• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. sir.altan
    3. En İyi
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    S Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 16
    • Konu 10
    • İleti 1,083
    • Gruplar 1

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...bir yerde fazla borca girmek yani finansal SIKINTI icine girmek aile yasam kosullarinida etkiler,kari/koca arasinda gerginlikler olur,kadin cocuklarina almak istedikleri seyleri alamaz,evde kavga gurultu baslar,kendimde maddi SIKINTI cektim,kari koca bir cok seylerden kistik,para bakimindan cok munakasa etmedik. SIKINTI yasadigimiz tatsiz gunlerden biriydi galiba hatunla biraz agiz munakasasi yaptik,mavi minibusum var,birden anahtari alip arabaya firladim yanimda cuzdan yok ehliyet yok para yok,ne olduysa birden bunalima girdim zannediyorum ,hatun bende geliyorum diye atladi arabaya,,,altimda bir esortman var uzerimde t-shirt,bir kac ara sokaktan sonra bir hwy ye ciktim gidiyorum, hatun geri don,eve donelim diyor ben inadina gidiyorum,arabanin benzin gostergesine bakiyorum kirmizi yaniyor,iste simdi hapi yuttuk diyorum galiba 20 km filan gittik,eh benzin biterse ne olur, cepte ne para var ne ehliyet var ne de cep telefonu var,ilk donulecek yerden geriye dondum,araba ha istop eder ha eder diye gidiyorum,yaptigim gercekten delilik yani,, eve yakin bir yerde ana yoldan cikip yan yola girdim,bizim evin sokagi bu yol uzerinde, iste araba artik yurumuyorum dedi,benzin bitti.
      .....yuruyerek eve gittik,bos bir bidon bulup yine 800 metre otedeki bir benzinciye gidip benzin aldim, arabayi calistirip eve donduk....evli cocuklarima hep tavsiye ederim oglum kizim hic bir zaman asiri borca girmeyiniz cok borc aile baglarini sarsar derim,bir yerde herkes kendi hayatlarini yasadiklari icin fazlada bir sey diyemiyoruz,kendim gocmen olarak geldim iki valiz ve cebimde 400 dolar vardi,biz kendi hayatimizi yasadik, cocuklarda kendi hayatlarini yasiyorlar,bizlerin cektiklerini cekmediler,oglum arkadaslariyla konusurken benden bahseder iste hic bir seyle buraya gelmis zorluklar cekmis filan falan.

      ...wog ..nedir bilirmisiniz.
      ..yabanci bir ulkede yasiyorsunuz o ulkenin insani degilsiniz size wog derler, manasi bir nevi gavur demektir, biz turkiyede ermenilere rumlara yahudilere nasil gavur diyorsak,ingilizce konusulan ulkelerde de bizlerin adi wog dur,yuzumuze soylemek suctur irkcilik olur,ama arkamizdan little wog veya bloody wog diye soylenir,ister hristiyan ol ister musluman o ulkenin oz vatandasi degilse onlar icin bir yerde wog oluruz.......is yerlerinde irkcilik yasaklanmistir,birisi size dininizden dilinizden veya irkinizdan dolayi irkcilik yaparsa suc isler,calisilan sirkete ceza bile verilir.ne yapsak arkamizdan konusulmayi onliyemeyiz,... yabancilara kaynasan cok yerli vatandas oldugu gibi, yabancilari hic sevmiyen insanlarda coktur.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....biraz evvel normal doktor ziyareti yaptik sira beklerken cam kenarinda oturdum ve gunesden yandim,haziran ayi kis ama guzel gunler geciriyoruz.doktor covit-19 icin asi olun diyor,ben biraz daha beklemeyi tercih ediyorum...hukumettende asi olun diye mektup geldi,asi olmak hic icimden gelmiyor, daha evvel domuz gribi gelmisti o zaman asi olmustum..

      ....belediyede calistigim kisima

      building service deniliyordu bir nevi insaat bolugu diyelim,bizim bulundugumuz bolumde marangozlar, su tesisatcilari yada tamircileri diyelim,boyaci elektrikci vardi,outdoor grubu denilince 130 kisi kadar disarlarda calisiyordu.turkiyede ve australyada sanayi makineleri arasinda cok dolastim biraz bilgim vardi,belediyede de marangozlara cok dikkat ettim ve tahta uzerine bir seyler ogrendim.kimi adam vardir bir vida SIKAMAZ, kimi adam vardir bir civi cakamaz,australyada kendi isimizi gormezsek ustalara cok para oderiz.

      ..benim sefi george a building servisinide verdiler adamin isi buyudu,tamizlikcilerin isleride benim omuzlarima kaldi gibi.isler cogaldi elemanlar cogaldi,insan yonetmek cok zordur,turkiyede is kaybetme korkusu vardir insanlar biraz dogru calisirlar burda biraz daha degisik oluyor, adam cogaldikca islerde zorlasiyor....deponun sefi 10 kisiye security ehliyeti almak istiyorum demis,benide saydilar,bir iki gun kurs gorup security guvenlikci ehliyeti aldik,300-400 metre otede ana belediye binasi var white house diyorduk,isimm icabi oraya da gidip gelmeye basladim, ana kapi acik oldugu zaman diger kapilari acacak sifreli anahtar verdiler,mesai saatlerinde kimseye sormadan girip cikabiliyordum....deponun butun ofislerinin master key denen anahtarini verdiler,Alarm numarasini verdiler,istedigim zaman depoya girebilecek durumda oldum,bazen hafta sonlari bir seye ihtiyac olursa bana telefon ediyorlar gidiyordum, tabi temizlikle ilgili,..

      ...belediyede biraz eskidik hem depoda hem ana binada taniyanlar cogaldi,sef george yine hastalandi,arasira baska seflere isi veriyorlar tabi temizlik kismi yine bana ait ben kosturuyorum,adamlarla ugrasmaktan basima agri girmeye basladi bir nevi stresse girmeye basladim, gunluk program yapiyoruz,iki kisi ise gelmiyr is yatiyor...
      ...george yine bir ara hastalandi belki bes alti hafta ise gelmiyecek dendi kalp krizi gecirmis galiba, daha sonras 4 lu by pass olmustu, george hastalaninca, atolyede jeff diye yasli bir marangoz vardi,eehhh george geri gelene kadar insaat servisini sen yonet dediler, adamda kabul etti,kendi arkadaslarinin basina sef oldu,belediyede kuvvetli sendika var ,kolay kolay isci cezalandirmiyorlar, 3 ihtardan sonra isci atabiliyorlar,yani adamlar gevsek calisiyorlar.
      ....ben kendi isimi organize ediyorum,muhim bir sey olursa jeff e soyluyorum, cok iyi adam ama o da kalp hastasiymis,jeff gecici sef oldu iki hafta filan gecmisti, pazar sabahi evde cep telefonum caldi,alo altan sizmisiniz evet benim siz kimsiniz,efendim ben jeff in hanimiyim, jeff pazartesi gunu ise gelemiyecek, allah allah ne oldu, cok uzgunuz jeff kalp krizi gecirdi hastanede yatiyor...
      ...pazartesi veya sali gunu ana belediye binasina gidiyorum, beni taniyanlar soyle bir bakip hey altan iyimisin kalbin filan iyi degilmi diye sakayla soruyorlar.gercekten lanet insanlarla ugrasmak kolay olmuyordu,her kes kaldiramiyor,adam sucuyu bir yere gonderiyor, sucu havuzda yuzuyor.boyaci bir yerde guya boya yapmasi lazim baska bir muhitte goruyorlar,her seyi sikayet edemeyiz.haftada 125 Dolar ekstra para geliyordu ama yavas yavas stressi de getiriyordu.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....pazarciligi bitirdim biraz ozgur oldum,dogal olarak elimde bir hayli pazar mali kaldi,bir iki yil garajimda yattilar,bir miktar bayan ayakkabisi vardi,salvation army diye hayir kurulusuna verdim....
      .ayakkabi dedik, cocuklugumda 9-12 yaslarim arasinda babamin ayakkabi dukkani vardir,hazir satardi erkek ayakkabilarini tamir ederdi,erkek ayakkabisi yapardi elde ayakkabi yapmakda sanat isterdi, ayakkabinin sayasi dikili olarak gelir gerisini babam yapardi,velhasil bir gun kepenk indirdi,babadan birazda bana gecmis,bende pazarda hatali ayakkabilar satmaya basladim.
      .....buyuk kizim turkiyede 10 yil kadar yasadi evlendi esiyle geri geldi,calismaya basladilar 6 yil ,kadar evvel ben kendi kendimin sefi olmak istiyorum demis,en son babalar duyar misali benim bir seyden haberim yok, damadimin bir tanidigi varmis,iki bayan ayakkabisi satan dukkani varmis, eeee birini size satabilirim diyor,bir alis veris merkezi icinde,bizimkilerde hic kimseye sormadan dukani devir aliyorlar,ticarette biraz tecrubem olmustu, ticaret yapan arkadaslarimda vardi,,dukkani satan kisi, modasi gecmis ayakkabilari dukkana dolduruyor iyilerini kendi dukkanina goturuyor,bizimkiler banka kredisiyle dukkani aldilar, kirasi pahali,,bir bucuk yil kadar dukkan ancak kirasini cikardi, ondan sonra bas asagi gitmeye basladi 3 yillik kontrat var,2,5 yil olunca oglum gidip merkez yoneticileriyle gorustu ve dukkani bosaltacagiz dedi, kabul ettiler, isteselerdi ugrastirabilirlerdi...... 3 arabalik garajim var en sondakini kendime atolye yapmistim en bastakinde oglumun klasik arabasi 10 yil yatti, zar zor ondan kurtulduk,2018 in sonlarina dogru garajima 1100 cift ayakkabi geldi,onceleri biraz netten satis, marketlerde stall kiralama filan ancak bir kac yuz cift satildi,iste 3 yildir 800 cift kadar ayakkabi benim garajda uyukluyorlar.....ticaret yapmak kolay degildir ne is uzerine olursa olsun, ayakkabi dukkaninda 5000 cift ayakkabi nolur ama gelen musteri aradigini bulamaz....ayakkabi dukkani icin benim haberim olsaydi bir hayli arastirirdim,insanlar kaybettikcede tecrube sahibi olabiliyorlar,muhim olan zararin neresinden donulurse kardir derler falan filan.

      .....pazardan elimde cok canta ve cuzdan kalmisti belediye deposundaki buyuk sefe ya boyle boyle christmas geliyor,burda oglen saatlerinde canta cuzdan satabilirmiyim dedim, iyi adamdi okay dedi,kutu kutu getirdim, cok kisi hediyelik olarak aldilar, belediyenin ana binasinda charlie diye bir adam vardi,hem guvenlikci hemde belediyenin otolarinin giris cikislarina bakar,oda duymus, garaj kisminda bir kulubesi vardi-- getir cantalari dedi, belediyede calisan cok bayan var,bir kac kutu goturdum tabi her seyi yari fiatina satiyoruz,maksat elden ciksin,bir iki christmas oncesi bir hayli canta ve cuzdan sattim,hepsini bitirmek bir kac yil surdu,elimde kalanlarida yine hayir kurumuna bagisladim...

      pazardan kurtulduk, garajda cadirim balik takimlarim kamp esyalarim kuflenmeye baslamisti,onlari cikarip kampa hazirladik,her sey tamam ama temizlik isi yaptigim icin yinede iki hafta kamp tatili yapamiyorum,1998 veya 1999 yiliydi temizlik yaptigim galeriye alman kokenli bir service menajeri geldi,diktator adam tam nazi,galiba banada kafayi takti,temizlik isine o karisirmis, bir aylik muddet verip isime son verdiler,temizlik iside bitmis gibi oldu, aradan 3 ay filan gecmisti, baktim ayni service menajeri cepten beni ariyor, gel goruselim diyor allah allah dedim gittim,gelen temizlikciden memnun degillermis service menajerine biraz yuklenmisler ,gel, ise basla dedi,olur dedim bir yil bana dokunmiyacaksiniz dedim, yine galerinin temizligine basladik aksamlari 4 saatlik is,bir kac hafta sonra o menajer bye bye deyip ayrildi.

      ......pazar isi , belediye stresi temizlik isi stressi beni yormaya basladi,galeriyi temizlerken eskisi gibi canla basla calismadim, cogu zaman haftada 72 saat calisiyordum,bir yilin sonunda galeri yine bir aylik muddet verip notice deriz isime son verdiklerini soylediler,oyle olsun dedik, ayda 1700 dolar iyi paraydi ama bir yerde saglik lazim,ailece bir yerlere gidip dinlenmek lazim tatil yapmak lazim,galeri temizligi bitince bende yeniden kamp hayatina basladim,yilbasindan once veya sonra,genellikle onceleri cadir kampi yapmaya basladim,denize girdik ,balik yakalamaya calistik.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....hayat devam ediyor,dunyaya gelen buyuyor,benim bebelerde soyle boyle derken buyuduler,oglan kiz arkadas buldu,buyuk kizim evlendi bir anda kayinpeder olduk,hatun kayinvalide oldu...yillar ilerledikce australyada alim gucu daha artti zannediyorum,garajima gidince takimlarima bakiyorum,sanki yok yok gibi,dunyanin takimini almistim,ilk zamanlar basit bir elektrikli matkap motorunu almaya korkardik.pilli ve ceyranli 4-5 tane matkap motorum olmus,sanatkar degilim ama zaman zaman ev onariminda bakiminda cok alet lazim oluyor.

      .....turkiyeye son defa 2001 yilinda gitmistim,bakterili hava veya icecekler beni bir daha gitmekten nefret ettirmisti sanki...bir ulkede uzun yillar kalinca bazen kendi oz vatanimiza yabanci gibi oluruz,gerci gitmesekde gormesekde orasi bizimdir, tatile giderim elimdeki bilet ve pasaport adeta durter beni geriye donus gununu sayarim,birde geri donuste pasaport kontrolundan gectikten sonra derin bir nefes alirim, aman bir aksilik olmasin sag saglim ucaga binelim derim, belki evhamliyimdir.
      ....uzun araliklarla kendi vatanimiza tatile gittigimiz zaman cok seyler degisik gelir,cevre degismistir muhitteki binalar degismistir eski komsu kalmamistir....alis veris yaparken gozumuzu dort acmak isteriz cunku eski meslek ahlaki kalmamis gibidir.

      .....2000 yilinda evimi aldim biraz banka kredisi borcum oldu, faizler dustugu icin borc odemekte fazla zorlanmadik diyebilirim,belediyede iyi para aliyordum,azicikda kayinbabadan para kalmisti onuda getirip borcu odedik,,,,,2000 yilinda turkiyede paramiz vardi kizim orda yasiyor onun uzerine hesap actik, aman evlat su parayi bir an evvel gonder,turk parasi dusuyor diyorum,kizim parca parca gonderiyor, hangi yil bilmiyorum basbakan ecevitti, galiba cumhurbaskaniyla atisti, o gunlerde aud 350 tl ediyordu, ertesi sabah aud 700 tl oldu.bir anda cok zararim oldu,lanet olsun bundan boyle turkiyede bir kurus para tutmam dedim...

      ....tatillerimde yakin muhitlere gitmistim, 1000 km uzaklikta olan melbourne ve brisbane sehirlerinde bulunmustum, melbourne sehrine bir sefer gitmistim ve iki gunde geri donmustum,her insanin sevdigi sehir vardir,bende sydneyi sevdim,,, bayan yegenim var bir ara melbournede evler ucuz oraya gidip ev alip yerleselim dediler, coluk cocuk atliyorlar arabaya ve gidiyorlar biraz dolasiyorlar, sonra biz buraya niye geldik delimiyiz diye geri donuyorlar,aslinda daha yolda giderken pisman olmuslar.

      ..2003 yilinda hadi bir gezi daha yapalim dedik,benim araba biraz eski, daha dogrusu navara yag akitiyor, oglumun ford arabasi var 5 litre motor var,onu emanet aldim bu sefer brisbane sehrinden 200 km filan uzakta noosa noosa head diye guzel bir yer var onu orayi gorelim dedik, tabi geze geze gidiyorum..5-6 yuz km yapinca bir yerde geceliyoruz..yola cikmadan evvel nerelerde kalirim diye haritalara bakmistim, birde araba sigorta sirketinin kitaplari haritalari vardi uyelerine bedava veriyorlardi, bir kitap ulkedeki tum karavan parklarini gosteriyor.....brisbane sehrini gecinde 100 veya 150 km uzakta bolgenin adi bli-bli...karavan parkida dere kenarinda agaclik icinde diye reklam yapmis, geceligide 45-50 dolar filan.....gittik bulduk karavan parkini,gece kalmak istiyorum dedim, yoneticisi bir tane kabin var git bak beyenirsen okay dedi, kapisi acikmis ofise yakin gittim baktim, koltuk var ranza var ama double yatak yok, geri donup ya bu kabinde yatak yok dedim,adam nasil olmaz , gormemisin dedi, beraberce geri galdik, duvardan bir sey cekti double karyola asagi indi, uzerinde malum ince bir sunger yatak, eh geldik kalalim bari dedik. noosa head denilen yer cok pahali....kabinde iki gece kaldik, gece biraz uyur gibi biraz uyanik gibiyim, uzerimde bir sey yurudugunu hissediyorum hemen lambayi yaktim kocaman bir hamam bocegi.50 dolar geceligi ucuz galiba 3 gece kaldik,yakin carsilari gezdik.....

      ..noosahead denilen bolge guzel bir yer ama turistik yer oldugu icin her sey pahali, nisan ayiydi,ne olur ne olmaz diye kendime kalin ceket almistim, noosa head denen yere geldik plaj var, benim omuzumda ceket plaja yuruyorum, baktim benden yasli hanim denizden cikiyor,galiba kendimi guldurdum dedim.donuste brisbane sehrinde kalmadik transit gectik 70km ilerde goldcoast diye bolge var sahane bir yer....bir kac gun burda kaldik denize girdik,malum yukarlara cikildikca hava isisi daha yuksek oluyor,bu gunlerde sydneyde hava sicakligi sabahlari 9 derece filan oluyor sonra 14-16 oluyor, 4 bin km yukarda darwin sehri var ordada sicaklik 30 derecenin uzerinde.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..bu gun biaz kampa gidelim ve balikcilik yapalim...

      .arkadasim var deli dolu,bazen komputeri karisir,uzun yillar aile dostlugu yaptik,ayni is yerinde calistik,kampciligi ogrettim benimle ayni yere geldi..eh kiyidan oltayla balik tutmak zor oluyor,arkadasim 3 metrelik bir dingi aldi aluminium sandal...bir gun sandalin capasini kestirmis yukari cekememis.calistigimiz is yerinde kursun potasi var, zaman zaman kursun eritilip bazi demirler uzerine akitiliyor veya suruluyor,arkadasim 3 litrelik filan bir teneke yuvarlak konserve kutusu buluyor,potayi isitiyor ve tenekenin icini kursunla dolduruyor ona gore halka yapiyor.
      ....kamp yerindeyiz baliga ciktik ben capa yerine koca kursun tenekeyi alip asagi saldim gol derin degil ama dip belki camurdur cok yumusakdir,sandalda 6 beygirlik motor var.bir kac balik ya tuttuk ya tutmadik hadi bakalim bir yer degistirelim capayi cek altan,ben sandalin onunde capayi yukari cekecegim gelmiyor mubarek, cekemiyorum arkadasim gel yardim et diyorum, mubarek kursun kutusu asagida batmis ,iki kisi cekemiyoruz,arkadasim dur diyor simdi motoru calistiririm ve yavas yavas gideriz capa da kurtulur.motor calisiyor arkadas hafif hafiz gaz veriyor ama sandal yerinden kimildamiyor,capa diye kullandigimiz kursun tenekesi gomulmus iyicene... mecburen capanin ipini kestik oyle hareket ettik. hatirladikca gulerim..

      ......golun bir ucundan okyanusa yol vardir bir kopru altindan gecince 500-600 metre sonra okyanusa cikilir.yine ayni kamp yerindeyiz arkadas geldi hadi baliga cikiyoruz, iyi cikalim,indirdik sandali,boat indirme rampalari var,ataladik sandala, hey arkadas nereye gidiyorsun aciga gidecegiz altan merak etme cok acilmayiz,sandalda can yelegi filan yok, 3 metrelik sandal ile okyanusa cikiyoruz,acildik biraz,attik kancayi attik oltalari ama kucuk kucuk baliklar yemi alip kaciyorlar,benim oltaya bir tane karabatak kusu yakalandi, neyse yavas yavas sandala cekip kusu oltadan kurtardim.
      .....denize aciliriz o mubarek sinekler deniz ortasinda bile insani bulurlar, hayret ederim koku mu alip geliyorlar o kadar uzaga nasil ucuyorlar.okyanusta kismet yok hadi geri donelim, zaten yaptigimiz delilik,gol tarafina gelirken adeta bir kanal haline geliyor ve buyuk dalgalar burda kiriliyor,kucuk kucuk dalgalarla kopruye dogru gidiyoruz, son dalgaya geldik ben yine sandalin ucundayim galiba 4 metre kadar havaya kalktik ve asagiya indik,dalganin son kirilma noktasiymis.

      ......yillar sonra ayni arkadas daha buyuk bir tekne aldi,karavan parkinda sabit karavan aldi,ben yine cadir kuruyorum bir sabah saat 5 filan oglumda var, arkadas cadirin onune gelmis hey kalk hadi baliga gidiyoriz,hazirliksiziz, iyi dedik oglum ben arkadasin iki oglu bes kisi indirdik motoru ve acilmaya basladik, arkadas bir kac yerde iyi balik yakalamis onu cps e kaydetmis, motorla ayni noktaya gidiyoruz,sabahin korunde ne ekmek yemisiz ne cay icmisiz yanimizda yiyecek bir sey yok,acildik biraz yine ayni hikaye bir kac yer degistirdik,balik yok, okyanus calkalanmaya basladi, okay geri donuyoruz, deniz salladikca salliyor,benim midede basladi sallanmaya zaten ac karnimiza ciktik, biraz gecti arkadasin oglu kenardan egilip midesini bosaltmaya basladi, daha sonra ben daha sonra digerleri,korka korka sahile geldik, deniz iyicene kabariyordu, zaten tekne indirme yerinde hic romork yoktu yani kimse baliga cikmamis demekki hava durumunu biliyorlardi.....balik yerine denize midelerimizi bosaltip geri geldik.

      ......daha evvelinde kucuk sandalla golde bir miktar balik yakalamistik ama baliklar kucuk,tekne indirme yerinde balik temizleme tasi ve muslugu var,oraya gitsek birileri gorup hakli olarak soylenebilirler,aldik baliklari gol kenarinda tenha bir kisma gittik baliklari temizliyoruz, suyun derinligi 10 santim bile yok, arkadas eliyle baligi suyun icinde salliyor, tak diye eline bir sey saldirdi ama goremedik,kenarda kucuk bir tas var,arkadas baligi yikiyor benim elimde bicak suya bakiyorum bu sefer yine bir eels yilan baligi arkadasin eline bir kac dis atti, kucuk eels tasin altina saklanmis balik yemek istiyor..

      .benim kamp taptigim parkta elektrikli cadir yerleri vardi elektriksiz cadir yerleri vardi,devamli karavanda yasiyan insanlar,karavani olupta hafta sonlari gelen insanlar filan,elektrikli yer kiralayanlar kucuk buz dolaplarinida getiriyorlardi,elektrikli pisirme ocaklari filan..... biz elektriksiz yerde cadir kuruyorduk, esky denen buzlugumuz var,iki gunde bir buz alip icine koyariz, gaz tupumuz var, benim iki ocakli ocagim vardi ayni anda iki ocagi kullanabiliyorduk iki sey pisirebiliyorduk,geceleri icin pek lamba kullanmadim baterili luks lamba vardi arasira sarj ediyorduk,kucuk mangalimiz vardi,kamp yerinde mangal yakanlar cok az olurdu millet daha cok gazli ocaklar kullanirdi....

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...konunun basindaki yasli adamin kizi turkiyeden teyzesinin oglu ile evlendi,3 cocuklari oldu ama evlilik bir turlu rayina oturmadi kavgalar, kadinin babasinin evine gelmesi,kocasini evden kovmasi filan bir kac sefer kendim baristirdim.damat iyi cocuk ailesine duskun,tek kisi calisiyor,,,,bir gun sohbet ederken ,bana amca der amca burda esimin ailesi cok karisiyor onun icin mutlu olamiyoruz,baska bir sehire tasinirsak iyi oluruz diye dusunuyrum dedi....tecrubemiz var bak aslanim iki gonul bir olursa samanlik seyran olur diye bir soz vardir,boyle kavgali gurultulu hayatla nereye gitseniz kavganiz bitmez dedim, yok yok amca, ben cok dusundum adelaide sehrine gitmek istiyorum , dedi, hayirli olsun dedim.kabahatin buyugu aslinda arkadasin kizinda,,,, 2000 yilinda ev fiatlari yukseldi,burdaki evlerini satisa koydular yan komsu oglu icin dusunuyormus hemen istenilen fiati verdi,,,, genclerin ev borclari odendi ve adeladie sehrinde borcsuz ev alacak hale geldiler....

      ..esyalarini filan satip tasindilar 6 ay deneme suresi burda yapabilirmizyiz gerimi doneriz,sydneyde ev satinca geri gelip ayni yerlerden ev almak cok zordur,,,,arkadasimin kizi bir kii sefer kocasini birakip babasinin yanina geldi yine geri gitti,yani baska bir sehire tasinmakda ev kavgalarina care olmamis.
      ..yil galiba 2003 olacak eh hadi bizde bir adelaide sehrine gidelim hem sehri goruruz hemde yegenimi dedim, arkadasimin cocuklari yegenlerim sayilir,yillarca iyi dostluk yaptik.. adelaide sehri 1600 km uzaklikta, eskiden koy gibi sehir derlerdi,tabi zamanla buyudu, genel olarak emekli insanlarin yeri denebilir...sydneyden cikmadan yollarda nerelerde kalacagimi programladim, o zamanlar gps filan yok belki telefonlarda vardi,belkide benim icin lukus du,yarim masayi kapilyacak gibi olan yol haritasiyla gidiyorum,,,,arabamda su isiticisi ve termosum her zaman bulunur yani yola ciktigimiz zaman durdugum bir yerde kahvemi icebilirim.

      .....sabahin erken saatinde yola ciktim, bu defa yine oglumun 8 silindirli ford arabasini aldim o zamanlar benzinin litresi bir dolar filandi,,,,ilk etapta durmadan 400 km yol yapip yol uzerindeki bir kasabaya geldim galiba holbrook isimli olacak,yol kenarinda bir park var park icinde bir yere koca bir denizalti yerlestirmisler,dunya savaslarinin birinde her halde bu kasabadan kahraman bir denizalti kaptani cikmis, onun icinde deniz altiyi buraya getirmisler,icine girilmiyor tabi,ustune cikip resim filan cektim,araba parki dinlenme yeri gibi,benzin doldurduk,bir iki kisiyle sohbet ettim,,,eski zamanlarda ana yollar uzerinde cok kasabalar olurdu,exspress yollar yapilinca ana yollar kasabalarin disindan gecti, yollarda ancak benzin istasyonlari ve macdonald bulunur,her ikiside ayni yerdedir,yine bazi ana yollarda dinlenme yerleri bulunur, park yapmislardir, musluk ve tualet vardir, bazilarinda mangal yakacak yer vardir.yorgun olan buraya cekip bir kac saat dinlenir, zaten yollarda tabelalar vardir uykusuz araba surme, next dinlenme yeri 15 km otede sagda filan diye,kimileri geceyi bu dinlenme parklarindada gecirir.

      ....hollbrook kasabasinda biraz dinlendim bir iki sey atistirdim ve yola devam,,daha ilerde dometes yetistirilen shepparton diye bir kucuk kasaba var geceyi orda gecirelim dedim,,,demir isinde calisirken bir turk genc vardi bu kasabadan bir kizla evlenip buraya yerlesmisti, hep ustam derdi, adresini bilmedigim icin kendini arama firsatim olmadi, muhit ciftlik bolgesi oldugu icin sanayi isi yok,genc arkadasda mevsimine gore bir arkadasiyla picking yapiyor, yani bahcelerden baglardan meyva sebze topluyor kesiyor, is olmadigi zaman issizlige gidiyor,bazi picking isleri bel kirar,kuvvetli cocuktu bu isde calisarak orda iki tane ev yapmis,,,,muhitte domates yetistiren turk aileler oldugunu biliyordum.....

      .. carsi icinde bir karavan parkina yerlestik iki geceligine kabin kiraladim o zaman 55 dolar geceligi fena degil,kucuk kasaba gezilecek fazla bir yeri yok,galiba yakininda nehir geciyor,sulak bolge,dinlendik yuruyus yaptik,kucucuk bir yer evler genellikle ciftliklerde,bir ikiyuz metre yuruyunce yol kenarlarinda daki ciftliklerde hayvanlari goruyoruz.sydneyden spepparton 700 km bir gunde 700 km yaptim..adelaide sehrine giden iki ana yol var, bir tanesi melbourne sehrinin yanindan gecip gitmek, birde yukarlardan gitmek,kendim yukarlardan orta bolgeden gitmeyi tercih ettim.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..adelaide sehrine yolculuk..

      ..shepparton kasabasinda yola cilmadan evvel kocaman yol haritami acip baktim,hangi yollardan gidecegim,orta bolgeden gitmeye karar verdim,bundan sonraki durak mildura denen sehir veya kasaba, daha evvel buraya gelip uzum kesmistik,galiba 500 km lik yol olacak,bismillah dedik ciktik yola, o zamanlar arabalarda blutooot yok, telefon calarsa mecburi kulagimiza goturecegiz,telefonun sarji bitmis, arabada araba sarj aleti var diye ceyranlisini almamistim, sarj aletini cikarip sigaraliga taktim telefonu taktim, ama telefonda hic bir emare yok yani doldurmuyor,allah allah niye derken jeton dustu, bur muddet evvel telefon degistirmistim,ama arabadaki sarj aletini degistirmeyi unutmusum eski charger mis...

      ..gittigim yol yakinlarinda murray river diye nehir gecer 2500 km uzunlukla australyanin en uzun nehridir, uzerinded iyi tatli su baliklari vardir,nehir kenari oldugu icinde verimli topraklar var ve her taraf ciftliklerle dolu,tarimsal ciftliklerle beraber hayvancilik ciftlikleride var,guzel ve yemyesil bir ortam,yollar bos tabi belki 40-50 km de bir koy bulunur gittigim yol hwy degil freeway da degil bazi yerlerde 100 km yapiyorum bazi yerlerde 40-50 ye dusuyoruz.alisiyoruz yuz km basmaya derken bir koy geliyor, tabelalar 80 yap 60 yap diyor koy icine gelince 40 yap diyor yuz km den 40 a inince sanki uyuyormusuz gibi kagni arabasiyla gidiyormusuz gibi oluyor.,,,

      ...300 km yol yapinca hem kahve icelim hemde kahvalti yapalim diye swan hill denen kasabada durdum, yol kenarinda dinlenme parki var cektik arabayi, bizim dilde kugu kuslari vardir, ingilizcede de swan diye gecer, bu kasaqbanin etrafinda da cok swan varmis zaten bir gol gibi bir sey yapmislar,cok eskilerde kesfe cikan bir eyalet valisi burda gecelemis, swan kuslari cok gurultu yapiyormus,onun icinde bu kasabaya swan hill ismini vermis.boyle kasabalarda genellikle australyalilar vardir, cogu ciftcidirler koy ise bir benzin istasyonu bir bakkal gazete bayi,bir okul birde kilise bulunur,yani koy lerde cok ev bulunmaz...

      ..yolculukda ikinci eyaletteyim burasi victoria eyaleti daha sonra south australya eyaleti topraklarina girecegiz....swan hilde oturduk dinlendik,2 saatlik kadar yolum kaldi,kahvemi ictikten sonra yine yola koyulduk, tabi her durdugum yerde eger varsa benzin depomu doldururum,uzun yol ucuz pahali diye bakmam....murray nehrinin uzerinde bir suru kopruler var,nehirin kollari uzerinden geciyoruz yine bir suru irmak ve nehir koprulerinden gectik,kimi yer su baskini olur diye kopruleri cok uzun yapmislar..her taraf yesillik oldugu icin yol pek SIKICI olmuyor, ana hwy ler veya freeway ler uzerinde hic bir sey yoktur,yani fazla gorulecek bir sey yoktur kucuk kasbalar koyler yoktur......

      .atesledik arabayi yola ciktik swan hill i geride biraktik,kasbadan cikana kadar 60 km surat verilmis bende 60 a uymus gidiyorum tek bant yol arkamdan koca bir tir korna caliyor, allah allah ne istiyor bu deli diyorum,hmmmm tabelaya bakiyorum yol 80 e cikmis arkamdaki tir gazlasana adam diyor,8 silindir 5 litre motorlu araba var gaza bir yukleniyorum tir golgemi bile goremiyor....geldik mildura kasabasina, daha carsilara girmeden evvel bir karavan parki vardi,orda kalirim diye dusunmustum, yaklasinca tabelasini gordum ve sokaga daldim,yer ayirmamistim adamin kabinleri varmis, iki geceligine kiraladim,yerlestik,boyle kabinlerde her sey vardir,yemegimizi pisiririz,bazilarnda banyo ve tuvalet vardir bazilarinda yoktur,belli bir yerde tuvaletler vardir, mutfak vardir orda yemek pisirilebilinir.... dinlendik, sonra carsiya ciktik,burdada bir ana cadde ve bir kac dukkan var, telefon chargeri lazim telefoncu ariyorum,yok bir tane cep telefonu satan dukkan bulamadim,bizim alis veris merkezlerinde bir kac tane telefoncu bulunur,gordugum insanlara dukkanlara soruyorum, burda yok baska bir merkez var belki orda bulursun diyorlar, bazi bolgelerde telefonlar cekmiyormus, ciftlik insanlarida uydu telefonlari,telsizler kullaniyorlarmis, her gordugum arabada koca koca antenler vardi.....

      ..carsiyi gezdik nehir kenarina geldik, yandan carkli nehir gemisi var turistik, nehirde 6-7 km gidip geri donuyormus,yarin gelir bineriz dedik,dedik ama ertesi gunde olmadi,,,,telefon sarji bitti gibi,ne yapacagim ne yapacagim diye dusunuyorum, kabinin onune ciktim, yandaki adamda kapi onunde telefonuyla konusuyor,konusmasi bitince selam verdim laflamaya basladik, senin telefonun ne marka dedim, benimkiyle ayniymis,eee ben chargeri unuttum senin chargeri odunc verebilirmisin dedim, adam okay dedi, getirdi chargeri verdi,galiba sonra kapisinin onune biraktim

      eskiden yollara ciktigimiz zaman karavan ceken cok arabalar gorurdum sonlari artik kimse karavaniyla gezmiyor diye dusunmustum, ama bu defa yollarda cok karavan ceken araclar gordum, emekli olan oziler karavan alip aylarca gezebiliyorlar,karavan parkini dolasiyorum bir kac tane yasli ozi sohbet edip biralarini yudumluyorlar selamlastik,onlarda geziyorlarmis.....
      ..mildura kasabasi genis bir yer ama carsi olarak bir sey yok,sydneye 1100 km, adelaide sehrine 500 km, bazen dusunurum bu insanlara ev esyalari lazim olunca nerden alirlar diye koltuk buz dolabi gibi seyler.,carsi ici sakin kimseler yok,iki gece karavan parkinda kaldik,500 km daha yolum var,huyum kurusun her zaman gunes dogarken yola cikarim,burdada oyle yaptim kabini temizledik anahtari icerde biraktim kapisinda acik biraktim ve yola ciktik,500, km 7 saat filan surebilir,gerci yollar guzel ama surat limiti 100 km, polisin nerden cikacagi belli olmaz,sehirler arasi yollarda cok markasiz polis arabalarida vardir......bir 300 km daha yol yapip acayip ismi olan bir koy gibi yere geldfim..euche gibi ismi vardi,bir kenarda durup bir seyler yiyip icelim dedim ama oturacak bir yer goremedim,tekrar ana yola ciktim 3 yol agzi ilerde benzinci var oraya cektim,bir seyler yedik kahvemi ictim, 45 dakikalik moladan sonra yola devam hedef adelaide sehri.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....karadeniz gezisi turunda, samsun, ordu, giresun trabzon,erzurum,rize,kastamonu,sinop sehirlerini kisada olsa gorduk,son gunde, safranboluya ugradik,safranbolu evlerini gorduk,meshur lokumlarini yedik.guzel bir kultur turu oldu,tarihi yerler gorduk bilgi edindik, hani isitmek ile dinlemek arasinda cok fark vardir derler, bir yerde rehber uzun uzun anlatir,ama benim bir kulagindan girip obur kulagimdan cikar,cok dikkatle dinlemek istemem, dinlemek yerine bol bol resimler cekerim ve hatira kalir.

      ..tur bitip istanbula donduk,her kes ya 3 ay tatil olurmu diyor,2001 yilinda tek basima ege akdeniz turu yapmistim, tatsiz tuzsuz bir tur olmustu, hadi bu defa hatunla beraber bir ege akdeniz turu yapalim dedik, ne derler kadinlar kirli cikidir diye, hatunda zamaninda bir suru altin almis ufak tefek altinlar bilezikler filan,gelirkende cantasina koymus iyiki australya gumrugunde ortaya cikmadi,sydneyde evimiz soyuldugu icin altinlari bankada tutuyorduk ,bir seferde banka yandi,baska subelerinde altin aradik,,,turkiyedede paraya SIKISTIKCA ALTIN Bozdurduk,..... ege akdeniz turu ararken hey tur diye bir tabela karsima cikti, gittik cuma aksami turlari varmis,iyi dedik, onlarinda sezonun ilk turuymus, galiba 30 kisiden az yolcu vardi,herkes neseli insanlar kisa zamanda her kes birbirleriyle kaynasti,biz 7 kisilik bir gurup olduk,,,
      ..neseli sekilde ege ve akdeniz sahillerini gezdik, ayni sirketin baska bir turu daha varmis, onlarda bir yerde konaklayip gunduz dolasip aksam ayni yere gelirlermis 40 ksi kadar,bazen iki otobusun yolculari birlesti, teknelerde muzikle danslar oyunlar filan,otellerde her sey dahil,icebildigin kadar alkol al, ingilizler agizlarinin tadlarini biliyorlar hep her sey dahil otellere yerlesmisler, sabahdan icmeye basliyorlar coguda rakiya alismislar eh otelde havuzde var...

      .....cok guzel bir ege akdeniz turu yaptik,kafa dengi insanlar vardi diyebilirim,bir yerde teknenin tepesinden atlama yarisi basladi,bizim sofer kaptanda atlamaya basladi,adam atliyor yine tekneye cikip bir daha atliyor,hizla yukari cikarken dustu ayagini incitti, turda doktor hanim varmis, teneke kutular meyva sulari ayagin etrasfina sardi,galiba sofersiz kalacagiz dedik, diger tur otobusunde iki sofer varmis, gunun sonunda o sofer otobusu otelimize kadar getirdi,sonra bizim kaptan otobus surecek hale geldi,gordumki tur soferleride cok sinirli insanlar,bir kamyon geciyordu otobusun aynasina carpti zarar yok, kucuk kamyon durdu, bizim sofer kosup adamin girtlagina sarildi, adami zor soferin elinden aldik,biraksak parcaliyacak garibani....

      ...ege akdeniz sahilleri gercekten sahane yerler,karadeniz taraflarinda cok yesillik gormustuk ege akdeniz taraflarinda o kadar yesillik goremedik.son durak antalyada bir selale idi ordan sonra ver elini istanbul, tabi bu arada bir nehirde rafting de yaptik cok heyecanli olmustu.sabahin erken saatlerinde kadikoyde olduk,kimileriyle kucaklasip vedalastik,birden hic tanimadigimiz insanlarla kaynasiyoruz ve kisa zaman sonra vedalasiyoruz biraz dokunakli oluyor.

      ... 3 ay kaldik ama istanbul icine gidip gezmedim,galiba iki sefer bogaz turu yaptik,tatiller guzeldirler ama cabucak gelip gecerler bizim tatilimizde oyle oldu, galiba 10 gun kadar evvel hadi bir tur daha yapalim dedik, bu defa kuzey ege,marmara bolgesi tarihi yerler canakkale gelibolu sehitlikleri filan, tesaduf ayni tur ile basladik,kucuk bir tur iki gece iki gunduz olabilir, yine gece yola ciktik, ayvalikdan basladik,truva bolgesini gorduk,yakinlarda gorulecek ne varsa gorduk, yine gunlugune bozcaadaya gittik, kimileri yuzdu,geri donduk, araba vapuruyla canakkaleden geliboluye gectik, canakkale deniz hastanesinde 17 ay askerlik yapmistim geminin en ust katinda sahillere bakarken hastaneyi gordum, vay anasini vay 40 yil ne kadar cabuk gelip gecmis diye dusundum.
      ..... gelibolu sehitliklerine gittik ziyaret ettik dualarimizi ettik,gozlerimiz yasardi,gec saatte donerken aradaki bir sehirde aksam yemegi yedik, gec saatte istanbulda olduk,ayni otobus ayni sofer karadeniz turuna gidecekmis yolcular bekliyormus,.

      ..2007 yili 3 aylik turkiye tatilinde iyi para harcadik bol bol gezdik, vatanin bir cok sehirlerini gorduk,ettigimiz masraflara degdi,,,,geri donuyoruz ataturk hava alanina geldik,gumrukden gecmeden mac donaldda bir seyler yiyelim dedik cepte 40 lira var,bir hamburger bile almiyor.gumrukten gectik ucaga alinmayi bekliyoruz,ama bir turlu boarding yapmiyorlar, ucakta ariza cikmis, tamire ugrasiyorlarmis, salonda sandavic ve drink verdiler, efendim bir parca lazimmis,yarin gelecekmis,, hadi bakalim tekrar bir bir pasaport girisi yaptik,otobuslere binip deniz kiyisinda bir otele goturulduk sahane bir otel aksam yemegi yedik, cikalim dolasalim diyorum ama cepte bir kurus turk parasi yok, bir gece kaldik sabahleyin kahvalti yedik oglen yemegi yedik ondan sonra otobuslere binip hava alanina gittik, ucagin tamiri veya bakimi yapilmis,bindik ucaga tabi herkesin koltuk numarasi degismis,neyse sag salim malezyaya geldik,ordanda sydney,e

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...2005 yilinda toyota dual cab ute aldim iyi araba yeni.onune nudge bar diye tampon koyalim dedik,arkada tampon diye bir sey yok,tanidik kaportaci var o ismarlarsa biraz indirimli oluyor,one ozel koruyucu arkaya basamakli tampon ikiside eve geldi,ondeki nudge bar icin kaportada hazir vida yerleri var dis acilmis, 4 tanede civata var hepsi ayni boy ayni dis gorunuyor.bir vidayi taktim guzelce girdi,ikinci vidayi aldim disler uymuyor,allah allah ne oluyor yahu diger civatayi aldim okay,iki civata kaldi acaba yalnis olan ne diyorum, civatalari bir birine yaklastirdim ve dikkaatli baktim dislerde fark var,adamlar iki civatayi metrik iki civatayida inch sistemi yapmislar,dis actiklari somun yerleride ayni,iyiki civatalari zorlamadim buda japon isi olmali dedim,arabanin arkasi acik orayada..sport guard ute-liner diye sert plastikten yapilmis liner aldik bos kasanin ici ve duvarlari kaplandi arka kapakda kaplandi benin yapabilecegim is degil kaportaciya goturduk dost isi 3 saat iscilik varmis 180 dolar aldi....

      ....yeni araba almistim emekli oldugum icin cok gezmedim, oglumun arabasi bozuldugu zamanlar emanet alip biraz km yukledi, arabayi 9 yil kullandim, 4 teker, bir aku.on disk frenler birde cam sileceklerindeki lastikleri degistirdim,5,000 km de servis yaptirdim bazen 5 bini bulmak bir yildan fazla oldu,yeni araba almanin avantajlarindan faydalanmis oldum, ilk defa klimali bir arabam oldu.....

      .....2014 yilinda turkiyeye tatile gittik ve geri geldik,araba guzel ama vitesli henuz 54,000 km yapmisim.yillardir hep ya minibus yada boyle ute tipi arabalara biniyorum, en iyisi guzel bir aile arabasi alalim diye dusundum,toyotalarin burda kluger diye gecer 5 seat arka koltuklari kaldirinca 7 seat oluyor, soccer mum car derler,bir dealere gidip test yaptim guzel araba iyide fiati biraz yuksek o zamanlar 45,000 den satiliyordu,bir yil evvel spor mercedesi satip parasini bir kenara saklamistim,toyota ute yi satisa cikardim,temiz araba bir iki cizikleri vardi boyattim,,,,,,tasmanya adasindan bir telefon etti, oglumla konustular,arabayi check up yaptirayim okeyse alirim dedi, arabanin problemi yok, o gunlerde bu arabalarin market degerleri 14-15 bin arasindaydi galiba 14,000 dolara arabayi tasmanyaya gonderdik.....yeni araba galeriden ciktiktan sonra ikinci el olur,yeni araba yilda 2000 dolar deger kaybeder,gerci bu gunlerde ikinci el arabalar bir hayli deger kazandi......

      .....oglumun bir arkadasi bir oto galerisinde calisiyor bir kac galerinin faiz islerine bakiyor, satis muduruyle konusuyor, adam bize koltuk cikti,yanlarina basamak taktirdik, one ozel tampon,cam kenarlarina yagmur siperligi filan,, ekstra accesuarlarla adam 42.000 e arabayi verdi.....bu arabada pek cok gezmedik uzak gittigim yerler en cok 250 km filan uzaklikta cok km yapmadik,sehir icinde devamli kullanilirsa benzinden zarar olur 100 km yi 14 litre ile filan yapar,uzun yolda 100 km yi 10 litre benzinle yapar.3,5 motor var.
      ...eylul ayinin basinda Arabanin trafige ciktigi zamandir, sigortasi ve rego su ayni tarihe gelir,gecen yil sigorta sirketleri yuzde yuz zam yaptilar, bir suru yer aradim hep yakin fiatlar 2000 dolarin uzerinde,bir sigorta sirketi buldum yilda 5000 km yi gecmezsen 800 dolar civarlarinda sigorta yaparim dedi, eyvallah deyip arabanin kac km de oldugunu bildirdik ve sigortayi yaptik,,,malum 2020 ve 2021 yili covit-19 ile gecti fazla bir yerlere gidemedik,arabanin km gostergesine bakiyorum bir yilda ancak 2000 km yol yapmisim......gelecek sigortayi 10.000 km limitli sigorta yapmak istiyorum, virus giderse bizde bol bol gezeriz uzaklara gideriz.10.000 limitli yaparsam galiba 400 dolar daha fazla olacak,.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..gecen seker bayraminda fena degildik yasaklar yoktu,evimize bir kac kisi geldi,biz bir iki kisiye gittik,,,,,,,,,,sonra kurban bayrami geldi, bayramdan evvelde yasaklar geldi,,,her bayram hatun az cok biraz baklava yapar,bir kac kisiyede ikram ederiz.bu bayramda baklavayi yapti ama az yapti,evimize gelip cayimizi icip baklavamizi yiyen kimse olmadi..bayram, sali gunu,ogleden sonra buyuk kizim telefon etti,bir kac sokak otede otururlar,gorusemiyoruz, bayraminiz mubarek olsun,kiz torun yuruyerek geldi, kucaklasmak yerine yumruklastik,yani yumrukla tokalastik, bayram harcligini verip hadi yallah evine giit dedim,bir tasda baklava verdik.

      ..aksam uzeri biraderim aradi ben kucuk oldugum icin ariyacaktim o aradi,iyi bayramlar coluk cocuk nasil,iyiler ellerinden operler. senin coluk cocuk torunlar nasil iyiler ellerinden operler.hadi bende onlari optum.bayram yasiyoruz iste, carsamba aksami bir arkadas aradi bayramlasip sohbet ettik, carsamba gunu bir arkadasin hatunu aradi hatunla sohbet edip bayramlastilar,bana selam.,carsamba gunu delikanli torunlar aradilar,happy bayram dede,tamam bayram harcliginizi ayirdim gorustugumuz gun veririr, oglum gelinimle kisa bir telefon bayramlasmasi...

      ..iste bir bayramda boyle gecti,oturdugum sokakda cok arap kokenli insanlar var, bayram gunlerinde sokak arabalarla dolardi,bu bayram sokak bom bos kaldi.ne diyelim bu bayramda boyle gecti,hic bir sey anlamadigimiz tatsiz tutsuz bir bayram oldu,turkiyede yakinlarimiz var, ne onlardan kimse bizi aradi, ne de biz onlari aradik.boyle iste bu bayramda hastalikla yasaklarla gecti, insallah gelecek yil sevinc ve mutluluk icinde bayramlarimizi kutlariz,bir ata sozu vardir sag olan icin her gun bayramdir derler,18 aydir virus bulasmadan yasadik o da bir bayram sayilir.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      yil 2012 amerika ve kanada gezisine cikmistim,toronto sehrinden ayrilip new york sehrine geldik.torontodan kalkan ucagimiz motorlari kuyruk kisminda olan kucuk bir ucakti,kendimi yolcu otobusu icinde hissettim,uzun boylu birisinin basini egmesi lazim.bir pilot,bir hostes,kisa bir yolculuktan sonra newyorka indik,gumruk problemi olmadi cantamizi alip disari ciktik,taksi fiatlarini sordum-60--70 dolardan bahsetiler,geri iceri girip shuttle yokmu diye sordum gorevli var dedi galiba telsizle minubuse haber verdi 10 dakika kadar bekledik, dolmus daha ucuza geliyor .dolmus geldi afro -amerikan sofer,sehire gitmeden evvel bir kac yolcu daha almak istiyor, bir kac defa terminaller arasinda dolastik,bir yolcu donup duruyoruz diye sikayet etti,

      .....shuttle ile otelimizin onune geldik,iceri girip kendimizi tanittik daha evvel yer ayirmistik,henuz mevsimin erken olmasina ragmen otel odasinin gunlugu 350 australya dolari kadardi,erken rezervasyon yaptirmistik karimiz oldu,son hafta icinde yaptirsaydik galiba geceligi 550 dolara cikmisti,manhattanda 7 ile 51 inci caddenin kosesinde italyan isimli bir otel....
      ......newyork programi sadece 5 gun,ne gorebilirsek kardir dedik, gerci bir cok yerlere gidemedik, hatunun saglik problemi var,gencler gibi kosturamiyoruz...liberty abidesine gittik,heykel liman icinde bir adada donuste yine baska bir adaya ugradi,galiba ellis adasi olacak,muze yapilmis,ilk zamanlarda gemiyle newyorka gelen gocmenleri bu adaya indirip burda islemleri yapilirmis,muzede eski yolculuk valizleri eski sandiklar filan var...
      ....baska bir gunde ground zero,ikiz kulelerin oldugu yere gittik,burasida muze haline getirilmis,her kule yerine buyuk havuz yapilmis,icinde selale gibi sular akiyor,ve duvar kenarlarina attakda sehit olanlarin isimleri yazilmis,guzel bir park,icinde ve disinda cok polis ve guvenlikci var,gozleri hep ziyaretcilerin uzerinde, zaten iceri girerken arama tarama yapiliyor.gelecek hafta cumartesi gunu kule olayinin 20 mici yili olacak

      ..broadway-7-8 caddeler manhattanin kalbi gibidir,bir hayli yuruduk, empire binasina kadar gittik,gittik ama iceri girip tepeye cikip newyorka kus bakisi bakamadik.MAYC'S Magazasindan ucuz buldugumuz bir seyler aldik.central parka gidip biraz yuruduk,esas gidip doya doya gezmek istedigimiz gunde hava yagmurlu oldu....iste newyorku gormekde kismet oldu,time square de biraz oturduk,millet cok metheder kucuk bir park isde...

      ..newyorkda ayirdigimiz gunler cabuk gecti, erken saatte otelden ayrilip havaalanina gittik, gidecegimiz sehir miami,eh amerikaya gelmisken birde miamiyi gorelim dedik,newyork ve miami arasi cok uzak degil,miamide indik yine minubusle otele geldik,kucuk ucuz bir otel,ama ana caddede,butun calisanlar yani meksikali yada kubali, arka bahcesinde havuzu var, ayrica bir kapi var plaja aciliyor,kapida elektronik kilit var,sifresini verdiler,burdan girip cikmak isterseniz bu sifreyi kullanin filan.
      .....miamide sehir turu yaptik,ordan bir iskeleye geldik burdada biscayne bay olacak tekne turu yaptik,bir nevi kanal gibi kenarlarda meshur artistlerin yalilari var hepsi 20 milyondan yukari.... diger bir gunde kendi basimiza sehir merkezine gittik, gorulecek cok bir sey yok.

      ..ismini hatirlamadigim buyuk bir alis veris merkezine otobusle iki sefer gittik buyuk ve temiz bir yer,bargain olarak ne bulursak almaya calistik.sehirin ozelligi sanki ana dil ispanyolca, ikinci dil ingilizce ,her halde tipimiz biraz ispanyola veya meksikalilara benziyor, tezgahtarlar ispanyolca konustular,miami buyuk bir sehir, bir bolgede turklerin yasadigini duymustum ama hangi bolge bilmiyorum, kaldigimiz yere yakin bir cadde vardi uzerinde restaurantlar var, bir taneside turk du..miami gunleri fena gecmedi. newyork cok kalabalikdi, burda otelin arkasinda plaj var upuzun miamibeach,kenarinda yol var,bol bol sakin sakin yuruyus yaptik, her halde sezon erken oldugu icin plajda pek kimseler yoktu.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      hala sene 2012 deyim...

      ...newyorktan miamiye uctuk.dolmusla otele gittik,miamide bir hafta cok cabuk gecti,ileri yaslarda oldugumuz icin gencler gibi sabah erkenden kalkip sokaga cikip gece yarisina kadar kosturamiyoruz..miami hareketli bir bolge,biz mimami beach kisminda kaldik, turistlerin cok bol oldugu bir bolge,bazi hediyelik esyalar satan shoplar gece cok gec saatlere kadar acik, meksikali ve diger gocmen guruplarindan insanlar var.....gunler cabuk gecti,iki sefer sehir icine gittik iki seferde buyuk alis veris merkezine.....Turkiyeden bazi artislerin zenginlerin miamiden daire aldiklarini duymustum,bence akdeniz ve ege sahilleri miamiden daha iyidir derim..

      .....ogleden sonra yine dolmusla los angeles sehrine gitmek icin hava alanina gittik 4-5 saatlik ucak yolculugu zannediyorum....miamiden los angelese donuste cok zaman , saat farki var.lax a gece indik,cantamizi aldik taksi yerini bulduk,bizden evvel bekliyenler vardi-herkes taksiye binip gitti bir biz kaldik. taksi beklerken baska bir aile geldi bizim onumuze gecti takside onlari aldi,patlamamak icin kendimi zor tuttum,neyse baska bir taksi geldi. soferi biraz arap tipli, suryani olabilir dedim,neyse adresi verdik,hava alani cikisinda biraz trafik vardi o yuzden galiba 5 dolar filan extra oldu.... gec saatte otelimizde olduk....
      ..daha evvel kaldigimiz oteldi,yerlestik buyuk bir marinada deniz kenari temiz hava var,bir kac yuz metre yuruyunce ana caddeye cikilip otobus yakalanabiliniyor.
      .otel odasine yine buz dolabi istedik kucuk bir buz dolabi getirdiler......los angeles meshur los angeles... bir iki sefer santa monica ya gittik,bir sefer down town a bir seferde farmers markete gittik......otobus ile gidebilecegimiz yerlere gittik diyebilirim.

      ..los angeles acayip bir metropolitan sehir degisik olan her sey var...ross magazasindan 7-8 dolara t-shirt alinir, beverly hills deki magazalarda bir t-shirt bir kac yuz dolardir.aksam uzerleri otelin yakinlarinda bol bol yuruyus yaptik,kucuk bir carsi vardi,birde buyuk super marketi,hic bir sey almadan market icinde dolastik.
      .burdada bir hafta cabucak gecti, her gittigimiz sehirden gerek kendimiz icin gerek cocuklar ve torunlar icin ucuz buldugumuz bir seyler aldik,hediye ettik giydilermi giymedilermi bilemiyorum.

      ..yillarca pazarcilik yapip canta ve cuzdan satmistim,sonunda kendime hic cuzdan ayirmamisim, san francisco da kendime cuzdan aldim, miamide kendime cuzdan aldim,her sehirden cuzdan almisim,cekmecede 5-6 cuzdan, Durur bende haftada bir cuzdan degistiririm.zamaninda iyi cuzdanlari adeta bedava verdik,dagittik,kendime cuzdan alincada gulerim.....
      ....los angelesden australyaya gelen ucaklar oranin saatiyle 22.00 de filan kalkarlar...son gunumuzde saaat 12,00 check out yaptik yine cantalarimizi otelin emanetine biraktik, otobusle santa monica ya gittik, orda zaman gecirdik,aksam uzeri otelin on salonunda bir seyler atistirdik, sonra lobideki gorevliden taksi cagirmasini istedim 3 saat oncesinde hava alaninda olduk.butun ucus programlarini delta hava yollari ile yapmistik, donusumuz virgin hava yollari ile olacak,benim kafa dalmis,taksiciye delta terminaline gotur dedim,oraya geldik,iceri girdim bir gorevli bakti,nereye gidiyorsun sydneye,bilgi sayarina bakti, efendim boyle bir isim yok bir yalnislik olacak dedi, allah allah bir daha bak filan dedim,hem bu gun sydneye ucus yok,hemde listelerde isminiz yok dedi, iste simdi hapi yuttuk dedim bir heyecan basti...
      .....gorevli kagida bir daha bakti, yahu siz virgin le gideceksiniz hemen oraya gidin dedi,terminal nerde 15 dakkika yurumen lazim dedi,,,,,eh kostura kostura virgin terminaline gittik,her kes oturuyor,bosu bosuna kosmusuz,ucagin kalkma saatine yakin check-in yaptilar....
      ......14 saatlik rahat bir ucak yolculugundan sonra sydney e indik home sweet home.....bir amerika ve kanada gezisi de boyle bitti,bundan sonra bir daha amerikaya gidermiyiz,gidemezmiyiz zaman bilir derim.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      23 ekim cumartesi,gunler cabucak gelip geciyor,,seattle sehrinden ayrilisimiz uzerinden 5 yil gecmis.

      ....seattle sehrinde sadece sehir merkezinde vakit gecirdik,her sehrin gorulecek, gezilecek baska bolgeleride vardir tabi. asagida deniz kenarinda bir hayli yuruduk,acayip bir trafigi var..deniz kenarinda koca bir feris yukariya yukselen donme dolap dedigimiz sey, london da da deniz kenarinda var onada eye deniliyor, galiba en yuksegi 165 metreye kadar cikiyormus....
      ....bizim her gittigimiz sehirde gorunur yerde varsa MAYC,S magazalarina girmek olur,burdada bir tanesi gozumuze carpti daldik iceri, bazi bolumlerinde giyecekler icin %80 indirip yapilmistir,yumusak mokesen yazlik ayakkabi gordum bayagi indirip yapmislar cok hosuma gitti ama rengi yesil,baska rengi yokmu , yokmus, genc bir tezgahtar delikanli var kosusturuyor,,, acele etme manasina gelen take it ease dedim.birden adamin rengi degisti ne demek istiyorsun filan dedi,kafasimi iyiydi anliyamadim, yalnis bir sey soylemedim,australyali kiz arkadasim vardi hepsi soyle boyle diye lafla vurmaya kalkti, neyse ayakkabiyi aldik taban cok guzel sanki havada yuruyorsun, ne yazikki bir kac kere giydikten sonra ayakkabida renk kalmadi.......giyecek olarak ucuz cok sey bulduk, ne varki iki kucuk canta ile seyahat ettigimiz icin fazla bir seyler alamadik.
      ......deniz kenarinda tur teknesi var,bir tanesi uzun bir yere gidiyormus ordanda yolcular otobuse binip geri donuyorlarmis,otobusde yer olmadigi icin o tekneye binemedik,liman icin tur yapan baska bir tekneye bindik,nasil bir tekneyse yolcularin oturmalari icin normal plastik sandalyeler koymuslar.ilk defa boyle bir sey gordum yani hic guvenligi yok,liman icinde guzel bir tur oldu guzel manzaralar gorduk, yuk tankerleri gorduk.,hava biraz serindi..seattlede boing ucaklarinin yapildigi fabrika varmis,tur ile gidiliyormus,maalesef onu kacirdik ucak imalat fabrikasini gormek isterdim......sehirin bir cok yerlerinde cok sokaklarda yatan insanlar gordum,hele siyahi bir kadin ne zaman yanindan gecsek hep uyuyordu....
      ..otel,odasi arka sokaga bakiyordu zaten otel bayir uzerinde,gorecek fazla bir sey yoktu,bir gun yuruyerek kulenin oraya gittik,otelimize yakin sayilir 10 dakika kadar yuruyus mesafesi,hadi kukeye cikalim dedim hatun ben asagida beklerim sen cik dedi,bilet alip siraya girdik kucuk bir aramadan gectik sonra asansorle tepeye ciktik,gercektyen 360 derece sehir gorunuyor,bir hayli resimler cektim,deniz kenari guzel bir sehir,tabi icinde yasamayinca neyi ne oldugunu kimse bilmez.

      ..seattlenin meshur seri katili vardir river murders diye gecer, adam 50 den fazla hayat kadinini olduruyor.yaparlar yaparlar ,yakalandiktan sonrada sanki hic bir sey yapmamislar gibi kuzu kuzu yaptiklarini anlatirlar.....amerikanin bati sahillerinde los angeles, ve san francisco sehrinden sonra seattle sehrinide gormus oldum,, 5 gece seattle de kaldik,bundan sonraki yolculuk kanadanin vancouver sehrine,,,,benim hatun bazi ilaclar kullanir onlarin yan tesirlerindenmidir bir turlu anliyamiyorum, bazen sicak havda usur, soguk havada terler,,seattlede biraz sifayi kapti gibime geldi.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      Gurbetteki- Kadin.

      ….Gecen senenin son aylarinda haftada iki gun mecburi olarak isci bulma kurumuna gidip bir kac saat oturuyor, bilgisayarda ve gazetelerde is ariyordum.,is aramiyordum ama issizlik parami kesmesinler diye bende oyunumu oynuyordum..
      …..Orta yaslarda bir bayan gelip bir kac sandalye otemde oturuyordu,once italyan veya balkanlardan zannettim, kirik dokuk ingilizce konusuyordu,Bu forumu doldurmama yardimci olurmusunuz diye sorunca isminin assiye oldugunu ogrendim.turkmusun dedim evet amca turkum dedi,boylece Assiye ile tanistik..Gunler gectikce bana acilmaya ve yavas yavas hayatini anlatmaya basladi….

      …Assiye Kirsehir civarlarindandi daha 17 sine girince kendisine bile sormadan gelin edivermisler.bir kac sene icinde iki cocuk dogurmus Asiye.Kocasinin ailesi bir hayli kalabalikmis,Asiye hem cocuklarini buyutmeye ugrasmis hemde kocasi ve ailesine adeta hizmetci olmus,Evde calismis, tarlada calismis,genc yasta yipranmaya baslamis,Yorgunluk canina tak edince isyan etmeye baslamis Asiye…..Her ise kosmayinca kotu gelin olmaya baslamis,birde kocasi her zaman kendi ailesini dinleyip Asiyeye deger vermiyormus,Bir zaman sonra iftira atip Asiyeyi Babasinin Evine gondermisler,cocuklarinida vermemisler,Daha hayatinin korpe caginda Asiye dul bir kadin olmus.

      …….Australyada Ablasi varmis Asiyenin,turist olarak davet etmisler vizesi alti aylikmis, gelmis cok beyenmis buralari,seni burda birakalim demisler, yalniz buralarda kalmak icin bir tek yol varmis oda birisiyle evlenmekmis ….Yasli bir dul adam cikmis Asiyenin karsisina,babasi yasinda oldugu kadar da ickiyi cok seven bir adammis,Tanismislar, adam Asiyeye bir hafta muddet vermis ,bir hafta icinde benimle evlenmezsen ben kendime baska es ararim demis,Vizesi bitmek uzereymis asiyenin, Denize dusenin yilana sarildigi gibi Asiyede Adama evet demis ve bir kac gun sonra nikah kiymislar,iste o zamanlar Asiye sadece 26 yasindaymis,iki hafta sonra Asiye adamdan hamile kalmis, sonra bir kiz cocuklar dunyaya gelmis,Ikinci koca ickici ve cekilmez adammis,yedirdigi iki lokma ekmegi hep kafasina kakarmis,..Kizlari bir kac aylik olunca Asiye kocasini terketmis,cunku bu evliligin asla yurumeyecegine cok inanmis,

      ……Asiye her An turkiyeye gidip kizlarini gormek istiyormus, vatan hasreti canina tak demis ama issizlik parasi ancak karinlarini doyurmaya yetiyormus,masraflarini bir hayli kisip cok tasarruf yapmis biraz para biriktirmis,Turkiyeye tatile gitmek icin planlar yapmaya baslamis, Iste o siralar birisi kafasina girip herkeslerin arabasi var sen kendine nicin araba almiyorsun demis, Asiye ehliyet almis ama araba sahibi olamamis,..iste o birisi Asiyeye bir araba bulmus ve satin almislar elindeki avucundaki butun parasi arabaya gitmis,Ne yazikki bir kac ay sonra arabanin butun civatalari gevsemis, yani devamli tamir istiyormus,parasi gittigi gibi arabayada binememis Asiye,arabanin yurumeyecegini anlayinca arabayi bahcenin bir kosesine cekmis.satiliga cikarmis ama kimse para vermiyormus,arabadan anlamadan dinlemeden iyi aldatilmis Asiye.

      ….Iste yine is bulmada sohbet ediyorduk, vatanimi cok ozledim amca dedi, tam 11 senedir gidemedim,Turkiyedeki buyuk kizim gecen sene Onyedisine basti onuda hemen evlendirmisler yakinda bebegi olacakmis, Turkiyeye tatile gitmek istiyorum ama gidemiyorum,param yok pulum yok,cakildim kaldim bu gurbet ellerde dedi…Yapacagim fazla bir sey yoktu, sabirli ol kardesim insallah bir gun gider hem aileni gorur hemde hasret giderirsin dedim.

      …..Iste boyle gurbet ellerde milyonlarca insanimiz var, kimileri duzenlerini kurmuslar, en azindan bir kac yilda bir anavatanlarina gidip tatillerini yapiyorlar, sevdikleri insanlari goruyorlar guzel vatanimizin havasini cigerlerine cekip sularini iciyorlar, Yine Boyle Asiye hanim gibi gerek erkek gerek kadin binlerce insanimiz bir cok sebeblerden dolayi uzun yillar vatanlarina gidemiyorlar,kalpleri vatan hasretile yaniyor.

      Sir,altan tarafindan yazilmistir
      7 mayis 2008 Sydney
      Okuyanlara tesekkurler.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      AH.ISTANBUL ISTANBUL...

      .....Son turkiye tatillerimizde istanbul anadolu yakasinda cevizli semtinde kaldik,her tatilde turlara katildik ve turkiyenin bir cok bolgelerini gezdik,tur olmazsa kendimiz organize edip gezdik,istanbuldada bogaz turu yaptik..2014 yilindaki tatilimizde hatun tutturdu hadi beni sehir icine gotur,yaw biz sakinlige alismisiz o kalabalik bizi urkutur,yollarda insanlar, acayip trafik,korna sesleri filan,neyse bir sefer kadikoye gittik bir iki cadde dolastik..

      ....2019 yilinda ramazan ayinin son gunlerinde yine turkiyeye tatile gittik,ayni muhitte kaliyoruz, bende eski kafa var, simdi ramazan,millet oruc tutuyor,bizde cok acikiyoruz sokakda bir seyler yeriz ele gune karsi ayip olur diye dusunup bir iki gun evden cikmadik, yanda kucuk restorant var baktim ramazanda millet kahvaltiya geliyor.hatunun yegeni eniste istanbul eski istanbul degil, ramazanda birahaneler bile acik,pek aldirma dedi...

      ....neyse ramazan bitti ve ramazan bayrami basladi, birinci gun,misafirler geldi herkesle bayramlastik yani evde oturduk,ikinci gun baldiz hanim, benim hatun ve ben istanbula gidip bogaz turu yapalim dedik,sahil yoluna ciktik iki katli bir ozel otobus geldi, el kaldirdik atlayin dediler, efendim bayram dolayisiyla butun yolcu tasima vasitalari bedavaymis,bindigimiz otobusde tiklim tiklim insan doluydu,neyse sag salim kadikoy meydanina gerldik, informasyon burosu var bir hatuna bogaz turu gemisi nerden kalkiyor dedik, karsidan emin onunden dedi,hmmm kadikoy iskelesine dogru yurumeye basladik,sagimizdan solumuzdan arkamizdan adeta bir insan seli geliyor,geriye donsek donemiyoruz,itile kakila kadikoy vapur iskelesine girdik, bir vapur dolmak uzereydi,bize sira gelince kapi kapandi,biz gelecek vapur icin en onde kaldik,oyle bir gun ki sanki evlerinde oturan vatandas kalmamis,her kes coluk cocuk sokaklara dokulmus,,,,,vapur geldi sansliyiz ondeyiz hemen tekneye bindik,bu teknede tika basa doldu yani,eminonu bolgesine geldik, ne bogaz turu ve arkadasim sokaklarda adim atacas yer yok, galata koprusune bakiyorum binlerce insan kopru uzerinde yuruyor,,,,caddede adim atmak bile zor,.. tamam en iyisi biz eve geri donelim, ilerde sakin bir gunde bogaz turu yapariz dedim, eminonu sirkeci taraflarinda metro istasyonu yapilmis, baldiz hanim bir iki defa ordan tirene binmis ama bu kalabalikda istasyonun nerde oldugunu bile tahmin edemiyor..

      ..belediye calisani var yerleri supuruyor, istasyon nerede birader,valla bilmiyoom hemsom, baska birine soruyorum, buralarda bir yerde ama bilmiyorum,neyse zar zor yerin altindaki tiren istasyonunu bulduk.asagi indik peron dolmus millet gelecek tireni bekliyor ve her dakika yuzlerce insan geliyor, tiren geldi tika basa dolu bindik,yeni tirenlerde oturacak yer cok az genellikle yolcular ayakta gidiyor,,,,balik istifi dolduk tirene, her istasyonda daha cok yolcu,anadolu yakasina gectik, bir iki istasyon sonra tiren durdu, her kes asagi tiren bosaltildi,istasyonda yine yiginla insan var, tirenden inen yolcular var, devamli yolcu geliyor,,,biraz sonra baska bir tiren gerdi oda dolu.bu gun bayram vasitalar bedava,, pastirma olmus sekilde cevizliye kadar geldik......

      ...bir kac gun sonrta hatuna takilip hatun istanbula gitmek istiyorsan gotureyim diye takildim, lanet olsun istanbul dedi..ilerdeki gunlerde dolmabahce sarayini gezdik,ataturkumuzun vefat ettigi odayi gorunce gozlerim doldu,muze biletlerini ben aldim 3 tane 65 yas uzeri ikide genc 5 kisi icin 90 lira odedim,hatunun yegeni hayret etti, yalnislik yapmis olmalilar bu kadar ucuca hem dolmabahce sarayi ve harem dairesini gezmek imkansiz dedi....daha sonra yinre hep beraber bogaz turu yaptik.

      hayatimizda cok kalabaliklar arasina girdik ama o bayram gunu gordugum kalabaligi hic bir yerde gormemistim.kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      Eski anilardan,Hatlar karisti,ayni seyi daha evvel yazmissam ozur dilerim..

      .eski zamanlarda telefonla turkiye ile konusmak zor oluyordu,hele bayram zamani adeta butun hatlar kilitlenir numara dusurmesi cok guc olurdu.

      ..iste yine bir bayramin ikinci gununde turkiye ile olan saat farklarina gore aksam saatlerinde hatun hadi ablami ariyalim dedi,numarayi cevirdik hatun konusuyor,karsisinda bir erkek var,( alo eniste nasilsin bayramin mubarek olsun),eniste seninde diyor sonra hatun eniste ablam nerde diyor,eniste halasina gitti diyor,allah allah hatunun halasi yok,karsidaki adamin seside pek enistesinin sesine benzemiyor,hatun telefonu kapatiyor,hmmm belki hatlar karismistir diyorum,bes-on dakika sonra ayni ablasinin numarasini ben ariyorum, karsimda yine erkek sesi var ama taniyamadim,neyse -- merhaba bacanak nasilsin diyorum,---sag ol iyiyim ama sen hangi bacanaksin cikaramadim diyor,kusura bakma hatlar karismis diyorum.iki kiz kardesler baska bacanak yok.bayram gunlerinde yurt disinda yasiyanlar turkiyedeki akrabalarini yakinlarini aradiklari icin hatlarda cok yuklenme oluyor ve hatlar karisiyor.tabi yillar sonra herseyler degisti,turkiyede ev telefonu kullananlarin sayilarindada cok azalma olmus

      ..eh sizden birini aradik simdi sira bende deyip bende kiz kardesimin numarasini ceviriyorum,,alo merhaba bayramin mubarek olsun,karsimdaki seninde diyor,ama sesi pek tanidik gelmiyor,allah allah diyorum, annem nasil diye soruyorum, yan odada uyuyor diyor, sonra ah seni gibi sarhos,bu bayram gunundedemi ictin,hadi al cocuklarida gel bekliyorum diyor, bende tamam sen caydanligi ocaga koy birazdan geliriz deyip telefonu kapatiyorum, hatun nereye gidiyoruz diyor, hatlar karisti yine diyorum.

      .....babam vefat etmisti,bir muddet sonra burdaki yegenim geldi, elinde bir kagit, eee dayi evdeki telefon dedemin uzerineymis,satilmiyormus kapatilamiyormus,butun kardeslerin vekalet vermesi lazimmis, git yaa boyle sey olmaz dedim kendi kendime,bir kac gun sonra yegenim yine aradi dayi turkiyeden bekliyorlar acele vekalet gonder filan. buyuk kizim turkiyede yasiyordu oda telefonla aradi, eee telefonun devredilmesi lazimmis anama vekalet vermemiz lazimmis, allah allah neyse telefon numarasina baktim her zaman aradigimiz anamin telefon numarasi degil,,eski zamanlarda ev telefonu almak problemdi, muracaat edilecek ve sira beklenecek,nasil olmussa bir hat daha alinmis onuda bayan yegen kullaniyormus,ordan pacalar tutusmus, neyse ben ve birader beraberce sydneydeki konsolosluga gittik,o numarali hatli telefondaki hakkimizi anamiza devrettik diye vekaletname ciklardik ve turkiyeye taahutlu gonderdik, yani astari yuzunden fazlaya geldi..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: 6 Şubat 2023 Gaziantep - Kahramanmaraş Depremi

      australyada yasiyan iki turk de zelzelede hayatlarini kaybetmisler,bir tanesinin cesedi cikarilmis digeri hala kayip,australya televizyonlari australyali diye bahsediyor,,,, buyuk bir askeri ucak turkiyeye gitmek uzere bu gun icinde 40-50 kisilik uzmanlarla havalandi,zelzeleden 9-10 gun sonra neler yapilabilinir bilemiyorum, enkaz altindan canli insan cikarmak biraz zor gibi ama yinede muziceler oluyor, dunyanin bir cok devletinden cok tecrubeli kurtarma ekipleri turkiyeye gonderildiler.

      Gündem içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: DV2023 Sohbet Odası

      ..newyork hatirasi
      alt metni

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Amerika'da göçmen olmalı mıyım? (Kararsızlıklar / Artılar ve Eksiler)

      ..her isteyen maalesef amerikada gocmen olamiyor, amerika ve gelismis bir cok avrupa ulkesinde gocmen olabilmek cok zor,gocmen olabilmek icin bazi niteliklere sahip olabilmek lazim,bazi islemlerden gecilmesi lazim.....amerikaya green card yolu ile gidilir,turistik vize ile gidilir,bir sirket sponsorlugu ile gidilir,evlenme yoluyla gidilir,bazi beyin takimlari zaten amerika ve gelislmis ulkeler tarafindan davet edilir veya goc etmesi icin cok kolayliklar saglanir.
      .....amerikaya gidecek sahislar daha gitmeden evvel birikim yapmalari lazimdir en azindan amerikada 6 ay kendilerini gecindirecek miktar paraya sahip olmalidirlar,amerika hic bir seyi gumus kasikla sunmaz,,,,beyin cerrahi olur, uzay arastirmacisi olur,cok iyi bilim adami olur o zaman amerika bazi hizmetleri pesinen saglar.
      ...normal green kard ile giden sahis once cok zorluklarla karsilasabilir,ancak gittigi yerde bir muddet icin kendine destek cikacak dostlari olursa is biraz degisebilir.degisik bir kultur icinde hayata yeniden sifirdan baslamanin cok zorluklari ve SIKINTILARI Olur.bir yerde kalem tutan eller fabrikada demir tutmaya mecbur olur.

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Amerika anılarım...

      ..newyorka gelince hava alnindan otelimize shuttle minubus ile gitmistik iki kisi 32 dolar kapiya teslim,bir nevi dolmus,taksiden daha ucuza geliyor,kotu tarafi otel otel musteri dagitiyor....newyorkda son gunumuz sabahleyin disari cikarken,lobi ye ugrayip,yarin sabah icin shuttle ayarliyabilimisiniz diye sordum,gorevli o islere bay james bakiyor kendisi saat 11,00 de gelecek dedi, bu arada otel oda numarami sordu.okay deyip ciktik dolastik,yemek satinde geri geldik, yine ,yine lobiye gidip bay james i sordum orta yasli kabak kafali bir adam.....problem sabahleyin shuttle ayarliyablirmisiniz dedim, yaaa shuttler pek guvenlikli olmuyor saatinde gelmiyorlar, flat rate duz hesap taksiler 45 dolara hava alnina gidiyorlar sabahleyin kapicimiz size taksi cevirir, newyorkda taksiciler hic uyumazlar dedi....sagol oyle yapalim dedik.

      ......aksam uzeri yine cikip dolastik,newyorka veda gezisi yaptik....gece saat 10,00 filandi banyodaki telefonda isigin yanip sondugunu gordum,mesaj varmis,mesaji okudum bay james mesaj atmis, sabahleyin sedan sizi alacak diyor,allah allah dedim.
      ...sabahleyin beste oteli terketmemiz lazim, oyle yaptik asagiya indik oda kartini veriyorum, gorevli araba kapida bekliyor,ucretini kredi kartinizdanmi alalim yoksa cash mi vereceksiniz diyor,ne arabasi yahu araba filan cagirmadim, efendim sizin icin mr james ayarlamis,bu ara kapidan temiz giyimli uzun boylu siyahi adam geldi,valiziniz alayim dedi,gorevli 115 dolar taksi parasi istiyor mr james galiba uber ayarlamis.adamlarda kredi karti numaram var arabayi geri gondersem yine alacaklar, fazla vaktim yok,problem yasamak istemiyorum,pasa pasa 115 dolar nakit odedim ve konforlu arabayla hava alanina gittik,minubusle gitsem 30 dolar taksi ile gitsem 45 dolar,biz verdik 115 dolar...bu da newyork anisi oldu, mr james her halde boyle arabalardan komisyon aliyor olmali.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • 1 / 1