1 ağustos tarihinde kedimizle birlikte ABD’ye giriş yaptık, yaşadığımız bütün süreci özetleyeyim. Kedinin kuduz aşısının ülkeye girişten en geç 30 gün en fazla 1 yıl önce yapılmış olması ve aşının geçerlilik tarihinin veteriner tarafından karnesine yazılmış olması gerekiyor (6 ay veya 1 yıl). Kuduz aşısını Abd istiyor ama hiç bakan eden olmadı. TR ise hayvanın ülkeden çıkışı için bütün aşılarının ve parazit ilaçlarının tam olmasını istiyor. İç dış paraziti ülkeden çıkış tarihine yakın yaptırmanızda fayda var. Gelelim biz adım adım ne yaptık ve masrafı ne oldu.
- çıkışa 1ay kala kuduz ve karma aşılarını yaptırdık, mikroçip taktırdık. Yaklaşık 350 tl tuttu.
- son bir hafta kala parazit ilaçlarını ve lösemi aşısını yaptırdık (lösemi aşısı zorunlu değil), 150 tl civarı tuttu
- uçuşa 48 saat kala tarım müdürlüğünden evrak aldık, 190 tl tuttu. Bu evrak için mesainin son saatlerine bırakmamanızı tavsiye ederim çünkü çok yavaş ilerliyor işler. Saat 3.15te orada olduk ama 5te mesai bitmeden anca yetiştirdiler.
- uçuş öncesi havaalanı checkinde karnesini ve tarım bakanlığının verdiği belgeyi (buna göz ucuyla baktılar) incelediler ve 150 dolar tuttu.
Resmi süreç bu şekilde ilerledi. Bir de yolculuğumuz nasıl geçti onu yazayım.
Havaalanına girişteki ilk güvenlikten itibaren kediyi kafesten çıkarıp kafesi x-raydan geçirmek zorundasınız. Bizim ilk güvenlik geçişi biraz sıkıntılı oldu, hayvan çok stres oldu bağırdı çağırdı :) sonrasında checkin kontuarındaki hanımefendi kedilerden inanılmaz korkuyormuş ama ona rağmen biz işlemleri beklerken kediyi sevmeye falan çalıştı, diğer görevli arkadaşlarına gösterdi onlar geldiler sevdiler falan :) sonraki güvenlikte artık aileler ile vedalaşmış salya sümük ağlarken güvenlik görevlisi beyefendi ben kediyi tutarım siz rahat rahat geçin zaten benim de kedilerim var çok severim diyerek oğlumu kucağında tuttu. İşimi ne kadar kolaylaştırdığını anlatamam, kendisine minnettarım. Sonrasında ise bir daha hiç çıkarmam gerekmedi kafesinden.
Uçakta huzursuzlanırsa diye sakinleştirici almıştım veterinerden ama kullanmak istemiyordum yan etkilerinden dolayı. Hiç gerekmedi. Onca sürecin yorgunluğuyla yavrum 13 saat yolun neredeyse tamamında uyudu. İlk başta huzursuzdu, biraz kafasını sevdim kafesin içinden biraz konuştum sakinleşti. Uçakta çok miyavlarsa insanlar rahatsız olursa diye çok gergindim ama çok yersizmiş. Yavrucuk havalimanına gidiş, orada bekleyiş, uçuş, çıkışta bekleme derken neredeyse 20 saat kafesinde kaldı. Uçakta önüne su koydum içmedi, ben de parmağımı ıslatıp ıslatıp uzattım onu yaladı. Mama vermedim.
Kediyle ilgili sorduğum her soruyu sabırla yanıtlayan @damladav @Femini92 ve @susam-hanım a çok çok teşekkür ederim. Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bir şey sormak isteyen olursa seve seve yanıtlarım.