[Arşiv] DV2022 Mülakat Deneyimleri
-
UNGANLAR
Mülakat mailinden (28 Temmuz 2022)hemen sonra eve gittim ve 3 saat sonra unganlar için en erken tarihe randevu aldım 11 ağustos günü yani 31 gün öncesi. Unganlara gitmeden önce hastaneden spontan pnömotoraks (akciğerde fiziksel bir rahatsızlık) için epikriz raporu aldım 2 farklı hastaneden kaşeli imzalı şekilde. Randevu günü 09:10' daki randevuma 9' da geldim ve binaya girmek üzere yürümeye başladım girişte sol tarafta banko gibi bir bölüm vardı içerideki beyefendilerden unganların nerede oldugunu sordum onlarda kat numarsını söyleyerek beni yönlendirdiler. Binada 2 adet asansör var bir tanesi 1-3-5 diğeri 2-4-6 katlara çıkıyor ikisi de yanyanaydı ardından doğru olan kata çıktım çelik kapıyı buldum ve tıklattım içeri girdim ve tam karşıda bekleyen 3 kişilik böyle hastanelerde olan kayıt açma bölümü gibi bir yer vardı direk oraya yöneldim. Bankoda çalışanların hepsi kadındı bu arada içerideki doluluk oranı %60 gibiydi oradaki hanım efendiyle konuştum durumu anlattım. Orada bulunan çalışanlar yardımcı olup yönlendirmeye başlıyorlar ardından gerisi geliyor zaten. Sırasını tam hatırlamamakla beraber fotoğraf çekme, akciğer filmi, idrar testi ve muayene oluyorsunuz. İdrar testi ve akciğer filmi ayrı katlarda oluyor, idrar için çıktıgınız kat laboratuvar katı ve hatta o katta bulunan laboratuvarın camından baktığınız zaman filmlerdeki gibi beyaz önlük giymiş ve küçük tüplerle uğraşan insanları görebilirsiniz. İdrar ve akciğeri hallettikten sonra ilk geldiğiniz kata iniyorsunuz bunları hallettiğinizi söylüyorsunuz ve beklemeye başlıyorsunuz yaklaşık 40 dk sıkıcı ama heycanlı bekleyişten hatta arada birazda uyukladıktan sonra isminizle size sesleniyorlar ve bir hemşire size eşlik etmeye başlıyor. Koridordan geçip muayene odalarından birinin kapısına kadar eşlik ediyor ve ne yapmanız gerektiğini açıklıyor. Muayeneden önce iç çamaşırı kalacak şekilde üstünüzü çıkartıp %20-%30 transparan bir hasta önlüğü giyiyorsunuz ben siyah olanı giymiştim hasta yatağının üzerine çıkıp beklemeye başlıyorsunuz. Yaklaşık 10 dk orada bekledikten sonra doktor geldi ve selamlaştık ardından uzanmamı istedi ve akciğerimi dinledi sesi iyi geliyor dedi pnomötoraksın nasıl olduğunu sordu ben ise doktorumun bana söylediği şekilde anlattım ve tekrar sesi çok iyi geliyor dedi ardından başladı kutsal soruları sormaya; sigara kullanıyor musun?, alkol kullanıyor musun?, uyuştucu kullandın mı kullanıyor musun?, psikoloji ile ilgili bir soru sordu ama ne sorduğunu tam olarak hatırlamıyorum her soruya hayır hocam diye net cevap verdim heralde garibine gitmiş olsa ki oda bana ‘’yanlış anlama prosedür gereği soruyorum bunları.’’ Dedi ve ekledi ‘’okulunu ne yaptın?’’ diye sordu bende ‘’gideceğim için bıraktım.’’ Dedim. Bana hangi okul olduğunu sordu ‘’Neden bıraktın?’’ dedi bende ‘’zaman yoktu zaten bitiremezdim.’’ dedim. Sorular arasında boşluk olmadan devam ediyor ‘’Gittiğin zaman ne yapacaksın?’’ dedi bende ‘’arkadaşımın yanına gideceğim çalışırım herhalde.’’ dedim nereye gideceğimi sordu ve bu sırada bir tane aşı yaptı ve ardından iğneleri çöpe attı. Doktor tam odadan çıkarken soru sordum ‘’Pnömotoraks sorun yaratır mı hocam? Bir problem var mı?’’ dedim doktor ise şu şekilde yanıt verdi ‘’Sorun yok ama biz yinede dosyana eklicez.’’ dedi bende ‘’Tamam hocam teşekkürler.’’ Dedim, doktor gitti bende ardında giyinip beni getiren hemşirenin yanına gittim. Hemşire bana yarın 2 yada 3 ten sonra gelmemi o zaman dosyamı alabileceğimi söyledi bir sorun olması durumunda bu gün beni arayacaklarını da ekledi, oradan çıkıp otele gittim. Ertesi gün dedikleri saatte geri geldim, yine o çelik kapıdan içeriye girdim ama bu sefer kimse yoktu bomboştu, dosyamı almak istediğimi söyledim ardından ödeme yaptım 417 dolar, hem ödeme yaparken hem dosyamı alırken hem de aldıktan sonra 3 defa şu soruyu sordum ‘’Benim dosyamda bir problem var mı?’’ onlarda bana ilk soruda hiçbir sorun yok dedi 2. ve 3. de aynen şu cümleyi kurdu ‘’Dosyanızda bir problem olsa zaten bunu size veremiyo oluyoruz’’ bende teşekkür edip daha fazla ısrar etmeden çıktım oradan.MÜLAKAT
Evet mülakat günü geldi çatı (12 eylül 2022), cebimde 330 doların TL karşılığı (1$ = 18.23TL) elimde evraklar ile konsolosluğun önünde sıraya girdim. Sıram geldiğinde evrakları güvenliğe verdim, içeride kontrol edip bana geri verdi sol taraftan (benim solum) güvenlik kontrolu için içeriye geçmemi söyledi. Erkek güvenlik içeriden kapıyı açıyor giriyorsunuz, bu arada sıradaki insanlar içeride değil dışarıda bekliyor bu sanırım kargaşa olmasını engellemek ve gözden kaçırdıkları bir şey olmasın diye yapılan uygulamaydı diye tahmin ediyorum. Cebinizdeki kağıt paralar dahil tüm her şeyinizi beyaz kutuya koyup sağ tarafta bulunan xray den geçiriyorsunuz sonra metal dedektörden geçince eşyalarınızı alıyorsunuz, ben arkamdaki insanlar zaman kaybetmesin diye kemerimi kontrolden geçtiksen sonra dışarıda takmıştım. Güvenlikten geçtikten sonra sağı ve solu çiçekler ile ekili olan dümdüz yoldan geçiyorsunuz. Yaklaşık 50m yürüyüp yolun sonunda ayakta bekleyen güvenlikle göz göze gelip kesiştikten sonra sola dönüp soldaki kapıdan içeriye giriyorsunuz ve yine sola dönüp bir kez daha dedektörden geçtikten sonra tam karşıda 3 kişinin durduğu banko vardı oraya gidip yardım istedim sağ olsun beni yönlendirdi anlattı. Paramı ödemek için sıraya girdim sıram geldiğinde en sağdaki bankoya gittim pasaportu verdim benden 330 dolar istedi bende ödememi TL olarak yapacağımı söyledim, 28 yaşında uzun boylu asla tebessüm etmeyen saçında jöle olan biriydi hemen TL olarak hesaplamaya başladı bana verdiği TL fiyatı dolara çevirdiğimiz zaman 360 dolar ediyordu bende yanımda bu kadar olmadığını söyledim bana hemen bir izin kağıdı yazdı, dışarıda atm olduğunu söyledi oradan çekip gelebileceğimi ve güvenliğe bu kağıdı göstermem gerektiğini söyledi. Hemen gidip eksik kalanı da çektim ve tekrar güvenlik kapısına geldim. Küçük kızlarıyla sıra bekleyen bir çift vardı. Ben camın ardından güvenliğe kağıdımı gösterdim güvenlikte bana parmağıyla 1 dk beklemem gerektiğinin işaretini yaptı. Tam o esnada sıradaki adam konuşmaya başladı, orta yaşlı, kahverengi turuncu arasında renge sahip saçları ve sakalı olan göbekli tam bir baba gibi giyinmiş, bana ingilizce bir şeyler söylemeye başladı herhalde sırada olduğunu ve benimde sıraya geçmem gerektiğini falan anlatmaya çalışıyordu bende belki anlar diye kağıdı gösterdim ve ingilizce bilmediğimi söylüyorum aynı zamanda işaretlerle kendi anlatımımı güçlendirmeye çalışıyorum. Kapıya bir adım daha yanaştı ve kibirli bir şekilde konuşmaya devam etti. Baktım ki olacak gibi değil anlamadığımı söylememe rağmen aksanıyla birlikte hızlı bir şekilde konuşmaya devam ediyor bende başladım Türkçe konuşmaya neden böyle olması gerektiğini kaşımda adeta bir Türk varmış gibi anlatmaya başladım şöyle bi 15 saniye şaşkın bakışlarıyla birlikte stunladıktan hemen sonra güvenlik beni çağırdı ve onu bekletti neyse hemen hızlıca ödeme yerine gittim. Ulan orda da iki ayrı çift ile sıra tartışması yaşadım sanki markete gelmişiz her şey okay bir tek sıraya girmek kalmış onu tartışıyoruz, ve yine önce beni aldı tabi ki ödemeyi yaptım ve bekleme alanına geçtim. Bu arada belki kaba bir davranış sergilediğimi düşünen olur diye eklemek istiyorum, izin kağıdının üzerinde bir saat yazılı o süreye kadar ödeme yapmam gerkiyor. Sıramın gelmesini bekledim numaram yandı ve gittim evrakları verdim Türkçe yapacağımı söyledim ve kadın bana ''tamam sorun değil'' dedi Türkçe kutucuğu işaretledi ve AP ye kalacağımdan habersiz bir şekilde oturdum beklemeye başladım. O sırada arkamda gruptan bir kaç kişi vardı muhabbetlerini dinliyordum ilk okul mezunu bir abi vardı çok endişeliydi ve onun numarası yandı gitti ve mülakata girdi çıkarken yüzünde kocaman bir gülümseme vardı kısa bir süre sonra benim numaram yandı ve kara haberi almaya gittim karşımda mavi gözlü, sarı saçlı ama biraz saçları seyrelmiş, gözlüklü türkçe konuşmaya çalışan biri vardı tam hatırlamamakla beraber sanırım önce selamlaştık sonra elimi havaya kaldırdım ve ne dediyse tekrar edip yemin ettim. İlk ''üniversite okuyorsun değil mi?'' diye sordu ben ise ‘’Amerikaya gidiceğim için okulu bıraktım.’’ dedim ''tamam'' dedi, ''nereye gidiceksin'' dedi bende ‘’California’’ dedim oda ama burada Florida yazıyor gibi bir şeyler dedi diyorum çünkü tam Türkçe konuşamıyor ve bu arada bilgisayarda bir şeyler dolduruyor bilgileri falan giriyor aynı zamanda bana bakıp beni dinliyor neden önce California’ya gideceğimi açıkladım, California da arkadaşım var önce onun yanına gidicem sonra birlikte Florida’ya gidicez diye el hareketleriye anlatıyorum ve ardından Florida’daki evin güvenli ev olduğunu o yüzden yazdığımı söyledim ve bana ''tamam anladım dedi'' ardından PC de bir tuşa bastı ve bir anda duraksadı ekran da bir şeyler görüyordu ama bir türlü ağzından laf alamadım benim idari işlemlere kaldığımı anlatmaya çalışıyordu tam 3 kez ona şu soruları yönelttim benim dosyamda bir problem mi var ''yok yok bir sorun yok (elleriyle işaret ederek)'' peki bende mi bir sorun var ? ''yok sende de bir sorun yok'' dedi, peki o zaman neden? diye sordum oda sistem böyle istiyor gibi bir şeyler söyledi ve ayağı kaltı sanırım onu sorularla köşeye sıkıştırdım gözüm dönmüştü o an, ayaktaydı ''idari işlem'' demek istedi ''eee'' falan yapıyordu ama Türkçesi yetmedi bana bir dakika dedi gitti ve gelirken yanında bir tercüman getirdi. Tercüman bir kadındı bana idari işlemlere kaldığımı mail gelmesi gerektiğini onu doldurup yollamam gerektiğini ardından beklemem gerektiğini söyledi tercüman Türk’ tü bu arada ve aynı soruları ona da sordum neden diye baskı yaptım bu arada ben yaptım ama sizin yapmanızı kesinlikle önermiyorum neyse kadın ekrana baktı sonra bana baktı şöyle bi söylemek istedi başta ama sonra ‘’Söyleyemem elimde değil.’’ gibi bir şeyler dedi ve ekledi ''DV süreci 30 eylülde bitiyor biliyorsunuz ki az kaldı dosyanız yetişmeyebilir çok az kaldığının bizde farkındayız.'' dedi ve ben yıkılmış bir şekilde oradan çıktım.AP
AP sürecimiz başladı 2 gün sonra mail geldi DS5535 i doldurup yolladık 2 hafta yanıt gelmesini bekledik ama tık yoktu ve @gucarslan kullanıcı adıyla Uğur abi sürecin en başından son dakikasına kadar yanımızda oldu o olmasaydı bir cacık yapamazdık yine Uğur abinin sözüyle Ankaraya gittik son dakika bir şeyler olursa pasaportları yetiştirebilelim diye. Çarşamba gece arabayla tek başıma yola çıktım. Sabah saat 8' de Ankara’ ya vardım konsolosluğun yanındaki Starbucks’ ta telegram grubundan bir kaç kişiyle birlikte buluştuk ve hemen girişteki güvenlikle konuşmaya gittik. Bizim Ankara’ da olduğumuzu ve çağırdıkları takdirde hemen gelebileceğimizi hatırlattık aramızdaki konuşmalar ise kabataslak şu şekilde oldu: Merhaba biz AP ye kaldık CN' imiz bu içeriyle konuşma veya sorma imkanınız var mı ? biz geldik buradayız, gibi. Güvenlik abi Sordu sağolsun telefon açtı içeriye ve tek tek numarımızı aldı sordu sonra bize döndü ve ''size mail gelecek ondan sonra buraya geleceksiniz'' gibi bir cümle kurdu yani bizim zaten bildiğimiz şeyi bize söyledi. Starbucks’ a döndük ve beklemeye başladık o gün elimiz boş döndük otelimize. Ertesi sabah yine buluştuk sürecin bitmesine yalnızca bir kaç saat var sadece AP de 3 kişi kalmıştık Fatih abi, Ufuk ve ben üçümüz gittik yine güvenlikle konuşmaya ama bu sefer biraz sert cevaplar aldık: ''Sizi tanıyoruz kaç gündür buradasınız artık gelmeyin bizim de yapabileceğimiz bir şey yok'' dedi ve bizi resmen kovdu ardından yine gittik kafemize oturduk kara kara düşünmeye devam ettik. Aradan 2-3 saat geçti ve son 2 yada 3 saatin içerisindeydik bir anda fatih abinin telefonu çaldı 312 ile başlayan bir numara bu kim ulan derken ABD konsolosluğundan arıyorlardı zıplayıp sevindik sarıldık derken Fatih abiyi uğurladık kaldık 2 kişi saat yaklaşık 15 : 50 civarı, Ufuk ''ben kahve alıcam dedi'' masadan kalktı tam yanımdan geçerken kolunu tuttum ‘’Kahveyi her zaman içeriz hadi gidip tekrar şansımızı deneyelim belki başka bir güvenlik vardır.’’ dedim ve gittik, yine aynı adam iki elimi birbirine vurdum ''tüh be'' dedim ufuk geri dönmek istedi ben ise yine tuttum ‘’Gel şurada oturalım, kapanana kadar ben burada beklicem ne kaybederiz ki hem belki bize acırlar dedim.’’ ve oturduk göz ucuyla adamları kesiyoruz ha bu arada sadece ikimiz oradayız başka hiç kimse yok, ve ardından aklımdan hiç çıkmayacak o görüntü göz ucuyla kestiğim güvenlik abi, bize bakarak mikrofona usulca eğildi ve mikrofona konuştu ''Gençler ne işiniz var niye geldiniz?'' dedi, hemen yerimizden kalktık yanına gittik içeride 2 kişi vardı biri amir gibi bir şeydi sağda durup bilgisayarla ilgileniyordu diğeri bizimle konuşuyordu durumu anlattık bizim ismimizi sordu ve sağdaki abi yani amir gibi olan bize hiçbir şekilde bakmadan isimlerimzi boş bir A4 kağıdına yazdı bizi geri yolladı. Geçtik banka oturduk beklemeye başladık tam o sırada ufuk beni uyardı ''Bak elinde kağıtla gidiyor.'' Dedi. Evet binaya doğru gidiyordu bir an umutlandık o an ama sonra geri geldi ve hiçbir şey olmamış gibi yerine oturdu derken aradan 30 saniye geçti ve telefonum çaldı evet arayan konsolosluktu telefondaki kadındı ve Türk’ tü kibar bir şekilde kim olduğumu teyit etti nerede olduğumu sordu ve pasaportumu getirebileceğimi söyledi hemen koşarak gittim evraklarımı arabadan aldım. Güvenliği geçtikten sonra bahçede benimle birlikte içeriye giren iki kişi vardı ikisi de 27 yaşlarında erkekti ve neden geldiğimi sordu bana bankoya kadar eşlik etti. Gittiğimde bankoda 3 kişi vardı hepsi kadındı 2 si Türktü sohbet ediyorlardı diğerini bilmiyorum sadece pasaportu verdim teşekkür ettim çıktım dışarı çıktığımda dosyam AP ye dönmüştü. Saat 16:57 de kapıların kapanmasına 3dk kala aynı taktikle Ufuk da içeriye girdi ve birlikte hiç unutamayacağımız bir gün geçirip sürecimizi bitirdik.Süreçte hepimize vizemizi aldıran (aldıran diyorum çünkü bu yardımın ötesinde bir şey…) Uğur abiye, zorlandığım kısımlarda birebir saatlerce konuştuğum İsmail abiye, Ankara’ da sırf destek amaçlı son saniyeye kadar yanımızda olan Derya abla ile eşi Tamer abiye ve içinde sonsuz umut ve neşe dolu İlknur abla ile eşi Can abiye teşekkür ederim…
-
@vallahiselected güzel kardeşim benim çok ama çok sevindik senin için. Can abin ve ben elimizden geldiğince destek olmaya çalıştık evet ama bu gerçekten senin azmin ve başarın. Bundan sonra tüm güzellikler seninle olsun. İnşallah çok daha güzel günlerin olsun. Yeni hayatında bol şans diliyoruz 💐
-
@vallahiselected tebrik ederim , zorlu süreci bitirdiniz gerisi ABD’ye ayak basıp düzenini kurmak kaldı. Başarılar dilerim
-
@vallahiselected sonuna kadar hak edilmiş bir vize ananızın ak sütü gibi helal olsun. Detaylı anlatım için ayrıca teşekkürler. Vizeniz hayırlı olsun bu kararlılıkla orada bir sorun yaşayacağınızı sanmıyorum ama genede bol şans :)
-
Tebrikler. Yeni hayatınızda mutluluklar. Şans sizinle olsun.
Bir film sahnesi gibiydi anlattıklarınız, mücadele edip kazanmanıza sevindim.
-
@vallahiselected Azminiz ve mücadeleniz için sizi tebrik ediyorum. Yeni hayatınızda mutluluklar.
-
merhaba .banka hesap dökümünü qnb mail olarak alıp giden varmı aranızda.mail olarak alınca imzalı hali var ama imza sirküleri yok .sorun yasayan oldumu
-
@vallahiselected tebrik ederim, vizeniz hayırlı olsun. Amerikadaki hayatınızda mutluluklar diliyorum
-
@vallahiselected Hayırlı uğurlu olsun.
-
@vallahiselected okurken ufak bir kalp çarpıntısı yaşadım sayende ellerine sağlık 😂 sizin yaşadıklarınızın yanında bizim hayaliyle bile bunu geçirdiğimizi düşününce iyi ayaktasınız hala 😁
-
@vallahiselected Umudun 30 Eylül sonuna kadar devam etmesi gerektiğini kanıtlar nitelikte hikaye gibi bir deneyim. Hikayemizin kahramanı da yine @gucarslan :) Ellerinize sağlık. Hayırlı, uğurlu olsun.
-
Merhaba dv 2022 kazananları için bi sayısal veri var mı.Mesela türkiyeden kaç kişi başvurdu kaç kişi kazandı kaç kişi mülakat alabildi gibi.Bilgi sahibi olanlar paylaşabilir mi ya da yönlendirebilir mi?
-
-
@vallahiselected çekilişi kazanınca öyle ünlü olmaya benzemiyormuş değil mi? :)
neyse ki bütün süreci son dakika da olsa bitirdiniz, vizeniz hayırlı olsun.
umarım bu, yaşadığınız son stres olur. abd'de bol şans.. -
Bu ileti silindi! -
@vallahiselected sıradan mülakat tecrübesi diye başladım iş romandan bir parçaya döndü. Hayırlı olsun. 🙂
-
Evet buraya yazmak bize de nasipmiş. Başlamadan önce teşekkürü, minneti her şeyi borç bildiğim @gucarslan abime buradan sevgilerimi sunarım. Herkes gibi sonuçların açıklandığı gün gerçek mi acaba diye o anlık şaşkınlıktan sonra benim de bu karın ağrılı sürecim başlamış oldu. eylülün sonlarında vizesini alan son talihlilerden birisi olarak, stres ne kadar uzun yaşanılacaksa ben de o kadar yaşadım (dolu dolu 1.5 sene). Kazandığımı öğrendiğim gibi ilk yaptığım şey kaçak durumda olduğum askerliğimi hemen aradan çıkartmak istedim ve ağustosta askere gittim. keza mahmutbey gişelerinden bile geçerken polis çevirmesine takılıp karakola götürülüyordum ki havalimanında sorun yaşar mıyım tereddütüne girmek istemedim ve bu arada cut off içine girer ve sıram gelir diye ümitlenmiştim. Case numberım 22k ve Ds submitim 22 eylül olması ise diğer tüm arkadaşlarla ortak olarak muzdarip olduğumuz mülakat alamama kervanına ben de katıldım. askerden geldiğimde her şey çoktan gelir derken mart,nisan,mayıs, haziran oldu ve hiç bişeyin değişmediğini gördüm. Daha önceden 2 kere turist vizesinden ret almış biri olarak AOS imkanım da kalmamıştı, amerikadan senatör bağlantısı bulsam dahi işe yaramadı, ankaradan mülakat almak bir hayal oldu ve gerçekleşmedi. yapılabilecek tek bir şey kalmıştı; dosya taşımak!
Bu işi şansa bırakamazdım, amerikanın dünya üzerinde ne kadar büyükelçiliği, baş konsolosluğu, fahrisi cart curt ne varsa bakın tüm hizmet verdiği noktalara mail attım, istisnasız! https://www.usembassy.gov/ bu listede adı olup da benim mail atmadığım kimse kalmamıştır. fakat burada takip zor olacağı ve gözden kaçma gibi durumlar olacağı için ücretli bir yazılım kullandım. böylece tüm konsolosluklara otomatik olarak, içeriğindeki mesajı yazılım sayesinde otomatik olarak değişen mailler attım. İçerik ise şu şekildeydi; merhaba önümüzdeki haftalarda x ülkesinde sizin konsolosluk görev alnında olacağım ve dosyamı taşımak istiyorum bana yardımcı olur musunuz?
tabii ki daha fazla detay verip inandırıcılığı da artırmak için güzel metinler yazdım. buradaki avantajım 1 mail yazıp bunu her ülkeye göre otomatik çeviren yazılımımın olmasıydı. böylece ben X ülkesi Y şehri yazsam da bir sonraki mailde Z ülkesi T şehri olarak değişiyordu. yaklaşık attığım 200 farklı konsolosluktan çeşitli cevaplar aldım. bunlardan bazıları; hayır olmaz kabul etmiyoruz, çoktan slotlarımızı doldurduk yeni randevu veremiyoruz, ülkeye geldiğinizi kanıtlayan belge atarsanız değerlendirebiliriz(suudi arabistan), bu ülkeye vizeniz var mı [ japonya (o zamanlar covid dolayısıyla vize istiyordu, şimdi ise 11 ekimde bu zorunluluğu kaldırdılar) ] , ilerleyen zamanlarda boşluk olursa size dönebiliriz, ülkeye geleceğinize dair kesin kanıt sunarsanız değerlendirebiliriz(paraguay). ve buna benzer binlerce mail. burada bir emekten bahsediyorum çünkü her yeni 1 mail için 200 konsolosluğa mail atıyordum ve cevap alabilmek adına defalarca mail attım. bazı mailler çalışmadı, bazı mailler aslında hiç yogmuş, bazı maillere defaatle yazınca dönüş yapıldı vs, vs. burada tamamen o maili açan konsolosluk görevlisinin keyfine tabiisiniz.
ben paraguayın mailini aldıktan sonra kafamda bir şeyler canlandı ve gözlerimde bi parıltı başladı (nebatinin parıltısından değil), bu sefer avını bulmuş tilki gibi sadece paraguaya güzel bir mail hazırladım yazılım kullanmadan. merhaba orada yaşayan ailemi ziyarete geleceğim süreç bitene kadar orada kalacağım bu süreç 30 eylülde bitecek ve ben bu zamana kadar orada bulacağım için mülakata girmeliyim vs. Allahım bana dediler ki gönder kanıtlayıcı belgeleri, bu arada kendim de yazılım işi yapıyorum ve Allahtan uçak bileti ile ve otel konusunda rezervleme yapan bir yazılımda çalıştığım için bu nokta bana çok kolay oldu. bu sayede biletleri kestim ve dönüş alana kadar da iptal etmedim ve maile dönüş aldığım gibi iptal ederek de 0 tl farkla tam iademi aldım. uçak bileti ve otel rezervasyonumu gördükleri zaman bana döndükleri mailde şu yazıyordu "we have a good news for you. you can request your inquiry" bunu gördüğüm gibi im kindly asking you to transfer dedim ve voula dosyama 10 dk içinde mülakat verildi. hemen biletimi ve otelimi ücretsiz iptal edip daha yakın tarihe gerçek biletimi ve booking rezervasyonumu yapıp yola çıktım. maili adıktan sonra uçağa binişimin arasında 24-25 saat süre vardır. böylece yaklaşık10 bin km öteye olan yolcuğum başlamış oldu. bu arada forumdaki arkadaşlara kendi bilet panelimden faydalandırabilirim. ücretsiz iptal ve normalden çok daha uyguna bilet konusunda bunu buraya bir borç bilirim. aynı şekilde dosya taşıyacak arkadaşlara da booking üzerinde yüzde 20 ve daha fazla indirime sahibim o konuda da yardımcı oalbilirim. ben tektim ama booking in çok faydasını gördüm. özellikle gittiğim otelelrde de ücretsiz 2 kişiliğe yükselttiler ve daha deluxe odalara yükselttiler. neyse paraguaya indim. fakat kısa süreli sevinç kendini tekrardan strese bıraktı. paraguayda bulunduğum zamanda atletizm ile alakalı bir etkinlik vardı ve bir sürü ülekden sporcular geliyordu. bu durum otellerde yer bulma sorununu baş gösterdi. neredeyse her gün tekrardan rezervasyonlar yapmak zorunda kaldım. eğer ki bu ülkeye dosyasını taşıyan olursa kendilerine tüm oteller konusunda tavsiye verebilirim :) (favorilerim asuncion hub ve asuncion dazzler hotel).
neyse gece ülkeye indiğim gibi uber ile otelime vardım. 5 saat sonra uyanıp konsoloslugun anlaşmalı olduğu medical merkezine gittim. ülkede ingilizce bilen nerdeyse yok o yuzden anlaşmak için sürekli translate kullandım. fakat klinikteki dr david çok nazik bi şekilde spanish or english? diye girizgah yaparak beni bir rahatlattı ve muayenemize başladık. fakat burası diğer yerlerden farklı olarak kan testi, aşı ve rontgen için farklı yerlerden sonuçları alıp hepsini dr davide gönderiyordu. yani burası da bir sancıydı. ah ankara bizi ne hallere koydun dedim koştururken. normalde sağlık süreci 1-2 gün sürerken benim tamamı 9 gün sürdü. doktor da bana tembih ediyor 'normalde bana mail göndermeleri gerekiyor ama unutuyorlar o yuzden sana da mail göndermelerini iste ve böylece belgeleri temin ettiğimizden emin olalalım diye' bunları duydukça Allahım nerelere geldim diyorum. gerçekten de öyle oldu butun belgeleri kendime ben de mail olarak aldım ve sonuçları doktora ben teslim ettim. o da bana bütün sonuçları, aşı kayıtlarını vs içieren zarfı mühürleyip verdi ve bu zarf ile 1 gün sonra mülakata girdim. her şey öyle uç uca yetişti ki 1 yerde takılsam ya patlayacaktım ya da süreç 30 eylülden sonrasına sarkacaktı ve bütün dv sürecim bitecekti.
mülakat günü; konsolosluk bomboş ama yine de çok yavaş ve gevşek çalışıyolar orada bi ara ağlayacaktım artık 3 saat geçti ben hala interview yapamadım. ne fee yi alacak vezne çalışıyor ne parmak izine çağırıyorlar. 40 yıl öncesinin bi muhtarlık salonu gibi desem çok da hatalı bir teşbih yapmış olmam. neyse bu can sıkıcı yerler bi şekilde bekleyerek geçti. haa unutmadan parayı bile dediler ki exact amount istiyoruz. 400 dolar vermiştim kabul etmeyip geri uzattılar neymiş efendim 330 dolar olarak verecekmişiz. Allahtan yanımda kredi kartım vardı nolur nolmaz diye ve o an orada kart ile ödedim yoksa binbir zorlukla mülakat alabildiğim ve içeri girebildiğim konsolosluktan dışarı çıkmak zorunda kalacaktım. interview başladı, her belgemi tek tek incelediler, saçma bir şekilde polis sertifikası belgeme takıldılar. sorun ise şu title olarak travel state sitesinde yazan title yazmıyor. diyorum bakın ama o belge. yok anlatamadım direkt ap ye bıraktılar. bu haberi uğur abiye ilettiğim gibi Allah ondan razı olsun direkt beni aradı şöyle şöyle yapcaksın böyle böyle yapacaksın ben de harfiyen uyguladım. hatta Türk konsolosluğa git şunu talep et bunu talep et dedi. ettim ama nafile bizim konsolosluğumuzun bana gram faydası dokunmadı. burada detay verip kendi ülkemizi ezmek istemiyorum ama güzel bi tecrübe olmadı. neyse ben artık amerika konsolosluğunun kapısının önünde yatmaya başladım resmen. karşıda benzinlik var cafesi var. oradan dedektif gibi izliyorum sabah 9 akşam 5 arası. hatta bi ara beni interview yapan görevli geldi kahve içiyorlar kendimi zor tutuyorum gitmeli miyim gidersem nolur kötü mü olur. bi çuval inciri berbat ederim korkusuyla bişey yapmıyorum ama kendimi de yiyorum ve tekrar uğur abi.. sakın gitme sakın diye net olarak uyardı ve sözünü dinledim. bi kaç gün daha sancılı bekleyişten sonra o maili aldım. belgenizi doğruladık vizenizi basıyoruz şu gün konsolosluğa gelip pasaportunuzu ve zarfınızı alın. o gün benim bayram günümdü gittim. zarfımı ve pasaportumu alırken görevli 'siz ailenizi ziyarete gelmiştiniz değil mi' diye sorarken bir yandan da ince bi gülümseme ile bana bakarken ben de yeah sure diye cevap verdim ve gülümsemesine devam etti. kendisi de biliyordu, anlamış olduğu çok belliydi ama sonuçta çekilen çile meyvesini verdi ve o pasaport elimdeydi artık.
bundan sonra yapılacak iş direkt amerikaya girmekti. ve uyguna bulduğum bir bilet ile newark havalimanında girişimi yaptım, soru bile sorulmadan direkt pasaportuma stamp basıldı ve o andan itibaren artık ülkedeydim içerdeydim. bu hissin tarifi yok arkadaşlar. belki arada atladığım bir sürü detaylar var ama ne aklınıza gelirse sorabilirsiniz telegram adresim grubun excel dosyasında mevcut. apar topar geldiğim için neredeyse hiçbir hazırlığım yok burada ama önemi yok şu an size long island da okyanus kenarı bir gece manzarasından bunu yazıyorum. Kim istiyorsa gönlüne göre bulsun inşallah. tekraren, yukarıda çok güzel bi tabir kullanılmış, bize vizeyi aldıran diye uğur abi için, kesinlikle oyle, bize vizeyi aldıran sayın @gucarslan sana her şey için teşekkür ederim iyi ki varsın iyi ki bizlere yoldaş oldun.
-
@venedikli Tebrikler , yeni hayatınızda mutluluklar.
-
@venedikli tebrikler kardeşim, vizen hayırlı olsun. azmetmenin ve mücadele etmenin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha görmüş olduk.
abd'deki hayatında bol şans diliyorum.
yolun da bahtın da açık olsun. -
Tebrikler. Yeni hayatınızda mutluluklar. Şans sizinle olsun.
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
42
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.7k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum

