@kaanvercetti, içinde söyledi: Bilinmesi şart temel argolar. (slang guide)
Öncelikle herkese merhaba. Daha önce US'de ya da UK'de bulunmama rağmen internet üzerinde çok fazla Amerikan ve İngiliz dostum olmasından dolayı gündelik hayatımda çokça onlarla takıldığım için oldukça şey öğrendim. Eminim birçoğunuzun işine yarayacaktır, talep görürse İngiliz ingilizcesine ait argoları da çıkarabilirim. Aşağıda paylaşacaklarım US ağırlıklı argolar olacak. Burada bilinmeyen slanglerden bahsetmeyeceğim çok kafa karışıklığı olmaması için, belki birçoğunuz biliyorsunuzdur bunları ama en azından belki yeni bir şey öğrenecek kişiler çıkar. Bir like bırakırsanız emeklerimin boşa gitmediğini göstermiş olursunuz, teşekkürler.
Fam/homie: Dost
Dog: (kelime anlamı köpektir ama o anlamda genel olarak insanlara karşı kullanılmaz) Kanka, ahbap, erkek-oğlan. Hey dog, when we hittin club?
Hit: (kelime anlamı vurmaktır, silahlı ya da elle de vurulabilir ama yukarıdaki örnekteki kullanımı da vardır) Go to - gitmek. 2. slang anlamı ot içmek.
What's up - whassup - wazzap - whaddup - sup: Naber/neler oluyor anlamında. Konuşma başlatmak için kullanılabilir onun haricinde size saygısızlık/kötü niyetle yaklaşan birisine karşı sinirli şekilde kullandığınızda hayırdır gibi bir anlama rahatlıkla dönüşebilir.
How ya doing - howdy: Hemen yukarıdakiler ile aynı anlam naber/napıyorsun şeklinde ama how ya doing'e "I'm doing good/I'm doing fine thanks." şeklinde cevap verilir.
No cap: Yalan yok. (cap burada yalan anlamında) - He's capping. ( o yalan söylüyor.)
Toke: ot içme fiilinin (verb) slang hali.
Dunno: Don't know - bilmiyorum.
Foo(l): aptal fakat arkadaş ortamında kanka olarak kullanılıyor.
For real: İnternette fr olarak görebilirsiniz bir şeye cevap olarak verilebilir ya da cümlenin sonunda kullanılabilir. Gerçekten, sahiden, harbi mi şeklinde.
Hella / dumb: very. - Çok anlamı taşır. I got hella moolah.
Moolah: para. (texaslı arkadaşım baya kullanıyordu)
Rip off (isim) - to ripp off (fiil-verb): I was ripped of by seller. - kazık, kazıklamak. passive kullanımda kazıklanmak.
Finna = going to = gone = will = gonna: Yapacağım-edeceğim. Gelecek zamanlar için kullanılıyor.
Imma: I'm going to. Kendiniz için gelecek zaman şeyi.
One-Time/Johnnies/The Jakes/Twelve(12)/five o/Fed: Polis(ler)
Lit/Jumpin/Poppin: On numara, aşırı iyi. - Your new shoes look lit. - G, the club was jumpin last night!
On god: Yemin ederim, harbiden. Cümlenin sonunda ya da soruya cevap verirken kullanılır.
Say less = Say no more: Tamam tamam anladım. (karşıdaki kişi size bir şey anlatıyor fakat siz zaten olayı anladınız, fazla konuşmasına gerek olmadığını belirtiyorsunuz)
Ex: Eski sevgili.
Weird(o): Aptal. Ufak küfürlerden, weird derseniz sıfat olur weird guy dersiniz weirdo derseniz direkt aptal olur yani isim olarak seslenirsiniz.
Cool: Güzel, on numara. If you asking this guy, he's cool yeah.
I don't give a fuck: İnternet dilinde kısaltılışı idgaf. Kaba bir şekilde umrumda değil. Türkçesi s--imde değil, s--imden aşa kasımpaşa tam karşılığı olabilir.
Real one: Gerçekten güvenebileceğin, bel bağlayabileceğin birisi, dost.
Day one(day1): He's my day one, don't mess with him. Sizinle yolun başından beri beraber olan, gerekirse kötü zamanları sizle beraber yaşamış değerli kişi-dost.
Appreciated = Much appreciated(daha cok) = much obliged = thank you: Teşekkürler, minnettarım.
Flexing: Show off denilebilir. Elinizde olan bir şeyi (altın vb olabilir) rahatsız edici şekilde karşı tarafa göstermek.
Tripping: Çıldırmak/ kafayı sıyırmak, mal mal konuşmak, kendine aksiyon aramak. If he keep trippin, imma pack him out, on god.
High: Kafası güzel olmak. (genellikle ottan falan, alkol de olabilir.) He's high asf, he dont even know what he says. (dont-doesnt bir fark yok arkadaşlar cambridge ingilizcesi konuşmak için kendinizi kasmayın karşıdaki anlasın yeter)
Strip: Soyunmaktan ziyade argodaki anlamı mahalledeki köşedir. Kaldırım tarafında kalan yer yani.
Strap: Tabanca - Stick: makineli tüfek
Beef: Mesele-kavga-tartışma-savaş. I ain't got no beef with that guy, no worries.
Smoke: Yukarıdaki ile aynı anlam. Fiil anlamı ise silahla öldürmek. They don't want no smoke. - Imma smoke them on sight.
Take your time: Acele etme, vaktin var. = No rush.
No worries: Sıkıntı yok, endişe etme. = Don't sweat it.
As fuck: asf şeklinde kısaltılışı vardır, bir şeyin olduğundan daha ileri seviyede olduğunu göstermek için kullanılır. I'm starving asf. açlıktan geberiyorum gibi. Sadece cümle sonunda kullanılır ve oldukça aşırı fazla kullanımı vardır.
For fucks sake: Lanet olsun, tanrı aşkına. Sizi hayal kırıklığına uğratan ve sinirinizi bozan bir durumlarda kullanabilirsiniz. "ffs" şeklinde internet kısaltması da vardır. For god's sake yapısından türemiştir.
What yerine fuck kullanmak: Fuck you looking at? Fuck you want? Soru sorarken what kullanmak yerine fuck kullanılması o an soruyu soran kişinin oldukça sinirli olduğunu ifade eder, soruyu sinirle sorar.Shout-out (to someone)
Selam göndermek, saygı duymak anlamında. Genelde mesela bir televizyona çıktınız ya da izlenilen bir şeye çıktınız birisine selam göndermek istiyorsunuz. "Can I give shootout?" diye sorabilirsiniz. Onun haricinde shout out to my guy, benim adamıma saygı duyun, saygılar gibi kullanımı olabilir. Tam Türkçe'sini belirtemedim fakat kullanıldığı zaman nasıl kullanıldığını rahat anlarsınız. S/o to .... diye kullanımı da var kısaltılışı.To hang out. (fiil)
Eğer birisi size genellikle nerede takıldığınızı soruyorsa (where you usually hang out) o kişi sizin boş zamanınız olduğunda nerede takılmayı tercih edeceğinizi bilmek istiyor. Bir nevi takılmak olarak kullanabiliriz.
“Hey, it’s great to see you again.”
“And you. We must hang out sometime.”To have a crush (on someone) (fiil)
Birisinden hoşlanmak, ona bağlanmak gibi bir şey diyebiliriz.
“I have the biggest crush on Simon. He’s so cute!”
“Oooh, you’re so crushing on Michael right now!”
Emeğine sağlık 👍