• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. Yeşilkart Forum
    3. İleti
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    Yeşilkart ForumY Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 24
    • Konu 72
    • İleti 113
    • Gruplar 0

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: [Arşiv] DV2019 (2019 Green Card Lotosu) Asamalari

      Bu konudaki sorularinizi bu bolumdeki en guncel DV asamalari basliginda sorabilirsiniz:

      https://yesilkartforum.com/forum/category/77/greencard-lotosu-diversity-visa-süreci

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: [Arşiv] DV2018 (2018 Green Card Lotosu) Aşamaları

      Bu konudaki sorularinizi bu bolumdeki en guncel DV asamalari basliginda sorabilirsiniz:

      https://yesilkartforum.com/forum/category/77/greencard-lotosu-diversity-visa-süreci

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: [Arşiv] DV2019 Mulakat Deneyimleri

      Bu konudaki sorularinizi bu bolumdeki en guncel mulakat deneyimleri basliginda sorabilirsiniz:

      https://yesilkartforum.com/forum/category/77/greencard-lotosu-diversity-visa-süreci

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: [Arşiv] DV2018 Mülakat Deneyimleri

      Bu konudaki sorularinizi bu bolumdeki en guncel mulakat deneyimleri basliginda sorabilirsiniz:

      https://yesilkartforum.com/forum/category/77/greencard-lotosu-diversity-visa-süreci

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: [Arşiv] DV2017 Mülakat Deneyimleri

      Bu konudaki sorularinizi bu bolumdeki en guncel mulakat deneyimleri basliginda sorabilirsiniz:

      https://yesilkartforum.com/forum/category/77/greencard-lotosu-diversity-visa-süreci

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: Amerika'da broker/emlakci olmak (gayrimenkul isleri)

      @crazycells, içinde söyledi: Amerika'da broker/emlakci olmak (gayrimenkul isleri)

      @Yeşilkart-Forum, içinde söyledi: Amerika'da Broker olmak (gayrimenkul isleri)

      @crazycells, içinde söyledi: Amerika'da broker/emlakci olmak (gayrimenkul isleri)

      Sa: Herkese merhabalar, Ankarada yaklaşık 10 yıldır gayrimenkul işiyle uğraşıyorım arsa konut ve ticari mülkler satıyorum. Düşük bir ihtimal ama green card çıkarsa Amerikada bu işi yapabilmem için hangi kanallardan ilerlemeliyim hangi kurum veya belgelere ulaşmalıyım? Konuyla ilgili tecrübesi bilgisi olan yardımcı olabilirse sevinirim

      Deniz:
      Real Estate Agent olarak tanimlanan once salesperson ilerleyen surecte broker olabileceginiz bir meslek ABD’de. Ilk once 45 saatlik 3 tane ayri egitim tamamlamaniz gerekmekte, her bir ders icin sinava girmeli ve 70 uzeri puani almaniz gerekmektedir 100 uzerinden. Bu 3 dersinizi saat olarak tamamlayip sinavlarini gectikten sonra bulundugunuz state’in department of real estate mecrasinda state sinavina girip license’inizi almaniz gerekiyor. Egitim de sinav da tamamen ingilizce ve hukuki dil barindirmaktadir. Her state’in egitimleri birbirinden farklilik gosterebilmekle birlikte genel hatlariyla benzerler. Fakat hangi state’de bu isi yapacaksaniz o state’in license’ina sahip olmaniz gerekmektedir. Egitimi online tamamlayabilir veya okula gidip egitimi yuzyuze de tamamlayabilirsiniz(suanda boyle bir egitim yok sanirim-hepsi online) bu egitimin fiyati ortalama 300-700$ arasi degisebilmekte, state sinavi ucreti de her eyalete gore degisiklik gosterebilmektedir. Sinavin ucreti de 300$ civari idi California’da. Bol sans. Umarim yardimci olabilmisimdir.

      Sa: Deniz Bey, çok teşekkür ederim faydalı oldu tabiki, ama birşey daha merak ediyorum, türklerin yapabileceği bir meslek grubumu? Tavsiye edermisiniz? Türkiye ile farklı bir sistem var çünkü amerikada, sorumluluğu çalışma şartları geliri düşününce yapılacak veya yapılmayacak bir meslek dermisiniz?

      Veya diğer arkadaşların çevresinde türk emlakcı varmı gelir durumu nedir

      Deniz: Turk olup burada real estate agent olan ve hayatini orta duzey ustunde idame ettirebilen cok insan var, guzel bir meslek burada. Hersey kurallar cercevesinde duzenlenmis ve ahlak cizgisinden disari cikmamanizi gerektiren bir is. Aksi takdirde hakkinizda sikayette bulunulabiliyor bu bahsi gecen departmentlar tarafindan license’inizi revoke edebiliyorlar. Bence yapilabilecek bir meslek. Biliyorum herkes ayni seyi yaziyor bu gruplarda fakat bu iste gercekten ingilizcenizin yuksek seviyede olmasi gerekiyor. Musteri ile iletisimi gectim, egitimi bir hayli agir dilli. Ingilizceyi cok iyi konusan ve bilen biri olsaniz bile bilmediginiz bircok kelime ve kaliba denk geleceksiniz.

      Mühendislik ve Mimarlık içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: Amerika'da broker/emlakci olmak (gayrimenkul isleri)

      @crazycells, içinde söyledi: Amerika'da broker/emlakci olmak (gayrimenkul isleri)

      Sa: Herkese merhabalar, Ankarada yaklaşık 10 yıldır gayrimenkul işiyle uğraşıyorım arsa konut ve ticari mülkler satıyorum. Düşük bir ihtimal ama green card çıkarsa Amerikada bu işi yapabilmem için hangi kanallardan ilerlemeliyim hangi kurum veya belgelere ulaşmalıyım? Konuyla ilgili tecrübesi bilgisi olan yardımcı olabilirse sevinirim

      Deniz:
      Real Estate Agent olarak tanimlanan once salesperson ilerleyen surecte broker olabileceginiz bir meslek ABD’de. Ilk once 45 saatlik 3 tane ayri egitim tamamlamaniz gerekmekte, her bir ders icin sinava girmeli ve 70 uzeri puani almaniz gerekmektedir 100 uzerinden. Bu 3 dersinizi saat olarak tamamlayip sinavlarini gectikten sonra bulundugunuz state’in department of real estate mecrasinda state sinavina girip license’inizi almaniz gerekiyor. Egitim de sinav da tamamen ingilizce ve hukuki dil barindirmaktadir. Her state’in egitimleri birbirinden farklilik gosterebilmekle birlikte genel hatlariyla benzerler. Fakat hangi state’de bu isi yapacaksaniz o state’in license’ina sahip olmaniz gerekmektedir. Egitimi online tamamlayabilir veya okula gidip egitimi yuzyuze de tamamlayabilirsiniz(suanda boyle bir egitim yok sanirim-hepsi online) bu egitimin fiyati ortalama 300-700$ arasi degisebilmekte, state sinavi ucreti de her eyalete gore degisiklik gosterebilmektedir. Sinavin ucreti de 300$ civari idi California’da. Bol sans. Umarim yardimci olabilmisimdir.

      Mühendislik ve Mimarlık içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: RV - Trailer Park'ta yasamak

      Yesilkart Forum Facebook Grubundan alinti:

      Soru:

      ⭕ Mu:
      Amerika'ya GreenCard ile yerleştikten sonra kira işleriyle uğraşmak yerine direk karavan alıp yaşamak mantıklımı? Sizce ne gibi avantajları ve dezavantajları olur? Daha önce böyle bir şey yapmış veya yapmayı düşünen kişiler var mı? Sizin bu konudaki görüşleriniz/düşünceleriniz nedir?
      alt metni

      Cevaplar:

      ⭕ Sa:

      Dezavantaj karavanı her eyalete sokamazsın.Gece saat bilmem kaçtan sonra park yasağı olan eyaletler var ha dersen kendime ücra bir yer bulur karavanla takılırım işe gelmek için hergün atıyorum 50 km gelirim olabilir.Ve şöyle de bir şey var bir odayı her türlü tutacaksın amerika ehliyetin hazır değilse karavan paran nakit hazır değilse

      🔺 Mu :
      Düşüncemiz şu şekilde, ilk giriş yaptığımız andan itibaren 15 gün ila 1 ay arasında airbnb veya hostel tarzı bir yerde konaklamak. Daha sonra elimizdeki nakitle bir karavan satın almak ve hiç kira işine (depozito, kredi geçmişi vs.) girmeden bu karavanda konaklamak. Tabiki bu sırada iş bulursak karavanın iş yerimize yakın mesafede olmasını isteriz. Bunların dışında gider gitmez Amerika'yı baştan aşağıya gezmek gibi bir niyetimiz yok.

      🔺 Sa :
      Zaten doğru yeri bulursan gezmezsin.Gece park yasağı olan eyaletlerden uzak durursun mesela.. Ufak kasabalarda iş bulursan kimse karışmaz.. Ehliyetin hazırsa bu dediklerini yaparsın niye olmasın.Hazır olmasa bile Türk ehliyeti 1 yıl geçerli bazı eyaletlerde diye biliyorum.Türkiyeden aldığın B sınıfı orda karavana yetmez bunu biliyosundur düşükse sınıf yükseltmen lazım

      ⭕ @Cannavaro1903:

      Bazi yerlerde mobile home rv park yerleri var. Oraya park edip yasayabilirsiniz. Aylik cuzi bir kirasi oluyor. Ama oyle kalkip orasi senin burasi benim yasamak bana kalirsa zor olur. Walmart supercenterlarda overnight parking oluyor (aksi belirtilmedikce), pilot- flying j gibi gas stationlarda da park edip kalabilirsiniz. Bu gas stationlardan gas alirsaniz dus puani da veriyorlar. Dusunuzu da bedavaya alirsiniz. Guvenlik nasil olur bilmiyorum. Macera olsun diye denenebilir. Ucuz olsun diye derseniz bence cok mantikli olmaz.

      ⭕ Ça :

      Karavan alınacak paraya en az altı aylık kira gideri karşılanabilir. Karavan insanları değişik insanlar. Hani Türkiye’de askerde gördüğün tipleri gerçek hayatta görmüyorsun ya, işte karavan insanları da aynı. Gelip para yaptıktan sonra alırsın Karavanı gezersin. Ama karavanda yaşamak hem rahatsız hemde ucuz değil.

      ⭕ Ca:

      elektrik ve su olayını düşündün mü ? o nasıl olacak?

      🔺 Mu:
      Temiz ve kirli su deposu var karavanların. Elektrik olayını aküden karşılıyorlar galiba nasıl oluyor bilmiyorum ama elektrik var yani karavanlarda.

      🔺Ca:
      yani sürekli bi yerlerden su tedarik edeceksin. ısınma,yiyecek pişirme gibi fazla elektrik harcayacağın şeyler olacak. karavan sanki modern yaşama pek uygunmuş gibi gelmedi bana. ama bunun için yaşam yerleri geliştirmiş olabilirler. biraz daha araştırmak lazım.

      🔺 @Cannavaro1903
      Karavan park alanlarinda elektrik alabiliyorsunuz. Suyu da ayni sekilde kirli suyu bosaltip temiz suyu doldurabiliyosunuz. Elektrik su tesisati var yani.

      🔺Ca:
      her yerde var mı bu park alanları ?

      🔺 @Cannavaro1903
      her yerden kasit eyaletse her eyalette illaki vardir. Gittigim her eyalette gordum bunlardan. Tabi manhattan da var midir derseniz misal, vardir diyemem :)

      🔺Ca:
      aslında her şehri kast etmiştim ama illaki vardır dediğiniz gibi.

      🔺 @Cannavaro1903
      vardir. 55plus communitylere benziyor. Kapisinda guvenligi olan site diye tabir edeyim. Herkesin bir alani var. Orada tesisatlariniz vs var. Aylik kirasini odeyip kaliyosunuz. Ister karavan getirin ister mobile home getirin. Size kalmis.

      🔺Jo:
      ben kiralamıştım uzun zaman once,
      montana,new hampshire, maine, niegara, washington,oregon eyaletleri 4 ayda gezdim karavanda kaldık, elektrik su zaten karavanın kendi aküsü, restroom duşları var içinde,depo doldukça temizletmek lazım, benimki buyuktu mutfagı vardı 4 kisilikti, sehir yerleri güneyler güvenli degil gece uyurken aniden dalabilirler homelesslar, ben daglara cıkardım dag havası, tabii yanınızda silah eksik olmasın, ben 1 canta silahla gittik,av hayvanları yedik yaban duck, geyik bunları vurup dısarda kamp atesinde yerdik güsel zevkli maceralı, yeri geldi karsımıza ayılar cıktı,havaya ates actımızda kacarlardı zaten...sehir merkezlerinde buyuk sehirde karavan olmaz, sadece gezme amaclısır o

      ⭕ Bu:

      Kis aylarinda kuzey eyaletlerin de soguk problem olabilir.

      ⭕ @Sinem-Akçam

      Bn ciddi ciddi düşünüyorum bunu. Ve ev yerine karavanda yasamak bana daha huzurlu ve özgür geliyor
      Gunes panelli karavanlar elektrik sorunu yaşamıyor bir de abd deki karavanlar tr deki gibi degil resmen ev konforunda genis ve korunaklı. Rv parklar harici sirf bu tur konaklamalar icin bizdeki camping tarzi 365 gun acik bolgeler var texas bir rv cenneti keza california da öyle. Neden olmasin ?

      ⭕ Ha:

      Residency problemi var. Sabit bir adresiniz olmayacak. Adres olmadan da biliyorsunuz ABD'de bir iş yapılamıyor.

      🔺 Mu:
      İllaki bi çözümü vardır. Karavanda yaşayan yerliler nasıl hallediyorlar acaba adres olayını?

      🔺Ha:
      Posta Kutusu ve Sanal adres gibi çözümler var ancak bunlar her işi halletmiyor. Benim araştırdığıma göre karavanda yaşayan Amerikalılar bir arkadaş ya da akrabasının adresini veriyor. Ama yine de karşınıza bazı sorunlar çıkabiliyor. Bankada hesap açayım deseniz gerçek ev adresi istiyorlar. Vergi öderken hangi State e göre vergi ödeyeceksiniz belli değil. ABD de yaşam terör olaylarından sonra çok zorlaştı. Şaşırırsınız Rent a car ya da uçak firmaları nakit para almıyor. Sizin hareketlerinizi kredi kartından takip etmek istiyorlar. Gece yatarken polis gelip çek arabanı diyebilir :) Karavanda yaşayanlar için en hoşgörülü eyalet Teksas ve Florida. Orada çözüm bulmak diğerlerinden çok daha kolay.
      https://rvshare.com/blog/state-residency/
      Bazı karakollar bölgelerindeki karavan parkedilecek alanları gösteren haritalar yayınlıyor ancak oraya gittiğinizde bazen park etmenin imkansız olduğunu görüyorsunuz. Ben gezmek değil ucuza yaşamak istiyorum diyorsanız, bir karavan parkıyla uzun süreli anlaşıp orada yaşayabilirsiniz. 1 milyon Amerikalı bu şekilde yaşıyor. Florida'da 1 aylık kira 300 $ civarında... Bunun için en mantıklı ve ucuz eyalet Teksas... Karavan dostu diğer eyaletleri görüp birbiriyle kıyaslamak için ; https://axleaddict.com/rvs/Full-Time-RVingHow-to-Establish-State-Residency
      Bir şey daha, buralardaki insan kalitesi biraz düşük oluyor maalesef. Gece yatarken bir kavga sesiyle uyanırsınız, sarhoşu ayyaşı, esrarkeşi bol olur, sık sık polis-ambulans gelir v.s. Azimliyseniz ya da paraya kıyarsanız iyi bir yer bulmakta mümkün ama ben vazgeçtim.

      ⭕ @crazycells :

      Her sehrin kurallari farkli olabilir, ornegin New York'ta geceleri arabanizda kalamiyorsunuz. Bu tur RV'leri ozellikle state park'larda kiraladiginiz yerlerde uzun sure park edebiliyorsunuz ve tabii icinde yasayabiliyorsunuz, bilginize.

      ⭕ Or:

      Youtube da gezigezive diye bir kanal var. Öneririm izlemenizi. Bir evli çift düğünden sonra elindr olan parayla amerikaya geliyorlar ve karavan satin aliyorlar. Yanlis hatirlamiyorsam 2000$. Onlarin videolarinda daha iyi ve guzel bilgiler elde edebilirsiniz. Benim dusuncem ve bu konudaki bilgime gelecek olursaniz, walmart, target, h.e.b gibi buyuk alisveris merkezlerinin ozel ve ayri karavan ve tır park yerleri oluyor. Ve buralara bedava park edip kalabiliyorsun. San antonio da walmart'in park alaninda tirlar icin su ve elektrik vardi ancak gelen karavanlar tircilarinkini kullanabiliyorlardi. Bostonda karavanin uzunlugu belirli bir uzunluktan uzunsa belirli bir saatten sonra seyahay edemiyorsun ancak zaten poliste cok sorun yapmiyor burda. Genelde benim gordugum, amerikalilar karavani olanlari maceraci olarak gorup kimsenin macerasina karismak istemiyorlar. Las vegas, nevada, california, utah taraflarinda daha gelismis ve daha buyuk rv parklari var. Fakat tabiki daha pahalli. Yemek yeme olayini alternatof olarak her gun disardan yapabilirsiniz cunku gercekten cok ucuz. Dus ve tuvalet konusunda ise burada herkes spor salonu uyesi oluyor. Spor salonlarinin imkanlarini da kullaniyorlar. Bostonda aylik 60 dolara uye olabiliyorsun. Isinma konusunda ben sıkıntı yasabilecegini dusunuyorum eger soguk yerlerde kalirsan. Guneyde sorun yasamazsin. Sehir dislarinda evsizde yok. Banliyo dedigimiz yerler yani. Ormanlik alan falan demiyorum, yine sehirdesin ama mesela merkeze 20 mile bir yer. Bir walmart, spor salonu, yemek yeme yerleri vs hersey var ama evsiz yok. Evsizler genellikle tam sehir merkezlerinde oluyor. Yani hem vahsi yasamdan uzak hem evsizlerden uzak yer bulabilirsiniz. Bunlar tamamen benim fikirlerimdi. Mantikli olmayabilir, yanlis olabilir ya da eyaletten eyalete degisebilir, ben sadece benim bildigimi yazarak yardim etmeye calistim.

      Emlak içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: DV2019 Azərbaycan Green Card lotereyasi qalibləri

      Salam. Mən g.c. dv2018 qalibiyəm. Lotoreyaya yerli greencard.az sirkəti vasitəsilə qosulmusdum, qalib oldugumu da onlardan 15 may tarixində esitdim. Bildiyimiz kimi, əsas dovlət saytindan qeydiyyatdan kəcməyənənlərin bu sirkətdə odəməli oldugu bir cəriməsi var )) (750$)
      Bu cəriməni odədikdən sonra bildim ki case number 19*** lərdədir. Mənim DS260 da sirkət tərəfindən doldurulmusdu. Amma bəzi səhflər var idi və bunlar may ayina qədər də elə qaldi. Məsələn: g.c in gondərilməli oldugu adres hissəsinə Nyu-Yorkda bir adres yazilmisdi ki, bu adresin ustundə AP-a (administrativ proses) qalan və viza ala bilməyən belə olmusdu. Mən isə bubsəhflərə toxunmadim, maya qədər beləcə qaldi.
      Bundan sonrasi gozləmək.
      Bu arada da facebook da qruplar tapdim, həm Azərbaycandan, həm Turkiyədən. Ali Cihan beydən də məsləhətlər aldim, sag olsun. Acdigi online cədvəldə qeydiyyatdan kecib gozləyirdim, hər gun girib baxirdim ki gorum kim yenilədi statusunu )))
      Youtube də videolari izləyirdim, dv2017 qalibi Turqut bəyin videolarini tapdim, izlədim )))
      Əvvəllər hec bilməzdim ki, lotoreyada qalib olmaq green cardi qazanmaq demək deyil....
      Bir illik bir gozləmədən sonra təxminən aprel ayinin ortalarinda may bulletenində iyun ayi da aciqlanandi, 20 iyun gorus gunumun oldugunu oyrəndim. Bundan sonra SOS klinikasinda zəng edib gun təyin etdik, təxminən may sonu (Qaqarin mostunun altinda) muayinə, analiz və peyvəndlərdən kecdim. Cəmi bir dənə peyvəndləri qalmisdi, onu da mənə vurdular )
      Təxminən 300 manat xərcim cixmisdi, rentgeni Mərkəzi klinik xəstəxanada etdirmisdim, hazir idi. 10 gun sonra cavablarim hazir idi.
      Bu arada da emailimdən məktub yazib ds 260 in acdirilmasini xahis etmisdik.
      Mohtəsəm bir xanimin koməkliyi ilə onu da acib duzəlis edib gondərdim, urəyim tam sakit oldu. Bundan sonra sənədlərimi toplamaga basladim. Bu Sənədlər: attestat, dogum haqqinda səhadətnamə məhkumluq haqqinda arayis, subayliq haqqinda arayis (tərcumə, təsdiqlə birlikdə), bank arayisi, pasportun ilk səhifəsinin kopyasi, bir də səkil. Səkildə də sac uzə, ciyinə dusməməmlidir. Mən iki dəfə dəyisdirməli oldum səkli. Bir də mənim pasportumda İran pecati var idi, narahat olub onu dəyisdirmisdim, təzə pasport alib ds i onunla doldurmusdum. Amma sonra bildim ki bunun bir təsiri yox imis.
      Və gorus....
      Bizim çox hormətli dostlarimizin yaratdigi whatsapp qrupumuz var idi, 3 nəfərin təsəbbusu ilə 180 nəfərlik qrup yaranmisdi və qrupda kimin nə problemi var, nə məsləhət almaq istəyir danisilirdi. Hami oz suallarina cavab tapirdi. Mən də eləcə. Ona gorə də gorus gunu tam hazir getmisdin.
      5 gun qabaqcadan online bilet almisdim, 19 u avtovagzaldan cixib səhər Tbilisiyə catdim. Avtobusun qiyməti 12 AZN.
      AİRBNB ilə ev də tutmusdum, vacib deyil ev səfirliyin yaninda olsun. Uber istifadə edə bilərsiniz, 15-20 dəqiqəyə orda olur. Səhəri gun səhər gorusum oldu. Verilən suallar:
      Hansi səhərdə orta məktəbi bitirmisiniz? Adi, nomrəsi, hansi kucədə yerləsir
      Hansi fənni ən yaxsi oxumusunuz? ( Bu suala hazirliqsiz idim, amma bilirdim ki cografiya həmisə bes olub, ona gorə onun adini verdim)
      Azərbaycanda nə is gorursunuz?bu sahə uzrə təhsiliniz varmi?
      ABS da nə is gorəcəksiniz? Oxuyacam cavabina verdiyi sual: -oxudugun vaxt necə dolanacan?
      -Kartimda pulum var. -Nə qədər? -Təxminən 10000 dollar. :))) Gulumsəmə.... (Tam da 10000 dollar hesaba pul qoymaginiza ehtiyac yoxdur, məndə 9800 idi, Beynəlxalq banka bir gundə qoyub səhəri gun cixarmisdim)
      -Orda tanisiniz varmi, bu kimin adresidir?
      Vəəə Welcome )))
      Səhəri gun saat 2 yə cagirdilar. Pasportum onlarda idi. Axsma 5-6 yacan gozlədib pecatli, vizali pasportumu qaytardilar. Vizanin tarixi SOS da mənə verilən sənədin tarixi ilə hesablanib və 6 aydir.
      6 sentyabr Qatar hava yollari ilə Los Angelesə yola dusdum. Mənə verilən sari zərfi əl bagajinda goturmusdum. (guya guvənilir yer bilmisdim. Butun yol boyu qliserin acilib kofeyə qarisib dagilib ustunə.
      Aeroportda inspektora zərfi uzadanda uzumə baxmagini deyəsən hec vaxt unutmayacam )))) Amma soylənə soylənə qəbul elədilər zərfi. Diqqətli olun, sizdə dagilan bir sey olmasin və mutləq əl bagajinda goturun sari zərfi. Burda da bir az sorgu sualdan sonra pasportuma gələcəkdə məndən I99 istənəndə acib baxa biləcəkləri pecat vurdular və olkəyə xos gəldim. 🙂
      3 gun sonra SSN ofisə gedib oldugum adresi verdim onlara, bir həftəyə ssn gəldi.
      Green cardin odənisini isə oktyabrda etmisəm )
      Bir muddət sonra mənə (verdiyim kohnə adresə) məktub gəldi, məni yenidən uscis ə dəvət edirdilər, barmaq izi ucun. Getdim goturdulər, yeni səkil də cəkdilər. Beləcə dekabrda g.c. da gəldi...
      Bu yasil sənədin mənə gəlib catmasina qədər kim mənə nə əziyyət cəkib hamisina cox sag ol deyirəm. Səbr edib komək etdiklərinə gorə.
      Bu ilki qaliblərə isə boyuk səbr arzu edirəm.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: Amerika’ya Yeni Gelenler İçin Faydalı Mobil Uygulamalar

      Yesilkart Forum facebook sayfasina gelen yorumu aktariyorum:

      GoodRx de iyi bir app. Eğer ilaç alacaksanız, sağlık sigortanız da yoksa ya da kullanmak istemiyorsanız size o ilacın nerede kaça satıldığını gösteriyor. En uygun fiyatlı yerden alıyorsunuz. Ben Ralphs’tan ilaç almıştım. Normalde toplam $40 tuttu. Ben $15 civarı bir şey ödedim. Uygulamada verilen indirim kuponunu kasiyere gösteriyorsunuz, o da indirimi size veriyor. Çok yararlı.

      İletişim ve Teknoloji içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: Eyaletlerin Vergi Oranları

      Yesilkart Forum Facebook Grubu'ndan alinti:

      ⭕ Hu:

      Ben sunu tam olarak anlamadim 7 eyalette gelir vergisi % 0 demis.mesala bunlarin icinde teksasta var simdi burada calisan bir kisi vergi odemeyecekmi onumu anlamaliyiz.

      🔺 @crazycells :
      Evet, su 7 eyalete gelir vergisi odemiyorsunuz: Alaska, Florida, Nevada, South Dakota, Texas, Washington ve Wyoming...
      Fakat bu demek degildir ki hicbir vergiyi odemiyorsunuz ya da federal hukumete vergi odemiyorsunuz... Ikisi birbirinden farkli. Bu konuda eyaletlerdeki degisik vergi turleri hakkinda bilgi veriyor, gelir vergisi de bunlardan biri... yazinin tamamini okumanizi tavsiye ederim.

      ⭕ @Murat-Bahadir :

      Texsas iyi o halde

      ⭕ Hu:

      Anladigim kadsriyla eyalet vergisi texasta 0 mis ama fedaral vergi var yinede

      🔺 @crazycells
      Evet, eyalete odediginiz gelir vergisi %0 ama hala federal hukumete gelir vergisi oduyorsunuz. Ayrica Texas'a baska vergileri oduyorsunuz, onlar %0 degil.

      Misal satis vergisinin olmadigi eyaletler ise sunlar:
      Delaware, Montana, New Hampshire ve Oregon
      Bu eyaletlerde satin aldiginiz urunler icin vergi odemiyorsunuz.

      ⭕ @crazycells :

      Valla Murat Bey, iyilik kotuluk haritasi gibi dusunmeyin :) bu baslikta sadece vergi oranlari konusunda bilgi var, ne saglik sisteminin etkililiginden, ne egitim sisteminin kalitesinden, ne de yasam kosullarinin iyiliginden bahsedilmiyor :) Dolayisiyla dusuk vergi = iyi eyalet diye dusunmemek lazim kanimca, tabii milyonlariniz varsa baska :)
      Fakat vergi vermek kotu bir sey degil :) size yol, su, elektrik olarak geri donuyor bu vergiler :) Misal su an aklima geldi, ABD'de toplu tasimanin gelismis oldugu, metro sistemlerinin bulundugu sehirlere bakarsaniz nerdeyse tamami vergisi yuksek olan eyaletlerde bulunuyor. Yanlis bilmiyorsam guney kisimlarda sadece Miami'de metro sistemi var.

      ⭕ @JC-BOND :

      Vergi dusukse is yoktur, nufus yoktur, insanlari tutabilmek icin vergi dusuktur. Bu ana tema ama vergi yuksek her yerde isler iyi diye bir durumda yok, cok degisken.... 5 sene once dogru olan , 5 sene sonra degismis olabilir.... ABD de de statiko cok yok, dogal yasam gibi duzene ayak uyduran, temkinli olan, firsatlari kollayip kullanan ayakta kalir.... birde burda doga ve hava sartlarida cok acimasiz....

      Eyaletler içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: Mevcut ABD yonetiminin yasal gocmenlerin vatandasliga gecmelerini engellemek/guclestirmek icin uygulamaya calistigi yeni politika

      Yesilkart Forum Facebook Grubu'ndan alinti:

      ❓Mi: Hali hazirda Amerikada yasiyanlari ilgilendiren bir haber. Dikkatli olmakta fayda var:
      https://www.nbcnews.com/politics/immigration/now-trump-administration-wants-limit-citizenship-legal-immigrants-n897931

      Yorumlar:

      ⭕Se:

      Ne yapabiliriz ki bunun icin Mi* hnm oneriniz nedir acaba, yeni yerlestim cahilligimi maruz gorun

      ⭕ @crazycells :

      Hicbir surecte hicbir resmi kuruma yanlis ya da yaniltici bilgi vermemek, sartlari saglamamaniza ragmen hukumet programlarindan yararlanmaya calismamak yapabileceginiz birkac sey Se* Bey.
      Durumun daha da kotulesebileceginden hareketle, ihtiyaciniz yoksa vatandas olana kadar hukumetin yardim programlarindan yararlanmamaniz ve kendi ayaklarinizin ustunde durmaniz yine takinilabilecek diger tutum...

      ⭕ Mi:

      @crazycells in dedigi konulara dikkat edin. Isin kotu tarafi bu uygulamaya gecmek icin senatodan kanun falan gecirmeleri gerekmiyor, ve hic kuskunuz olmasin en idik didik arastiracaklari musluman ulkeler olacaktir. Detaylarini bilmiyorum ama Obama carede bu yardim kapsamina giriyor diyorlardi haberlerde.

      ⭕ @crazycells

      "Obamacare, children's health insurance, food stamps and other benefits" diyor simdilik haberde... Eger USCIS hizli karar alirsa, onumuzdeki haftalarda ayrintilari goruruz.
      Evet, bu yasa olarak degil de USCIS'in kurali olarak cikabilir. Daha once de Employment Based Green Card'larin hepsine USCIS mulakat sarti getirmisti yasalardan bagimsiz olarak.

      🔺Se:
      Obamacare derken sigorta mecbur.yaptirioz onuda mi yaptirmicaz anlamadim ki

      🔺 @crazycells
      2019'dan itibaren sigorta mecburiyeti kalkacak.
      Anladigim kadariyla sigortalarin ayrica ozel sigorta sirketlerinden yapilmasini istiyorlar. Vatandas olunmadan bu haklarin kullanilmasini ya da programlardan yararlanilmasini istemiyorlar. Bunlar henuz verilmis kararlar degil, ama hem White House'tan hem de Icisleri Bakanligindan yapilan aciklamalar bu uygulamaya paralel. Ne karar verilecegini bekleyip gorecegiz.

      ⭕ Er:

      Bu süreç tam olarak vatandaş olabilmemizi mi etkileyecek? Yani green card ile gelenleri nasıl bir durum bekliyor tam olarak anlayamadım açıkçası. Biz bir arkadaşımısın tavsiyesi ile healt ins başvurduk. Hem de bugün:(( Oğlum eşim ve benim için. Nasıl ilerlemeliyim A* bey? Bu başvuruyu iptal ettirme şansımız var mı acaba eğer bizi de etkileyecekse kapsamı?

      🔺Mi:
      O uygulamaya gore vatandaslik verirken ayiklama yapacaklar. Trump i dinlerseniz vatandasliklari greencartlari iptal etmeleri de soz konusu olabilecek. Verilen haklar geri alinmaz idi ama bu yonetimle neyin ne olacagi belli degil.

      🔺 Ja:
      Ozellikle verilen vatandasligin iptali cok sert.... vatandasligi almak bile halen bu ulkede ikinci sinif vatandas olmaktan kurtarmaz. Yasalar karsisinda esit yapmaz....

      ⭕ @crazycells :

      Vatandaslik ve Green Card sureciyle ilgili soru soran arkadaslar icin aciklama yapayim...

      Yukaridaki haberde yazilan sekilde bilgiler var ama henuz yasal bir uygulama baslamis degil. Baslar mi, baslarsa ne zaman baslar bilmiyorum. Bunu zaman gosterecek. Peki boyle bir uygulama baslarsa siz bundan etkilenir misiniz?

      Eger dedikleri kadar sert bir uygulama getirirlerse, hukumetin yardim programlarini kullanan kisiler vatandaslik surecinde bu uygulamadan etkilenebilirler. Su ana kadar sadece suc islemis yani adli sicili temiz olmayan kisileri hedef alarak bu uygulamalari yaptilar, fakat bundan sonra durum nasil olur ben de bilmiyorum. Hickimse de bilmiyor :)

      Eger ABD'ye yeni geliyorsaniz, size tavsiyem forumda bahsedilen miktarlarda bir birikimle ya da bir sponsorla (veya ise kabul edilerek) ABD'ye gelmeniz ve mumkun oldugunca ortalik sakinlesene kadar USCIS'e, kamuya yuk oldugunuzu dusundurecek programlari kullanmamaniz yonunde. Bazi arkadaslar hala israrla forumdaki miktarlarin abartili oldugunu dusunse de, ben bu arkadaslarin dusunceleriyle ilgilenmiyorum. Ayrica soylemem gerekir ki bu arkadaslarin yapmaya calistigi seyi de anlayamiyorum. ABD'ye cebinizde para olmadan ya da size yardim yapacak biri olmadan girmeyi tesvik etmek, sizi daha zeki ya da bilgili yapmiyor. Siz kendinizi ozel zannediyor olabilirsiniz, fakat benim yillarca yuzlerce kisinin ABD'deki deneyimlerinden gordugum kadariyla o miktarlar ABD'de yeni bir yasam kurmak icin oldukca makul bir fikir veriyor herkese.

      Eger hukumetin yardim programlarindan yararlandiysaniz, ve bu uygulamanin gelecegini dusunuyorsaniz ne yapmalisiniz?
      O durumda bence hicbir sey yapmamalisiniz, vatandaslik basvurusu bile yapmayin. Green Card size zaten ABD'de yasal bir statu sagliyor, ABD vatandasi olmanin birkac avantaji olacak ama Green Card sahibi olmak bundan cok farkli degil, ABD'de hala istediginiz her seyi yapabilirsiniz. Trump'in hukumetinin gitmesini ve her seyin normale donmesini beklemek en makul cozum gibi. Eger onumuzdeki yillarda bu bahsedilen uygulama gelirse ve yardim alan kisilerin basvurulari red olmazsa, o durumda siz de vatandaslik basvurunuzu yaparsiniz. Aksi durumda, USCIS'in kararlarinin normale donmesi icin bekleyebilirsiniz. Eger vatandaslik basvurusu yapmazsaniz, vatandaslik basvurunuzun reddedilmesi de mumkun olmaz.

      ⭕ Mi:

      @crazycells in dediklerine katiliyorum. Biliyorum bu tur haberler moralinizi bozuyor ve duymak istemiyorsunuz, burda defalarca insanlarin moralini bozmak,umudunu kirmak ve Amerikada istememekle suclandim ama bunlari bilmeniz gerek ki onlem alabilesiniz. Birsey olmaz demek cozum degil, siz onleminizi alinda olup olmayacagini denemeyin. Unutmayin bu kurumlarin calismasi bolgesine hatta sizin islemlerinizi yapan memura gore bile degisebilir cunki bu kurallar memurlarin yorumlarina dayaniyor. Ne varki Amerika cok degisti ve degisiyor ve gocmenler icin olumlu gelismeler degil bunlar. Umarim kisa surede yonetim degisirde bu nonsense uygulamalar bir sekilde durur.

      ⭕ Ta:

      Yasa veya kararname cukarsa geriye donuk osleyecek mi bilen var mi?

      🔺 @crazycells
      Vatandas olmus olanlari etkilemez buyuk ihtimalle, fakat sureci devam edenleri ve yeni basvuracak olanlari etkileyebilir.

      Vatandaşlık Süreci ve İşlemleri içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: Los Angeles (California)

      T.C. Los Angeles Baskonsoloslugu'nun Los Angeles hakkinda verdigi bilgiler:

      Los Angeles, California eyaletinin güneyinde yer almakta olup, eyaletin en büyük şehri ve vilayeti (county) konumundadır.

      Akdeniz iklimine benzer bir iklimin hakim olduğu Los Angeles’taki hava sıcaklığı ortalaması, Haziran-Ekim döneminde 28ºC, Kasım-Mayıs döneminde 18ºC’dir. Sert kışlar yaşanmamaktadır. Nem oranı, okyanus esintisinin etkisiyle, Akdeniz'den daha düşük seviyededir.

      Los Angeles vilayeti (county), 10 milyonu aşan nüfusuyla, 36 milyon civarında insanın yaşadığı California Eyaleti’nin en kalabalık vilayeti özelliğini taşımaktadır. Şehir nüfusu 4 milyondan fazladır. Los Angeles bölgesine yüksek öğrenim amacıyla dünyanın çeşitli ülkelerinden çok sayıda yabancı öğrenci de gelmektedir. Ayrıca, ekonomik nedenli göç sonucu özellikle Meksika ve diğer bazı Orta Amerika ülkelerinden gelen çok sayıda kayıt dışı yabancı da nüfusun azımsanmayacak bir bölümünü oluşturmaktadır.

      Los Angeles’ta İngilizce’nin yanısıra, İspanyolca da çok yaygın olarak konuşulmaktadır.

      Los Angeles Şehri, Los Angeles Vilayeti içerisinde yer almaktadır. Vilayet’in en üst düzey yetkilileri halk tarafından doğrudan ve dört yılda bir seçilen, 5 kişiden oluşan Denetçiler Kurulu’dur (Board of Supervisors). Şehirlerde ise yine dört yılda bir doğrudan halk tarafından seçilen Belediye Başkanı (Mayor) ile 15 üyeden oluşan Belediye Meclisi (City Council) şehrin yönetiminde sırasıyla idare ve yasamayı temsil etmektedirler.

      Los Angeles’taki güvenlik ve asayiş koşulları bölgelere göre farklılık gösterebilmekle birlikte, şehrin genel olarak güvenli olduğunu söylemek mümkündür. Los Angeles Vilayetinde en üst sivil güvenlik makamını oluşturan “Şerif” doğrudan halk tarafından seçilmektedir. Los Angeles şehri içindeki yetkili emniyet organı ise, Belediye’ye bağlı olarak görev yapan Los Angeles Polis Departmanı’dır (LAPD). Los Angeles Vilayeti’nde seksen civarında şehir statüsünde idari birim yer almaktadır. Bunların çoğu kendi yerel polis birimlerine de sahip bulunmakla birlikte, nüfusu ve bütçesi küçük olan şehirlerin asayiş sorumluluğu Los Angeles Şerifi tarafından üstlenilmektedir.

      Los Angeles’a veya Los Angeles’tan gerek ABD içindeki gerek ABD dışındaki diğer yerlere ulaşım açısından herhangi bir güçlük bulunmamaktadır. Dünyanın yolcu açısından üçüncü en yoğun havaalanı olan Los Angeles Uluslararası Havaalanı (LAX) şehir merkezinin 26 km. güneyindedir. Ayrıca, Long Beach ve Burbank havaalanları da hizmet vermektedir.

      Türk Hava Yollarının Los Angeles-İstanbul hattında doğrudan seferleri 3 Mart 2011 tarihinden bu yana mevcuttur ve sözkonusu seferler haftanın her günü yapılmaktadır.

      Los Angeles’ta emlak değeri ve kira bedelleri ülke ortalamasının üstünde seyretmekte, bu açıdan ABD’nin en pahalı şehirleri arasında yer almaktadır.

      Los Angeles’ta, California’nın diğer eğitim bölgelerinde (school district) olduğu gibi, ilk, orta ve lise seviyesinde eğitim veren belediye okulları ücretsizdir. Altı yaşında başlayan ilkokul öncesinde, beş yaşına gelmiş çocukların gönderilmesi tavsiye edilen anaokulları (kindergarten) için ise bazı eğitim bölgelerindeki okullarda belirli ücretlerin ödenmesi sözkonusu olabilmektedir. İlk ve orta öğrenim birarada yapılmakta olup, süresi 8 yıldır. Lise ise 4 yıldır. Belediye okuluna kayıt olabilmek için okulun bulunduğu bölgede ikamet etmek gerekmektedir. İlkokullara kayıt için öğrencinin aşılarının tam olması gerekmektedir. Bu nedenle, kaydı yaptırılacak çocukların güncel aşı kartlarının mutlak surette bulundurulması önem taşımaktadır. Kayıt için, nüfus kağıdı örneği, varsa sosyal güvenlik kartı ve okulun hizmet verdiği bölgede ikamet edildiğini ispat eden (telefon, gaz, kira ödeme faturası gibi) belge örneği gerekmektedir.

      California’da özel üniversiteler ve devlet (eyalet) üniversiteleri olmak üzere iki çeşit üniversite bulunmakta olup, her ikisi de harca (tuition) tabidir. Eyalet üniversiteleri harçları, California'da en az bir yıl süreyle mukim ABD vatandaşları ve oturma müsadesine (greencard) sahip yabancı uyruklular için genelde yıllık 1500 ila 2000 ABD Doları arasındadır. California’da mukim olmayan (F-1 öğrenci vizesi sahipleri dahil) yabancı uyruklular ise eyalet üniversitelerinde genelde yıllık ortalama 15.000 ila 20.000 ABD Doları arasında harç ödemektedir. Özel üniversitelere ödenen harç miktarları ise çok daha fazladır. Üniversitelere müracaatlar en geç 8-9 ay önce yapılmaktadır. Üniversitelere kayıt için yabancı uyruklular İngilizce yeterlilik testi "TOEFL" dan asgari 450 puan almak zorundadır.

      İngilizce bilmeyenlerin İngilizce öğrenmek ve dillerini geliştirmek için gidebileceği çeşitli seviyede ve yoğunlukta özel kurslar mevcuttur. İki ya da üç aylık dönemler halinde devam eden kursların dönem başına ücreti genelde 800 ila 1000 Dolar arasında değişmektedir. Eyalet üniversitelerinde ise konaklama ve sağlık giderleri dahil, yıllık 4000-4500 Dolar karşılığında akademik düzeyde İngilizce eğitimi almak mümkündür. Ayrıca, belediye meclisleri tarafından finanse edilen yerel yetişkin okullarında da ücretsiz İngilizce kursları düzenlenebilmektedir.

      Gerek California’da gerek görev bölgemizdeki diğer eyaletlerde Türk müfredat okulu veya Milli Eğitim Bakanlığı tarafından görevlendirilmiş öğretmen bulunmamaktadır. Diğer taraftan, özellikle ilköğretim çağındaki öğrencilerimiz için bazı Türk dernekleri tarafından Türk dili ve kültürünü öğretmek amacıyla haftasonu okulları açılmaktadır. Sözkonusu okullar hakkındaki bilgilere Türk derneklerinin web sitelerinden ulaşmak mümkündür.

      California içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: ABD'de Yeni Araba Alirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

      Yesilkart Forum Facebook Grubu'ndan alinti:

      Soru:
      ❓Amerika da araç kiralama mi mantıklı,yoksa satın almak mı?hangi model araçlar satılıyor Skoda var mı mesela

      Cevaplar:

      ⭕Ta:

      Ne kadar süre kalacağınıza kaç kişi olduğunuza ve bir çok kriter var

      ⭕As:

      ""Liz"" yöntemi var ingilizce yazılışını bilmiyorum siz her ay kiralık araca para ödüyorsunuz ve yenisi çıktığı zaman direkt ona geçiyorsunuz bildiğim kadarıyla bence en iyi yöntem bu bilen varsa yazsın lütfen biraz yarım yamalak oldu

      ⭕Ta:

      Lease yöntemi en az 2 yıl oluyor aracın hiç bir masrafı ile ilgilemiyorsunuz hepsini şirket yapıyor aylık 400 de var 3000 de var yenisine geçmek isterseniz daimi müşteri olarak indirim alır ve geçersiniz yok ben araçtan memnunum derseniz yine indirimli alırsınız satılık araçlar için carsforsale.com en iyisidir kiralık için bölgelere göre arama yapmanız lazim

      🔺As:
      Gerçekten çok yararlı bir sistem

      🔺Fa:
      Araci lease etmek icin diger etkenlerde var, mesela iyi bir kredinin olmasi gerekiyor veya co signer gerekiyor sonucunda 2 yillik bir kontrata imza atiyorsunuz. Ayrica arac bankanin olacagi icin bankalar full coverage sigorta istiyor o da eger amerika da ehliyetiniz uzun sureli degilse ilk sigorta baya pahali olabiliyor. Yeni amerikaya tasinanlar icin lease yontemi pek avantajli diyemem, ozellikle ogrenciyseniz

      ⭕Ke:

      Kiralama uzun süre için mantıklı değil, ama leasing mantıklı olabilir. Çoğu Avrupa markası ABD'de yoktur, genelde Japon/Kore arabaları tercih edilir.

      ⭕Tu:

      residentsen almak elbette, kisa donem kalicaksan kiralama

      ⭕Mu:

      Satin alacaksan Toyota bir numara (Prius, camry hybrit)

      ⭕Bo:

      Toyota, Honda , Nissan , Lincoln , GMC , Subaru alinir....

      ⭕Ja:

      Yeni geldiğin için kredi skoru yüzünden sıfır araç almanda sıkıntı olabilir veya faiz yüksek olur. Tavsiyem 2. El 2015 üstü japon veya amerikan arabası al ama ortalama 12-14 bin $ gözden çıkarman lazim veya Avis in uzun donem kiralama yöntemini kullanabilirsin herhangi bir belge gerekmiyor. Avis Mini lease diye geçiyor. Aylik 800$ ye nissan etc kiralarsin

      🔺Vo:
      Kredi skoru ne kadar süre sonra yükseliyor

      🔺Ja:
      Bu tamamen sana bagli... Hiçbirşey yapmazsan istersen 10 yil kal us de gene yükselmez... Eğer iş bulursan. Hemen secure kredi karti alirsan hizla yukselmeye başlar.

      🔺Bo:
      Aylik 800 usd cok pahali ilk basta 2008 model bir Arac alabilirsin, sadece bir kac bin dolar. Mesela bizde bir Nissan Versa 2008 var, 1000 usd ettigi icin satmiyorum, yedek Arac tutuyorum. Ayrica Arac taksidi kadar sigortasi var, ucuz araba alirsan sigortasi da dusuk olur.
      islede alakali degil , benim yuksek maasli isim vardi, buna ragmen 3 sene yukselmedi, maas aldigim banka bile cesitli defa denedim kredi karti vermedi. Bank of America Secured credi cart veya American Express ile baslamak lazim.

      🔺Du:
      selfscore diye bir olusum var genelde ogrenciler kullaniyor 6 ayda chaseden bir kk alacak kadar ise yariyor :)

      🔺Ja:
      Herşeyin etkisi var. Ancak daha öncede dediğim gibi 1000$ verip secure credit karti alicaksin. Örneğin discover card online veriyor adresine gönderiyor. Teminat olan rakamina banka hesabındançekiyor .]
      Daha detayli bilgi istiyorsan. Ben geldiğimin 1. Ayinda capital one dan 300$ limitli.kart alabildim 3 ay sonra 2500 e cikardilar. Sebebi w2 ile yuksek bir gelir vardi vs.

      🔺Vo:
      alışveriş yapmadan skore yükselme ihtimali var mı

      🔺Ja:
      Hayir. Hatta Kart Kullanım oranında çok onemli. Ornegin $500 Limitli kart cikarttin. hepsini kullanmayacaksın 50-60 oranında kullanicaksin ve zamanında yatıracaksın.
      Ayrıca Sana American Express ile ilgili de bir bilgi veriyim. American Express 'in ilginç bir calışma mantigi var. Olurda Alirsan Bilgin olsun. Kartlarda Limit yok. Şirket Senin gelir durumun harcama durumun ve diger algoritmalar ile senin o ay ne kadar harcama yapacağına karar veriyor ornegin. 1. ay 5000 2. ay 15000 harcamama izin vermişti ;)
      Sana bununla ilgili kolay bir yol göstereyim. Aldigin Secure Credit Kart'i ornegin 500 lük kart al onu ITUNES hesabına bağla. 50-100 dolar harca olsun bitsin.

      🔺Vo:
      ne kadar sürede , çünkü ben eylülde gelip geri döneceğim gelecek sene bu zamanlarda immigrate edeceğim

      🔺Ja:
      Bu isler sürekli takip gerektirir. Bence Yerlesmeyeceksen hiç kredi kartı alma. Odemesi icin Gidip bankaya para yatırman gerekir yapamazsın kredi skorun daha çok etkilenir. Benim tavsiyem bu.

      Ehliyet ve Araba içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: ABD-Türkiye Arası Para Transferleri

      Yesilkart Forum Facebook Grubu'ndan alinti:

      Soru:
      ❓Merhabalar, houston da yada temasta ziraat yada başka bir Türkiye'de şubesi olab banka varmıdır? Varsa turkiyedeki bankamatik kartımızla işlem yapabiliyor muyuz yoksa başka bir işlem mı yapmak gerekiyor ?Şimdiden Çok teşekkürler.

      Cevaplar:

      ⭕On:

      Önceden new york da ziraat şubesi vardı ama kapandı şu an da Abd de şubesi olan Türk bankası yok.

      🔺Ba:
      Bildiğim kadarıyla Vakıf New York var.

      🔺On:
      haklisiniz bilmiyordum.

      ⭕Sh:

      Pekii, Türkiye Abd arası para gönderip alma işlerini nasıl yapıyorsunuz?

      🔺At:
      TransferWise isminde app var,cok ucuz yoldan para transferi yapabilirsin .Ben iki yıldır kullanıyorum

      🔺Es:
      Merhaba güvenli midir TransferWise ? sadece telefonun ındırıp banka kartınızla mı baglıyorsunuz. biraz bilgi verebilirmisiniz. cunkı biz abd ye yerlesınce her ay turkıyedekı evımızın kredısını yollayacagız.

      🔺At:
      %100 güvenilir ve işlem ücreti 10$ falan tutuyor, banka tarafından yapılan transferler en az 30 dolar işlem ücreti alacaktır. Göndereceğiniz kişinin İban no adres ve TC kimlik numarası yeterli oluyor, buradaki banka hesap bilgilerini isteyecekler ve Türkiye ye TL olarak yatar paranız. Ayrıca transfer süresi ne zaman yatacak vb. Bilgilendirmeler gelecektir telefonunuza. İlk defa yapılan transfer 5 gün sürer ama aynı kişiye tekrar gönderdiğinizde 2 gün içinde yatar.

      ⭕Ja:

      Garanti ve Finansbank Enpara üzerinden sadece 47$ karşılığında istediğiniz kadar para transferi yapabilirsiniz. Chase veya td bank a 2 günde geliyor

      ⭕Ku:

      Teb bankasını aradım 3 Amerikan Bankası ile antlaşması varmış burda hesap açtırıp oradan ücretsiz cekebilirmissin müşteri hizmetleri ni ara bilgi al bence
      Ama unutmayın kartınızı yurtdışı para çekme için müşteri hizmetleri ni arayacaksınız

      Bankacılık içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: Amerika'da Emeklilik

      Yesilkart Forum Facebook Grubu'ndan alinti:

      Soru:
      ❓Bi: Selamlar.. Tr de çalıştıgımız yıllar Abd de sayılıyor mu emeklilik için?

      Cevaplar:

      ⭕At:

      oyle birsey duymadim abd ancak soyle bir durum var 40 puan topladiginda yasinda gelmisse emekli olabiliyorsun bu 40 puanda ortalama 10 calismisliktir
      emekli olup calisan cok kisi var gunumuzde ya ayni iste yada farkli ancak emekli oldugunuzda calisma saatleriniz duser 40 yerine hemen hmene 25 saat herhalde devlettin bazi kurumlarindan yardim alabilirsiniz ve emekli oldugunuzda ozellikle iste diyelim 10 yillk son 3 yilinin yuzde ... alir bunu bir farbika calisani olarak dusunursek alicagi aylik 1000 dusuktur ancak calisabilir dedigim gibi

      ⭕Se:

      Burada sistem cok farkli oyle birsey olamaz bi*** hanim
      10 sene vergi ver.ek yada biryerde calismak suretiyle en az 40 puan lazim 62 yasinda emekli olabiliyor insanlar 65 de ikinci secenek biraz daha fazla maas alinabiliyor

      ⭕Al:

      ABD'deki sistem, Turkiye'dekinden cok farkli. Oncelikle kapitalist ekonomi duzenine sahip bir ulkeye geldiginizi unutmayin. Bu konuda daha cok bilgi sahibi olan arkadaslar, cekinmeden fikirlerini dile getirsinler :) Eger yeni gocmenseniz Turkiye'de calisirken ABD'ye vergi vermiyordunuz, ayrica ABD icin de calismiyordunuz, o nedenle ABD'nin bu sureyi sizin emekliliginiz surecinde saymasi mumkun degil. Eger bir ABD sirketi icin yurtdisinda calistiysaniz ve sirket size bir "emeklilik plani" yapip bunu odediyse, o durumda isler degisir. Emeklilik sistemi icin su siteye bakabilirsiniz: https://www.usa.gov/retirement

      Emeklilik icin en az 40 ceyrek yil yani 10 yil ABD'de calismaniz gerekiyor. Ayrica calistiginiz sirketin sizin icin odedigi ozel emeklilik planlari, bir yandan da calisirken odenilen social security benefitleri ve sizin ozel birikimleriniz burada emeklilik zamani kullanabileceginiz kaynaklar.
      Bu arada ulkelerdeki emeklilik hesaplarinin transferi diye bir konu var ama teoride var olmasina ragmen su ana kadar bunu oneren hicbir yer gormedim. Buyuk ihtimal surec hem cok karmasik ve altindan kalkmasi zor, hem de ulkedeki imkanlar digerine transfer olurken faydalar oldukca azaliyor, o nedenle hicbir anlami kalmiyor.

      Ayrica bu tur uygulamalar zamanla degisir cunku su an var olan sistem bile ekonomik olarak surdurulebilir degil (ozellikle baskanlik secimleri sirasinda bundan cok bahsediyordu Bernie Sanders) o nedenle cok yakin zamanda -eger vergiler arttirilmazsa- emeklilerin faydalandiklari imkanlarin sayisi azalacaktir.

      Emeklilik ve Yatırım içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: Amerika'ya Evcil Hayvan Götürmek

      Yesilkart Forum Facebook Grubundan:

      Soru:
      ❓Ta: Arkadaslar daha önce Amerikaya evcil hayvan özellikle kedi getiren oldu mu? Kedi sorunsuz girebiliyor mu? Bildiginiz prosedürler nelerdir? Karantina ya alınma durumu olabilir mi?

      Cevaplar:

      ⭕Se:

      Biz 2 defa kedi getirdik trde asilari kimligi tamamsa hic bir sorun olmaz biletini al getir

      ⭕Go:

      Aşıları tamamlayın özellikle kuduz aşısına bakıyorlar. Mutlaka çip taktırın. Veterinerden uluslararası pet pasaportu çıkartmanız gerekir. Bağlı olduğunuz ilçenin Tarım il müdürlüğünden vize almaniz gerekir. (Ülkeden çıkmadan birkac gün önce)Ucak bileti alırken mutlaka kedinizi belirtin. Bir miktar para odemeniz gerekecek.
      Cok sorunsuz giriş yaparsınız. Pasaport kontrolünde kediniz ile ilgili evraklara yazdığım bakiyorlar

      ⭕Em:

      Evraklari asilari tamamsa sorun olmuyor

      ⭕Bu:

      Karantinaya alınmaz.sadece kuduz aşısı ve hayvanın yapılan aşılarının karnesi lazım.birde ingilizce olarak veterinerinden hayvanın kuduz aşısı ve diğer aşılarının yapıldıgına vede saglıklı ve tüm kontrollerinin tarafımdan yapıldıgına dair kaşeli alın yanınıza

      ❓Bi: İl tarım mudurluklerınden seyahat belgesi almadan giden var mı?

      ⭕Bu:

      Amerika için il tarım md belge almaya gerek yok izmir il tarım md arayıp sorabilirsiniz.avrupaya giderken kan tahlili isteniyor.bize boşuna yaptırdıgımızı söylediler.hakikaten kimse bakmıyor.sadece kuduz aşısı ve diğer aşıları şart

      Yolculuk içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: Önlisans ve Lisans Eğitimi, Başvurular, SAT ve ACT sınavları

      Yesilkart Forum Facebook Grubu'ndan alinti:

      Soru:
      ❓Pe.: Merhabalar, 2018 Green kart talihlisiyiz. 9.sınıfta okuyan bir oğlum var. Amerikaya giriş yaptıktan sonra 2 yıl durdurmayı düşünüyoruz.En azından liseyi burda tamamlaması için şayet bu eylülde giriş yaparsak liseyi orda 10.siniftan mı devam edecek. Liseyi türkiye de bitirip mi gitmemiz iyi olur. Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim. İyi pazarlar...

      Cevaplar:

      ⭕ @Senay-Sirin:

      Hem turkiyede hem abd de lisede cocuk okutmus biri olarak, bence hic vakit kaybetmeden amerikadaki iyi bir liseye baslatin cocugunuzu. Turkiyede 9. Sinifi bitirirse burda 10. Siniftan baslar, normal sinifa gider, haftada 10-15 saat ingilizcesi yetersiz ogrencilerin birebir ya da 2-3 kisilik gruplar halinde agitim aldigi sinifa gider. Turkiyede pekcok ogretmen dersi anlatir, anlayan cocuk anlar, anlamayan ozel ders alir, ogretmenin sorunu degildir. Burada "anlatmak ogretmek degildir" felsefesinden hareketke, cocugun kalici bir sekilde sinifta ogrenmesine yonelik aktiviteler olur. Ilk sene zorlansa da sonra iyi ki gelmisiz dersiniz.

      ⭕ @Golge:

      Amerika'da liseyi bitirmesi daha iyi olacaktır. Dil öğrenmesi açısından da ne kadar erken o kadar iyi. Büyük ihtimal kendi sınıfından devam eder. Bol şanslar.

      ⭕Bo:

      Hemen gelin. Cocugunuz burada ne kadar erken baslarsa o kadar iyi. Dili ogretmek okulun gorevi.

      ⭕Ib:

      Benim oğlum ilkokulu tr de bitirdi,orta okula Amerika'da basladi,hiç sorun olmaz,bizimkiler bazı derslerde Amerikali akranlarindan çok öndeler,özellikle matematikde.

      ⭕ @crazycells :

      Eger ABD'de universite okumayi dusunuyorsa, bence ABD'ye ne kadar erken gelirse o kadar iyi olur.

      ⭕Mi:

      Pelin hanim lise nin son iki yili SAT testleri almaya basliyorlar ve senede birkac sefer girme sanslari var ve en yuksek olan not universite basvurulari icin base oluyor. O nedenle sansiniz varken liseyi burda okutmaya calisin. Biraz zorlanir ama ilerisi icin son derece kolay olur isi.Diger sekliyle buraya universite icin girip yok TOFEL yok SAT alip bir dolu ugrasacak.

      ⭕ @knnrn :

      Ne kadar erken gelirse o kadar iyi.

      ⭕Ce:

      Hayir, neden boyle bi dusunceniz var anlamadim... eger amerikada hayatiniza devam edecekseniz, neden turkiyede kalsin istiyorsunuz ki.. hatta amerikayi begenmeyip turkiyeye donmek istese bile gelmesi, okumasi gerekir... dil sorun degil, bence arti onun icin... cunku turkce biliyor... burada liseyi bitirip, turkiyede istedigi universiteye de gidebilir... amerikadada... kazancinizi zarara cevirmeden bir an once gelmenizi tavsiye ederim..
      Oglum 4 u bitirdi, burda 5 ten baslattilar... hic onemli degil dil sorunu falan... daha onemli konulara odaklanin.. okuyacagi okul, yasayacaginiz cevre, is imkanlari...

      ⭕Hu:

      Bu konuya farklı bir pencereden bakmak istiyorum uyuşturucu ve benzer problemler burdada var yani Turkiyede de var bu seçim için doğru olmayabilir. Ama olaya şu şekildede bakabilirsiniz çocuğunuz en geç lise ikiden itibaren yani 10 sınıf dahil yurtdışında okursa ülkemizde YÖS SINAVINA ve sınavsız okul puanıyla üniversitelerin kontenjanlarına başvurma, girmeye hak kazanir. Bu şu demek çocuğunuz yurtdışında okursa hem ülkemizdeki üniversiteler için güzel bir avantaj yakalar hemde isterse gittiğiniz ülkedeki üniversitelerde şansını deneyebilir bunun dışında dil öğrenmesi, farklı bakış acıları kazanmasını saymıyorum umarım faydalı olmuş olur bu bilgiler hepinize iyi geceler

      ⭕Fa:

      Pe. Hanim ABD de liselerin durumu cok ic acici degil, uyusturucu madde kullanimi had safhada. ABD de bir cok eyalette esrar yasallasti. Nacizane tavsiyem liseyi orda tamamlamasidir. Umiversite cagina geldiginde daha akli basinda daha olgun olacaktir, hatta burda universite okurken dahi arkadas cevresi ile ilgili cok dikkatli olmalisiniz.

      🔺Go:
      Eğer uyuşturucudan bahsedeceksek Tr de liseye gitmenize gerek yok artık ilkokul önlerinde uyuşturucu satılır hale gelmiş

      🔺Fa:
      Uzun yillar hem Turkiye de (27 yil) hem ABD (15 yil) de yasamis birisi olarak burdaki tehlikenin Turkiye deki ile kiyas dahi kabul etmeyecek kadar yuksek oldugunu dusunuyorum.

      🔺Di:
      Annemler köyler dahil iki bin nüfusu bile olmayan bir ilçede yaşıyorlar. Herkes birbirini tanır bilir fakat oraya bile uyuşturucu gelmiş!!! Türkiye yı bu konuda küçümsememek gerekir diye düşünüyorum

      ⭕Pe:
      Görüşürlerinizi paylaştığınız için ayrı ayrı hepinize teşekkür ederiz. Houston eyaletini düşünüyoruz. Umarım herşey yolunda gelişir ve ara vermeden oğlumuz okuluna devam eder.

      Önlisans ve Lisans Eğitimi içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: Amerika'da Green Cardla Yaşayanların Tecrübeleri

      Yesilkart Forum Facebook Grubu'ndan:

      Yeni bir Ülkeye Gelirken Düşünülmesi ve Bilinmesi Gerekenler

      Genelde Amerikaya gelmek, yerleşmek dendiğinde ilk konuşulan şeyler nasıl vize alınır, nerde kalınır, nasıl iş bulunur soruları. Gelmeden önce öğrenmeye anlamaya çalışılan şeyler hep somut olarak günlük yaşamda yer alan şeyler.

      Ne varki bu büyük değişikliğin birde çok daha önemli ve sizin günlük yaşamınızı hatta tüm hayatınızı etkileyecek başka bir boyutu var. Psikolojik boyut.

      İnsanın yaşamını değiştirmeye karar vermesi kolay değil. Bazen bunu bilinçli bazende pek farkına varmadan yaparız. Ama eğer bir şekilde kıta değiştirme kararı vermişseniz en azından yaşamınızın tamamen değişeceğini biliyorsunuz demektir.

      Bu kararı vermeden önce bilinmesi gereken pek çok şey var. Hazırlanması gereken evrak ve bavullar yanında hatta onlardan çok daha önce kendinizi bu fikre ve gerçeğe hazırlamalısınız.Daha da önemlisi kendinizi iyice bir sorgulamalısınız.

      Her geçen gün daha bir globalleşen dünyada, ulaşımın ve haberleşmenin kolaylaşması ile birlikte insanların hareketliliği de artıyor. Ana babalarımızın kuşağındaki gibi doğduğu yerde ölen insan sayısı git gide azalıyor. Ama bununda yani sıra getirdiği ciddi bedeller ve sorunlar varki özellikle Amerikaya göçmen olmaya karar verdi iseniz bunları kesinlikle öğrenmeniz ve değerlendirmeniz gerek.

      1. Göçmen mi yoksa Geçici İşçi misiniz?

      2. Geride bıraktığım neler benim için ne kadar önemli?

      3. “Nobody” olmaya hazırmısınız?

      4. Eğer yanlız gelmiyorsanız ilişkilerinize ne kadar güveniyorsunuz?

      Göçmen mi yoksa Geçici İşçi misiniz?

      1950 lerde Almanya`nın Türkiye’den işçi talep etmesi üzerine başlayan Geçici işçi kavramı Türkiye’de Almancı olarak tanımlanıyor çoğunlukla. Bu dönemde ve takip eden yıllarda akın akın insanımız Avrupa’ya daha iyi imkanlar ve daha çok para kazanmak üzere giderken bu göçün ardından gelecek sosyal problemleri hiç hesaplamadılar.

      Ne varki başlangıçta bir iki yıllık çalışma hayatı düşüncesi ile başlayan bu göç ler zamanla uzayıp ikinci üçüncü kuşaklara intikal etti. Ve ortaya çıkan sorunlar git gide de buyudu.

      Ana ve babalar kendilerini geldikleri ülkeye ait hissederken bu yeni kuşaklar her iki ülkeye de ait olamamak gibi sorunlarla karşılaştılar.

      Amerika Avrupa’dan cok daha farklı bir ülke! Sadece uzakligi degil kültür olarak ta Avrupa’dan cok daha farklı olmasininda getirdigi kendine mahsus konumlar var.

      Amerika’ya doğru bu maceraya başlarken kendinize sormanız gereken ilk soru “Ben Geçici İşçimiyim yoksa Göçmenmiyim” olmalı.

      Bu seyahatinizin amacı daha iyi koşullarda çalışıp para biriktirip ülkeye geri dönmek mi yoksa bu yeni ülkeye sahiden yerleşip burayı kendinize vatan bellemek niyetindemisiniz?

      Amerika Avrupadan çok daha açık ve özellikle yeni göçmenlere toleranslı bir ülke. Geçmişinin göçmenlerden oluşmasından dolayı sizi olduğunuz gibi kabullenmeye hazır bir ortam.bulacaksınız.

      Ama aynı zamanda tamamen değişik bir kültür ve yaşam biçimi de söz konuşu.

      Tanıdığım bir çok Türk büyük hayallerle Amerikaya gelip yerleştikten sonra emekliliklerinde Türkiye’ye geri dönebilme hayalı kuruyor. Ne varki bu ülkede geçirilen her gün bu dönüşü biraz daha zor hatta imkansız yapabilir.

      Geride bıraktiğim neler benim için ne kadar önemli?

      İnsanın yaşamı sadece iş, çalışmak ve para kazanıp para harcamak olmadığı için bu maceraya atılırken özellikle sizin için nelerin değerli olduğunu, ne gibi alışkanlıklarınız olduğunu ve bugün ki yaşam şeklinizi baştan gözden geçirin.

      StatueofLiberty002[1]Aileniz, arkadaşlarınız sizin için ne kadar önemli. Onlarla geçirdiğiniz vakit günlük yaşamınızın ne kadarını kapsıyor. Sosyal hayat sizin için ne anlam ifade ediyor? Yeniliklere ne kadar açıksınız? Ne tür hobileriniz var?

      Örneğin tanıdığım bir Türk erkek geçmiş yaşamında günün büyük kısmını kahvede geçirirmis. Burdaki yaşam da bunu yerini alacak başka bir aktivite ve arkadaşlar bulamadığı için boş zamanında ne yapacağı onun için ciddi bir problem olmaya başladı.

      Bir arkadaşımın Fransız eşi koşulları çok iyi olduğu halde bu ülkeden nefret edip 2 seneden sonra işlerini ve düzenlerini bırakma pahasına Avrupa’ya geri dönmek istedi. Niye diye kendisine sorduğumda “Bu ülkede dost bulmak imkansız, ilk geldiğimiz gün yandaki evde oturan komşumuz bahçedeki çitin arkasından bize Merhaba deyip sohbete başlamıştı. Bende ne sıcak kanlı kadın diye düşünerek sevinmiştim.Ama iki sene boyunca ne yapatıysam bu ilişki çitin öbür tarafına geçmedi” dedi.

      Bir başka Türk hanım, akşam üstleri örgüsünü alıp arkadaş evlerindeki toplantılara gidemediği için kocasını burda bırakıp Türkiye’ye geri dondu.

      Başta çok önemsiz ve küçük gözüken bu detayların sizin yaşamınız için ne denli önem taşıdığına ancak siz karar verebilirsiniz. Ama bu kararı almadan önce bu detayları kesinlikle düşünmekte fayda olduğunu gelecek senelerde sizlerde göreceksiniz.

      Genelde bu göçe karar verilirken maddi koşulların daha iyi olacağı, yaşam şartlarının çok daha ileri gideceği göz önüne alınmakta. Ama unutmayınki bunun birde ciddi bir psikolojik cephesi var.

      “Nobody” olmaya hazırmısınız?

      Yeni bir ülkeye yerleşmek ve birden bire sizi kimsenin tanımadığı, nerden geldiğinizi bilmediği ve önemsemediği bir ortamda bulmak çarpıcı ve rahatsız edici bir deneyim.

      Her ne kadar yeni gelenler diğer Türklerin yakınında ve desteği ile bir başlangıç yapma şansına sahip olsalarda burdaki Türk grubununda Türkiyede ki gibi olmadığını olamayacağını kısa zamanda farkederler. Zamanla günlük yaşamda bu tür eş dost ilişkilerine vakit bulamadığınızı göreceksiniz. Yavaş yavaş yaşamınız Türkiye’de olmadığı bir biçimde önceden planlanmaya, her saat ve dakikanız hesaplanmaya başlayacak. Ve bu yeni gelenler için çok anlaşılır bir durum olmadığı için tepki ile karşılanmakta.

      ChicagoUSAÇat kapı ziyaretler, uzun ev oturmaları zamanla pek uygulanamayacak lüksler olmaya başlar.

      Sabah 6 da kalkmak zorunda iseniz akşam 10 da yatağa gitmeniz gerektiğini kısa bir sürede anlayacağınız gibi, birkaç denemeden sonra telefon edip haberleşmeden birilerinin kapısında belirmeninde pek akıllıca olmadığını kapıda kaldığınızda yada gittiğiniz evin planları olduğunu gördüğünüzde anlayacaksınızdır. Bu yaşam biçimi değişiklikleri zaman zaman yeni gelenlerle eskiler arasında derin çelişkilere ve kırgınlıklara yol açar. Daha da önemlisi genelde ilk gelindiğinde yardım alınan kişi ile gırtlak gırtlağa gelinir.

      Bunu deneyimlerimle en iyi bilenlerden biri olarak çok düşünüp araştırdım ve sonuçta bunun suçlusunun NoBody Sendromu olduğuna karar verdim. Bu benim yarattığım değil ama benim adını taktiğim bir sendrom. Göçmenlerde çok yaşanan bir duruma takılmış bir isim. Kim bilir bu konuda araştırma yapan, Göçmen Psikolojisi konusu olanlarda buna belki başka bir ad takmışlardır. Tabii bu her Göçmeni vuran bir konuda değil belki ama ben yinede iyi kötü hemen her göçmenin bu sendromu kendi kültür ve geçmişi doğrultusunda yaşadığına inanıyorum.

      Nobody sendromu belli bir yaşta başka bir ülkeye göçüp birden bire kendinizi bulduğunuz durumdur.

      Dedimya bu herkesi ve her koşulu belki tam anlamı ile kapsamaz ama çoğunlukla herkes bir yerinden bir kısmını yaşar.

      “Taş yerinde ağırdır”diye güzel bir ata sözü vardır. Bunun anlamı kişinin doğup büyüdüğü ait olduğu ortamdaki değerinin ne kadar farklı olduğu ile ilgilidir. Öyleki doğal çevremizde ailemiz, senelere dayanan ilişkilerimizde dost ve arkadaşlarımız, iş hayatında bizi uzun uzun inceleme değişik koşullardaki tutumlarımızı gözleme şansı bulmuş iş arkadaşlarımızla bir anlam ifade ederiz.

      Ama ömrünüzün bir yarısında kalkıp göçmen olarak bir yere geliyorsanız birden bütün bu kimlik ve bu kimlikle gelen kolaylıklardan mahrum kalıyorsunuz demektir. Ve göçmenlikte bu sendrom en şiddetli şekilde o ilk bir iki aylık balayı sonrası hissedilmeye başlar. Özellikle de belli bir yaşta ve belli bir konumdan geliyorsanız.

      Öncelikle çok basit şeyleri bile bilmemek koyar insana. Alışverişte kasada parayı öderken o garip makinaları kullanmayı keşfedebilmek, girip bir benzin istasyonundan benzin almak, aksanınızı ve dilinizi anlamayan birine derdinizi anlatabilmek için debelenmek. Hele ve hele ilk adımınızda hazır bir işiniz yada çok geçerli bir mesleğiniz yoksa. Kendi ülkesinde mimar yada mühendis olanların bulaşıkçılık, taksi şoförlüğü yapması yaptıkları bu işlerle kendi ülkelerindeki yaşam standartlarının üstünde bir standartta sağlasalar da derin psikolojik sorunlar yaratabilmektedir.

      Tanıdık bir bakkalın “Ohh merhaba abi” si, çaycının “beyim bir tavşan kanı istermişin”i aslında egoları farkına varmadan besleyen, insanların güven duygularını arttıran küçücük farkedilmeyen katkılar, ama önemli katkılar. Bir işiniz olduğunda iki telefon edip yaptırabilmeniz yada halledebilecek birilerine erişebilmeniz, parasız kalsanız borç alabileceğiniz akrabalar, eş dostun olması yaşamı inanılmaz kolaylaştıran şeylerdir içinde yaşarken farketmesekte. Birden bire bütün bunlardan yoksun kalmak ise tam anlamı ile “No body” olma sendromudur işte.

      Göçmen erkekler bunu çok daha şiddetle yaşarlar kadınlardan. Kadınların zaten çok fazla bir öz güveni ve önemli bir rolü olmayan toplumlardan geldiklerinde bu ülkeyi çok sevip çok çabuk alıştıklarını izlersiniz. Gün be gün kendilerine edinebilecekleri yeri ve rolü ve bunların ne denli kolaylıkla edinilebileceğini gördüklerinde derin bir sevgiyle bu yeni ülkeye bağlanır ve gelen özgürlüğü ve toplumsal rolü benimserler. Oysa erkekler çoğunlukla geride ne olursa olsun kendilerine verilmiş o önem ve statü yerine sıfırdan başlamayı bir türlü kabullenemezler. Çoğu buruklaşır ve bezginleşir yeniden kendilerini kabullendirmek için gereken çaba ve uğraş yerine geçmişte ne olduklarını durup durup vurgulamayı yeğlerler ve çoğu zaman gerideki yaşamın bir uzantısını burdada arayıp dururlar. Gerginlik ve durumu kabullenememe dışarıya da yansıyıp onları sempatik olmaktan uzak ve çevrelerindede çabuk kabulenilemez bir hale getirir.

      Bütün bu dış savaşımın yani sıra o özledikleri saygınlığı bunca ararken evde de saygınlıklarını kaybetmekte olduklarını düşünmeleri normaldir. Eş dış yaşama kendini kolaylıkla uydurmaya başlamış keşfettiği yeni özgürlükler ve rolde eski rolünün dışına evdede çıkmaya çalışmakta, çocuklar ise bu yeni dünyada eski geleneklerin uygulanılmaya çalışılmasına kesinlikle karşı çıkmaktadırlar. Hatta daha da ileri gidip bu kırık dökük konuşan ebeveynin hiçbir şey bilmediklerini düşünüp onlardan utanıyor bile olabilirler. Bütün bu faktörler arasında kişinin kendine ve geleceğe olan güvenini koruyabilmesinin ne kadar zor olduğunu anlayabilirsiniz. Kaybolmamak ve sadece ayakta kalmak değil, daha da ileriye gidebilmek ve başarmak için normalden çok daha büyük bir çaba ve psikolojik olarak ciddi bir şekilde güçlü olmak gerekir.

      Doğal olarak geçen süreçte insanlar bulundukları çevreye alışıp o ilk zamanın Nobody hissini atsalar yada azaltsalarda bazen bu duygu taa dipte bir yerde kalakalır ve derin bir özlem olarak kendini gösterir. Artık o özlem memleket özlemindende öte adı konmasada ordadır ve ne yazıkki birçok kişiyi yaşadığı bu yeni ortamı bir türlü sevememe ve ait olamama şeklinde etkiler.

      Göçmenlik sadece yeni bir yaşama başlamak değil aynı zamanda yep yeni bir insan olarak doğmaya benzer. Buna böyle bakar ve positif bir tutumla bunu eğlenceli bir macera olarak kabul ederseniz ve kendinizi yeniden yepyeni bir insan olarak inşa edip yeni bir çevreye kabul ettirmeyi hedeflerseniz birçok şey daha kolay gelebilir.

      Unutmayın Nobody olmak kolay değil belki ama o Nobody`i bir “Somebody” ye çevirdiğinizde alacağınız hazzı hiçbirşey karşılayamaz..Ve kaç insana kendini geçmiş yanlışlarından uzakta yeniden oluşturma şansı verilir.

      Eğer yanlız gelmiyorsanız ilişkilerinize ne kadar güveniyorsunuz?

      Tamamen değişen bir ortama eğer bir çift yada ana baba olarak geliyorsanız bu yeni yaşamın ilişkilerinizi nasıl etkileyeceğini de göz önünde bulundurmalısınız. Bu yeni yaşamda ilişkinizdeki rol dağılımlarının değişeceğini ve her bireyin bulunulan ortamda farklılaşırken bu değişimlerin ilişkiyi de etkileyeceğini unutmamalısınız.

      Örneğin evil iseniz esiniz sizi evlendiğiniz dönemdeki işiniz, statünüz ve toplumda temsil ettiğiniz yerle tanımış ve o şekilde kabul etmiş demektir. Amerika’ya geldiğinizde büyük ihtimalle ilk bulacağınız işler ülkenizdekiler seviyesinde olmayacak. Dış dünyadaki saygınlığınız ülkenizdeki ile kıyaslanmayacak seviyede olacak artı bilgi ve görgünüzde bu ülkede kendi ülkenize göre son derece kısıtlı ve yetersiz olacak.Eşinizin mesela Mühendis olan size bir benzinci de çalışırken görmesi, Mac Donald’s’da drive-thru’ya girmeyi beceremediğinizi izlemesi nasıl etkileyecek.

      Yada tam tersi, ülkenizde akşam eve geldiğinizde yemeği hazırlamış evi toplamış olan eş burda çalışmaya başlamış ve size burda herkes bu işleri paylaşıyor bu akşam sen niye yemeği yapmıyorsun dediğinde, yada iş yerinden kızlarla girls night out’a gidiyorum ben bu akşam dediğinde ilişkiniz nasıl etkilenecek?

      kidsUSATurkMahmut ve Rusanla tanışalı nerdeyse 12 yıl olmuş.O Ohio’nun soğuk bir kışında gittiğimiz bir restauranda çalışan Türkler olduğunu duyup tanışmıştık. Mahmut upuzun ip ince bir oğlancık. Oğlancık dediğime bakmayın gene 20 lerin sonlarında 30’ların başlarında bir yerde. Ama öyle temiz öyle dümdüz bir insanki daha ilk günden onun o kendine mahsus yürüyüşü ile gülüşüne vuruluyorsunuz. Zaman içinde pek çok şeyi paylaştık. Ne zaman birşeyde yardıma ihtyacım olsa hemen ne yapar yapar o çalıştığı üç işi falan bir şekilde iptal eder hemen yanımızda biter. Rusan ise oldukça göstrisli bir kızcağız sarısın mavi gözlü fıkır fıkır. Birde oğulları var. O zamanlar 3-4 yaşlarındaydı tabii. Ele avuca sığmayan ve zaman zaman beni deli edip “Yahu çocuklar biraz ingilizceniz düzelsinde sizi bir “ana baba” okuluna yollayalım” dedirten cinsten.

      Aslında kötü bir çocuk değil, ama kendileri daha çocuk olan ana babanın gerçekten düzensiz ve kötü yönlendirmesi ile şaşkın ne yapacağını bilmez bir oğlan. Amerika’ya Greencard lottary ile gelmişler. Nasıl bir cesarettir bilinmez; dil bilmeden, geçerli bir diploma olmadan daha yaşadıkları şehirden dışarı çıkmamışken bir şekilde çıkan bu imkana kısmettir deyip atlamışlar. Önceleri gelir gelmez kimseleri bilmedikleri için bir iki defa yer değiştirmişler. Birilerinin verdiği bir isim, öylesine verilmiş bir telefon numarası ne bulurlarsa değerlendirmişler. Önce güneyde bir eyalette bir Türk’ün garaj üstündeki tek odalı misafir hanesinde yaşayıp onun fuar işlerinde çalışmış Mahmut, Rusan da evin temizliğine bakmış karın tokluğuna. Sonra bakmışlar bu böyle sürüp gidecek ve para pul göremeyecekler Ohio’da buldukları başka ahbab tavsiyesi ile yüklenip buraya taşınmışlar.

      Müdürü Türk olan bu restaurandda bir iş, bir diğer Türk restaurantta gece işi ve zamanla edinilen eş dostun evlerinde tamirat. Mahmut ben onu bildim bileli 3 iste birden çalışır hep. Önceleri haftada bir bütün mektuplarını toplar getirirdi bakar ayıklardık beraber faturaları ve junk mailleri.Sonraları ikide bir kavga eder olduk, onu sıkıştırır daha ne kadar bu asgari ücretli işlerde kendini öldüreceğini sorardım.. İngilizce kursuna gitmesi, bir sanat edinmesi gerektiğini söyledikçe boynunu kırar “Ama vakitmi varki” derdi. Bir türlü ona anlatamamıştım vakti yaratırsa 3 iste yaptığı parayı bir iste kazanacak bir sanat edinirse geleceği olabileceğini. Rusan ise daha becerikli idi. Belki ilkokul mezunu bile değildi ama ingilizcesini televizyon izleyerek ilerletmiş daha sonrada ona ayarladığımız bir kilisenin bedava kurslarını kaçırmadan takip etmişti.

      İşte o noktadan sonra anlaşmazlıkları günden güne arttı ve bana kadar yansımaya başladı. Rusan artık gezmek dolaşmak istiyordu oysa Mahmut akşam eve geldiğinde gece yarısı tekrar gideceği ikinci işinden önce ancak yemek ve uyumak için zaman buluyordu. Rusan artık Mahmud’u beyenmiyor onu devamlı ilgisiz olmakla suçluyordu. Sonunda Mahmut çareyi onada iş ayarlamak ve araba kullanmayı öğretmekte buldu. Artık ikişide restaurantta çalışıyorlardı ama farklı saatlerde çünki evde bir çocuk vardı ve çocuğa baktırmak büyük masraf olacaktı. Geçen yıllar içinde adım adım uzaklaşmalarını izledik. Mahmud internete merak sarmış ve her nasılsa birden bire Türkiye’den Amerikaya gelmeye çalışan hatunların hücumuna uğramış ama sanırım bu durum Rusan’ın onu devamlayan horlayan tutumu içinde tam bir çıkış olmuştu.

      Rusan ise kendi gücü ile sarhoş durumdaydı artık öncelikle kazandığı paradan beş kuruş eve vermeyeceğini ilan ederek başladı. Bu aralarında epey bir tatsızlık yarattıysada Mahmut sonunda ellememeye başladı. Ardından Rusan elden düşme eski arabasını beğenmemeye illa Mahmud’un aldığı yeni arabadan istemeye başladı. Böylece kapıları önünde iki yeni Buick ve tabii olabildiğince yüksek faizli iki araba ödemeleri oldu. Buda Mahmud’un dahada çok çalışması demekti.

      Biz taşındıktan sonra çok fazla takip edemedik gelişmeleri ama Rusan’ın peşpeşe trafik kazaları Mahmud’un durmadan artan iş sayısı bu aradada okula başlayan oğlanın iyiden iyiye bozulan davranış biçimi ve büyük ihtimalle psikolojisine ilişkin bölük pörcük haberler geldi gitti. Bir müddet sonra boşandıklarını öğrendik. Boşanma kağıt üstünde olmuş ama hala bağlantıları kopmamıştı..İlişkileri ne seninle ne sensiz bir durumdaydı. Ne başka birileri ile yapabiliyorlar ne de bir araya gelebiliyorlardı. California’ya geldikten sonra Mahmut’tan bir telefon aldık gelip buraları görmek istiyordu.

      Buyur ettik. Çıka geldiğinde gene aynı uzun oğlancıktı daha da zayıflamış tam bir karikatür olmuştu. İnternetteki Türk kız arkadaşlarını anlattı hepsi buralara gelmek istiyordu. Ama Mahmut’ta aptal değildi. Türkiye’ye gidip tanıştığı pek hocbeş ettikleri birine Amerika’ya dönüşte “Ben sensiz yapamayacağım Türkiyeye geri geleceğim senin için” demiş ve ortalık karışmıştı. Kız ailesinin evlenmelerine izin vermeyeceğini kendisinin üniversite onun ise ilk okul mezunu olduğunu söylemeye başlamıştı. Mahmut buna iyi bozulmuştu. “Burda beraber olmaya gelince iyi oluyor ilişkide Türkiyede olmuyor ne işse” deyip deyip gülüyordu.

      Bu arada Rusan`a da ineternette chat öğretmiş böylece onunda yakasından düşeceğini ummuştu. Şimdi ise Rusan’ın ikide bir Amerika içinde ve Türkiye’de birilerine ziyaretlere gitmesi yüzlerce dolarlık telefon kartları kullanıp bu adamlarla konuşmasına çok bozuluyordu.

      Artık Ohio’da kalmak istemediğini California’ya gelip yeni bir hayat kurmak niyetinde olduğunu söylediğinde açıkçası sevindim. Onun gibi bir eski dostun yakında olması her zaman içi hoş birşeydi. Üstelik beni bir köşede yakalayıp “Ben elektrikçi olmaya karar verdim olmasa okula da gideriz ama o lisansı alacam” dediğinde üstünden 12 senede geçmiş olsa böyle bir karar verdiği için gurur duydum onla. Şimdi bu dosta yeni bir başlangıçta yardım ederken bir yandanda düşünüyorum. Eğer hiç gelmeselerdi bugün Türkiye’de büyük ihtimalle beraber iyi bir evlilikleri olacaktı. Acaba öyle dahamı iyi olurdu?

      Çocuklar ise başlı başına bir konu. Ne yazıkki en çok sorun yaşanan cephelerden biri de yeni göçmenler için çocuklar. Özellikle geldiğinizde yanınızda okul çağında çocuğunuz varsa ciddi çelişkiler yaşamaya hazır olun.

      Çocukların ülkeye alışmaları büyüklere göre kolay oluyor. Yaş ne kadar küçükse sorunda daha azalıyor gibi. Okula ilk başladıklarında dil problem ile karşılaşmanın yanında birde kendilerini kabul etirme sorunu yaşıyorlar.

      Üstelik eğer yakından izlerseniz çocukların dünyasının büyüklerinkinden çok daha vahşi ve acımasız olduğunu görürsünüz. Kendilerinden olmayan, tanımadıklarını aralarına almadıkları gibi onlara karşı çok saldırgan davranışlarda gösteriyorlar.

      Bu durumda çocuklar genelde kendileri gibi gurup dışında kalanları arkadaş olarak seçme eğlemine giriyorlar. Ne varki bu dışlananlar bir çok zaman problemli, hatta tehlikeli olanlar olabiliyor. Bu şekilde gang çetelerine katılan, yada uyuşturucu ve hap alışkanlıkları edinen pek çok yeni göçmen çocuk görmek mümkün.

      Diğer bir problemde gün be gün çocuklar kendilerine çıkış bulup uyum sağladıkça, ev yaşamları ile çelişkeye düşmeleri. Onlar okulda sokakta artık Amerikalı olarak kabul edilmeye başladıklarında evde ailelerinin tamamen başka bir kültürü empoze etmeleri çatışmalara ve kopmalara neden oluyor.

      Ana babalarından utanan onların okula gelmesini istemeyen çocuklar, arkadaşlarını evlerine davet etmek istemeyenler gibi pek çok durum gördüm. Ve adım adım bu farklılık büyüdükçe aile ile çocuklar arasında ciddi uçurumlar oluşuyor. Özellikle kendi kültürünü korumak isteyen ebeveyn ile artık kendini bu ülkenin bir ferdi olarak hissetmek isteyen ve bu konuda bazen aşırıya kaçan gençlerin sürtüşmelerine pek çok örnek verilebilir.

      İşte gelmeden düşünmeniz ve hesaplamanız gereken psikolojik etkenlerden bir kaç örnek. Bunlar herkes için illa olacak şeyler değil belki ama ne yazıkki pek çoğumuz gelmeden önce işin bu yanını hiç düşünmediğimiz ve bilmediğimiz için sorunları ve sorun olabilecekleri baştan tesbit etme şansımız olmadı.

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • RE: Amerika'da Green Cardla Yaşayanların Tecrübeleri

      Yesilkart Forum Facebook Grubu'ndan:

      Sadi'nin hikayesi:
      Sadi`yi bir aksam ustu yaninda getiren Mehmet tanistirdi:
      -“Arkadasta Izmirli” diye.
      Temiz yuzlu,biyikli,tiknaz efendi bir adamcagiz. Izmirde
      beyaz esya satan ve Tv tamiri yapan dukkani varmis.Kucuk bir aile
      isi, lottery ciktiginda cebine 3-4 bin dolar koyup bir arkadasinin tavsiyesiyle buldugu
      Mehmetin yanina gelmis.
      Plani is guc edinip karisi ve liseyi yeni bitiren oglunu oyle
      getirmekti.Bir yandanda dukkani satmaya calisiyorlardi.
      O aksam ustunu daha sonra sik sik hatirladim.
      Kahvelerimizi icerken uyarilar listesine gectim.
      -“Buraya gelen herkes bastan iyi gider sonra isleri ikilemek
      daha fazla kazanmak gerektigi cikar ortaya oysa yapilmasi gereken
      belli bir sure dayanip ailece desteklesip kendini yetistirmek.
      Ingilizce ilerletilmeden bir meslek edinilmeden saati 6 dolarlik
      islerle kalmanin sonu yok.Bu arada olacak ilk sey cocugunuz
      esinizle sorunlar yasamaktir ne olursa olsun ailenize vakit
      ayirin.”
      Sadi ingilizce bildigini o konuda sorunu olmadigini belli bir mesleki egitimi olmasada elektronikten anladigini,oglunun pirlanta gibi bir cocuk oldugunu ondan yana bir korkusu olmadigini soyledi.
      Yapilacak isleri toparladik oncelikle bir banka hesabi acmasi ve is bulmasi gerekiyordu.Bankaya beraber gitmeye karar verdik.Ertesi gun bankada biraz tepismemiz gerekti ama sonucta cek defterini aldik. Is konusunu Mehmet calistigi restoranda managerle konusarak halletti. Boylece Sadi et kesici olarak basladi. Bu kibar kilikli,sessiz adami restoranda ilk gordugumuzde durumdan hic memnun degildi ama bu baslangic dedik. Mehmet Sadiye ev buldugunda garajlari yoklayip temel esyayi da ayarladik.

      Simdi sira aileyi getirmeye gelmisti.Ama Izmirden gelen haberlere gore dukkanin parasinin tamamini hemen alamayacaklardi karisi bekleyecekti ama oglan geliyordu.
      Uzunca bir sure sonra Mehmet'e Sadinin ne durumda oldugunu sordum. Heyecanla dedikodulari aktardi.Oglan gelmis restoranda ona ayarlanan isi begenmemisti bastan, ama sonunda garsonluga baslamisti. Sadi simdi daha az yardim istiyordu cunki oglan biraz ingilizce biliyordu.
      Bir kac gun sonra rastladim Sadi`ye.
      Bir bisikletin tepesinde titrek bir sekilde geliyordu. Biraz mahcup bir tebessumle karisinin bir hafta sonra gelecegini dukkan satis islerinin aksadigini ama biraz pesinat aldiklarini anlatti.
      Ona yolladigim bedava ingilizce kursu adresine muracaat edip etmedigini sordum.
      -“Vakit yokki”dedi..Hem artik gerekte kalmamisti oglan ingilizce derdini cozuyordu.

      -“Ama sende ogrenmelisinki bir elektronik kursuna yollayip sertifikani falan alalim” diye geveledim.
      -“Hanim icin konustunmu managerle?” sorusuda
      -“Hayir hanim calismayacak” cevabini aldim.
      Ikinci asamaya gelmislerdi bu asamadan sonra artik isler iyice sarpa sarana kadar ne desen dinletemezdin.
      Birkac gun sonra Mehmet geldi taze haberlerle.
      -“Biliyormusun Sadinin karisi oglanin kiz arkadasinida getiriyormus yaninda?”

      -”Yok ya..delimi bunlar daha pacalarini toplamis degiller birde kiz arkadasmi ithal ediyorlar?”.
      -”Kenan soyledi.Kiz anasina arkadaslik edecekmis.”
      -“Iyide daha kendilerini doyuramiyorlar kizi ne sifatla getiriyorlar,kizinda ailesi falan yokmu boyle koyup yollamislar, 18 yasinda oglan isi yok gucu yok.”
      -”Karisi para ile geliyormus”dedi Mehmet.
      Bir sonraki duyusum Sadi’yi bir birbucuk ay sonra oldu.
      Mehmet telefon etti
      -“Ya Mine abla Sadi`ye araba alacagiz” dedi.
      -”Eee. dedim bana ne.Hani bunlarin oglu tercume islerini yapiyordu?”
      -“Orasi oylede sen bana lazimsin.Ben kefil olacagim,kredisi yetmiyor.”

      Yarim saat sonra Mehmet karsimda oturuyordu.Hikayenin geri kalan kismini anlatti. Kadincagiz kiz arkadas ve para ile gelmisti. Ilk is evdeki mobilyalar atilmis hersey yenilenmisti.

      -“Lazarustan kart aldik onlara.Tabak canaga kadar butun evi dosendiler,karisi pek asalet.
      -“Aman ne iyi sende simdi kefil olacaksin arabaya oglemi?”.
      -”Yaa abla ne yapayim illa istediler,ama sende gelki soralim benim durumum ne olur diye.”
      Iceri gidip giyindim. Arabada aklima geldi
      -”Ne araba aliyorlar peki?”
      -“Ooo” dedi “goreceksin,bir Blazer SUV. Oglan illa ondan istiyormus.”
      -“Nee?delimi bunlar?”
      -“18.000 dolarmis,96 model galba.Ben gordum yesil renkli pek sahane bir araba”
      -“96 model arabaya o para baglanirmi ,hadi bunlar bilmiyor sen hangi cesaretle kalkipta buna kefil oluyorsun?”
      -“Oglan illa ondan istiyor”
      -“Bana bu fiyat cok gibi gorunuyor.”

      -”Kredileri yok ondan yuksek cikiyor fiyat”.

      Galeriye vardigimizda “karisma…tut ceneni”diyordum kendikendime.
      Sadi karisini tanistirdi.
      Oglanla kiz arkadasi oldugunu anladigim genc hatun bir kenarda evraklari dolduruyorlardi.
      -“Nasil sevdinizmi Amerikayi”dedim.
      -“Ayy hayir hic alisamadim bu memlekete ne kadar acayip bir yer.”dedi kadin.

      Konuyu degistirmek icin acele Sadi'ye donup
      -“Emin misin bunu almak istediginden daha yeni Sevda`ya son model bir araba aldik kampanyadan yari fiyata hem garantiside var.” O dakkaya kadar selam bile vermemis olan oglan kartal gibi atladi.
      -“Bu Blazer ama”dedi.
      -“Biliyorumda fiyat yuksek ve 96 model bir araba.”
      -“Olurmu “ dedi oglan “bunlar Turkiyede kac para biliyormusunuz siz”

      -“Evette burasi Amerika “dedim.
      Daha fazla uzatmadan sisman siyah dealera dondum.Adam kagitlari doldururken
      -”Arabayi gordunmu ?”dedi.
      -”Hayir ama Fiyatini duydum”.Koca zenci kaslarini kaldirarak bir suzdu.
      -”Evet ama icinde ekstralari var “dedi.
      -”Ne gibi?
      Zenci bu defa tamamen dogruldu yuzume bakarken
      -“CD player falan“ dedi..Sonrada sordu
      -“Akraba falanmisin?”
      -“Mehmet icin tercumanim “dedim.”Co signerligin yukumluluklerini ogrenmek istiyorda?Para odenmezse ne olacak gibi.”
      Geldigini gormedigim Kenan arkamdan atladi turkce olarak
      -“Ne diyonuz siz ne demek odenmezse?”
      Duymazdan geldim.
      -“Bilirsin dedim o durumda ne olacak?”.
      -”Sigorta yapiyoruz hani Sadi calismiyorsa falan sigorta karsilayacak”.
      -”Iyide bir sure “dedim.
      -“Evet tabii ama bu Mehmetin kredisini yukseltecek “dedi
      -”Yaa tabii duzenli odenirse”
      Goz goze geldik ikimizde biliyorduk ne oldugunu. Alan memnun satan memnundu. Bu arada Kenan biraz ilerde babasina birseyler anlatiyordu Sadi bana dogru geldi.Belliki oglan benim sordugum sorulari tercume etmisti.
      -”Birseymi vardi Mine hanim “dedi.
      -”Yok Sadi Memetle ilgili kosullari soruyordum arabada biraz pahali emin misin bunu istediginizden baktinizmi iyice.”
      Kendinden emin bir sekilde
      -”Ama bu Blazer“dedi.
      Oglanda yanimiza gelmisti
      -”Hem zaten sen kim oluyon’ diye diklendi.Babasi susmasini isaret ederken
      -“Mehmet istedigi icin geldim dedim o istedi bende sordum...hadi hayirli olsun.

      Mehmete “senin yuzunden birde firca yedim diye soylendim, sartlar dedigim gibi odenmezse sen odiyeceksin isi yoksa odiyecek sigorta var ama genede sen sorumlusun.”

      Donup Sadinin karisini arastirdim gozlerimle.Ilerde dik dik bana bakan kizla dikiliyorlardi.
      -”Memnun oldum tanistigimiza ve hayirli olsun.El sikistik kiza baktim kafasini cevirince bende ustelemedim.Mehmet ziplaya ziplaya gorundu birazdan.
      -“Tamam dedi bitirdik isi..onlarin daha biraz kagit isi var ama biz gidebiliriz.
      -“Simdi otur basla duaya da bunlar bes sene boyunca hic tokezlemesinler. Yoksa yanmissin.”
      -“Yok yok dedi konustuk onu dukkan satilinca kalani toptan vereceklermis.Simdi zaten 4000 dolar odediler. Sonrada gulerek ekledi zaten karisi ile gelen 10000 dolarda oyle bitti ya,”

      Giderken
      -“Yaa sagol Mine abla dedi.
      -“Ne yaptikki” ..guldum “Sen duaya basla simdiden.”Oda guldu..
      -“hehh is becerdik gene dimi?”
      -“Hemde nasil dedim kafami sallarken hadi hayirlisi.”

      Evde Sadi`nin karisinin dedigini dusundum.Greencardlari yasal izinleri ve yeni bir yasam heyecani ile gelmislerdi. Kadinlar buyuk olcude eslerine bagimliydilar ve burda bu baslangicta daha da artmisti ama sanki Turkiyede farklimiydi?Mehmetin karisi ilkokul mezunuydu Sadinin karisi buyuk ihtimalle biraz daha iyice orta yada lise mezunu ama ikiside belli bir meslek sahibi degillerdi yasamlarinin buraya kadar olan kismini ev kadini olarak gecirmislerdi.
      Karisinin Mehmet’e disari cikmak icin burda ne cok baski yaptigini hatirladim.Mehmet iki iste birden calisiyor birinden oburune yetismeye debeleniyordu. Iki iside bedene dayali idi eve vardigindaysa en son iteyecegi sey biryerlere gitmekti.
      Sadinin karisini Turkiyede gozumun onunde canlandirmaya calistim ,bu saatte birinin evinde gunde olurdu buyuk ihtimal. Altin zincirini takmis,siyah rugan cantasini eline almis belki koltugunun altina gezmelik terlikleri ve orgusunu koydugu naylon poseti sikistirmis olarak.Cikistada salina salina dukkana ugrar dukkandaki kalfaya “Oglum Sadi beyle bana bi cay getiriver hele” der kocasi ile oturmus tesbihini ceken komsu dukkanin sahibi filanca efendiye hal hatir sorardi.
      Mehmetlerdede karisi soylenirdi Kemeraltina gidebilmek icin herhalde.Ama komsu evleri, mahalle icindeki toplantilar falan onun ozgurluk alanlari olsa gerek idi.Vede tabii ailesi vardi gidip gelecegi.Simdiyse ilk defa kendi parasini kazaniyordu.Restoranin firin kisminda yaptigi isi cokta ciddiye alarak yapiyor ,biri ustune geldimi kavga bile ediyordu.Once anlamamistim niye beraber calistigi meksikali kizla keki yanlis,dogru pisirdi diye tepistigini ama sonra anlatirken kavramistimki ilk defa birseyleri iyi biliyordu ve bildigini gosterebiliyordu bu sekilde.
      Sadinin karisinin isi biraz daha zor olacakti. Sadiyede kosullar agir geliyordu bu pek belliydi.Onlar kucuk dunyalarinda bir yerdeydiler mahallenin esrafindan Sadi bey ve karisi olmak birseydi, burda ise Meksikalilardan bir farklari kalmamisti.Ehh diye dusundum simdi Blazerlarida var.
      -”Yollarlar artik Blazerin resimlerini Turkiyedeki ese dosta”

      Sadi'yi bir sonraki gorusum aylar sonra oldu.Sadi’nin karisi Amerikayi hic sevmemisti, oglanin kiz arkadasi ile aile arasinda sorunlar cikmaya baslamisti ve son gelen habere gore kadinin dukkanin satisinda cikan sorunlardan dolayi Turkiyeye gitmesi gerekiyordu.
      Gene bir Cumartesi telefon caldi Mehmet`ti.

      -“Yoldayim sana geliyoz”
      -“Buyrun bakalim”
      Daha on dakka gecmeden Mehmet arkasinda Sadi ile kapidaydi.
      -“Merhaba buyrun”
      -“Rahatsiz ediyoruz”dedi Sadi.
      -“Yok rica ederim gelin terasa cikalim.Eee nasilsiniz ne zamandir gorusemedik.”
      -“Yaa oyle oldu ”dedi Sadi.”Biliyorsunuz burdaki kosusturmayi is guc.”

      Mehmet atildi..
      -“Mine abla sana gene isimiz dustu.Sadi Turkiye’ye gidiyorda,su arabayi ne yapsak diyorduk.”
      Biran durdum,diyecek cok sey vardi ama gozum Sadi’nin yere indirilmis gozlerine ilisince sustum.
      -“Ne oldu?” dedim.
      -“Bizim dukkanin satis isi olmadi Hanim o is icin gitmisti simdi benimde gitmem gerekecek,o cozemedi.Oglanlada bazi sorunlarimiz oldu zaten.”
      -“Bir dakka”dedim “Cay koymustum sunu demliyeyim, geliyorum”
      -“Zahmet etmeseydiniz. Biz oylesine geldik zaten.”

      Iceri gectim Mehmet arkamdan geldi cayi demlerken.
      -“Neler oluyor?”dedim.
      Kisik bir sesle anlatti.
      -“Sorma kadin geri gelmiyormus,oglanda gecenlerde kizla ev tutup cikti. Kavga ettiler bunlar.Simdi oglani reddecekmis bu,Turkiye`dende ya gelir ya gelmez geri ne yapacaz?”

      -“Dur bakalim konusalim bir” Kapiya yurudum Mehmet pesimdeydi.
      Terasa vardigimda Sadi elinde sigarasi gozleri dalmis nehri seyrediyordu icim sizladi daha bir sene dolmamisti o ilk terasta konusmamizin ustune.
      O kendine guvenli gulumseyen yuzu hatirladim,hani ben anlattikca birazda sikilip “Aman canim bu da amma uzatti” der gibi kibarca tebessum ederek beni dinleyen halini,umut doluydu bu adam o zaman “Cocugum icin burdayim” demisti “Oglani burda okula yolliyacagiz”.”Kendiniz icinde burdasiniz yeni baslangic yapiyorsunuz kendiniz ne yapacaginizi da planlayin her imkan var,geleceginizi simdi yeniden bu defa bilerek dusunerek kendiniz hazirlayacaksiniz.”.
      Biz Turkler galba milletce bu kavrama alisik degildik.Kadercilikmiydi bu acaba yada plansiz programsiz yasama aliskanligimi ulkenin getirdigi.Artik yasam kendi ellerimizde bile olsa bir turlu duzenleyip ne istedigimizi bulduramazdik.Mehmet'lede hep bunun kavgasindaydik.Vakti yoktu ingilizce ogrenmeye,yirtinmistim son zamanda gir bari bir elektrikcinin yaninda calis madem anliyorsun bu isten hic degilse iki sene calisirsan sertifikani alirsin omrunu 7-8 dolarlik islerde 14 saat calisarakmi gecireceksin diye.
      Sadi`nin karsisina yerlestim.
      -“Eee anlat bakalim simdi neler olup bitiyor”

      -“Sormayin herseyi berbat ettik evlattanda olduk”dedi.Gozleri dolmustu.
      -“Deme oyle Sadi.Neden evlattan olasinki?”
      -“Olduk,olduk “dedi.”O kizi getirdik hata ettik koynumuzda yilan besledik oglani aldi elimizden duymussunuzdur evi terkettiler ikisi. Anasinida benide kahrettiler.Kiz dide dide bunun kafasini sonunda becerdi.”
      -“Iyide Sadi oglan zaten 18 ini gecmisti alt tarafi eve cikmislar ne olacakki hem unutma Amerikadayiz burda bu isler boyledir.Kaldi ki Turkiye'de bile artik gencler birlikte yasiyorlar hem oglan calisiyor dimi?Ehh eli de ekmek tutuyor demekki.”
      -“Yok oyle degil.Ben onu buraya garsonluk yapsin diyemi getirdim okuyacakti guya.”
      -“Yahu dedim isin kotusu iyisimi var,birak evleri olsun dert degil gene gider okula bu ilk sene en zoru idi alismak kolaymi bambaska bir memlekete geldiniz.Eger destek olursan onlarda yollarini bulacaklardir.”
      -“Yok gorecek gozum yok.O orospu kilikli kiz geri gitmedikce bakmam yuzune,oglan simdi evlenecektirde onlan cunki kizin oturma izni bitmek uzere.Ben gidip Turkiyede onu evlatliktan reddedecegim,INSe bildirecegim iptal etsinler greencardinida.”
      Diyecek cok sey vardi aslinda ama vazgectim bu adam tartisacak durumda degildi ve cok ciddiydi.
      -“Sadi anladim kizginsin ama unutma Kenan da senin biricik evladin kolaymi boyle silip atmak onlar genc,belki yaptilar dusuncesizce seyler ama unutma sen babasin.”
      Kufretmeye basladi,onu ilk defa boyle goruyordum agzindan kopukler sacarak anlatiyordu oglanin nasil kucukken kaza gecirip olumlerden dondugunu,nasil gunlerce uyku uyumayip basinda beklediklerini buna karsilik oglanin nasil kizdan yana ciktigini,kizin zaten ise yaramaz oldugunu,anasininda nasil bunu koyup yolladigini falan.
      Lafini kestim
      -“Bak dedim dinle simdi,birincisi bu kizi siz getirdiniz dimi yani yasal olarakta kizin sponsoru simdi sensin.”
      Olgun bir sesle
      -“Evet” dedi “Dusundum onuda INSe artik sorumluluk almayacagimi yazacagim o zaman evlenemezde oglanla dimi?”
      -“Bu ise aklim ermez ama nereye yazarsan yaz birsey degisecegini sanmam ikiside 18 in ustunde kimseden izin gerekmiyor.Oglani reddetmekte son derece sacma bir fikir INS’i ilgilendirmez senin lottary ile geldi ama artik kendi adina greencardi var ve kimse iplemez senin reddini falan.”
      Bir sessizlik oldu.Mehmet firsattan istifade atildi.
      -“Esas biz arabayi konusacaktik”
      Konunun degismesinden memnun
      -“Yaa”dedim “Birde o var dimi.Sen donmeyi dusunmuyormusun?”
      -“Yok belki donerimde 6 aydami bir senedemi ne zaman biter bu isler belli olmaz.”
      -“Peki sen bir para almistin dukkan icin dimi?O ne olacak,baskasina nasil satacaksin?”
      -“Bu adamlar odiyemeyiz diyorlarmis kalan parayi simdi krizde olduya,hanimida sokmuyorlarmis dukkana benim gitmem sart oldu.Geri almak icin o 10000 dolari odemek lazim tabii.Yapacagiz birseyler.”
      Durum iyice umutsuz gorunuyordu.
      -“Ben caylari koyayim” diye ayaklandim. Mehmet’te ardimdan zipladi.
      -“Dur sana yardim edeyim abla “diye.
      Daha koseyi donmeden kulagima fisildamaya basladi
      -“Bu donmez gibi geliyor bana ne dersin?”
      -“Hahhh bak iste bunda haklisin.”dedim.
      -“Napacaz arabayi?”
      -“Ne mi yapacagiz?Soylemedimmi ben sana o zaman bagira bagira sen odeyeceksin.”
      -“Ya abla ben Meryem'e daha yeni araba aldim nasil oderim ucunu.”
      -“Mehmet bana mi soruyorsun simdi.”
      Hizli hizli hazirladim bardaklari.Sekerligi Mehmet'in eline tutusturup tepsiyle disari yurudum.Sadi elindekini sigarayla bir yenisini yakiyordu.
      Caylar dagitilirken sesizlesti ortalik.Ta ki Mehmet
      -“Eee ne yapiyoruz simdi arabayi” deyinceye kadar.
      Aklima geldi..
      -“Peki” dedim “evi tutuyormusun?”
      -“Yok”dedi Sadi.”Esyalari satiyorum evide bosaltacagim,para lazim simdi orda.”
      -“Iyide” dedim “nasil satacaksinki onca seyi garage sale'de de bes para etmez.”
      -“Oldu olanlar”dedi.Hakkatende olmustu olanlar.”Varsa bir istediginiz?”diye cekingen bir sesle ilave etti”Televizyon gibi Mehmet dediydi sizinki bozulmus galba?Benim buyuk televizyon iyidir biliyorsunuz yenide aldiydik bari yabanciya gitmesin.”
      Dogruydu oturma odasindaki tv yi iki yumruklamadan calismiyordu
      -“Olabilir..iyi olur ama aybasindan once odiyemem 10 gun bekletebilirmisin bence birini bulursan sat,satilmazsa alirim.”
      -Tamamdir benim gitmem daha iki uc hafta surer.
      Mehmet sicradi yerinden..
      -“Yaa abla su arabayi da sen alsana”belliki kafasi hep ordaydi.
      -“Delimisin araba alacak halimmi var benim.”
      -“Ben sana co signer olurdum’
      Iste orda kendimi tutamayip patlattim kahkahayi bu nasil bir karekterdiki asla huyundan ve iyi niyetinden vaz gecmiyordu.
      -“Mehmet daha oyle bir aylik gideri karsilayacak durumda degilim.
      -“Hani yabanciya gitmesin demistim”dedi.
      -“Bakin” dedim “Pazartesi gidelim durumu anlatalim dealer`a belki geri verebiliriz.Sen ne zaman planliyorsun gitmeyi Sadi?”
      -“Iki haftayi gecirmiyeyim diyorum”dedi”Bu ayin kirasindan fazlasini vermem hem boylece.”
      -“Biliyorsun dimi Amerika disinda 6 aydan fazla kalamazsin yoksa greencardin yanar fazlasi icin izin alman lazim”
      Halinden belliydiki artik o kart falan cok derdinde degildi.
      Ikinci bardak caylarini bile icmediler gitmeden once Sadi bir ara lafin arasinda olmazsa arabanin parasini Turkiyeden yollayacagini soyledi.
      Arkalarindan bakarken dusunuyordum yeni bir hayat kurmaya kalkmak bu kadarmi zor ve pahali bir bedele sahipti. Mehmetin kapisini actigi arabaya binen bu omuzlari dusmus,cehresi uzamis sakallari ile kararmis adam bunlari haketmismiydi?

      Pazartesi calisiyordum Mehmet ofisten aradi dealer`a gitmek yerine telefon numarasini aldim.Sisman dealer hatirladi olayi. Araba satin almiyorlardi takas yapilabilirdi, arabayi sabahtan goturup degerlendirmeye sokmalari gerekiyordu.6 ay once sattiklari araba olmasi birsey degistirmiyordu.

      Mehmet'i arayip durumu anlattim.Belki dedim senin Kia'yi da verip yenisini alirsin ve boylece cok zarar olmaz sende yeni araba edinmis olursun. Mehmet bu fikri beyendi.
      Ardindan birkac gun ses seda cikmadi bende ariyamadim.
      Haftanin sonuna dogru kapi calindi actigimda Mehmet ve Sadi kollarinda koca bir televizyonla iceri daldilar.
      Kirk yil dursam almayacagim 36 ekran bir televizyonum olmustu.Muhabbet kisa surdu, ceki yazarken bir yandanda gelismeleri dinliyordum mobilyalar harac mezat gitmisti dortte bir fiyatini bile bulamadan,arabanin parasi Turkiyeden yollanacakti Sadi olmadigi surecede araba Mustafa'nin evinin onunde duracakti.
      Geldikleri gibi hizla gittiler.Oglum kapida yuzume bakiyordu ..
      -“Bakma oyle “dedim gulumseyerek “Hosuna gitmedimi buyuk ekran televizyon?”
      Birkac gun sonra Mehmet'i aradigimda Sadi gitmisti,arabanin parasini turkiye'den yollayacakti.
      -“Mehmet?”dedim”soyledigim gibi devir icin kagit aldinmi?”
      -“Yok o gun konustuk 7000 dolar veririz dediler bizde satmadik”
      -“Nasil tutacaksin bu arabayi sen, araba senin ustune bile degil demedimmi ben sana satis kagidini al diye”
      -“Ya yolliycam dedi !”
      -“Mehmet adamin 10000 dolar borcu var zaten Turkiyede neyle odiyecek gittiginde orda bir duzenide olmayacakki senin aklin yatiyormu buna?”
      -“Ne bilim yaa”
      Tartisacak degildim.Yanliz o arada Mehmet Kenan`in tahmin edildigi gibi evlenmis oldugunu haber verdi.Baba ogul gitmeden once karsilasmamislardi son telefon konusmasinda Sadi oglani tehdit edince oglanda polise basvurup koruma karari cikarttirmisti.
      Telefonu kapatirken ogrenilmesi gereken seyler arasina Amerikan usulu ebeveyin olmayida eklememiz gerektigini dusunuyordum.Bu seyleri ya ogrenecektik yada cocuklar bize ogreteceklerdi burda oyunun kurallari nede olsa farkliydi.

      Mehmet simdide Kenan'li hikayeler anlatir olmustu.Kenan iki iste birden calisiyor karisi evde onu bekliyordu.Greencard sahiplerinin esleri uzun sure calisma izni yada greencard alamiyorlardi Kenanin vatandas olmasina kadar surecekti bu yani 4 uzun sene daha.Kiz okula devam etmek istemisti ama international student fee'leri yuksekti.Mehmet bunu anlatirken laf olsun diye sordum..
      -“Kenan niye orduya katilmiyorki?Vatandasligini hemen alir garsonluktan iyidir hem okula gitme imkanida bulabilir boylece.”
      Bu oylesine soylenmis bir lafti Mehmet'in yemeyip icmeyip Kenan`a yetistirecegini kim tahmin edebilirdiki.

      Kenan kisin sonuna dogru ortaya cikti gene Mehmet telefon etmis
      -“Abla sana geliyoz”demisti ve herzamanki gibi yoldan ariyordu.

      Kenan o aylar onceki tuysuz oglana benzemiyordu daha bir buyumus olgunlasmisti selamlasip adet uzere opustuk.

      -“Ne var ne yok neler yapiyorsun,karin nerde?”
      -“Aaa bilmiyormusunuz Turkiyeye gitti gecen ay, ben orduya katiliyorum AirForce a kaydimi yaptirdim bile boot camp doneminde yanliz kalamazdi hemde istedik ki okula ara vermesin ben Subatta gidiyorum,bu defa tavsiyenizi dinledim.”
      -“Cok sevindim herseyin yolunda olmasina.” Sasirmistim acikcasi ordu lafi ederken dinlenecegini dusunmemistim.Kenan uzun uzun anlatti orduya katilir katilmaz vatandasligini alabilecekti boylece karisida haklarini alabilecekti, ustelik iki dil bildigi icin linguistic olarak calisabilecekti ve kesin olmasada ona Izmirde bir gorev ayarlayabileceklerini vaad etmislerdi.Boylece belkide karisi okulu Turkiyede bitirme sansini da kazanabilecekti.Sonrada o zor soruyu sordum
      -“Babanlardan haber varmi?” Karanlik bir suratla basini egdi
      -“Var olmaz olaydi” sonrada homurdandi”Asagilik herif”
      -“Kenan bari sen yapma”dedim”Seni ne cok sevdigini biliyorsun tamam bazi seylerde catistiniz ama ne zaman adin gecse gozleri dolar adamin.”
      -“Neler oldu bilmiyorsunuz”dedi disleri arasindan gene.

      Soyle bir donup Mehmete bakti sonra basini one egip anlatmaya basladi Sadi`nin burda kalan elektrik telefon ve kredi karti boclarini biliyorduk son aylarda Mehmet araba haricinde bircok baska borcu da odemek zorunda kalmisti arabanin taksitleri ise hic gelmemis ama Izmirde yanina yollanan bir tanidikla arabanin satis karari elinden alinmisti.Hikayenin sadece bu kismini biliyordum.
      -“Annemi terketti”dedi.Hic sesimi cikartamadim. Sadi haber bile vermeden donmustu Turkiyeye karisi annesinin evinde kaliyordu bir sabah sadece kapida belirivermisti. Bir kac ay sonrada gene geldigi gibi kaybolmustu,ogrenmislerdiki karisinin eve sik sik gelen cocukluk arkadasi ile yasamaya baslamislar sehrin obur ucunda.
      Geride karisi ile olan ortak hesabinda ve kredi kartlarinda buyuk miktarda borclar birakarak gitmisti bu defada.
      -“Uzuldum”dedim,baska diyecek birsey bulamamistim.
      Bir sessizligin ardindan Kenan o genc isiltili yuzunu kaldirdi yari sakaci yari kirik bir sesle
      -“Ama ne piyangoymus dimi”dedi.
      Derin bir nefes aldim evet ne piyangoydu ya!
      -“Ama en azindan sen yasamini kendi aileni kurmayi basardin, yeni hayatinda basarili olacagini biliyorum”

      Aksam uzandigimda Sadi`yi dusundum o tiknazca efendiden adami, kim bilir nasil bir bunalim icindeydi. Yeni bir yasama soyunmus her anlamda basarisiz olmus, kimligini yitirmisti sonunda.Karisi suclamismiydi onu bilmem ama onun kendini sucladigindan ve kendiyle hesaplasamadigindan eminim.O efendiden esnaf adami dukkanina yururken selamlanan, dukkandaki kalfasini tatli sert hasliyiveren kendi halinde adami mutfaklarda meksikalilarla ter dokturen, bisiklet tepelerinde titreten amerika yemisti. Karisini terk edisini anlayabiliyordum..Kabul ediyorum degil anlayabiliyorum..Kendine saygi duyan, kimbilir belki Amerika gormuslugunden dolayi pek takdir eden bir kadinla ucuncu bir denemeye kalkmisti sanirim.Hic degilse bildigi bir ortamda,bildigi kurallarla. Evet isini, esini buyuk ihtimalle sayginligini kaybetmisti ama sanirim en zoru bu adamcagiz kendine guvenini kaybetmisti.

      Yeni yilin ilk gunu sabah kalktigimda gozlerimi ogusturarak telefondaki mesajlari dinliyordum ikinci mesajda duydugum sesle birlikte aniden dogruldum ses
      -“Mine hanim diyordu Turkiyeden ariyorum bir hatirinizi sorup yeni yilinizi kutlayayim istedim insallah bu yil sizin icin cok guzel bir yil olur”
      Donup butona bir daha bastim dogrumu duyuyorum diye mesaj Amerika saati ile hemen yeni yila girer girmez birakilmisti.Kimbilir bu adamcagiz sabahin o saatinde nasil bir hesaplasmada idiki kalkip beni aramisti.
      Bir animsama belki Kenanla ilgili bir haber alabilme belki sadece ve sadece gecmisle hesaplasmanin bir parcasi olarak.

      Buyuk ekran televizyon gecen gun bozuldu.Tabii garantisi yoktu Sadi Amerikada hicbirseyi kurallarina gore oynamamistiki,hic uzulmedim benim 36 ekran televizyona gecisime zaten daha vardi….

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Yeşilkart ForumY
      Yeşilkart Forum
    • 1
    • 2
    • 3
    • 4
    • 5
    • 6
    • 2 / 6