• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. kingocali
    3. En İyi
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    kingocaliK Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 25
    • Konu 0
    • İleti 319
    • Gruplar 1

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: New York

      @MySea Mucizevi şekilde göğe yükselmediğin, ya da daha mucizevi şekilde nehir kıyısında 24,5 milyonluk penthouse almadığın takdirde, şehrin içinde manzaran bu abicim :)

      1.jpg

      2.jpg

      3.jpg

      4.jpg

      5.jpg

      6.jpg

      Parktan bu...

      7.jpg

      8.jpg

      Downtown'daki pahalı otelin en pahalı katından bile bu...

      9.jpg

      10.jpg

      1. kattaki "Top of the Rock" fotoğraflarını kaybettim ama, maalesef o da bu...
      New York içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: New Jersey

      @aliarmgn San Diego'da, okuldan sonraki 1 senelik Optional Practical Training sürem içinde, dandik işlerde çalışıp, adam gibi bir iş aradım; bulamadım. Memlekete döndüm; adam gibi bir iş aradım; bulamadım. Ömrüm boyunca, abidik gubidik KOBİ'lerde, rütbede ve iş yükünde ağır, maaşta ve katma değerde hafif işlerde çalıştım. Kariyer anlamında, taş üstüne taş koyamadım; bir arpa boyu yol gidemedim. İngilizce'm çok iyi. İyi bir eğitimim var. İyi bir birikimim var. Bugüne kadar, Türkiye'de hep bunların ekmeğini yedim. Ama kariyer namına, hiçbir şeyim yok. Amerikalılar da, yalnızca kendilerinin sahip olmadıkları bilgi ve becerilere sahip olanları adam yerine koyuyorlar, malum. O yüzden, Amerika'da iş tutabilmek konusunda, kendime hiç güvenmiyorum. Cesaretlendirici sözleriniz için çok teşekkür ederim ama, San Diego'daki başarısızlığım, cesaretimi de, şevkimi de epey bir kırdı. Dediğim gibi, ancak cebimde green card'la ve arkadaşlarımın yanında cesaret edebilirim. Olmazsa, kalan hayatımda, Balıkesir'in köyünde ya da Tekirdağ'ın kasabasında inziva... :)

      New Jersey içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Amerika'daki ilginc deneyim ve gozlemleriniz

      @yalta Madem bu kadar merak uyandırdı, yazmaya söz vermiş olayım. Lakin, burada saat 05.50 oldu. Müsaadenizle şimdi yatayım. Yarın yazayım. Bu arada, bekleyişe biraz daha suspense katmak adına, Amerika'da geçen ikinci hikayenin de, yukarıda, forumdaşların hikayelerini paylaştıkları diş tedavisi ile ilgili olduğunu çıtlatmış olayım. Ama ben toplamda 3.200 Dolar kar ettim :)

      Bunun bu başlıkta ne işi var diye kızacak admin abileri de, doğrudan size yönlendireceğimi peşinen söylemiş olayım :D

      Saygılar bizden...

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: New Jersey

      Ellis Island, New Jersey

      Göçmen olarak ayak basmak için son derece nahoş bir atmosfer. İyi ki miadı dolmuş; tedavülden kalkmış.

      New York mudur, New Jersey midir; kendileri bile tartışmışlar. Davalık olmuşlar. Bir kısmı New York'muş da, diğer kısmı New Jersey'miş. Kullanımını federal hükümete bırakmışlar. Ben de buraya bırakıyorum.

      651.jpg

      652.jpg

      653.jpg

      654.jpg

      655.jpg

      656.jpg

      657.jpg

      658.jpg

      659.jpg

      660.jpg

      661.jpg

      662.jpg

      663.jpg

      664.jpg

      New Jersey içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Amerika'da MBA yapmak?

      @Bilalcan Rica ederim. Yardımcı olabildiysem, ne mutlu.

      Madem çoğu zaman olduğu gibi boşa konuşmuyorum, o zaman, son olarak, önümüzdeki 25 sene boyunca artan miktar ve oranda ihtiyaç duyulacak (İşletme eksenli) uzmanlık alanlarını da ilginize sunayım. Duruma göre, lisans ve / veya yüksek lisans ve hatta doktora için aklınızda bulunsun.

      Supply Chain Management: Ticaretin hızla evrilmekte olduğu hal olan "Çok sayıda farklı tedarikçiden gelen, çok sayıda farklı kategoride, çok sayıda farklı ürünü, e-ticaret portalları üzerinden gelen online siparişler üzerine, en kısa zamanda, en düşük maliyetle, eksiksiz ve hasarsız olarak son kullanıcıya ulaştırma (ve iade halinde, tam tersi)" misyonunu en verimli ve en karlı şekilde yerine getirmek için yapılacak analizler, simülasyonlar, optimizasyonlar, operasyonlar ve raporlamaların (ve bu aşamaların mükemmele ulaşıncaya = sonsuza kadar tekrarı) tümü bu kapsama giriyor. Hangi ürün, hangi tedarikçiden, ne zaman, hangi fiyata alınmalı; hangi taşıyıcıya, ne zaman, hangi fiyata taşıtılmalı; hangi müşteriye, ne zaman, hangi fiyattan satılmalı sorularının en optimal şekilde cevaplanmasını kapsıyor. Bu işte iyi ve kalıcı olmak için, tedarik zinciri oyuncularını (tedarikçi, üretici, toptancı, perakendeci, son kullanıcı), arz ve taleplerini tanımanın, onlarla verimli, karlı, sürdürülebilir kişisel ve kurumsal ilişkiler kurmanın yanında, bu işi önümüzdeki 25 yıl boyunca da yapabilmek için, istatistik, istatistik programları, simülasyon, simülasyon programları ve ERP programları bilmek / öğrenmek gerekiyor.

      Operations Management: Endüstri mühendisleriyle rekabete girmek pahasına (Üretim, İşletme Fakültesi'nde de bir ana bilim dalıdır), ürünlerin, en verimli ve en karlı şekilde üretilmesi için yapılacak analizler, simülasyonlar, optimizasyonlar, operasyonlar ve raporlamaların (ve bu aşamaların mükemmele ulaşıncaya = sonsuza kadar tekrarı) tümü bu kapsama giriyor. Hangi hammadde ve / veya ara ürün, hangi tedarikçiden, ne zaman, hangi fiyata alınmalı; hangi üretim yöntemleri ve / veya süreçleriyle, ne zaman, hangi maliyetle üretilmeli; hangi müşteriye, ne zaman, hangi fiyattan satılmalı sorularının en optimal şekilde cevaplanmasını kapsıyor. Bu işte iyi ve kalıcı olmak için, üreticinin özelliklerine ve kapasitesine, ürün ağaçlarına, üretim yöntemleri ve / veya süreçlerine, piyasadaki arz ve talep trendlerine hakim olmanın, tedarikçi ve müşterilerle (üreticinin tercihine göre, "müşteriler", toptancılar ve / veya perakendeciler ve / veya son kullanıcılar olabilir) verimli, karlı, sürdürülebilir kişisel ve kurumsal ilişkiler kurmanın yanında, bu işi önümüzdeki 25 yıl boyunca da yapabilmek için, istatistik, istatistik programları, simülasyon, simülasyon programları ve ERP programları bilmek / öğrenmek gerekiyor.

      Business Analysis / Intelligence: Müşteri şikayetleri, müşteri talepleri, müşteri anketleri, müşterilerle yapılan focus group'lar, bayi şikayetleri, bayi talepleri, bayi anketleri, bayi toplantıları, CRM programları, sosyal medya, son kullanıcı tarafından kullanılmakta olan cihaz ve makinelerin IoT vasıtasıyla üreticiye gönderdiği geri bildirimler gibi veri kaynaklarından toplanan verilerin, müşteri şikayetlerinin ne olduğu, müşteri taleplerinin nereye gittiği, ürünün neye evrilmesi gerektiği, iş modelinin nasıl değişmesi gerektiği, işin nereye varması gerektiğiyle ilgili, üzerinde karar verilebilir bilgiler haline getirilmesini kapsıyor. Bu işte iyi ve kalıcı olmak için, araştırma yöntemlerine hakim olmanın, müşteri ve bayilerle verimli, karlı, sürdürülebilir kişisel ve kurumsal ilişkiler kurmanın yanında, bu işi önümüzdeki 25 yıl boyunca da yapabilmek için, CRM programları, sosyal medya takip, analiz ve raporlama programları, veri tabanı mimarisi, yönetimi, veri tabanı sorgulama programları, istatistik ve istatistik programları bilmek / öğrenmek gerekiyor.

      Accounting: Patronlar hesap, devletler vergi istediği sürece (insanlığın yaşam tarzında, avcı - toplayıcılıktan, tarım merkezli yerleşik düzene geçiş kadar köklü bir değişiklik olmadığı sürece) var olacak. İlgili ülkenin mevzuatını, şirket kullanıyorsa, ERP programını, artık her şey dijitalleştiği için, muhasebe programlarını, MS Office programlarını (ve / veya muadillerini) bilmek gerekiyor. Aslında dört işlem. Ama sorumluluğu ağır.

      Finance: Patronlar, ceplerindeki parayı harcamadan yatırım yapmak ve üretimde kazandıkları paralara da para kazandırmak istedikleri sürece (insanlığın yaşam tarzında, avcı - toplayıcılıktan, tarım merkezli yerleşik düzene geçiş kadar köklü bir değişiklik olmadığı sürece) var olacak. Finansman ve yatırım enstrumanlarına hakim olmanın, finansal hesaplama yöntemlerini bilmenin yanında, bu işi önümüzdeki 25 yıl boyunca da yapabilmek için, finansal analiz programlarını, kriptopara ve blockchain teknolojilerini öğrenmek gerekiyor.

      Emin olun, ilk paylaşımımda verdiğim olumlu örneklerin, ikisi hariç tamamı, bilmek / öğrenmek gerekiyor dediğim şeylerin (kendi alanlarıyla ilgili) tamamını bilir / öğrenmiş durumdadır. İki istisnadan birinin insan ilişkileri insan üstüdür; diğeri de zaten çizgi altıdır :)

      Son paylaşımımda olumsuz örnek olarak verdiğim, bilmek / öğrenmek gerekiyor dediğim şeyleri bilmeyen / öğrenmeyen, bilemeyen / öğrenemeyenlerin ise, biri Kuşadası'nda bir yandan çocuğuna bakıyor, diğer yandan kaptan kocasının seferden dönmesini bekliyor. Diğeri Datça'da bir yandan zıpkınla balık vuruyor, diğer yandan DV-2020 talihlisi olup, Trump Başgan memleketi göçmenlere kapatmadan önce Amerika'ya giriş yapıp, green card'ını cebine koyabilenlerden olduğu için, kara kara Amerika'da ne iş yapacağını düşünüyor. Sonuncusu ise, bir yandan kendine Erdek ya da Şarköy'de denize sıfır müstakil ev bakarken, diğer yandan DV-2021 sırası kendisine gelecek mi diye bekliyor. Amerika'da ne iş yapacağının kaygısı onda da yok değil :)

      Yüksek Lisans ve Doktora içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Türkiye'ye girerken uygulanan gümrük kuralları

      @gucarslan Hadi o siyasi bir karar. Los Angeles'taki başkonsolosluğu arıyorsun. "Veterinerden şu numaralı belge alınacak. Ama öyle her veteriner de olmaz; bu sertifikalı bir veteriner olacak" diyorlar. Veterinerin öylesini buluyorsun. Yüzlerce Dolar harcıyorsun. Kapıdaki memur ne kutuya, ne belgeye bakıyor. Uzaylı getirsen, sokarsın memlekete :)

      Hadi, vakumlu ambalajda getirdiğin kavrulmuş Antep fıstığı "Allah" diyor mu diye kontrol eden Amerikalı'nın canı can; kadın kılığına girmiş Asım Can Gündüz'ü arabasına almaya çalışan yurdum insanınınki patlıcan. Tamam. Ben zaten ona kızmıyorum.

      Yahu, sen KDV'den ÖTV alan devletsin. Papaz olduğun Amerika'ya para kazandıracağına, de ki, "Getirdiğiniz hayvana bakmayacağız. Belge melge de istemiyoruz. İsterseniz white walker getirin, ama girerken, Amerikalı veterinere vereceğiniz parayı, havaalanındaki vezneye yatırın". Biz de diyelim ki, "Yengenin Hermes'i çok eskimişti. Uluslararası toplantılarda, diğer first lady'lerle toplu poz verirken, mahcubiyetten boynumuz bükülüyordu. Zaten vergilendirilmiş kedi de kutsaldır. Helalühoş olsun devletimize" :D

      Türkiye Cumhuriyeti içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Amerika'da MBA yapmak?

      @hgu, içinde söyledi: Amerika'da MBA yapmak?

      Merhaba. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (örgün öğretim) bir avukatım. Eylül'de meslekte 4. yılımı, staj ile birlikte 5. yılımı dolduracağım. Ancak artık yaşam koşullarımdan tatmin olamadığım için değişik kariyer planlamalarına yöneldim ve buraya denk geldim. Genel olarak matematik ağırlıklı bölümler yönünden yorumlar yapılmış. Ben daha ziyade yöneticilik, insan kaynakları gibi alanlar üzerinden ilerlemenin bana ve yeteneklerime uygun olabileceğini düşündüm. İngilizcem iyi derecede, zaten aktif olarak kitap çevirmenliği de yapıyorum. Şu an için hedefim GMAT ve TOEFL hazırlığı. Bu alanda önerilere oldukça açığım. Bunun dışında kabul şartlarımızı nasıl arttırırız, nelere dikkat etmeliyiz, hadi diyelim istediğimiz yerden kabul aldık bundan sonrası nasıl ilerler, gidenler MBA tecrübeleri konusunda ne der bunları ayrıca merak ediyorum. Şimdiden cevaplar için teşekkür ederim.

      (Bahsettiğiniz alanlarda iş gücü arzı fazla olduğundan, rekabetin de fazla olduğunu düşünmekle birlikte) General Management ve Human Resource Management'ın yanında ve sizin özgeçmişiniz özelinde, Intellectual Property Management'ın da hem size uygun, hem de gelecek vaadeden bir alan olduğunu düşünüyorum. Sizin özgeçmişinizle ve tavsiye ettiğim alanda kendinizi geliştirmeniz halinde, hem Amerika, hem de Türkiye'de, iş bulma ihtimalinizin de, iş güvenliğinizin de, kazancınızın da daha yüksek olacağına inanıyorum. Amerika'da, bu alana odaklanan JD + MBA Joint Degree programları var. Dil bilginiz de iyiymiş. Bence bu programlar için biçilmiş kaftansınız.

      GMAT ve TOEFL hazırlığı için, Kaplan'ın hazırlık kitapları, online hazırlık programları, yüz yüze hazırlık kursları var. İmkanlarınız hangisine el veriyorsa, hepsini gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. İmkanlar el veriyorsa, hazırlık kursuna da Amerika'da gitmenizi öneririm. İmkan varsa, San Diego State University ve San Francisco State University'de, American Language Institute isimli dil okulları mevcut. Bunların English for Academic Purposes ve Pre-MBA programlarını tavsiye ederim.

      Yüksek GPA ile yüksek TOEFL ve GMAT skorlarının yanında, ne istediğinizi iyi bildiğinizi ve tüm adımlarınızı hedef odaklı attığınızı gösteren, liderlik ve pozitif değişim yaratma istek ve potansiyelinizi ortaya koyan, niyetinizi iyi anlatan, iyi yazılmış bir niyet mektubu ve kişiselleştirilmiş, detaylı ve kuvvetli referans mektupları, kabul edilme ihtimalinizi arttırır.

      Kabul aldıktan sonra, kabul mektubunuz ve I-20'nizle birlikte vizeye başvurursunuz. Eğitiminizin ve barınma giderlerinizin ilk yılını karşılayacak maddi imkanlarınız (gereken meblağ I-20'de yazar) olduğunu belgeleyebilir ve konsolosluk memurunu eğitiminizi tamamladıktan sonra ülkenize döneceğinize ikna edebilirseniz, vizenizi zorlanmadan alırsınız. Geriye yurt / ev ayarlamak, uçak bileti almak ve gitmek kalır.

      Zaten 4-5 yıl tecrübeniz varmış. Aksi takdirde, MBA konusunda birinci tavsiyem "İş tecrübesi edinin" olurdu. İş tecrübesi mevcut olduğuna göre, diğer tavsiyelerim, "Derse hazırlıklı gidin" (Her dersten önce, hocalar onlarca sayfa okuma ödevi verecek), "Derse katılın", "Bir hocanızın asistanlığını yapın" ve "Staj yapın" olur. Mümkünse, Optional Practical Training sürenizi de, amacına uygun (Alanınızda bir iş bularak, o alanda uluslararası bir tecrübe kazanma amaçlı) kullanın.

      Önce kabul alma çabalarınızda, sonra okulunuzda başarılar...

      Yüksek Lisans ve Doktora içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Kanada/Amerika Dil okulu için tavsiyeler/fikirler/düşünceler

      @halilk2020 Ben bu hedefi beğendim :) Allah yolunuzu açık etsin...

      Daha önce https://yesilkartforum.com/forum/topic/3755/amerika-i̇lk-i̇şim-konusunda-yardımcı-olabilecekler/11?_=1605290044450 başlığı altında, elektrik mühendisliği alanında mesleğini icra etmek isteyen bir beyefendiyi, Amerika'daki, konuyla ilgili tanıdıklarıma yönlendirmiştim. Aynı şeyi sizin için de yapayım:

      İngilizce işini halledip, kendinizi hazır hissettiğinizde (Ama lütfen daha önce değil. Zira, muhtemelen bu tek atımlık bir barut olacak. Hazır olmadan, boşa harcamak istemeyiz), Boston, MA'te yaşayan (ama kariyeri boyunca, batıdan doğuya, çok sayıda eyalet dolaşmış), 17 senedir, Amerika'da ilaç sektöründe çalışan (kariyeri boyunca, çok sayıda ilaç şirketi görmüş) arkadaşımı LinkedIn'den bulup, ona kendinizi tanıtarak, yardımını istemenizi tavsiye ederim (ama tabii ki, başkası adına, yardımcı olacağının sözünü veremem). İsim verirsem, muhtemelen bana kızar. Ama LinkedIn'de, "Sr Consultant Regulatory Affairs Parallaxis Consulting Group" anahtar kelimeleriyle arama yaparsanız, bence rahatlıkla bulabilirsiniz. Amerika'da, ilaç sektöründe iş bakmış; kendisini, LinkedIn'de kendi çabanızla bulmuş gibi yaparsanız, yardım alma şansınız artar. Elektrik mühendisi beyefendiye de söylediğim gibi, yine, beni hiç karıştırmayın :) Kilit pozisyondaki insanları tanırım. Ama insan sevmeyen, huysuz, uyumsuz bir adam olduğum için, benim referansım, her zaman o kapıyı açmayabilir :D

      Size de başarılar ve bol şanslar...

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @gorkem34 F-1 ile gittim. 3 kere de Amerika'dan başvurdum. Yine çıkmadı. Çıkası yoksa demek ki :) Tabii hepsi, DV-2020'den önceydi (Bkz. Teorim)...

      @cüneyt-tarıkman O şekilde başvurup, sürekli ret alan ("bir türlü kazanamayan" desek daha doğru olacak sanki) iki tanıdığım vardı. Biri, 3'ü Amerika'da olmak kaydıyla, 15-20 defa başvurup, bir türlü kazanamayan, Amerika'dan sınıf arkadaşım (Yüksek öğrenimli, Amerika tecrübeli, Amerika'da başı belaya girmemiş, dil sorunu olmayan, bekar). DV-2020'yi 12 bin küsuruncu sıradan kazandı. Şubat'ta vizesini cebine koydu. Nisan'da uçacaktı. Malum nedenlerden uçamadı. Temmuz'da uçtu. Girişini yaptı. 3. gününde memlekete döndü. Şimdi green card'ının, Amerika'da verdiği adrese postalanmasını bekliyor. Diğeri de, son 21 senenin 13'ünde başvurup, sonuncusunda, 38 bin küsuruncu sıradan "kazanan" benim. Profilim sınıf arkadaşımınkiyle aynı. Dediğim gibi, bir pattern var gibi; ama dediğiniz gibi, elimizde göçmenlik bürosu verileri olmadan bunu asla kanıtlayamayız. Zaten bende de ümitler 2022'ye kaldı...

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: OPT, Community College hakkında soru

      @Erdem-M San Diego'da dil okulundayken, benim Tunuslu bir hocam vardı. Aksanlı konuşurdu. O yüzden, Amerika'ya, İngilizce'yi Amerikalı'dan öğrenmeye gelmiş öğrenciler (genelde de Türkler) durumdan pek memnun değildi. Ama kadıncağız konusuna gayet hakimdi. Okul yönetiminin de, kadından herhangi bir şikayeti yoktu. Ben mümkün olduğunu kendi gözlerimle gördüm. Çok çalışır, kendinizi iyi geliştirirseniz, bence olur. Bir de aksanı düzeltebilirseniz, söylenenler de az olur. Diplomanın denkliğini kabul etmezlerse, Amerika'da bir dönemlik bir TESOL sertifikası alırsınız. İngilizce öğretme yeterliliğinizi, en kısa, en ucuz yoldan belgelemiş olursunuz. Yabancılara İngilizce öğretebilirsiniz. (Amerika'da öyle bir ihtiyaçla ya da öyle bir ihtiyacı olanla hiç karşılaşmadım ama) Tercümanlık yapabilirsiniz. Yüksek lisans, doktora yapmayı göze alırsanız, akademisyenlik kapısı da açılabilir. Ama tabii, yine gerçekçilik sınırları içinde kalalım: Amerika'da sizin kendi alanınızda iş bulmanız, bir mühendisin, (gerekli şartları yerine getirdikten sonra) bir doktorun kendi alanında iş bulması kadar kolay olmaz. Zira bunlar, dünyanın her yerinde eşit derecede ihtiyaç duyulan / talep gören ve aşağı - yukarı aynı şekilde uygulanan pozitif bilimler. Sizinki ise, Amerika'da, nispeten daha az ihtiyaç duyulan bir meslek. Hisse: Zor, ama imkansız değil.

      Önlisans ve Lisans Eğitimi içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Türkiye'ye girerken uygulanan gümrük kuralları

      Amerika'dan kedi getirdim. Bir Allah'ın kulu çıkıp, "Ne var o kutunun içinde?", "Evrakı var mı onun?", "Çıkar evrakı, bir göreyim" demedi (Evrakı vardı ve tamdı). Elimi, kolumu sallaya sallaya girdim. * Yolculuk tavsiyesi değildir. * :)

      Türkiye Cumhuriyeti içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Türkiye'deki Vize Hizmetlerinin Geçici Olarak Durdurulması (Ekim 2020)

      Seçimler yaklaşırken, Trump hükümetinin, Türkiye'nin S-400'leri test etmeye başlamasına hiçbir karşılık vermediği düşünülmesin ve bu durum Biden tarafından aleyhlerine kullanılmasın diye, tıpkı Rahip Brunson krizinde olduğu ve sanki Türkiye'de o tip bir demokrasi varmış gibi, "Türk vatandaşları üzerinde baskı kuralım da, kendi hükümetleri üzerinde baskı oluşturarak, bizim istediğimizin gerçekleşmesine hizmet etsinler" şeklinde düşünülerek alınmış, tamamen siyasi bir karar olduğunu düşünüyorum. Haklıysam, yakında, bir konuşmasında / tweet'inde baklayı ağzından çıkarır; yaptırım aylar sürebilir. Umarım haksız çıkarım. Zira, başımızda yeterince dert yokmuş gibi, başımıza bunlar da gelince, insanın artık "Yeteeerrr!!!" diye bağırası geliyor!

      Gündem içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @daydreamer Yok, o konunun sizinle alakası yok. "Karamsar" kelimesini @Chandler kullandı ama, o da doğrudan şahsıma hitaben "karamsar" demedi. Yalnızca, birkaç kişiyle paylaştığımız bakış açısını "karamsarlık" olarak niteledi -- ki, niteler; onda da bir sıkıntı yok. Kendi görüşüdür; tabii ki paylaşacak. Zaten benim de canım sıkkın değil. O kadar kolay sıkılmıyor hamdolsun :)

      Bundan sonraki yazışmalarımız için benden size açık çek. Bana birebir de cevap verebilirsiniz. Söylediğimin tam tersini de savunabilirsiniz. Tabii ki cevap verecek, tabii ki savunacaksınız. Karşılıklı saygı çerçevesinden çıkmadığımız sürece; savunduğumuz şeyler, 6. hislere, duygulara, temennilere değil, somut tecrübelere, verilere, delillere dayandığı sürece, karşıt da olsa, her fikri dinlemekten memnuniyet duyarım. Ama "Hissediyorum; bu sene bana çıkacak" diye "fikir" beyan eden insanla iletişim kurmak pek kolay olmuyor takdir edersiniz :) Belki yaş henüz "kemal"e "erme"diğindendir ama, kendimi rüyaya giren ak sakallı dedelerle tartışacak "olgunluk"ta bulmuyorum henüz :D

      Forum içinde ya da dışında, genelde "karamsar" olarak algılanırım. Halbuki, tek yaptığım, içinde bulunduğum durumu "gerçekçi" olarak tespit etmek ve kendimi onun içinden çıkaracak yolu "akılcı" olarak tanzim ve tatbik etmektir. Ha, benim içinde bulunduğum gerçeklik hakkında bana "şanssız" derseniz, ona itirazım olmaz bakın :)

      Zira, durumum tam olarak şöyle zannederim... :)

      Siz-depresif-falan-değilsiniz.-Hayatınız-gerçekten-çok-boktan-hepsi-bu..-Komik-Facebook-Sözleri-Gülme-Garantili-Resimli-Facebook-Sözleri.jpg

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: San Diego

      @ibrahimasar Ben öyle depremden, ya da binaların üstüme yıkılmasından korkmadım ama, New York sokaklarında dolaşırken, şehrin büyüklüğünden, soğukluğundan, yabancılığından, o bahsettiğin "göz korkusu"nu iliklerime kadar hissettim. Şehir bana çok düşmanca geldi. Kendimi hiç "hoş gelmiş" hissetmedim. Türk arkadaşın Amerikalı, hem de New York'lu eşine "intimidating" ve "unwelcoming" kelimelerini bolca kullandım. San Diego'ya indiğim zaman ise, kendimi resmen "evimde" hissettim.

      Amerika fotoğrafları konusuna da, vaktiyle, başka bir bakış açısından kafa yordum. "Ben neden hep Amerika'da geçen filmleri seviyorum da, Amerika dışı yabancı sinema bana bu kadar itici geliyor?" diye düşündüm. Çünkü New York'ta, Los Angeles'ta geçen bir film seyrediyorsun; için açılıyor. Londra'da, Moskova'da geçen bir film seyrediyorsun; kasvetten için kararıyor. Al Pacino'nun Insomnia isimli bir filmi vardır. Alaska'da geçer. Onda da Londra'da çekilmiş gibi bir kasvet, bir iç sıkıntısı... Sebeplerini, 1. Güneş ışınlarının geliş açısına, 2. Havadaki bulutluluk ve nem oranına (New York'ta geçip, iç açan filmlerin, New York'ta havanın güzel olduğu mevsimde çekilmiş olması bir tesadüf değil. California'da zaten Santa Ana rüzgarları bütün bulutlarla nemi alıp, okyanusa süpürüyor), 3. Amerikan şehirlerinin, şehir planlamacılığı kavramı ortaya çıktıktan sonra kurulmuş nispeten yeni şehirler olmasına, 4. Adamların zengin olup, şehirlerini, sokaklarını, binalarını, evlerini güzelleştirecek ışıklandırma, heykel, fresk, oyma - kakma gibi lükslere para harcayabilmesine bağladım. Ana kara Amerika'nın kendisi komple fotojenik :)

      Son olarak, her şey gönlüne göre olsun yeğenimin...

      California içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      Benim tecrübeme göre oranın kaç olduğunu düşünürken aklıma geldi. Aşağıdaki yazımda tanıdığımı beyan ettiğim 75 Türk'ten, aralarında akrabalık ya da Türkiye'ye dayanan arkadaşlık ilişkisi bulunmayan yalnızca 4'ü, yine o 75 kişinin içindeki 5 Türk'e (hemşire, yasal olmayanlardan birinin kalmasına; akademisyenlerden biri, akademisyenlerden ikisinin iş bulmasına; işe girerken yardım alan akademisyenlerden biri, dil okuluna gidenlerden birinin kalmasına; son akademisyen, yüksek lisansa gidenlerden birinin okula girmesine) yardım etti. Özetle, benim tecrübeme göre, Amerika'da Türk'e yardım eden Türk oranı, 10'da 0,53 (ya da 20'de 1, ya da %5).

      Tekraren, ben yalnızca kendi tecrübemi paylaşıyorum. Benim tecrübem başkasınınkiyle aynı olmayacağı gibi, bir kişinin tecrübesiyle de kanaat oluşturulmaz. Paylaşan herkesin tecrübesini okur, kendi sonuçlarınızı kendiniz çıkarırsınız. Saygılar...

      https://yesilkartforum.com/forum/topic/3430/dv2022-bekleme-odası/2494?_=1606149402130

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: San Diego

      @ibrahimasar Şimdi burada, "karşılaştırmalı" kisvesi altında paylaşıyorum. New York başlığına atarsam, bilmediğim yerden sorarlar :)

      California içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @semavi Ben San Diego'ya gitmeden önce, San Diego'da hiç tanıdığım yoktu. Uçak yolculuğundan başlayarak, (San Diego'da) 71 tane Türk tanıdım. Orada bulunduğum süre boyunca, yalnızca 4'ünün çevresindeki Türkler'e (o da, yalnızca 5 Türk'e) faydası olduğunu gördüm. Hiçbirinin şahsen bana bir faydası dokunmadı. Dil okulu, yüksek lisans, asistanlık, staj işleriyle, adam gibi bir iş ararken çalıştığım dandik işleri kendi çabamla ayarlayıp, altlarından tek başıma kalkabildim. Adam gibi bir iş bulma işine ise, bilgim, görgüm, çevrem yetmedi. Oysa, başkalarına cömertçe verdiklerini gördüğüm bir coaching, bir mentoring, bir networking desteğiyle, ben de "bir şey" olabilir, ömrümün 20 senesini sevmediğim, istemediğim bir yerde boşa harcamak zorunda kalmayabilirdim. Bana nasip olmadı. Bana San Diego'dayken faydası dokunan tek kişi bir Meksikalı'ydı. O olmasaydı, diş tedavisi için Türkiye'ye dönmek zorunda kalacaktım. 2001 krizinden hemen sonraydı. Türkiye'ye dönsem, belki Amerika'ya geri dönemeyecektim. Sağ olsun; sayesinde, Meksika'da halledebildim. Son derece haklı "Peki, senin çevrendeki Türkler'e ne faydan oldu?" sorusuna ise, bana iş bulmam konusunda yardımcı olmayı reddeden üniversite hocası şehir dışına her çıktığında, bana güvenerek anahtarını emanet ettiği evindeki iki kedisi ve bir köpeğine, emanete asla hıyanet etmeden baktığım; ben yüksek lisans yaparken, ön lisans okumakta olan iki arkadaşın da, ödevlerinin karşılıksız proof-reading'ini yaptığım cevabını verebilirim. Yeter mi? Benim hiçbir Türk'ten yardım görmediğimi düşünürsek, yine fena değil...

      New York'ta ise, bir ilkokul, bir ortaokul ve lise, bir üniversite arkadaşım ve ortaokul ile liseden arkadaşımın abisi var. (Üniversite arkadaşım hariç) Kendilerinden, babanın oğula, abinin kardeşe yapmayacağı iyiliği görmüşümdür. Öyle ki, Türkiye'de o kadar iyi arkadaşım yok. Ama bu arkadaşların ortak özelliği, Türkiye'de ortak bir geçmişimiz ve geçmişten kaynaklanan bir hukukumuz olması. Yani, "Amerika'daki bir Türk'e" değil; "çocukluk arkadaşlarına" yardım ediyorlar. Ben de, ilkokul arkadaşımın Türkiye'de bıraktığı kedisine, ortaokul ve lise arkadaşım ile abisinin Türkiye'de bıraktıkları anne ve babalarına bakıyorum.

      Çevremi "boşaltmak"tan bahsederken, nalıncı keseri gibi hep kendine yontan; sürekli alırken, ara sıra da olsa vermeyi akıllarının ucundan dahi geçirmeyen insanlardan bahsediyorum. Yoksa, New York'taki arkadaşlar, pek öyle silinip atılabilecek cinsten değil.

      Bütün samimiyetimle söylüyorum; sizin tecrübenize göre Amerika'da birbirine destek olan Türkler'in sayısının, benim tecrübeme oranla daha fazla olduğunu okumaktan da, sizin karşınıza daha fazla "iyi Türk"ün çıkmış ve çıkmakta olduğunu okumaktan da, büyük memnuniyet duyuyorum. Karşınıza hep iyi insanların çıkması yönündeki temennim de son derece samimidir.

      Tüm içtenliğimle, insanlar konusundaki şansınızın devam etmesini diliyor, DV-2021 arada kaynamaz ve biz de ikinci bir Amerika şansı elde edebilirsek, bu seferki tecrübemin, ilkinden daha iyi olmasını ümit ediyorum.

      Ha, iyi olursa, onu da burada aynı dürüstlük ve samimiyetle anlatacağım; söz :)

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: San Diego

      @kingocali, içinde söyledi: San Diego

      Aşağıdaki fotoğrafta, en solda görülen 15 katlı bina, New York'ta beni misafir eden Türk arkadaşın 1+1 condo'sunun bulunduğu bina. Binanın tamamı condo'lardan oluşuyor. Kiralık daire yok. Her katta yaklaşık 10 daire var; 15 kattan, 150 dairelik bir apartman. Ayıp olmasın diye, kaça aldığını sormadım. İçinden fotoğrafı çektiğim 1+1 apartment ise, abisinin yaşadığı, tamamı apartment'lardan oluşan 20 katlı bir binada bulunuyor. Satılık daire yok. Her katta yaklaşık 10 daire var; 20 kattan, 200 dairelik bir apartman. Aylık kirası $3,900 olan 1+1 daire, işte bu, içinden fotoğrafı çektiğim daire. Bu dairenin bulunduğu binanın fotoğrafı ise, maalesef, kaybolan fotoğraflar arasındaydı. Ama dış görünüş ve yaşam tarzı olarak, fotoğrafta en solda görülen binadan bir farkı yok.

      81697319_10158572279087908_156198395663351808_o.jpg

      Gayrimenkul fiyatlarının fahiş olduğu İstanbul'da nasıl otopark problemi varsa, gayrimenkul fiyatlarının fahiş olduğu New York'ta da otopark problemi var. Apartmanların otoparkı yok. Apartmanlar dikey mimari ile inşa edilmiş olduğu için, sokaklarda da, o kadar kat malikine yetecek park yeri yok. O yüzden, girişimciler, 3-4 apartmanda bir, bir arsa satın alıp, üzerine katlı otopark dikmişler. Nitekim, karşıdaki sokağın içinde, beni misafir eden arkadaşın yaşadığı binanın hemen arkasındaki 3 katlı bina, bir katlı otopark. Lakin, aylık ücreti $700. O sebepten, evlerine yılda toplam $1,000,000 giren Türk arkadaşım ve Amerikalı eşi bile, aşağıda fotoğrafları görülen araçlarını, 5 blok aşağıdaki, aylık ücreti $200 olan katlı otoparka bırakıyorlar. Eşi beni dolaştırırken, kendi gözlerimle şahit oldum. Bir eline 1,5 yaşındaki kızın arabasını, diğer eline 3,5 yaşındaki oğlanın elini alıyor; yükünü de sırtına vuruyor; o soğukta, hiç üşenmeden 5 blok yürüyor. Alışveriş de yaptığı zaman, kızın hepsini taşıyacak eli kalmıyor. "Ben olmadığım zaman ne yapıyorsun?" diye sorduğumda, "Zor oluyor ama, hallediyorum bir şekilde" deyip, gülüyor. 1. New York'ta yaşam planlarken, arabanız da olacaksa, otopark ücretlerini de hesaba katmakta fayda var. 2. Upper East Side'da, altınızda Mercedes, cebinizde $1,000,000'la böyle yaşayacaksanız, o green card'ı yakın; hiç gitmeyin Amerika'ya :D

      79000704_10158475885032908_5008650324970307584_o.jpg

      84086803_10158638801432908_1220293705936666624_o.jpg

      Aşağıdaki fotoğrafta görülen 2 katlı binalar kompleksi ise, San Diego'da benim yaşadığım 1+1 apartment'ın bulunduğu binalar kompleksi. Fotoğrafta görülmüyor ama, yaya kapısının solundan devam eden duvarın devamında, 5'i alt, 5'i üst katta, toplam 10 daire ve bir garaj kapısı, sağından devam eden duvarın devamında, 5'i alt, 5'i üst katta, toplam 10 daire ve bir garaj kapısı var. Kompleks, tamamı duvarlar, bir şifreli yaya kapısı ve iki uzaktan kumandalı garaj kapısı ile çevrilmiş, yaklaşık 5.000 metrekare alan üzerine yerleştirilmiş, ikisi "I", ikisi "U", biri "O" şeklinde, hepsi ahşaptan ve 2 katlı 5 binadan oluşuyor. Binaların üç tarafı komple açık garaj, bir tarafı yaya ve garaj kapılarıyla çevrili. "I" şeklindeki binaların arasında, "U" ve "O" şeklindeki binaların ortasında, ortak kullanım alanları ve süs bahçeleri var; "U" şeklindeki binalardan birinin ortasında ise, bir yüzme havuzu bulunuyor. Fotoğrafta, havuzun bir köşesi görülüyor. İşte bu apartmandaki bir 1+1'in aylık kirası $1,450. New York'taki, dikey mimari ile inşa edilmiş bir apartmandı; bu, yatay mimari ile inşa edilmiş bir apartman. Onda da 150 - 200 daire vardı; bunda da 150 - 200 daire var. Onda 1+1'in aylık kirası $3,900 idi; bunda 1+1'in aylık kirası $1,450. Onda otopark yoktu; bulursan da, ekstra ücrete ($200 - $700) tabiydi. Bunda otopark var. Üstelik beleş. San Diego'da yer bol olduğu için ("Yer bolluğu", "yer yokluğu" mevzuuna, başka bir gün, ayrıca gireceğim. Elimdeki belgeler de çok çarpıcı olacak), apartmanların, müstakil evlerin, alışveriş merkezlerinin, hastanelerin, liselerin, üniversitelerin, aklınıza gelebilecek her yerin mutlaka otoparkı var. Üstelik hepsi beleş (Edit: Üniversitelerde, uzun süreli parklar ücretli olabiliyor). Bunun tek istisnası Downtown. Orada otopark, kaldırım kenarı da olsa, katlı otopark da olsa ücretli.

      79374335_10158494790967908_4663515227034222592_o.jpg

      San Diego'da beni misafir eden Amerikalı arkadaşın $190,000'a aldığı 1+1 condo'sunun bulunduğu, yine yatay mimari ile inşa edilmiş, ahşaptan, 2 katlı binanın fotoğrafı da, maalesef, kaybolan fotoğraflar arasındaydı. Ama dış görünüş ve yaşam tarzı olarak, yukarıdaki fotoğrafta görülen binadan bir farkı yok. Benim yaşadığım apartment'ta, uzaktan kumanda ile girilen açık garaj var. Amerikalı arkadaşın condo'sunun ise, kendi driveway'i var. Aşağıda fotoğrafları görülen güzelliği oraya bırakıyor. Müstakil evlerde ise, küçük olanlarda, genelde yalnızca driveway, büyük olanlarda ise, genelde driveway + kapalı garaj oluyor.

      San Diego'da beni misafir eden Amerikalı arkadaş, San Diego'nun toplu taşımasını planlayan Metropolitan Transit System'da çalışıyor ( Metropolitan Transit System'da çalışıyor. İşe arabayla gidip geliyor. Toplu taşımanın yeterli olmadığının kanıtı :) ). Hem condo'sunu, hem GT'sini, dişiyle, tırnağıyla kazıyarak aldı. İki defa kanseri yendi. Kız highway'e bir çıkıyor. Bütün camları indiriyor. Rüzgar saçlarının içinden geçerken, motorun sesini dinliyor (Bunun belgelerini de, "yer bolluğu", "yer yokluğu" mevzuunun içinde paylaşacağım). İşte böyle yaşayacaksanız, benim green card hakkımı da siz alın; gönül rahatlığıyla gidin Amerika'ya :D

      78881289_10158489029557908_6341429868634308608_o.jpg

      84832938_10158660421897908_3940814295750672384_o.jpg

      New York'taki arkadaşlar (abi - kardeş), pandemi başladığından beri ilk defa İstanbul'a geldi. Ben de, fırsattan istifade, "Ayıp olursa olsun" dedim; Manhattan'da ev sahibi olana, Upper East Side'daki 1+1'ini kaça aldığını sordum. $650,000'a almış. Westchester'da baktığı müstakil evler de, 1.5 - 2 milyon Dolar arasındaymış. Merak edenler için, vaktiyle eksik bıraktığım bu bilgiyi, geç de olsa tamamlamış olayım...

      California içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @semavi Bence bu tartışma çok faydalı oldu. Yardım eden Türk profili, yardım etmeyen Türk profili, yardım alabilecek Türk profili, yardım alamayacak Türk profili, eden neden yardım ediyor, etmeyen neden yardım etmiyor, alabilen nasıl yardım alabiliyor, alamayan neden yardım alamıyor, epey belirginleşti. Tüm katılımcıların ellerine, akıllarına sağlık...

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • 1
    • 2
    • 3
    • 4
    • 5
    • 6
    • 7
    • 8
    • 14
    • 15
    • 6 / 15