• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. sir.altan
    3. En İyi
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    S Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 16
    • Konu 10
    • İleti 1,083
    • Gruplar 1

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....yurt disinda yasamanin avantalari oldugu gubu dezavantajlarida vardir.acil durumlarda kosup gidemeyiz,eskilerde internet yoktu,gorusmeler telefonle telgrafla mektupla oluyordu,bir mektup yazip gonderilir ve aylarca gelecek cevap beklenir...bazi turk tv programlarina bakarim,koca bir aile vardir,iste annem dayimlarla uzun zamandir gorusmuyor, ve ya babam ve amcam konusmuyorlar. annem teyzeme dargin...her ailede bir kara koyun bulunur ve tatsizliklar cikar aile ferdleri birbirlerini sevmezler,dedikodu yaparlar, benim gurbet avantajimda her seyden uzakta olmamdi,duymuyorduk ilgilenmiyorduk,yurt icinde yasasaydik belki kendimizde bazi olaylarin icine girip bazilarina arka cikip bazilarinin dusmanligini kazanabilirdik...

      .....buyuk kizim lise bitirdi uni kazanamadi, bir kac yil tafe gidip muhasebeci kurslari gordu,,,oglum lise bitirdi uniye gitmedi,bes alti yil sonra neyin ne oldugunu anlayinca,uniye gitti, kendimin sahane bir ingilizcem ve bilgim olmadigi icin cocuklarima dersleri bakimindan yardimci olamadim,ayni zamanda tek basima calistigim icin cocuklarimi ozel okula gonderemedim,ogretmen tutamadim, kursa gonderemedim.ozel okullar ucuz degildirler, bu gunlerde feto nun okullari var talebe basina hemen hemen yillik 10,000 i buluyor, diger ozel okullarda durumlarina g0re daha fazla veya biraz asagi olabilir,sinif derecesine gore fiatlarda degisebiliyor.
      .....ucuncu cocuk kiz oda liseyi bitirdi, uni icin en dusuk puani alabilmis, o puanla IT yapabiliyor,pentrith bolgesinde uni kampusu var,evden oraya gitmek icin once otobuse binip tren istasyonuna gitmesi sonra 25 veya 30 dakika tren,yani uni biraz sapa yerde, uniler haftada 3 gun filan egitim verirler,onlarinda saatleri belli degildirler, carsamba gunu saat 13,00 de gelin derler cuma gunu sabah dokuzda....en son cocugu bu universiteye yazdirdik gidip gelmeye basladi, sene sonunda kafama hic bir sey girmedi hic bir sey ogrenemedim dedi,oyleyse birak dedim....IT ogrenmek istiyor, yakinimizda parramatta diye bir bolge var ordaki bir ozel kursa yazdirdim 9 ay haftada 5 gun gunde 8 saat cok SIKI IT Ogrettiler,tabi benim cebimdende bir hayli para cikti,kursu bitirenleri okul tavsiye edermis hemen is buldu, bir cagri merkezi,adam delirten bir yer,neyse biraz tecrubesi oldu, daha sonra bir is ilanina muracaat etti, ulkede 130 subesi bulunan bir mucevherat firmasi,burda ise aldilar,burda yaptigi isde yine telefon basinda hangi magazada kasa problemi olursa onu ariyorlar,kizimda soyle yap boyle yap diye problemi cozuyor.cumartesi pazarda araniyor,verdikleri parada cok degil,bir kac yil burda calisti,telefonla millete dert anlatmak zor oluyor,her ne kadar ingilizce konusulsada birbirlerini anlamadiklari oluyor..

      ......hava yollarinda is ilani goruyor, oraya muracaat etti, mulakat yaptilar ve is verdiler,,,bir zaman sonra masa sefi yaptilar , parasi guzel bir is.covit-19 baslayinca sirlet cok elemaninin isine son verdi,neyse bizimkine dokunmadilar gecen yil epey evde oturdu maasini odediler.ikinci defa yine eleman cikardilar yine bizimkine dokunmadilar,bu yilin baslarinda evden calismaya basladi, simdide haftada bir iki gun ise gidiyor bir iki gun evden calisiyor.

      .......iste 1974 lerden 2000 lere kadar geldik,1993 yilinda olimpiyat komitesi 2000 yili olimpiyat oyunlarini australyaya verdi,1956 yilinda melbourne sehri olimpiyat oyunlarini almis, galiba o zaman bir iki turk gurescisi gelmis.1993 yilindan itibaren sydney sehri olimpiyat oyunlari icin hazirliklara basladi.....ne olduysa 2000 yilinda ev fiatlarida birden yukselmeye basladi,belki olimpiyat oyunlarindandir diye dusundum 6 ay evvel sattigim daire birden 190,000 oldu,bir yerde kaybettik baska yerde kazandim zannediyorum,yukselen ev fiatlarina yetismek zor oluyordu..1993 yilinda pazarcilik yapiyordum olimpiyat oyunlari australyaya verilince cok sevinmistim, kendi kendime acaba o gunleri gorebilecekmiyim demistim.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....kucuk kizimin bir kac kiz arkadasi vardi, cerkes asilli olduklarini dusunuyorum,bir birlerine cok bagli insanlar ve bir gun 7 tane bekar kiz turkiyeye tatile gitmeyi planliyorlar, yaz aylari,bizimkide dahil,hava alanina gittik herkes orda,check-in yapiliyor valizler veriliyor, yasi 50 ye yakin bir adam var iki gozu iki cesme agliyor,yaklastim hayrola arkadas derdin ne gibi sordum,,, adam agliyor. yaaa kizimdan simdiye kadar hic ayri kalmadik simdi kiz izine gidiyor,iste uzuluyorum kendimi tutamiyorum dayanamiyorum diyor,bu arada adama bakip benim hatunda aglamaya baslamazmi,cocuklarimizi defalarca yurt disina gonderdik,alisigiz vedalasmaya geri donunce kucaklasmaya neyse hatunu adamdan biraz uzaklastirdim, nerdeyse ikisi birden yere cokup agliyacaklar.
      ......7 kiz turkiyeye gidip tatil yaptilar bir cok bolgelere gittiler, otellerde restaurantlarda kizlarin cogu turkce bilmiyor numarasi yapiyor,garsonu cagiriyorlar guya bir tanesi rehberlik yapiyor.....bir kac tanesi duzce veya adapazari taraflarindan, bir kizin amcasinin koyune gidiyorlar yemyesil koy yeri mangal filan yakiyorlar,kizim geri gelince koyu anlatti, baba yakinlarindaki koy abazalarin koyuymus onlarda kim diye sordu,gelde izah, et...

      .....demir fabrikasinda calistigim zamanlara christmas dan evvel fabrika guzel parti yapardi, bir yeri kiralarlar muzik yemek icmek hepsi sirketten, guzel bir gece gecerdi...rahmetli olmus huseyin diye bir arkadasimiz vardi, hacibektas danmis, abisi vefat etmis, abisinin oglunu australyaya getirmeye ugrasiyor,benimde uzaktan tanidigim birsi vardi, cerkes derdik o adaminda kizi var, eee gel senin kizi benim yegene yapalim diyor,kizin babasi tamam diyor anlasmali evlilik,kiz galiba bir iki sefer turkiyeye gitmis sevgili bulmus,,,,,neticede kiz yine turkiyeye gidiyor ve huseyinin yegeniyle nikah yapiyor, delikanli henuz liseyi bitirmis meslek filan yok...

      ....is yeri christmas partisi yapiyor hepimiz eslerimizle gidiyoruz, huseyinde gelin adayini getirmis,aslinda kiz evlenmek istemiyor ama babasi mecbur etmis, herkes eyleniyor,kiz hayatinda hic alkol almamis masada ne bulursa kafaya dikip agliyor.bir ozi arkadas vardi,kim bu kiz altan diye sordu, bende huseyinin yegeninin nisanlisi dedim,,,, eeee nisanli nerde, nisanlisi turkiyede,peki bu kiz niye kendini dagitiyor, kiz nerdeyse komalik oldu zar zor arabaya tasiyip evine goturduler..

      ..bir zaman sonra damat adayi geldi,, damat bizim fabrikada ise basladi, adam hic cekic tutmamis bir civi bile cakmamis...
      ..kiz inad ediyor ben senle evlenmiyecegim diyor,kendimde baktigim zaman hic birbirlerine denk dusmuyorlar,,,, melbourne sehrinde oglanin tanidiklari varmis oraya gitti, evlenmeden-- bosandilar oglan baskasiyla evlendi, kizda turkiyeden sevdigini getirdi,ne yazikki bir kac yil sonra cocuklari olmasina ragmen bosandilar, daha sonra kiz daha baska birisini getirip bu defa mutlu oldu....

      .ingilizler arranged marriage derler,ailelerin baskilariyla yapilan evlilikler diyelim,ilk gelen turk toplumunda cok oluyordu,yeni nesil akillandi,kendi eslerini kendileri buluyorlar.lubnanlilarda arranged marriage coktur,kiz 16 yasina girdimi hemen lubnana goturup amca oglu dayi kizi ne bulurlarsa evlendiriyorlar.kucuk torun kucukken ilk okula gotururdum, cikis saatindede giderdim genc bir lubnanli hamila kadin vardi, bir gun bu kacinci cocuk diye sordum 3 uncu olacak dedi yasin kac dedim 23 dedi, 16 ya girince babasi lubnmana goturmus hemen evlendirmis,kadin 30 yasina gelene kadar 6 cocuklari filan oluyor,gerci simdi onlarda biraz akillandilar 2-3 cocukdan fazla yapmiyorlar eskilerinde hep 6-7 cocuk vardi.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..bu gunlerde burda yine virus korkusu basladi,bir cok yasaklar geldi,dun yakindaki alis veris merkezine gittim,berberler bayan kuferi, tirnaklara bakan shop ayakkabici kapaliydi,,,,,kapali yerlerde maske takmak zorunlu, sehir disi tatil yasak,tatil yerlerinde polisler bir kac kisi yakaliyorlar,tatile gelmisler 1000 er dolar para cezasi veriyorlar.yasak var ama yine insanlar yollarda yuruyus yapabiliyorlar,yakinda skate board ringi var park aileler cocuklarini getirmisler cocuklar oynuyor aileler lak lak ediyor,gecen hafta sonu okullar iki hafta normal tatile girdi,normalde aileler uzaklara giderler tatil yaparlar,tabiki cocuklari evde tutmak zor oluyor.....benimde biraz moralim bozuldu cok bir seyler yazamiyorum..

      ....pazarcilik isini bitirince minibusu satip 9 senelik eski bir dual cab nissan navara aldim,arka kasaya cok sey doldurulur arkasi acikti, canopy denen arkayi kapayan kasalar var onlardan koydurdum arabanin arka kasa kismida kapali oldu,kamp isi icin bire bir tabi.....ustte bagaj yok. ,,kampa gitmistik geri donuyoruz,arabanin ustunde tak tak tak diye ses geliyor allah allah diyorum,bagaj yok bir sey yok ekspress yoldayim nedir bu..., musait bir nokta bulup kenara cektim,arabanin etrafini dolastim bir sey goremedim....on cam kenarinda yukarda cami tutan lastik yarim metreden fazlasi kurtulmus bosanmis cama vurup duruyor,bir bicak alip kestim, eve gelince ayni boslugu silikon doldurdum...benim kucuk kamyonetle adeta eski evin esyalarini yeni eve tasidik,, arabaya sigmayan double yatak ve karyolalar vardi onuda oglumun bir arkadasi minibusuyle tasidi,,,,
      ...yeni aldigimiz eve yavas yavas tasiniyoruz bir kac esya getirdik ondan sonra hatun ben artik eski eve gitmicem sen git aksamlari yat dedi....

      ......2001 yilinda belediyede calisiyorum, basima korkunc agrilar girmeye basladi,isden ve calisma arkadaslardan kaynaklanan stress, 4-5 hafta izin alip turkiyeye gittim,kizimin yaninda kaliyorum... bir kac gun gecti her halde yine bakterili su ictik veya bir seyler yedik teneffus ettik diyelim.....daha evvel bir kac kere turkiyeye gitmistim, hava alanindan cikip eve gidene kadar hep burnuma dizel mazot kokusu gelirdi.
      ....tatile geldim basim agriyor,karin devamli ishal ve gaz yapiyor,nasil nalet bir seydir kendimde anlamiyorum,hadi bir tura git belki bas agrina iyi gelir dediler,bir tur sirketiyle ege akdeniz turuna ciktik,daha sonra sirket iflass etmis. turda 25 kisi filan ya var ya yok bir kac evli aile var, bir kac tane genci kiz var,tur rehberi yolcularla ilgilenecegine genc kizlardan biriyle ilgilenmeye baslayinca turda tatsizlik basladi,her kes bir sey soyluyor kimisi agliyor,kimisi soyleniyor 10 gunluk tur bir iki gun sonra bir kac kisi turu terkettiler.bir yerde tur ile ilgilenen gorevli kisiyi cagirip rehberi sikayet ettiler,.....millet tarihi yerleri geziyor bende devamli tuvalet ariyorum,hayatimda yasadigim en kotu tatil oldu diyebilirim..ne hikmetse bir eczaneye gidip ishal ilaci almakda aklima gelmedi.kafamiz dinlensin diye tura ciktik daha cok bas agrisi oldu....turla bir kac tarihi yer gorduk,geri donduk, kadikoyun meshur sali pazari vardi, hele bir dolasayim dedim gittim, eeeyyyy pazarcilar bagiriyor her kafadan ayri bir ses cikiyor zaten basim agriyor,kendimi pazardan disari zor attim.

      ..kizim ve esi bir kac gunluk izin almislar, izmitten giriliyor yerin ismi aklima gelmiyor ,karadeniz kiyisinda guzel bir tatil yeri,korsan kayalari filan var,oralarda bir kac gun tatil yaptik,karadenizde ikinci defa denize girmis olduk.2001 yilinda biraz kafa dinlemek ve stress atmak icin turkiyeye gittim ama diyebilirim daha cok stressle geri dondum.

      ....pazarcilik isini bitirdik temizlik isini bitirdik,kendimde normal hayata dondum sayilir,devamli kostur ve stresse gir,her sene basinda en az iki hafta cadir kampi yapmaya basladim,uzun yillar ayni yere gittim, cunku bana gor sahane bir yerdi,bir zamana kadar belediyedede bol mesai oldugu icin hemen hemen maddi sikinti cekmedik.evvelden gunde bir tane 750 gramlik siseden bira icerdim,birasiz gunum gecmezdi,zaman geldi ne olduysa birayi aramaz oldum,ancak bir toplantida partide filan ikram edilirse icerim, yine evvelden eve gelen misafirler bira seviyorlarsa bira ikram ederdik,trafikde kanun cikardilar, RBT deriz polis istedigi zaman istedigi arabayi durdurup alkol testi yapabiliyor, o kanundan sonra bende kimseye bira filan ikram etmedim.

      .....2001 yilinda yine kizimla damadim gezmek icin australyaya geldiler,aksam uzeri epey yakinimi dostumu cagirip mangal yaktik, damadi dostlara tanistirdik,geri donduler bir zaman sonra damatda australyaya gelmeki icin muracaat ediyorlar,benim 2 yillik sponsor olmam lazim,forum doldurdum efendim evim kac odali yillik gelirim ne kadar,yeni gelen kisiye iki yil devlet yardim etmiyor, damat veya gelin ya da ana baba diyelim gelen kisi is bulamazsa getiren kisi iki yil bakmaya mecbur,mecburen sponsor olduk.ilerde istegi kabul edildi,bir iki haftaligina geldiler, galiba belli bir zaman icinde giris yapmasi lazimmis giris yapildi .....belediyede bizim gurupla calisan linda diye bir hanim vardi, molymook denen sirin bir kasabada yazlik almis,tanidiklarinada arasira haftalik filan kiraya veriyormus,bir kac gunluk icin bende kiraladim galiba 4 gun icin 200 dolar verdim,dort odali kocaman ev.... eski usul plaj evleri bazi yerlerde su borulari uzerine kurulurmus,lindanin evide su borulari uzerine kurulmus, alti bos sadece camasirhane var,ailece bir kac gun lindanin yazliginda kaldik yuzduk gezdik.ilerli yillarda kendimde bir kac sefer gidip baska yazlik kiraladim...

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..2006 yilinda oglum evini aldi,tabi %80 kredi,zaten burda kredisiz ev almak mumkun degildir, ev parasi biriktirilmesi zordur,buyuk is adamlari biriktirir ve alir ama normal vatandas bir kac yuzbin dolari biriktiremez,biriktiripde oyle ev alayim denilirken artan ev fiatlarina yetismekde zor olur..bir kac yil ev satislari durgunlasir,evler emlakcilarda musteri alici bekler.sonra bir patlama olur ev fiatlari ucusa gecer...

      ...buyuk kizimda esiyle beraber bir bucuk yila yakin bizim evde kaldi,ayaklari uzerinde duracak hale gelince hadi bakalim kiraya cikin dedim, bir ev kiraladilar,2006 sonlarina dogru dunurlerim turkiyeden gelip ogullarinin yaninda 6 ay kadar kaldilar,bos vakit buldukca gezdirdim,kizim az bir sey deposit yapinca ev almak istiyorum dedi,bir kac sokak otemizde bir ev bulduk, tabi ayni sekilde %80 den fazla banka kredisiyle ev aldilar, aslinda banka kredisi degil ev kredisi veren baska kuruluslar var,bankalar daha cok arastirirlar ve az deposite kredi vermezler,oglumaa yardim etmistim kizimada az bir sey maddi yardim ettim galiba sene 2008 di, aldiklari evde australyali kiraci oturuyor 13 yildir oturuyorlarmis sahibide gelip hic bakmamis zaten sahibi kanserden olunce mirascilari evi satisa cikarmislar,evdeki kiraci aile coluk cocuklari var evin icinde kopeklerle birlikte yasiyorlar.,insan yerdeki halinin uzerinde yurumeye bile cekiniyor, nasil bir ev kadiniysa her yer toz kapli olcmeye kalksak bir kac milim eder.

      .....damadin eli her ise yatkin hep kendi isini kendi gorur,evi toplamaya basladik,benim yapacagim sadece pazi gucu.bir kac ay evin icinde ve disinda cok ugrastik,ev oturulacak hale geldi......evde birde kucuk kiz var bekar calisiyor para tutmasini bilmiyor, hadi bakalim seninde bir ev alman lazim deyip biraz zorladim, biraz daire baktik,daire hic bir zaman ev kadar deger artisi yapmaz,sehir icinde iyi yerlerde olursa degisik olur, daireden vaz gecip normal ev bakmaya basladik, 2o km uzakta bir ev bulduk 330 k filan biraz pazarlik edip evi aldik ayni sekilde buyuk ev kredisiyle,bu evde bakim istiyor,hep beraber evi topladik boyadik hazirladik ve kiraya verdik, cocuklarimin hepside ev sahibi oldular, oldular ama kredi veren sirkete son kurus borcu odiyene kadar tapu elimizde olmaz ve ev bizim diyemeyiz,hic birinede ne kadar borc odediniz , daha ne kadar borcunuz var diye sormam, her kes bir zaman sonra kendi ailesini baslatip kendi hayatlarini yasiyorlar,turkiye usulu kaynanalik kayinpederlik yapilmiyor,torunlar ozel okullarda okuyorlar,param biriktikcede torunlari okul masraflarina yardimci olmaya calisiyorum.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..bir kavchafta evvel internet haberinde rast geldim,amerikali meshur sarkici veya RAP CI Kanye west australyaya gelecekmis konser verecek her halde, daha evvel hitler ile ilgili galiba sarki soylemis,o yuzden adama vize vermemisler.

      ...Agathe kristie sitili,,, victoria eyaletinin kucuk bir kasabasinda 50 yaslarinda bir hatun yasar, kocasi kilise gorevlisi ama bosanmislar,iki yil evvel kadin eski kayinpederini,kayinvalidesini kocasinin kiz kardesini ve kocasini yemege davet ediyor,her hangi bir sebebten kocasi gelemiyor,kadin nerden toplamissa zehirli mantarlar toplayip pisirmis va aileyi zehirlemis 3 kisi oldu, kocasi kurtuldu,kadin efendim mantarlari marketten aldim filan diyor, kimse yutmadi tabi iki yil sonra omur boyu hapse mahkum ettiler.

      ....sydneyin Baulkham ve castle hill semtleri vardir bir birine bitisik semtler,buralarda yasiyanlarda varlikli insanlardir,1999 yilinda 300 bin dolara buralardan ne alirim diyer bakmistim,ancak tavuk kumesi alabilirmisim,bu bolgede yuksek binalar yok cogu iki katli guzel evler,cok uzun zaman evvelinde yegenimde burdan guzel bir ev almisti, koca havuzu var tenis courtu var......uzun lafin kisasi 10 yil evvel bu bolgeye tren getirdiler yani raylar dosendi istasyonlar yapildi....belediyede bolgeyi buyuk iskana acti,yani istediginiz kadar kat yapabilirsiniz gibi,insaatcilar usustuler,bir tanesi benim yegene geldi daire karsiligi evi verecek adam 100 bin dolarda deposit veriyor,,,,belediye belli bir kat musaadesi veriyor,eyalet hukumeti hayir boyle olmaz diyor,yegenin evinin yakin sokaklarinda apartmanlar yapildi cogu satildi,ne hikmetse o sokaktaki kat musaadesi ,belediye ve eyalet hukumeti arasinda mahkemelik OLdu ...aradan 9 yil gecti bir turlu insaat baslamadi, insaatci yegene gelip kisa zamanda evi bosaltin yakinda yikima basliyacagiz diyor ama hala olan bir sey yok,yegen yillarca CFO YApti durumu iyi multi milyoner,centrtal coast bolgesdinde koca bir ev aldi ve tasindi,ama 9 yildir hala insaatin baslamasini bekliyor bolgede tek odali daireler milyon dolardan basliyor.....

      ..kendim komsularimla iyi gecinmeye calisirim, gerci hep karsidan karsiya el sallamakla oluyor dogru durust sohbet yok,her halde bizim sokak lanetli diyorum kimse kimseyle konusmuyor..sol tarafimda lubnan kokenli komsu var,bir akrabasi gelir arabasinin poposu benim giris yolumu kapatir yani,bir kac sefer yapti ,galibe ikinci seferde komsuyu gorup, bak arkadasin geliyor arabasini benim araba giris yoluma park ediyor,acil olarak cikmak icap etse problem olur,hemde illegal sen nazikce uyariver dedim.... bir iki hafta evvel pazar aksami ben yuruyuse cikmistim, adamin arkadasi yine gelmis durum busefer daha berbat nerdeyse arabanin arka kapisi benim araba giris yolumda, damat geliyor zar zor iceri giris yapiyor, kizim polisi arayip sikayet ediyor, polis biz karismiyoruz belediyeyi arayin diyor,belediyeyi ariyor nobetci numaralari vardir ranger leri vardir,birisi cikip problem ne diyor anlatiyorlar, tamam o zaman hemen resmini cek bize gonder diyorlar, kizimda resim cekip gonderiyor,bir hafta sonra belediyede mesaj geliyor 300 dolarin uzerinde adama ceza yazmislar,gecenlerde komsum bahcedeydi hepselam verirdi budefa kafasini dondu anladimki kizmis. kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...yil 2012 newyork.

      alt metni

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....2 nisan persembe sabahi..
      ..dun aksam saat 19.00 da basbakanimiz tum tv kanallarinda 2 dakika kadar konustu, orta dogu krizinden dolayi petrol fiatlarinda artis oluyor ve onliyemiyoruz,bu yuzdende 3 aylik olmak suretiyle petrol urunlerinden aldigimiz vergiden 26 cent dusuruyoruz,bu arada mecbur olmadikca araba kullanmayin ve devlet araclarini kullanin dedi.....sabahleyin kosedeki benzincinin tabelalarina baktim hemen 26 cent fiatlar dusmus.kizim ve damadim uzun yola tatile gidiyorlar, ne olur ne olmaz diye dun arabalarinin deposunu doldurdular birde bir cerekan doldurdular,bu sabahda benzin fiatlari dustu..

      ....western ve victoria eyaletleri var,onlarda petrol krizi yuzunden devlet toplu tasima araclarini bedava yaptilar,bizim eyalette toplu tasima araclari bir hayli pahali. queernsland eyaleti var,otobus tren tramvay ferry, indi bindi 50 cent sudan ucuz.

      .....31 mart sali gunu benim dogum gunumdu, dile kolay 80 yasima girdim.coluk cocuk her kes calisiyor, telefonla kutladilar, evde olanlarla sarildik kucaklastik, eh dogum gunumde hatunla sydneye gidelim dedik, hatunla sehir icinde bir iki plaj bolgesine gittik deniz havasini cigerlerimize cektik, son bahardayiz ama havalar hala yaz havasi millet denize giriyor, surf yapiyor.Bende pantolonumun pacalarini yukari kivirip deniz kenarinda su icinde yurudum, yas gunumde ayaklarima deniz suyu degdi....sehir icine ve iki ayri plaj bolgesine gidip eve donene kadar 3 tane otobuse 4 tane trene 3 tane ferry e bindik,emekli oldugumuz icin 2,50 centlik biletle butun gun gezebiliyoruz.

      ....herkeslere mutlu gunler diliyorum,kalin saglicakla

      .....

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...Bir kac gun evvel yazi yazdim her halde biraz uzundu,forum hata verdi,yazdiklarim bosa gitti,saglik olsun hayat devam ediyor.

      ..gecen hafta 3 tane ISIS kadini suriyeden australyaya geldiler, tabi hukumet derhal onlari hapishaneye gonderdi, ikisi yezidi kadinlarina kolelik yaptirmislar, bir digeride terroristlik yapmis cocuklarida var,galiba suriye kamplarinda 2o tane filan daha kadin var.

      ......Bizim ailede bir kac tane yabanci gelin var, bir tanesi ispanyol kokenli 3 kiz kardesler,kadinlarin bir analari vardi cok neseli kadindi sarabi ve dansi seven hatun,bir kac defa gorusmustuk ama kadin australyaya 1969 yilinda gelmis,hic ingilizce konusmuyor, bir seferinde hal hatir sordum,kadin banada ispanyolca konusmaya basladi,kizina baktim kusura bakma amca o kimseyle ingilizce konusmaz demisti...

      ..kadin 96 yasina geldi bir kac ay evveline kadar durumu iyiydi.kadina benim yegenim ve esi bakiyor, diger kizlari biz bakamayiz, oglum istemiyor gibi bahanelerle yillardir kadina bakmadilar,,yegen esiyle ispanyaya tatile gitti kaynanayida bir muddet icin huzur evine yatirdilar,iki hafta evvel cuma gunu kadin vefat etti, yegen acele ispanyadan geldi, ve gecen cuma gunude cenaze kaldirildi,yegen sehrin guneyinde 1 saatlik uzaklliktaki mesafede oturur, cenaze yeri tam tersi mavi daglar deriz katoomba bolgesinde, bize 100 km filan uzaklikta neyse butun ailece gittik,kadin vasiyet etmis, ben olunce beni yaktirin demis,,,chapel e girince durumu anladim, cenazeyi organize eden bir hatun biraz konustu,sirayla kadinin diger iki kizi agliyarak konusma yaptilar, eulogy derler,yegenimin ogullari konusma yaptilar, 3 kiz kardes birbirleriyle konusmuyorlar,ama analari icin konusma yapinca,kendi kendime soylendim sagliginda kadina bakmadiniz oldukten sonra ah annem vah annem diyorsunuz,,,,,

      ......sirayla her kes tabutu elledi bende gidip elledim ve rest in peace buyuk mama dedim. perde kapandi cenaze atese gitti,yarim saat sonra en buyuk kizlari kulleri teslim aldilar ve her iki kizin ailesi bir anda cekip gittiler, yegenim yakindaki bir bowling kulubunde organize yapmis , oraya gittik ,ozel bir salonda masalar ayrilmis,kucuk yiyecekler getirdiler,bardan isteyen istedigi icecegi aliyor tabi parayi yegenim odiyecek.bir kac saat aile bir arada olup sohbet ettik, bir ara yahu yegen baldizlarin bacanaklarin niye burda yoklar dedim, sorma amca hepsi bir alem, hic biri birbiriyle konusmuyorlar.......Yegenimin kayin validesi hristiyan,ama hic birimiz boyle gunde onlari yalniz birakmadik.

      .iste oyle bir hafta sonu gecirdik, cuma cenaze, cumartesi kizimin yas gunu ,pazar gunu anneler gunu

      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Amerika'ya gitme sebepleriniz ?

      ...australyada sokaklarda kediler gorunur genellikle sabahin erken saatlerinde gorunurler,ama kopek gormek hemen hemen yok gibidir, kayisi sahibi elinde gezdirilen vardir ama basi bos yoktur,basi bos kopek gorunurse birisi belediyeye telefon eder,ve rangerler gelip kopegi yakalarlar. hayvanlari koruma barinagina birakirlar kopekde cip varsa sahibine haber verilir,kopek sahipsiz ise 2 hafta bakilir yani satisa konur alan olursa sanslidir,kimse almazsa iki hafta sonra sahipsiz kopek uyutulur.millet boyle seye alisikdir,kopekleri niye uyutuyorsunuz diye kimse karsi cikmaz.

      .turkiyede kenar mahallelerde kenar kasabalarda cok basibos kopek vardir,sahipsizdirler,asisizdirlar,ne yapacaklari belli olmaz,bazi yerlerde gercekten insan yurumeye korkar.

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Amerika anılarım...

      .hawaiiye ilk gittigimiz zamandi, odamizdaki banyoda tuvalet kagidini tutan demir dusuyordu,herhalde temizlikci rapor etmis,bir ara kapi calindi,otel bakimcisi sahis geldi,baktim filipino,isini yapti,biraz cene yaptik...burda nalburiye satan yerler yokmu elektrikli takimlari filan nerde bulurum, sehir merkezi neresi diye sordum..ala-moana da sears diye shop var orda herseyi bulabilirsin dedi,tesekkur ettim adam elime cebime bakiyor,bir yer soyledi utanmasa para isteyecek,,,,sonra ala-moana ya gittik sears magazalari 3 katli ve cok buyuktu,gercekten her sey vardi,biraz ilerdede wall mart varmis,daha sonra galiba bu sears magazalari iflas etti.
      ....hawaiide iyi islerde hep chin asillilar var, ofis isleri dukkan sahipleri filan,hawaiiyi isgal etmis gibiler,
      ....filipinlilerde cok, onlarda otellerde temizlik isleri,otelerden yolcu tasima isleri gibi ayak isleriyle ugrasiyorlar.ana ticaret tamamen chinlilerin eline gecmis durumda,zaten eyaletin cogunlugu chin kokenli.

      ..san francisco da muze olan eski alkadraz hapisane sine gidelim dedik, iskeleler fisherman wharf denen bolgede cable -car ile gittik,adaya gidecek tekne biraz evvel kalkmis bir saat beklememiz lazim, iskelenin yaninda stand bir bufe var,suyumuz bitmisti,bufeyi isleten tam meksiko biyikli meksikali,bir sise su ver dedim adam suyu verdi, 3,70 dolar dedi,bu paraya kucuk sise sumu icilir aldik birkere kucuk siseye o kadar para vermek bayagi agirima gitti.

      .....san francisco nun caddeleri cok bayirlidir,sahilden denize acilinca cok guzel gorunur,sehir merkezinden sahile inen meshur tramvaylar var,bunlara cable car diyorlar,yerin altina muazzam bir celik halat sistemi dosemisler,bu tramvaylarda motor filan yok yer altinda giden kabloya kancalaniyorlar.ilk gittigimde bindik o zaman bir kisi 5 dolardi...2016 yilinda bir daha san francisco ya gittik,haydi bir defa daha cable car lara binelim dedik bu defa bilet 8 dolar olmus gidis donus 32 dolar odedik,normal troleybus veya otobus ile gitseydik senior oldugumuz icin 4 dolara gidis donus yapardik..

      .....san francisco da otele yerlestik eh bir yorgunluk dus u alalim dedik girdim banyoya asagida salter gibi bir sey var cevirdim dusdan su akmaya basladi salteri yari yola getirdim buz gibi su akiyor,allah allah bu koca otelde sicak sumu yok diye dusundum,soldan saga dogru salteri itiyoruz,salter yari yolu gectikten sonra sicak su gelmeye basladi,bu da tecrube oldu....sabahin erken saatinde hava alaninda olmamiz lazim sehir merkezinden hava alanina tren gidiyor,sabah karanliginda istasyona yuruyoruz,genc bir kadin onumuzu kesip affedersiniz bir kahve parasi verebilirmisiniz diye sordu,ters ters bakip yoluma devam etti,sabahin korunde kahve parasi istiyor.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      ..australyanin native kendine mahsus iki hayvani vardir,bir tanesi kangurudur,bunlarin bir kac cesidi vardir,digeride koala denir kucuk sirin ayi tipi bir hayvandir,koala agac tepelerinde yasar,okaluptus bitkisi ile karinlarini doyururlar ve gunun 18 saatinde uyurlar,belli yerlerde kolonileri vardir toplu yasarlar,nesilleri azalmaktadir..
      .kangurular dogada yasarlar baslari bostur,tarim yapilan arazilere yakin yasarlar ve karinlarini doyururlar,eskiden kedi kopek mamasi yapilmak icin avlaniliyorladi, hala oluyormu bilmiyorum, bazi restaurantlarda kanguru eti satiliyor

      .kus cinsinin her turu bulunur,degisik tur papaganlar her yerde vardir,yarasalarimiz coktur,arka komsumun bahcesinde citlenbik agaci vardi meyva vermeye basladimmi gece yaraslar gelir,gecerkende koca koca kaka larini benim bahceye birakirlardi,temizlemeside bir hayli zordur, neyse agac kesildi bizde kurtulduk.
      ...denizlerimizde shark denen kopek baliklari cokdur, plajlar kontrol altindadir yuzenlere bayraklar arasinda yuzmeleri tavsiye edilir,maalesef her yil bir kac kisi kopek baligi kurbani olur,kopek baliklarida cok cesitlidirler50 santimden 3 metreye kadar buyurler,
      ....northern territory diye bolge vardir darwin sehrinin oldugu bolge,deniz girintileri nehir gibi olmustur,bu bolgelerde timsahlar coktur,bazi nehir kiyilarina, deniz kiyilarina buralarda uyumayin timsah tehlikesi var diye tabelalar konmustur.....australya orumcegi cok olan bir ulkedir,ama orumcek sokupda olen yok gibidir, tehlikeli zehirli orumcekleri vardir.kendim iki haftada bir evin camlarini disardan temizlerim hep orumcek aglari ile dolarlar,cok caliskan hayvanlar olmalilar.
      .... zehirli yilanlarida coktur,sehirlerde pek yilan gorulmez,her hayvanin yasamini surdurecegi karnini doyuracagi bolgeler vardir,47 yilda bir sefer yilan gordum...bir seferde oltama kucuk kopek baligi takildi,geriye denize attim..
      ..australyaya gelen turist hava alanindan icince karsisina kangurular cikacagini zannermis,bazi forumlarda sorarlar ya abi orda zehirli orumcekler cok zehirli yilanlar varmis nasil yasiyorsun,bana milyon verseler gelmem oraya diyorlar.hic bir sey disardan gorundugu gibi degildir.
      ......burda gun isigindan faydalanma vardir her 6 ayda bir saatleti iler/geri aliriz.....mart ayinda sonbahar mevsimine girdik,dun aksamda saatlerimizi bir saat geriye aldik,yani bir saat daha fazla uyuyacagiz....bu gun 4 nisan pazar.hristiyan aleminin buyuk kutsal bayrami easter denir turkiyede paskalya bayrami denir,dindar olanlar kiliselere giderler,alis veris merkezleri resmen kapalidir, cuma gunde good friday diye taildi,her yer kapaliydi,tatil bayram gunu pazar gunne denk geldigi icin milletin hakki yenmesin diye pazartesi gunu de tatildir,boylece calisanlar 4 gun tatil yapmis oluyorlar...australyanin diger native hayvani tasmanian devil... tasmanya seytanidir,kucuk cirkin bir hayvandir,bunlarinda nesilleri tukenmek uzeredir.
      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Amerika anılarım...

      ..bu gunde new york olsun..
      newyorkda manhattan bolgesinde kaldim51/7 kosesi,eh buraya geldik hadi su hurriyet abidesini gorelim dedik,yakinda info ofisi varmis bulduk,asyali bir hanim yardimci oldu birde manhattan haritasi verdi,bazi yerleri isaretledi, tren metroya binmemiz lazim en yakindaki istasyonu buldum,istasyonlar yer altinda oldugu icin disardan ne girisleri belli ne de cikislari,eh merdivenlerden asagi indik,bilet veren kimse yok,bilet makinesi var,hic kullanmamistim,makinenin yaninda afro-amerikan genc kadin duruyor,biletmi alacaksiniz yardimci olayim dedi,evet south ferry ye gidecegiz gidis donus dedim,kadin bir kac dugmeye basdi ve parayi at dedi,attik bir 10 dolar,galiba 1 dolar filan geri dustu,kadin bozuklari alabilirmiyim efendim dedi,,,, himm yardimi hayrina yapmiyormus al dedim, tesekkur etti,iki gun sonrada,ikiz kulelerin oldugu yere gidecektik,ayni sey ayni hatun,hadi bakim bu seferde buraya bilet ayarla dedim,bahsisinide verdim.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      ABORIGINES

      ...australya yerlilerine verilen addir,amerika yerlilerine indian veyahut nativ denir toplam olarakda hepsine indigenous tabiride kullanilir.

      aborigineler asagi yukari 65.000 yildir australyada yasarlarmis.DNA larinda %11 indian hindistan lilik varmis.guneydogu asya devletlerindende geldikleri dusunulur.australyanin yukarlarinda torres strait diye yer vardir bir nevi deniz papua yeni gine den australyaya uzanan adalar zinciri, en buyuk adasida thursday adasidir,hukumet bu bolge insanlarinida native sayar aborgineler gibi muamele eder..kitaya ingilizler yerlesince aboriginelerin nufuslarini 300.000 ile 1 milyon arasinda oldugunu zannediyorlar.65.000 yil icinde 1,6 milyar aboriginenin yasadigi dusunuluyor veya tahmin ediliyor.
      ....bu gun aborigine ve torres strait adalari mensuplari 750.000 kadar nufuslari var, devlet nufusunun %3 u
      .australyanin dingo diye dogada yasiyan kopekleri vardir,pek evcillesmezler,bu kopeklerinde 4000 yil evvel geldigi tahmin ediliyor.yerlilerin adalardan adalara gecerek australyaya geldikleri tahmin ediliyor.

      ..... yerliler kendilerine boomerang diye bir silah yapmislar tahtadan yarim ay bicimi havada ucan kusa atiliyor ve boomerang geri donuyor,yilan kertenkele kanguru ve diger surungenleri avlamak icin spear zipkin tarzi bir sey bulmuslar,taslardan ve agac koklerinden cikardiklari boyalarla bazi magara duvarlarina resimler yapmislar.
      ..hukumet bu yerliler cok hizmet ediyor,ya ben 4/1 aborgineyim desem banada alaka gosterirler,ne yazikki kendilerine verilen hizmetleri takdir etmiyorlar,bir is yerinde calisan yerli cok azdir,bazi bolgelerde kamplari vardir topluca yasarlar,hukumetin odedigi issizlik parasini alkola saraba yatirirlar, bazi kamplara icki sokmak yasaklanmistir,buyuk sehirlerin bazi bolgelerine yerlesmislerdir.

      ....uzun yillar evvel yerliler hastalikdan kirilmislar,bakimsiz yasiyorlar, hukumet bunlarin cocuklarini ellerinden alip yetistirme yurtlari gibi yerlere yerlestirmis,ingiltereye gondermis,bu insanlardan dogan cocuklar biraz daha bilgili olmuslar kimileri artist yani el sanatlarina yonelmis,ne yazikki buyuk cogunluk,dunya umurlarinda olmadan yasiyorlar...hukumet bir yerde bir bina veya tesis filan yapacaksa hemen ortaya cikip orasi bizim kutsal topragimiz,oraya bir sey yapamazsiniz derler....aboriginelerin kendilerine has danslari vardir,ciplak vucudlarini siyah beyaz boyarlar ve ellerine iki kucuk comak alip dans ederler.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      ...SPOR...
      ...australyada spor varmi evet var,hemde sporun her turlusu var,once soccer turk futbolu basliyalim australyada 12 takimlik A-LEAGUE lig var 5 takim sydney ve cevrelerindendir 3 takim melbourne ve yakin cevresinden,bir takim yenizellanda dan katilir.adelaide.perth ve brisbane sehirlerindende birer takim vardir, iki yil evvel 10 takimla oynaniyordu,takim sayisi az oldugu icin ikinci lige filan dusmek yok.... puan hesabi lig biter gibi olur 6 takim finale kalir ve eleme ile iki takim grand final oynar kazanan da sezonun sampiyonu olur,australya soccer ine en cok gocmenler ilgi gosterirler cok takimlar zaten gocmen kokenlidir,esklilerde italyanlarin yunanlilarin sirplarin takimlari vardi,irkcilik olmasin diye onun bunun takimi denmiyor..australya ligi cok para vermez avrupadan emekli olan futbolcular birazda burda oynarlar
      ....avrupa liglerinde oynamis ve oyniyan futbolcularda yetismislerdir....australya asya bolgesine kakildigi icin, asya kupasi maclari yapar.dunya kupasi eleme maclari yine asya takimlari arasinda olur.yine asya ligi sampiyonlar ligi vardir bazi takimlar bu kupaya katilir.bolgenin en iyi takimlari japon australya ve kore dir.

      ......foxtel parali tv kanallarinda maclar yayinlanir.avrupa ulkeleri gibi 10 binlerce seyirci olmaz final maclarinda olur,soccer australyanin ana sporu degildir.
      ....bizim eyaletin sporu vardir amerikan futbolunu degistirilmis hali,hem amerikan futbolu hemde rugby oyunundan calinip ayarlanmis bir spordur.nrl denir,kavun gibi yassi topla oynanir galiba 13 oyuncuyla oynaniniyor topu kapan karsi kale cizgisine dogru kosar,tabi mudafa oyuncularida grokemen gurescisi gibi dalarlar,kosulup out cizgizi gecildikten sonra top yere degecek ama el topun uzerinde olacak,,, oyuncularin cogu 1,80 boyundadir ve hepsi azman gibidirler zaten oyuncularin cogu islander,pasifik adalarindan dirlar.bizim eyalette birinci spor bu gelir.
      ...CRICET .... meshur ingiliz oyunudur,bes alti devlet oynar,ingilizler,hindistanlilar,pakistanlilar ve australyalilar bu oyunu cok severler,amerikanin baseball oyununa benzer ama kaideleri degisiktir...basketbol,basebol da vardir...
      ...Victoria eyaletininde kendine mahsus oyunu vardir,hemen hemen her eyaletten bir takim oynar, australian ruler denir,buda kocaman oval sahada oynanir,kalede 4 tane yuksek direk vardir,top ortadaki iki direk arasindan gecerse 6 sayi olur,yanlardan gecerse 1 sayi. top elle havada yakalanir elle pas verilir top ayni oval toptur, cok hareketli oyundur futbolcular uzun boyludurlar cunku topu havada elle yakalamak isterler,pas elle verilir top sol elde tutulur ve ve sag elle vurularak atilir,yada topu tutar tutmaz iki el ile tutup tekme ile atilir, cok zevkil oyundur victoria eyaleti icin adeta din gibidir,oyuncular kisa short giyerler formalari aklet gibi kolsuzdur,bazilari omuzlarina enli yara sarma banti yapistirirlar,topu yakalamak icin zipliyorlar ve omuzlar tirnaklaniyor.

      ..australya spora onem veren bir memlekettir,benim11 ve 10 yasinda iki delikanli torunum var 5 yildir futbol oynuyorlar,cok guzel organize edilmis bolge ligleri var,bebeler bile her hafta mac oynuyorlar,kizlarinda futbol ligi vardir...
      ..... dunya yarismalarinda australya yuzmede amerikadan sonra ikinci gelebilir diyebilirim,yuzmeyede cok onem verirler olimpiyatlara iyi yuzuculer gider ve madalya kazanirlar,her bolgede havuzlar coktur,genellikle belediyelere aittir parayla girilir, kimisinde isitmali havuz vardir,spor akademisi vardir kabiliyetli cocuklar burda daha guzel egitilirler. bebelere yuzme ogreten hocalar coktur,kucuk kucuk havuzlar vardir....bu yil galiba japonyada olimpiyatlar yapilacak.

      ....Tenis court lari her bolgede vardir,yaslisi genci tenis oynar,dunya turnuvalarina australyadan cok tenisciler katilir,ama uzun zamandir final kazanan teniscimiz olmadi.australyanin melbourne acik tenis turnuvasi vardir her yil ocak ayinin sonunda veya subatin ilk haftasinda yapilir,dunyanin en iyi teniscileri gelir....australyada toprak bol oldugu icin her bolgede bir kac golf sahasi vardir,meshur sporlardan biride golf dur,arasira dunyanin meshur golf oyunculari gelip turnuvaya katilirlar.golfun cok guzel bir spor oldugunu zannediyorum, isi olmiyan sabahin erken saatinde sahaya gider bazen tek basina oynar bazen ekip olarak oynarlar,klup binasi vardir oyundan sonra kahve veya biralarini yudumlarlar...
      ..bowling de sevilen spordur,cimen uzerinde oynanani vardir, kapali salonda oynanani vardir,cimen bowling icin klupler vardir bolge yarismalari yapilir...kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .bu gun persembe ayin son persembesi,hafta sonu yesil bahce copu alinacak,bende firsat firsattir deyip biraz evvel bahcemin cimlerini bictim, bahceyi temizledim,,kis aylarina girmek uzere oldugumuz icin cimenler cabuk buyumezler.yukarda yorum yapan arkadaslar icin,ehliyet bilgisayar sinavi icin kendimde girmistim birincide kaybettim, ikincide gectim ama kamyon icindi luzum gorup direksiyon testine girmedim,bir kac ay evvel benim buyuk torunda ogrenci ehliyetini almis kiz,dede bir seferde bilgisayardan gectim edi,eh genclik tabi,bir okuduklari veya gordukleri kafalarina yerlesiyor.ehliyet bilgi sorulari gercekten zor sorular.

      .....brisbane sehri gercekten guzeldir sydney ve melbourne sehirlerinden sonra ucuncu sehirdir uzun yillar evvel bir kac defa gittim,devamli degisen ve buyuyen bir sehir,buraya gelecek vatandasin bir meslegi varsa brisbaneye git yerles derim cunku ev fiatlari sydneye gore cok dusuk yani ev almak daha kolay olur.bu sehrin birde kotu tarafi var bir kac yilda bir seller basar ve buyuk zararlar verir,korkutucu tarafi orasi

      ..simdi biraz geriye donelim, hatun buyuk universite hastanesinde kalp ameliyati gecirdi,on taraftan ameliyat yapmayip kaburgalarin altindan yapiyorlar, hamilelik var,cok uzun yillar sonra daralan kapakciga ne yaptiklarini ogrendim parmak sokup actirmislar,,o zaman doktorlar 10 veya 15 yil sonra bir daha ameliyat olmasi gerekecek dediler,sansimiz varmis 32 yil ameliyata gerek duymadan yasamina devam etti, bize babalik yapan asya kokenli doktor,yine kalp hastanesinin yaninda olan kadin dogum hastanesinde gorevli profesor arkadasiyla konusuyor hatunun tedavisini ustlerine aliyorlar,allah razi olsun o hastanedende cok yardim gorduk ,kimi zaman bir hafta yatirdilar, ayda bir gittik bazen 3 haftada bir gittik....sonunda bir oglumuz oldu.

      .....soyle boyle derken australyaya geleli 4 yilin uzerinde olmus,henuz turkiyeye gidemiyoruz,oglumuz yasina yaklasinca hadi hatun sen git bari aileni gor biraz kal diye hatunu cocuklarla babasinin evine gonderdim, yine o senelerde turkiyeye direk ucak yok,kimi italyaya gidip aktarma yapiyor, kimi almanyaya gidip aktarma yapiyor,hatunda lufthansa hava yollari ile gitti almanyadan turkieye gecti, gercekten eziyetli bir yolculuk... o yillarda vatanda terror olaylari baslamis,dukkanlara gidiyorlar her sey kara borsa olmus,gonderdigimede gonderecegimede bin pisman oldum,ama gunun sonunda 5 yila yakin suren bir hasretlik giderilmis oldu,turkiyede kizim dede bana portakal al diyor,adam carsi pazar portakal ariyor,kotu gunlerin baslangicinda olan gunler diyelim...
      ....kendim demir isinde calisiyorum,fabrikanin her kosesinde calisiyorum,mesai ile para fena degil,hatun ev kadini olup cocuklara bakiyor,kucuk bir dairede oturuyoruz,geldik 79 yilinin sonlarina dogru,turkiyeye donme fikrimiz yok, o zaman daireyi satip bahceli bir ev alalim dedik, emlakci getirdim,daireye bakti, 31-32 ye satariz dedi,biraz ev borcum var,satiliga koyduk bir alici cikti, muameleye basladi, ayni emlakci banada mustakil ev gostermeye basladi,south granville denir esas posta guildford diye gecer ordan bahceli 3 odali bir ev bulduk sahibi 47,000 istiyor 46,5 a anlastik banakaya gittim 22,000 ev kredisi istedim verdiler, daireyi alan adam daireyi kiraya verecekmis,benim aldigim evin muamelesi biraz uzadi satanin problemi varmis, satmis oldugum dairede kira ile bir kac ay oturdum zannediyorum
      ..baska yerde 4 odali daha guzel bir ev beyenmistim 52.000 istiyorlardi taksit odiyemem diye tesebbus etmedim,bin liralar ozaman degerli paralardi,simdi benim oturdugum bolgede 900.000 den asagi ev yok alanda bir suru tadilat yapiyor.
      .....geldigimiz yillarda radyo yok televizyon yok,eee kimde bir kaset veya plak varsa emanet alip kopya yapiyoruz, bir tane plak calar almistim birde teyp, plakdan kasete cekiyorduk.arasira turk muzigi dinlemek iyi oluyor..1990 ile 2000 yillari arasi trt int uydu yayini yapmaya basladi,herkes alici alip canak baglatti,tek bir turk kanali ya dinliyeceksin yada izliyeceksin..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....calisiyorum o zamanlarin maaslari cok az.kizim bes yasina yaklasti veya dort,baba ben bebek arabasi istiyorum diyor,icine bebegini koyup bahcede yurutecek bir araba.oyuncak dukkanlarina bakiyorum bebek oyuncak araba bile 20 dolarin uzerinde.biri kirilmis bir cocuk arabasi atmis,hemen tekerleklerini aldim sagda solda atilmis tahta cok bir kac parca tahta bulup dairenin icinde kucuk bir araba yaptim..bir gun eski resimlere bakiyordum yillar sonra diger kizima da ayni turden araba yapmisim.cocuklara yeni oyuncak alacak durumum yok, galiba ilk kiza pille calisan emekliyen bir bebek almistim....hayir kurumlari vardir,bazi kiliseler vardir arasira garaj sale satis yaparlar lokal gazeteye ilan verirler, millet istedikleri esyalari buraya bagislar,bende arasira gider cocuklara oyuncak alirdim guzel pilli oyuncak araba pill tutan yarleri biraz paslanmis,tamir eder ogluma verirdim yada ufak tefek kirilmis plastik oyuncaklar filan..bir seferinde rayda giden kucuk yaris arabalari seti almistim galiba bir kucuk kablosu kopmus,cocuklar yillarca araba yaristirdilar.ne yapalim hayat hikayelere gidiyor iste.

      ..iki kapili buyuk ford arabada boyna tamir isteyince degistirmeye karar verdim bir galeriye gidip kaziklandik, valiant marka station bir araba aldim ustede biraz para verdim,bir hafta sonra ordan gecince benim fordu 4000 dolara satisa koyduklarini gordum.televizyonda cocuklar icin meshur skippy detektif bush kangurusu oynardi,birde iskoclarin meshur kopegi lassi vardi,australyanin polis dizileri vardi, bir iki tanede pek ahlak kurallarina uymayan dizileri vardi. country practice diye bir dizi vardi avrupanin bir cok televizyonunda gosteriliyormus,millet ne guzel bir kasaba gidelimde gorelim dermis.

      ..bir av mecbuasi elime gecti aman tufek resimleri var avcilar av basinda resim cektirmisler filan,boyle bir kac mecbua aldim bu defa ava merak sardim,o zamanlar tufekler basitce her yerde satiliyor,bir tane winchester marka 30x30 mermi atan tufek aldim eski kowboy filmlerinde cok vardir,karakola gidip avci ruhsati aldim kagit parcsi 2 dolar seneligi,simdi biraz zor galiba bir iki gunluk kurs filan istiyorlar.fabrikadaki arkadas sam a hadi ava gidelim dedim, oda kendine bir cifte bulmus...galiba nisan ayi olacak paskalya easter tatili, 400 km kadar uzakta bir hayvanat bahcesi acilmisti dubbo diye bir yer hayvanlar acikta lar,hadi o taraflara gidelim hem orayi goruruz hem av yapariz filan, tabi ailece iki araba gidecegiz.fabrikada bir italyan delikanli vardi, bildigi bir yer varmis oraya gidin,big red jimm diye sorun o size av yeri gosterir dedi, hukumet arazilerinde av yapmak yasaktir,av ancak ozel ciftliklerde olur..

      ..gece yarisi yola ciktik benim araba hararet yapar isi ceyrek olur, arabanin ici soguk klima yok,daglara dogru gidiyoruz,ha simdi su isinir ha birazdan isinir diyorum ama radyotordeki su bir turlu isinmiyor.....sabahleyin italyan arkadasin soyledigi bolgeye gittik,bugday tarimciligi yapilan bir bolge kucuk kasabayi ve birahaneyi bulup red jimm i sorduk,boyle yerlerde bir general store bir benzinci bir kilise bir okul bulunur,general store hersey satan bakaldir.,adamin biri jimm yok dedi baska bir yer tarif etti,bos ver dedik,dubboya dogru gitmeye devam ettik,yolda giderken bir cekirge surusune yakalandik,bugday tarlalari olan yerlerde cok olurmus,mubarek hayvanlarin her bir serce parmak gibi cama vuran yapisiyor,arabanin neresine vururlarsa yapisip kaliyorlar,silecek calistiriyoruz araba cami camur gibi oluyor,cekirgeleri gectik kurtulduk, bir kenarda camlari temizledik,radyotorun on kismida cekirge ile dolmus,hayvanat bahcesinin oraya gidince iyi temizlik yaptik.
      ....hayvanat bahcesini dolastik gercekten buyuk hayvanlar icin kafes yok derin cukurlar acmislar hayvan baska bir yere gitmiyor....ava ciktik ama henuz av yapamadik.bir amerikan filminde gormustum orman kenarinda gol var adamlar hem kamp yapiyorlar hem av yapiyorlar cok ozenmistim,gercekte amerikan palavrasi tabi,arkadasima anlatmistim,tamam ya ben boyle bir yer biliyorum dedi, oberon diye bir yer var baraj filan varmis,direksiyonlari o tarafa kirdik, gercekten varmis ama kapatmislar hukumet yasaklamis, benzincilere filan soruyoruz ,bilmiyoruz diyorlar,bazi ciftlikler tabela koymuslar,av yok sormayin gibi.avi ancak citfliklerde yapabiliriz.

      .....oberon kasabasindan baska bir yere gelmeye basladik ciftlik arayacagiz,oyle bir toprak yola girdikki galiba 80 km filan arkadas 500 metre onde gidiyor ancak ben onumu gorebiliyorum..yass kasabasi var oralara geldik, tabi bir kac gece arabada sabahladik,bir kac kisiye sorduk bir kasaba ismi verdiler, 50 km icerlerde hadi oraya gittik, ciftliklere girip musaade istedik kimse musaade vermiyor, bir tanesi bir ciftlik tarif etti arazisi buyuk o musaade ediyor dedi,gittik adami bulduk david diye bir adam once biraz nazlandi sonra musaade etti,arazisi gol kenarindaymis, traktorla acilmis tehlikeli yoldan gol kenarina indik,adam sakin hayvanlara dokunmayin dedi.. yiyecegimiz icecegimiz var, gol kenarinda cadirlari kurduk,avlanacak hayvan kanguru ve tavsan var,yine ciftlik sahibi sakin kuslara ates etmeyin henuz mevsimi degil dedi.....oraya buraya biraz ates ettik, bir iki tavsan vurduk, silah talimi yaptik,golde tatli su baliklari varmis bir iki tane yakaladik ve pisirdik..4-5 gunluk macerali bir yolculuk yapip eve donduk, daha sonra bir kac sefer daha ayni ciftlige gittik.. australyada av deyince ne olur, bazi bolgelerde yaban kecileri vardir,yaban domuzlari vardir.bazi mevsimde ordek mevsimi olur.ordek avi sezonu acilinca protesto edenler avcilardan once gelirler,yani heyecanli av yapilacak bir sey yoktur.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..cocuklar kucukken gercekten charity garaj satislarindan cok oyuncak aldim,son yirmi yildirda evde ne kadar istenmeyen esya varsa hayir kurumlarina bagislarim,buyuk esyalari kamyonla gelip alirlar.yilda 400 dolar kadarda cocuk hastanesine bagis yaparim,bir nevi fitre ve zekat gibi.en buyuk hayir kurumu salvation army dir,bir kac tane daha vardir,bu kurumlarda calisanlarda para almadan gonullu calisirlar,bazi insanlar kucuk suc islerler hakimlerde cominity cezasi verirler git bir yerde 80 saat calis derler,bu cezalilarin coguda bu hayir kurumlarinda calisip saat doldururlar...

      .....australyada bahceli ev aldim tasindim komsu ile kapilarimiz karsi karsiya, australyali komsu evlerini satmislar,bir ay kadar komsuluk yaptik,bir gun arabam bozuldu, is yerim uzak,sag olsun komsu al arabami git dedi,arabasini alip ise gittim sabah getirdim,adam sonra galiba kucuk is kazasi geciriyor bilegi catlamis,ne is yeri ne sigorta para oduyor,eh bende caymi lazim gel sekermi lazim gelin deyip yardim ettim,tasindiktan sonrada adres vermislerdi diger evlerine bir iki sefer gittim kari koca iyi insanlardi...
      ...derken yeni komsum jeff geldi cam goz derim 4 tane oglu var,baba ingiiz adamin annesi orta dogudan,esi ingiliz,,, cocuklardan biri buyumeye baslarken uyusturucu bagimlisi oldu, iki sefer garajimi bir seferde evimi soydu,kendi babasinin evinide soydu,bir sey isbat edemedik cok profesyonel,gerci sigortadan calinan esyalarin parasini aldik ama 800 dolar vardi onu isbat edemedik....muhit fena degildi, icindeki evi yiktirip iki katli ev yapmayi planladim, planlar hazirlandi,belediyeye verecegiz,pic oglan her zaman karsimda durup siritiyor,bak iste evini soydum ama bir sey yapamazsin gibi,10 yil iyi gecindik ondan sonra kotu komsu olduk.. adam bir sirkette calisiyor eve sirket arabasiyla geliyor kapi onunde arabadan benzin cekiyor, sirket arabayi satacakmis , arabanin tekerlerini sokup eski teker koyuyor,boyle baba evlatlarina oyle ornek olur iste..

      ..1990 yilinq kadar 2 dolara muhtac olmadan idare ettik tek kisi calismayla aileyi yuruttum ev borcu odedim,sigara bira kullandim....RSL diye kulupler vardir bir nevi gaziler kulubu gibi,yeni geldigimde bir tanesinde show varmis birader goturmustu,baktim bir suru makineler var millet bir seyler yapiyor,galiba amerikalilar slot machine diyorlar,burdada poker makineleri deniliyor,baktim millet bu makinelerde oynuyor,hmmm her kulupde kolay kolay uye yapmiyor,uzakta bir kulup kolayca uye yapiyormus forum doldurduk uye oldum,bir kulube uye olunce diger branslarina kolayca girebiliyoruz,ana kulube 3 ziyaretcide goturebiliyoruz,,vel hasil kuluplerde poker makinelerinde oynamaya basladik, o zamanlar tek kollu canavar denilirdi, 5cent ve 10 cent atilirdi, bir 10 cent atip kolu cekeriz ortada teker doner bazi bir kac10 cent verir....daha sonralari tek kollu canavarlar gitti daha elektronikleri geldi,bir seferde 20 dolar basiliyor, 5-6 yil bu makinelere dadandim haftada belli miktar para yatirdim,yani kaybettim,gidecegim zaman cebime belli miktarda para koyardim,cunku makineye kapiliyor insan yaninda bira filanda var, 5 al 10 ver derken cepteki tum parayi aliyor,makinelerin kimseye para verdigi yok bu gun verirse yarin 3 misli geri alir.

      .....is yerimde izinim birikmis bir haftasini kullanmak istedim senede 4 hafta izin var,station araba var,ilk uzun yol olarak brisbane sehrine gidelim deyip yola koyulduk,arabada sunger yatak var,kucuk gaz tupu var kucuk cadir var,brisbane sehiri 1000 km kadar uzakta,o zamanlar yollar bu kadar duzgun degildi,bu gunlere kadar o bolgeye bes alti sefer gittim her seferinde yol calismalari vardi,bir cok virajlari kesip guzel duz yollar yaptilar,maceralari bir yolculuk oldu tekerler biraz eski gidis ve donuste 4 defa lastik patladi.....brisbane sehrine geldik,tabi gelirken yollarda sabahladik,biraz sehiri gezdik, biraz disarda bir yerde emlakci var camina bakiyorum adam cikti yardim edebilirmiyim dedi,bende evimi satip buralara gelmek istiyorum dedim,gel sana bir ev gostereyim dedi, yahu henuz hazir degilim dedim,olsun gidelim dedi, her halde ofiste oturmaktan adamin cani SIKILMIS beni iki katli bir evin onune getirdi, ev yepyeni ve bos fiati 43 .000 dolar.

      ....brisbane den sydney istikametine geri donulunce 70 km kadar gerilerde gold coast diye bir bolge var, australyanin miamisi diyebilirim,buraya yakin bir yere geldik karavan parkinda cadir kurduk,buralari gezdik denizinde yuzduk,sene 1982 olabilir sehir henuz o kadar buyumemisti,sydneydeki evimi satsam brisbaneden borcsuz yepyeni bir ev alabilirim....yol uzerindeki kasabalarda mola verip dinlendik carsilarini gezdik,bir bolgesinde seker kamislari dolu, baska bir yerde muz yetisiyor,tepelerde muz agaclari var.yol kenarinda uzun uzun seker kamislari var durdum gidip bir tane kesmeyi dusundum sonrada yilan filan olur diye korktum....yol uzerinde bir yerde tepe cikilip iniliyor, donuste o bolgeye geldim tepeleri ciktim duz araziye geldik,arkamda bir patlama sesi oldu,hemen kenara cektim allah allah ne oldu diyorum, arabaya takmis oldugum lastik biraz kabakti sol arka teker lastik parcalanmis gitmis araba jantin uzerinde duruyor,coluk cocuk allah korudu iste kotude olabilirdi,kirkoyla arabayi kaldirip diger lastigi taktim.....gun cumartesi oglenleyin her yer kapaniyor,geldigim ilk kasabada hemen bir lastikci buldum ve ikinci el bir lastik takdirdim....
      .evin arka bahcesine biraz sebzelik yapmistim domates salatalik mevsimine gore bir seyler ekiyoruz,yandaki komsumla iyiyiz, bak arkadas ben bir hafta gidiyorum istersen sebzeleri sula ve olmus olanlarini al dedim,bahce kapisi kilitli degil.....eve geri donduk biraz sonra komsumun kucuk oglu babam butun domatesleri topladi dedi, kucuk velet,biraz sonra jef elinde bir tepsiyle geldi ici yemyesil domates dolu, iste firtina olduda dometisler dustu bende topladim dedi,aptal degiliz tabi neyse al gotur evine dedim..
      ......yola cikmadan evvel hatun marketten iki tane pilic almis buz dolabinda duruyorlar,on kapinin yanindada elektrik saat ve salter kutusu var,coluk cocuk arabaya bindi, bende gidip kutudaki elektrik salterini indirip elektirigi kestim, gidiyoruz yari yolu gectik,hatuna elektirigi kestigimi soyledim eyvah eyvah dolapta pilicler vardi dedi.
      ....eve gelinde burnumu tikayip buz dolabini actim pilicleri kaptigim gibi arka bahceye goturup topraga gomdum,evin ici epeyi kokmus,buzdolabinin kapisini bir kac gun acik tuttuk guzelce sildik filan.
      ..macerali gidip gelis ile brisbane ve gold coast bolgesini gordum gold coast cok hosuma gitti, bu gunlerde 10 yas genc olsam oraya tasinmayi dusunurum.eski zamanlarda bu gunlerdek gibi GPS filan yoktu sehir haritasi alirdik eyalet haritasi alirdik gidecegimiz yerlere harita ile giderdik..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..australyada bir omur gecti diyorum.
      ..evet yasadik kimseye muhtac olmadik 1986 yilina kadar 12 yil gecti,sigaramizi ictik biramizi aldik,kamp yaptik, mukemmel bir hayat yasadikmi , hayir,elde guzel bir meslek veya etiket yoksa, isci sinifindayiz,kazanacagimiz aylik maas bellidir,belli bir maasla pek fazla yukarlarda gezemeyiz,,, 100 dolarlik ayakkabi yerine k-marttan 20 dolarlik ayakkabi giydik,markali gunes gozlugu yerine eczanelerde satilan ucuz gozluklerden aldik,iyi markali saatler yerine kolumuza ucuz saatler taktik,bir yerde bir kac kisi konusuyordu,restauranttan bahsediyorlar kisi basi menu 50 dolar filan diyorlar,ben hayretle bakiyorum.demeki iyi para kazanan iyi yasamasinida biliyordu...
      ...cok kazanmadik, aileyi gecindirecek kadar kazandik,cocuklarimi iyi yetistirmeye calistim,hepsi meslek sahibi oldular,...benim buyuk kazancimda agir is sartlari altinda calismama ragmen huzurlu olmamdi..siyasi olaylar yok,kimse kimsenin yolunu kesmiyor....

      .....demir isinden ayrildiktan sonra,hatunun emekliligi icin muracaat ettim doktor testleri yaptilar ve malulen emekli yaptilar,emekli olmasi ona normal maas verilme degil evet veriyorlar ama ailenin bir kazanc cetveli var,benim calisip kazandigim para ile toplam bu cetveli gecerse emekli haftaligindan indirim yapiyorlar.ev borcumuzu bir hayli azaltmistik,elimizde biraz para var,oyleyse bir kac ayligina turkiyeye gidelim dedik, nasilsa otel parasi filan vermiyecegiz,anamin evi musait.yan yana iki kucuk daireleri vardi- geliyorum deyince hemen yandaki kiraciyi cikartmis kucuk daireyi bize ayirmis,

      ..insan uzun yillar memleketine gitmeyince sudan cikmis baliga donuyor,zaten halimizden durumumuzdan bizlerin gurbetci oldugumuzu anliyorlar,birisi almancimisiniz diye sormustu,kimseyle dalasmiyalim ,kimseyle munakasa filan etmiyelim diyorum,kendimizi 3 ay kalacak sekilde ayarladik 3 aylik ev taksidini yatirdim su elektrik belediye vergileri icin para ayirdim,cocuklarin ikisi kucuk oldugu icin galiba ucuz bilet aldik, singapore hava yollari ile istanbula gittik,cok guzel servisleri vardi.
      .....cocuklarda ilk defa baba vatanlarini gormus oldular dayilari teyzeleriyle halalariyla tanistilar....anam ve babam 12 yil evvel biraktigim anam babam degildiler yaslanmislar, anamdan cok babam cokmus,yalniz basina gezmeye gitmeye korkuyor..baba memleketi bursa onlari alip bursaya goturdum, babamin kuzenleri varmis onlarda kaldik, inegolde amca oglu vardi onda kaldik,her kes bir nevi hasret giderdi.

      ..istanbul kalabalik bir sehir,sydneyden cikarken 500 dolara yakin fiata olypus om-40 diye bir camera aldim flasi filan var,cok elektronik bir kamera,coluk cocuk sehir icine gezmeye gidiyoruz,kizimin omuzunda bir kanvas canta var, topkapi muzesi, sultanahmet cami ve ayasofyayi gezecegiz,kamera kizimin cantasinda susariz diye bir sise de su koymusuz cantaya, eh kalablaik sehirde yuruyoruz caddeler kalabalik, ona carp buna carp plastik su sisesi kiriliyor ve benim makine banyo yapiyor,cok gec farkina vardik,eve gelince birinden sac kurutma makinesi bulup makineyi kuruttuk, ama makine kafayi yemis yeni pil aldim bir iki saatte pilleri yedi,makineyi kullanamadan cope attik, garantisi var sydneye gelince sirketine gonderdim,bu makina su kapmis yani banyo yapmis,garantisi ile ilgisi yok,icine yeni computer koyarsak 240 dolar diyorlar,attik makineyi cope.

      .topkapi sarayini gezdik,daha ilk okuldayken bir gun okulla oraya goturmuslerdi,ondan sonra gitmek kismet olmadi ancak bir daha 40 yasimda gorebildim..sakinlige alisan insanlar icin kalabalik yerler korkunc oluyor,bir kac sefer semt pazarina gittik saticilar devamli bagiriyorlar,kendimi pazardan disari zor attim....
      .....evin alt katinda iki dukkan var,birinin onunde oturup dukkan sahibi ile sohbet ediyoruz, bir araba durdu icinden biri hemen kosup bana sarildi kucaklastik hos geldin filan diyor,ben fransiz kaldim allah allah buda kim diyoruz,gercekten tanimadim benden biraz kucuk ama saclar bembeyaz olmus,yahu kimsin sen, ben erdalim abi erdal tanimadinmi,,,, eski bir cocukluk arkadasim, o bana ne kadar degismmisin diyor ben ona bune hal yahu genc yasta ihtiyarlamissin diyorum...
      ..turkiye tatilinde ankarada ablam vardi gidip bir hafta filanda onun evinde kalip biraz ankarayi dolastik,yukari ayranci semtinde oturuyor, yakinlarinda yeni apartman yapilmis daire satiyorlar,kacadir bu daireler diye sordum bir fiat soylemisti, geriye sydneye donduk arkadaslar arasinda konusuyoruz bir tanede cok samimi olmadigim biri var,ankarada o muhitte dairelerin fiatlarini soyledim, adam sanki kufur edermisim gibi bana bakiyor soylemis oldugum rakkama inanmak istemiyor,kimse turkiyede her seylerin bu kadar kisa zamanda degisecegini dusunemiyordu.....turkiyeden yeni gelenler oluyor,,, eee aylik ne kadar kazanc lazim 30.000 yeter abi diyor, yahu ben 10 yil evvel brut 2400 lira aliyordum,bir yil sonra 30.000 degil aylik gecinmek icin 60-70 bin lazim. malum sonra milyonlar ve milyarlar oldu.

      ....coluk cocuk turkiyede 3 aylik guzel bir tatil yaptik sayilir, yazliklari olan yakinlarimizin yazliklarinda kaldik veya misafir olduk.ve donus gunu geldi herkeslerle vedalastik,kapi onunde 20 den fazla akraba ve dost ugurlamaya geldi,her seferinde vedalasip ayrildik ama aci gercek bir dahaki gelisimizde vedalastigimiz insanlardan bazilarini goremedik,bir bir rahmetli oldular,gurbette yasamanin bir aci tarafida budur,hele benim gibi ucakla havada 19 saatlik uzaklikta bir ulkede yasiyanlar icin cenazelere yetismek cok zordur,bilmiyorum dinimiz kuralimi cok kisi cenazeleri ayni gunde defnetmek istiyor.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....turkiyede calkistigim is stress yapan bir isdi,australyada demir fabrikasinda calistim,imalat yaptigim makinelerde stressden baska bir sey degildi.1986 yilinda turkiyede 3 aylik bir tatil yaptim,kendi alilemde kardeslerim arasinda konusuyorum, o ondan bahsediyor oburu digerini cekistiriyor, bir araya gelince ,her sey cok guzel tek tek olunca,cekememezlik dedikodular,hatunun ailesine gidiyorum ayni problem orda da var, sanki her kes bir birine gizli dusman gibi.....tatil bitti geriye donduk,kisa bir zaman sonra kalbim uzerinda sanci basladi gelip gelip gidiyor,pek aldirmadim, bir sabah yine ayni sey oldu,yakindaki doktora gittim,hmmm bir seyler var galiba, yarin gel stress testi yapalim dedi, ertesi gun gittim, kablolar baglandi bisiklet uzerinde pedallamaya basladim, sonunda doktor ECG iyi gostermiyor dedi hap yazdi sanci gelince dilinin altinda hapi erit dedi,mide bulandirici bir hap,sonrada uzman doktora havale etti,doktoru gorduk oda muayene etti, hmmm anjiyo yapilmasi lazim dedi,devlet hastanesinden gun aldi 3 ay sira bekledik. o zamanlar anjiyo daha dikkatli yapiliyordu,pazar aksami hastaneye gittim pazartesi anjiyo yaptilar,iki gun hastanede kaldik, bir gun bol bol su icirdiler ve yataktan kimildatmadilar.simdi bir iki saatte yapip eve gonderiyorlar,ya diyorum yas 41 bu yasta kalp hastasi filanmi oldum,bir kac ay bayagi canim SIKILMISTI,,anjiyo yapildi doktor daralmis veya bloke olmus damar yok her sey okay dedi.ondan sonra uzman doktoru gorduk, evet bir sey yok bazen stressde boyle seyler yapabiliyor,evin yansa uzulmiyeceksin dedi.....iyi haber rahatladik yani.

      .....hatun emekli bende part time is bulursam calisiyorum,daha dogrusu kafama gore is bulamadim,is aradigim icin issizlik parasi odeniyor,bir tanidigimin oglu kucuk bir is yerinde calisiyormus,ustaya sor bakalim forklift soferi veya depocu lazimmi diye,sansim varmis cagirdilar,kucuk bir drink meyva sulari dagitim deposu, o zamanlar her bolgeye drink satan seyyar saticilar vardi, kapi kapi evlere drink dagitiyorlardi, eh bende hem forklift kullaniyorum hemde musteri siparislarini hazirliyorum...
      ...bir amerikan aktor vardi, sag gozu saga bakar sol gozu sola bakar support aktor denir adam rol aldigi her filmde kursun yiyip oldurulmustu.benim drink deposunada ana merkezden rocco adli bir italyan vatandas gonderildi, ayni sag gozu saga sol gozu sola bakiyor, kendini uyanik zanneden italyan koylusu..

      ....plastik bir tepsi tray icine hazirlanacak musteri siparislari konur sirayla herkes bir order alip hazirlar,mallari palet uzerine koyup ince plastik ile sariyoruz,rocco gider kagitlari karistirir en kucuk siparisi alir, guya bakin ben cok palet doldurdum der, aksam uzeri bir paleti yarim birakir tamamlanmis gibi deftere yazar, sabahleyin ayni paleti tamalayip ikinci bir palet doldurmus gibi gozukur,bir kac sefer ikaz ettik dinlemedi,,,,,lubnanli araplarin kafalarida aynidir, karsisindakine sen enayisin ben akilliyim muamelesi yaparlar.

      ...kapi disinda buyuk bir demir kazan var bin deriz,uzerinde mekanizma var karton kutulari atiyoruz, dugmeye basinca,sistem kutulari iceri dogru itip iyicene ezip SIKISTIRIYOR, cop kamyonlarinda vardir,cop dokulur kamyon icinde copleri SIKISTIRIR... bizdeki makinenin korumasi olmasi lazimmis, rocco calismaya erken geliyor bir kac karton kutu alip kazanin icine atiyor ve dugmeye basiyor sikistirma kismi giderken rocco nun kolunu yakaliyor ve iceri cekiyor,bende ise yeni gelmistim cankurtaran, itfaiye polis, is yerinin onunde bir seyler oluyor, ustaya sordum rocco kolunu kaptirmis dedi, kazanin etrafini kapadilar,kol iki demir kazan arasina girmis, oksijen kaynagi ile demiri kesiyorlar,bir yandan itfaiye su veriyor,can kurtaran hazir bekliyor,bir saat sonra roccoyu kurtardilar, birisi buz getirmis kol kopmus,kolu torbaya koydular, bir cankurtaran baygin roccoyu, diger cankurtaranda kolunu westmead hastanesine goturduler, olay radyolara aksamis televizyoncular gelmis....hastanede 12 saatlik bir micro operasyonla rocco nun kolunu dikiyorlar,burda bir yila yakin calismistim casual caliyorduk casual demek istedileri zaman isimize son veriyorlar, hastalik payi yok senelik izin yok, guya izinparasi verdikleri maas icinde oluyor,rocco olayindan kisa bir zaman muddet sonra,is yerini ana depoya tasiyacagiz dediler ve bizlerede de kapiyi gosterdiler zaten 5-6 eleman olarak calisiyorduk..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..pazarciligia basladim station wagon arabam var,mecburen sattik ve eski bir minubus aldim ici bos,galiba son sahibi ben olmusum, 5 yil kullandim dokuldukce dokuldu,daha iyisini alacak durumumda olmadi....evde ehliyetli bir ben varim her yere kendim kosturmaya mecburum,pazarcilik yapiyorun, temizlik isi yapiyorum,her iki isdende darbe yedim,mali sikinti var, kizim liseyi bitirdi calismaya basladi,araba kullanmasini ogrettim biraz faydali olmaya basladi.

      ..iki karpuzu bir koltukta tasima gibi her yere kosturuyorum,,,,tatil hayatina bir cizgi cektik, her pazar pazara gitmeye mecburum 1997 yilina kadar devam ettik,temizlik isinde adam calistirsak bize bir sey kalmiyacak,mecburen kosturuyoruz,temizlik isini aldigim zamanlarda bir iki is yerinde eleman calistirdim,ogrendikki elemani bos birakirsan canina okur, 3 saatlik is veriyoruz adam yarim saat temizlik yapip kaciyor.
      ,,,kiz ehliyet alana kadar 5 kisi arabanin on koltugunda oturup pazara gidiyorduk,sansliymisiz hic polise filan yakalanmadik,,turkiyeye en son 1986 yilinda gitmistik yillar cabucak gelip gecmeye basladi,gidecek durumumuz yok,babam yasli ve yatalak olmus telefon ediyorlar gel baba gidici diyorlar,gidemiyorum,evde calan telefonlara bakamiyacak kadar strese girmistim....kizim ben turkiyeye gidecegim ailemi tanimak istiyorum bir kac ay kalacagim dedi, gonderdik,orda bir yabanci hava yollarinda is bulmus mudur asistanligi iste bu gidis tam 10 yil filan surdu bedava bilet ile avrupayi geziyor baska devletlere gidiyor,niye geri gelsinki,dayisinda kaliyor.,bu arada kiza da bir araba almistik, oda curuk pas icinde cikti....

      ..hayat oyle boyle devam ediyor,dertsiz basimiz derde soktuk katlanmaya mecburuz.....iki temizlik isi elimde kaldi biri haftada 3 gun digeri 6 gun pazardan kazanc yok gibi,her seylerimizi kistik,lazim olan seyi aldik.....diger arkadasim temizlik isine geri dondu,bir belediye binasinin temizlik isini almis, belediyenin birde araclarini tuttugu deposu var,buraya gecici olarak bir temizlikci istemisler kiralik yani, arkadas gidermisin dedi extra para gelecek giderim dedim,icinde kucuk kucuk binalari olan bir yer,kamyonlar makineler filan burda duruyor bende ofisleri temizliyecegim,gittik gorduk olur calisirim dedim....
      ....geceleri iki tane yetistirilmis kurt kopegi getiriliyor,hirsiz filan girmesin diye,eh kopekler her yere pisletiyorlar,sabah ilk isim kopek b.ku temizlemek oluyor,bir iki ay filan bu depoda kaldim iyi is yapiyorum, is bitti, kisa bir zaman sonra yine eleman aramislar , arkadasim bu sefer degisik bir eleman gondermis ,depo sefi bir kac gun sonra arkadasa hani siyah biyikli adam vardiya onu istiyorum bu adami istemiyorum demis, depo sefi beni istiyor,yine gittik,bu defa depodan cok disarlarda calismaya basladik altimizda araba var belediyenin cok binasi var,kutuphaneleri var,kimi gun gunluk kimi gun buyuk temizlik yapiyoruz, iskocya kokenli sefim var george iyi adam,bend iyi calisiyorum,beni birakmadi,banada iyi maddi gelir oldu,kiralik calisinca tatil parasi hastalik parasi filan yok.birbucuk yila yakin kiralik olarak calistim,benim gibi bir arkadas daha vardi,sef ikimizi cagirip depo sefiyle gorustum sizi devamli olarak belediyeye almak istiyorum dedi, ooooo guzel bir firsat,niye olmasin dedik, yine kendi sefimiz ufak bir mulakat yapti,birde HR dan hanim geldi, ondan sonra doktor muayenesine gonderildik,temiz ciktik ve bir hafta sonra resmen belediye elemani olduk,kimi gun cok calisiyuoruz kimi gun yatiyoruz,belediyenin kucuk salonlari coktu kutuphaneleri vardi,salonlar nisan dugun icin hafta sonlari kiralaniyor,bize cok temizlik isi cikiyor,hafta sonu iki gun kiralandiysa arada temizlik lazim, 10 dakikalik isde olasa 3 saat mesai veriliyor cumartesi ve pazar oldugu icin mesailer zamli oluyor,boylece mali durum yavas yavas duzelmeye basladi,...
      ..... turkiyeden telefon geliyor, baba gidici acele gel mezar yeri calismalarina bile baslamislar,yol cok uzak,bir yanda candan kimsem yokki isimi emanet edip gideyim,kahroluyorum ama yapacak bir sey yok o bir kac hafta ne kadar uzuldugumu allah bilir, pederin yasiyacagi varmis bir muddet daha yasadi,bu arada oglum 17 yasina girdi,ilk isi ehliyet almak oldu,bu sayede ailede ikinci sofer oldu, ilk geldigimiz yillarda hatuna biraz araba ogrettim ogrenci ehliyeti aldik,yagmurlu bir gunde giderken onumdeki araba birden durdu,bende cok ani fren yaptim ve on teker kaldirima vurdu ve patladi,hatun cok korktu ondan sonra ben araba filan kullanmak istemiyorum deyip ehliyet almaktan vaz gecti,bu gunde hala oyledir,onkoltukta otururken benden once frene basar,yanimizdan bir cankurtaran gecse rengi solar..1995 yilinda belediye iscisi olduk extra para gelmeye baslayinca biraz belimiz dogrulmaya basladi,faiz oranlari bir hayli dustu.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • 1 / 1