6.750.000 kişinin başvurup, 132.000 kişinin seçilip, 55.000 kişinin vize alabildiği bir çekilişe kalmasın" diye :)


  • :) :) Çok teşekkürler.. yaşadıklarınızı paylaşmanız ve insanların bu hataları yapmaması konusunda mücadele etmeniz paha biçilmez.Kendi adıma tekrar teşekkür edip, kafamın bir köşesine yazdım.Maşallah sizin deneyimleriniz çok, arkadaşlarınız da; sizin meslek neydi de olmadı merak ettim.Eğitim konusunda da, dil okulundan sonra seçeceğim bölümde çok alakasız bir şey okumam sanırım.
    38bin evet biraz zor gibi ama kazandığınız sene için bence, daha önce ki yıllarda daha büyük numaralar oldu.Siz olumlu düşünün her şeyden önce çünkü, gitmek istemeyen de çok insanın olacağına inanıyorum ben.
    İnşallah olur ve gidersiniz.


  • @Nothing-Man

    Ortaokul & Lise: İSTEK Vakfı, Özel Acıbadem Lisesi
    Lisans: İstanbul Üniversitesi, Makine Mühendisliği, Sınıf Birincisi
    Birinci Dil Okulu: San Diego State University, American Language Institute, English for Academic Purposes
    İkinci Dil Okulu: San Diego State University, American Language Institute, Pre-MBA
    Birinci Yüksek Lisans: San Diego State University, İşletme Yönetimi
    İkinci Yüksek Lisans: İstanbul Üniversitesi, Pazarlama Yönetimi, Sınıf Üçüncüsü

    Kendimi, yüksek teknoloji ürünlerinin pazarlaması (otomotiv, savunma, havacılık, uzay sanayilerinde olur; girişimlerde olur) için yetiştirmiştim. Amerika'daki dil okulu, yüksek lisans, asistanlık ve staj ile Türkiye'deki ikinci işimin sonuna kadar, her şey plana uygun gidiyordu. Sonra kariyer geliştirecek işler bulamamaya, para kazanmak için plana aykırı işlere girip çalışmaya başlayınca, oyun bitti. İnterdisipliner bir "meslek" olunca, daha doğrusu, bir meslek olmayınca, toparlaması da imkansız. O yüzden, bırakın, Uber'ciliği, Amazon Flex'çiliği biz yapalım :)

    Okul çok; gittiğim yer çok; gördüğüm şey çok. Yaş da var. O yüzden, arkadaş çok; hayat tecrübesi çok. Keşke iş tecrübesi hakkında da aynı şeyi söyleyebilseydim :) O zaman bu konuşmayı hiç yapmıyor olurduk :D

    İyi dilekleriniz için teşekkür ediyor, ben de size başarılar ve bol şanslar diliyorum...


  • @kingocali, içinde söyledi: canada/abd dil okulu fikir/düşünceleriniz???

    @halilk2020 Amerika'da, İngilizce yeterliliğinin belgelenmesi için sertifika ve / veya sınav sonucu talep edilmesi, yalnızca okul başvurularında karşılaşılan bir durum.

    İş görüşmesi için, Fortune 500 listesinde ilk 200'e giren teknoloji şirketine de, dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketine de, Amerika'nın ikinci büyük eczaneler zincirine de, plastik parça imalatı yapan KOBİ'ye de, gıda imalatı yapan yabancı patrona ait KOBİ'ye de, internet tarihinin, pazara en hızlı giriş yapan ürününü sunan, scale-up aşamasındaki teknoloji girişimine de, sivil toplum örgütüne de, sanat kumpanyasına da, üniversiteye de, asker alma bürosuna da gittim. Onlarca mülakata girip çıktım. İngilizce sertifikası ya da İngilizce sınav sonucu soran, kendisi İngilizce sınavı yapan işverenle hiç karşılaşmadım.

    CV'sinde gördüklerini beğenirlerse, adayı mülakata çağırıyorlar. Amerikalı'ya ne soruyorlarsa, yabancıya da aynısını soruyorlar. Adayın verdiği cevapları beğenirlerse, (belki ilk mülakattan, belki birkaç mülakat turundan sonra) onu işe alıyorlar. Beğenmezlerse, almıyorlar.

    Adayın verdiği cevapların değerlendirilmesinde, adayın kendisine sorulan soruyu anlaması, mülakatçının da adayın verdiği cevabı anlaması, yazılı olmayan bir ön şart olduğu ve karşılıklı anlaşılıp anlaşılamadığı ilk 30 saniye içinde zahmetsizce anlaşılabilen bir şey olduğu için, hiçbir Amerikalı işveren, kendi memleketinde işe eleman alırken, sertifikayla, sınavla uğraşmıyor (Belki, örneğin, Almanya'da çalıştırmak için eleman alıyorsa, Almanca testi yapıyor / istiyor olabilir).

    Siz sanayi özelinde sormuşsunuz. Müsaade ederseniz, ben konuyu tüm teknik alanlara genişleterek cevap vermek isterim: İfası için, teknik bilgi, birikim, beceri gereken tüm mesleklerde, İngilizce yeterliliği (ya da yetersizliği) daha az sorun oluyor (Lakin, tekraren, bunun somut bir limiti / derecesi yok).

    Örneğin, bir şirketin hukuk müşaviri olacaksanız, son derece ağır bir dille yazılmış kanun, yönetmelik, tüzük ve içtihatları okumak, bu konularda gelecek soruları anlamak, cevaplamak, iş çözümsüzlükle sonuçlanırsa, derdinizi, kendi memleketinin eliti olan hakimlere anlatmak zorundasınız. Hafif bir İngilizce'yle altından kalkmak mümkün değil.

    Ama örneğin, konusuna hakim, alanında yetkin bir tasarım mühendisiyseniz, "Orası öyle olmaz. Böyle olmalı" deyip, ekranda çizdiğiniz şeyi parmakla göstermeniz, çoğu kez yeterli olacaktır. Çalışmaya başladıktan sonra, İngilizce'niz zaten gelişecek, işinizi iyi yaptığınız sürece, çevrenizdeki insanlar, İngilizce'niz gelişene kadar geçecek süreyi ve o zamana kadar yapacağınız ufak tefek hataları görmezden gelecektir.

    Üç tane örnek vermek isterim:

    1. Yukarıda bahsettiğim, internet tarihinin, pazara en hızlı giriş yapan ürününü sunan, scale-up aşamasındaki teknoloji girişiminde çalışırken, bir gün, işe, söylediklerinin ancak %25'i anlaşılabilen Çinli bir elektronik mühendisi başladı. İngilizce'si berbattı ama, belli ki mülakatta, kendisinin, kendisinden beklenenleri yapabileceğine dair güven verebilecek performansı gösterebilmiş. Nitekim kadın, şirketin uzun zamandır çözüm üretilemeyen en büyük problemini, işe başladığı gün çözdü. O gün itibariyle, o kadını, kendisi istemediği sürece, hele ki İngilizce'si yüzünden, şirketten atabilecek bir güç kalmadı :D

    2. İstanbul Üniversitesi Makine Mühendisliği'ni bitirmiş bir arkadaşım, mezuniyetinden sonra, Türkiye'de 1 yıl Tasarım Mühendisi olarak çalıştı. Sonra sıfır İngilizce'yle New York'a gitti. Dil okuluna başladı. 1 yılı aşkın süre devam etti. Dil okulunda okuduğu süre boyunca, önce pompacılık (o zaman öyle bir meslek vardı; Amerika'da artık yok), sonra taksi şoförlüğü, sonra limuzin şoförlüğü yaptı. Dilini kabul edilebilir seviyeye getirdikten sonra (ki, o seviye, söylemeye çalıştığım gibi, teknik alanlarda nispeten daha düşük; üstelik durum, hem okulda, hem işte böyle), City University of New York'ta Makine Mühendisliği yüksek lisansı yaptı. Okul bitince, Türkiye'de olduğu gibi, Tasarım Mühendisi olarak iş buldu. Zaman içinde, Mühendislik Müdürü oldu. Şu an ise, Genel Müdür. Doğru yaptıkları: 1. Tüm dünyada geçerli, tüm dünyada aşağı yukarı aynı şekilde yapılan bir mesleğin eğitimini almış olmak. 2. O meslekte iş tecrübesi edinmiş olmak. 3. Bir süre düşük yaşam standartlarında yaşamak zorunda kalsa da, dilini geliştirmeye yeterince zaman ayırmış olmak. 4. Amerika'da, Türkiye'de eğitimini aldığı, tecrübe kazandığı alanda, eğitimini ileriye götürecek (aynı zamanda, Türkiye'de aldığı eğitimi meşrulaştıracak) okulu, bölümü ve öğretim seviyesini seçmiş olmak ( Başkası olsa, bu teknik eğitimin üzerine, sırf öylesi daha kolay diye, Radyo - Televizyon falan okur, memlekete dönüp, yalaka medyada, gazı bol, içeriği bomboş, "Gençler, temel bilimler okuyun, mühendislik okuyun; memleketi kalkındırın" programları yapardı :) ). 5. Eğitimini aldığı, tecrübe kazandığı meslekte iş aramak. Şansı: Bulmak :D

    3. (Burssuz) Bilkent Üniversitesi İşletme Yönetimi lisans programını bitirmiş bir arkadaşım, Türkiye'de faaliyetleri olan global bir Amerikan şirketinin İstanbul ofisinde, denetçi (en geniş bakış açısıyla, "muhasebeci" diyebiliriz) olarak işe başladı (Sanayi işi olmasa da, tüm dünyada geçerli, tüm dünyada aşağı yukarı aynı şekilde yapılan, kuralları belli, teknik bir alan). Özel sektör için oldukça düşük bir maaşa, 4 sene, gece - gündüz çalıştı. Şirketin avantajları, 1. İşe başlamadan önce, 3 haftalık bir işe hazırlık eğitimi vermesi, 2. Senede en az bir defa, 1-2 haftalık, iş başı, yenileme / güncelleme / tazeleme eğitimleri vermesi, 3. Her 3 kişilik çömez ekibinin başına, takıldıkları yerde soru sorabilecekleri, işi öğrenebilecekleri, hata yaptıklarında arkalarını toplayacak bir kıdemli denetçi koyması, 4. Mesaiye kaldıkları zaman, ekip üyelerinin tüm masraflarını (bulundukları yere göre, otel, yol, yemek, vs), hiçbir sınır koymak ve hiç vakit kaybetmeksizin karşılaması idi. 4. senesinin sonunda, arkadaş, New York'taki genel merkeze "Ben Niy Yoyk'ta çayışmak iştiyoyum. Geyebiyiy miyim amca?" diye mail attı. Amerika'da okul tecrübesi yok. Amerika'da iş tecrübesi yok. Green card'ı, çalışma izni; hiçbir şeyi yok. Amerika'ya turist olarak bile gitmemiş. Özel lise ve özel üniversite dışında, hiç İngilizce konuşmamış. "2 hafta içinde gel, başla" dediler. Gitti, başladı. Gittiğinde, gerekli sertifikasyona bile sahip değildi. CPA sınavına girdi. İlkinde beceremedi. İkincisinde aldı. (Geçici olarak) Türkiye'ye döndü. SMMM sınavına girdi. İlkinde beceremedi. İkincisinde aldı. (Kalıcı olarak) Amerika'ya döndü. Önce Denetçi'ydi. Sonra Kıdemli Denetçi oldu. Sonra Müdür oldu. Sonra Kıdemli Müdür oldu. Şu an ise, Partner. Daha üstü yok. Bonuslar hariç, yılda 500.000 Dolar kazanıyor. Doğru yaptıkları: 1. Tüm dünyada geçerli, tüm dünyada aşağı yukarı aynı şekilde yapılan bir mesleğin eğitimini almış olmak. 2. O meslekte iş tecrübesi edinmiş olmak. 3. İstediği şeyi erken yaşta tespit edip, tüm adımlarını kendisini ona ulaştıracak şekilde atmak. 4. İstediği şeyi talep edecek özgüvene ve medeni cesarete sahip olmak. 5. Amerika'da, Türkiye'de eğitimini aldığı, tecrübe kazandığı alanda, eğitimini ve tecrübesini ileriye götürecek (aynı zamanda, Türkiye'de aldığı eğitimi ve edindiği tecrübeyi meşrulaştıracak) sertifikasyonu almak için çaba göstermek. 6. İşler istediği gibi gitmediğinde moralini bozup, pes etmemek. Şansı: Kendisini, istediği yöne götüren yola sokacak, önünü açacak, "Yürü ya kulum" diyecek o ilk işi, olabilecek en iyi yerde bulabilmiş olmak :D

    Kanada hakkında bilgi sahibi değilim. Sorunuzun kapsamına Amerika dahil değilse, vaktinizi harcadığım için özür dilerim :)

    Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler . Benim hedefim ingilizceyi ileri düzeye getirdikten sonra ilaç üretim sektöründe tecrübem var sansımı denemek.


  • @Rhonster, içinde söyledi: canada/abd dil okulu fikir/düşünceleriniz???

    daha yeni şöyle bir email geldi

    ILAC College Diploma HEM ÇALIŞ HEM OKU Programları 92 Hafta 15.000 CAD yerine 6.000 CAD !

    ILAC Kiss Program dahilinde ILAC College eğitiminize de hiç zaman kaybetmeden %40 indirimle evinizden başlayabilirsiniz.

    Sertifika program eğitiminize burada başlayabilir devamında ekstra bir ücret ödemeden Kanada'ya transfer olabilirsiniz.

    Şimdi ILAC College'de 92 hafta İşletme, Pazarlama, Turizm Otelcilik ve IT programları 6000 CAD'dir.

    Katılabileceğiniz programlar;

    Sales & Marketing Diploma Programı / 92 hafta ( 52 hafta eğitim + 40 hafta full time çalışma)
    Business Administration Diploma Programı / 92 hafta ( 52 hafta eğitim + 40 hafta full time çalışma)
    Health Care Administration Diploma Programı / 92 hafta ( 52 hafta eğitim + 40 hafta full time çalışma)
    Communication & Service Essentials Diploma Programı / 60 hafta ( 30 hafta eğitim + 30 hafta full time çalışma)
    Service Excellence for Business Diploma Programı / 48 hafta ( 24 hafta eğitim + 24 hafta full time çalışma)

    ILAC college nin DLI onayı yok. Yani mezun olunca çalışma izni alamıyorsun. O programı, okurken çalışmayı kapsıyor. Ama mezuniyet sonrası çalışma izni alamazsan ne anlamı var ki. O nedenle mümkün olduğunca devlet college lerine bakmak lazım.


  • @mehmet-JS bilmiyorum sadece mesajı paylaştım ben düşünmüyorum şuan için


  • @halilk2020 Ben bu hedefi beğendim :) Allah yolunuzu açık etsin...

    Daha önce https://yesilkartforum.com/forum/topic/3755/amerika-i̇lk-i̇şim-konusunda-yardımcı-olabilecekler/11?_=1605290044450 başlığı altında, elektrik mühendisliği alanında mesleğini icra etmek isteyen bir beyefendiyi, Amerika'daki, konuyla ilgili tanıdıklarıma yönlendirmiştim. Aynı şeyi sizin için de yapayım:

    İngilizce işini halledip, kendinizi hazır hissettiğinizde (Ama lütfen daha önce değil. Zira, muhtemelen bu tek atımlık bir barut olacak. Hazır olmadan, boşa harcamak istemeyiz), Boston, MA'te yaşayan (ama kariyeri boyunca, batıdan doğuya, çok sayıda eyalet dolaşmış), 17 senedir, Amerika'da ilaç sektöründe çalışan (kariyeri boyunca, çok sayıda ilaç şirketi görmüş) arkadaşımı LinkedIn'den bulup, ona kendinizi tanıtarak, yardımını istemenizi tavsiye ederim (ama tabii ki, başkası adına, yardımcı olacağının sözünü veremem). İsim verirsem, muhtemelen bana kızar. Ama LinkedIn'de, "Sr Consultant Regulatory Affairs Parallaxis Consulting Group" anahtar kelimeleriyle arama yaparsanız, bence rahatlıkla bulabilirsiniz. Amerika'da, ilaç sektöründe iş bakmış; kendisini, LinkedIn'de kendi çabanızla bulmuş gibi yaparsanız, yardım alma şansınız artar. Elektrik mühendisi beyefendiye de söylediğim gibi, yine, beni hiç karıştırmayın :) Kilit pozisyondaki insanları tanırım. Ama insan sevmeyen, huysuz, uyumsuz bir adam olduğum için, benim referansım, her zaman o kapıyı açmayabilir :D

    Size de başarılar ve bol şanslar...


Benzer Başlıklar

  • Amerika’da Yüksek Lisans Yapmak

    Göçmenlik Sohbetleri abd master master yüksek lisans amerika
    1
    0 Oy
    1 İleti
    69 Bakış
    P
    Merhaba forum ailesi, umarım hepiniz güzel bir gün geçiriyorsunuzdur. Bir süredir eşim ile beraber içinde bulunduğumuz aksiyonumuz ile alakalı Türkçe ve İngilizce olarak webdeki tüm içeriği sömürdükten sonra aklımdaki mevzuları yazıp bilgi paylaşımı yapabileceğim tek yer olan foruma geldim. Forum alt başlığı olarak anlamsız bir yer seçmiş olabilirim ama başlığı açabileceğim en mantıklı yerin burası olduğunu düşündüm, hata ettiysem eğer yöneticilerimiz doğru yere taşırlar umuduyla diyorum. Konuya geleyim; Amerika’da yüksek lisans yapma aksiyonu içine girdik 2024 Ağustos ayı itibarıyla. Teksas eyaletini çok seviyor ve bir gün orada yaşayabilmek isteğimin zirvede olması nedeniyle Teksas özelinde üniversiteleri araştırdık. Çok iyi üniversiteleri bulunan eyaletin madden bize uygun olan en düşük rankli üniversitesi olan Texas State’e (San Marcos) karar verdik. 1 yıllık tezsiz inşaat yönetimi masterı hem ücretini karşılayabileceğimiz bir bölüm hem de 6 senesi profesyonel şekilde yaklaşık 12 senedir içinde bulunduğum sektörün Teknik Ofis (Planlama Maliyet Kontrol vd.) kısmına tam uygun olduğu için tercihimiz oldu. Toefl, referans mektupları, niyet mektubu derken geçen hafta başvuruyu tamamladık, şimdi dönüş bekliyoruz. Hakkımızda hayırlısı olsun. Şimdi benim aklıma takılan iki husus var ve sizlerin yardımlarınızı, değerli yorumlarınızı rica ediyorum. 1)Texas State rank olarak düşük bir üniversite, mezun olduktan sonra 1+2 yıl opt hakkım olacak. Sektör tecrübeli bir insan olarak iş bulmak hususu imkansız mı? Bir çok yerde stem de olsa son yıllarda biz Türklerin iş bulamadığını tercihlerin hep hintli ve çinliler olduğunu okudum. Ayrıca çok iyi üniversiteler olmadığı sürece de iş bulmak imkansız diyenler çoğunlukta. Opt ile devamında H1-B veya EB green card şansı oluyormuş insanların ama imkansız deniyor bunlar için de. H1 için kuradan dolayı kimseye çıkmıyor kolay kolay diyorlar ve hem H1 hem de EB için şirketler istekli değiller deniyor. Doğru mudur bu yorumlar bilgilerinize muhtacım. Biraz uzun yazdım sorularım kısa ama teşekkür ederim buraya kadar okuduysanız. Yorumlarınıza, fikirlerinize, yönlendirmelerinize açığım. Şimdiden yanıt veren herkese teşekkür ederim.
  • Amerika'nın kültürel özeti Kapitalizm mi?

    Göçmenlik Sohbetleri
    4
    0 Oy
    4 İleti
    393 Bakış
    N
    Fazla kasmaya gerek yok entegre olacam diye, unutmayınki Amerika hepimizi buraya çalışalım ve buraya katkı sağlayalım diye aldı yani Amerika kendini düşünerek bunu yaptı. Sizde kendinizi düşünün çalışın kazanın gelişin sonra Amerikaya teşekkür edip, bir kenara bırakın ve güzel ülkenize dönüp, mutlu mesut yaşayın.
  • Amerika'da isminizi değiştirmek isteseydiniz ne olurdu?

    Göçmenlik Sohbetleri
    189
    1 Oy
    189 İleti
    14k Bakış
    I
    @Hurricane7433, içinde söyledi: Amerika'da isminizi değiştirmek isteseydiniz ne olurdu? @isik Isa, diyebilirsiniz Isabel'in kısaltması gibi dusunebilirler. Yada Elisa da benziyor Erkeğim
  • Amerika'da tutunamayıp geri dönenler var mı?

    Taşındı Göçmenlik Sohbetleri
    599
    2 Oy
    599 İleti
    85k Bakış
    M
    Birinin uyandırdığı iyi oldu buraları.. güzel anılar dinledim bir kaç bir şey öğrendim. Öğrenecek şey çok.
Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

22

Çevrimiçi

60.8k

Kullanıcı

5.1k

Konu

534.7k

İleti

Powered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum